Archive for yankı

Tatile değil geçmişe yolculuk

Tatile değil geçmişe yolculuk

Günümüzde milyonlarca insanın büyük mutluluklar yaşadığı, ayrıldıktan sonra unutamadığı, sonraki seneler bir daha gitmeyi istediği ender mekanlardan biridir Olympos.

Olympos’a giden dönemez – 21 / 06 / 2007 16:52

Kaynak: Tourismtoday Tatil eki

Çam ormanları, hiç sönmeyen ateşi, ağaç evleri ve mükemmel jeolojik oluşumlarıyla görenleri kendine hayran bırakan Olympos, sıradanlığın dışında heyecan, macera, bol muhabbet, temiz hava ve aşk isteyen tatilciler için bulunmaz bir mekan. Eşsiz doğası ve tarihi ile farklı bir tatil sunan Olympos, yılın 12 ayı özellikle genç kuşağa hizmet veriyor.

Doğa ve tarih
Helenistik dönemde kurulan ve Likya’nın önemli liman kentlerinden olan ayrıca tarih boyunca mitolojide yer alan Olympos, alternatif tatil geçirmek isteyenlerin başkenti haline geldi. Özellikle yaz aylarında kendisini farklı hissedenlerin ziyaret ettiği Olympos, elverişli konumu nedeniyle zamanında korsanların da bir zamanlar barınağı olmuş. Olympos, şimdi Türk turizmi için hizmet veriyor. Yaz aylarında alternatif tatil geçirmek isteyenlerin mekanı olan antik kent, doğası ve teknolojiye uzaklığı ile kışın da ilgi çekiyor.

Alternatif tatil geçirmek isteyenlerin kış aylarında da uğradığı gizemli kent, daha çok genç tatilcilerin uğrak yeri durumunda. Ağaç evlerde kalarak, doğanın tarih ile birleştiği bu antik kente yabancı basın da büyük bir ilgi gösteriyor.

Gençlerin uğrak yeri
Yaz aylarının vazgeçilmez mekanı olan, çoğunlukla genç ve üniversiteli öğrencilerin tercih ettiği Olympos, doğal hayatın birebir yaşandığı farklı bir tatil mekanı olarak çıkıyor karşımıza.

Gündüz saatlerinde iki ağaç arasına gerdiğiniz hamak ile tembellik sınırlarını zorladığınız Olympos’da denize girerek ve doğa gezintileri yaparak vakit geçirebilirsiniz. Akşamlan ise gitar eşliğinde yudumladığınız içkinizle doyasıya tatil yapabilirsiniz.

Tarih ve doğayı sevenlerin tek adresi durumundaki Olympos, sadece yaz aylarında gidilebilecek bir mekan değil. Kış aylarında da kapıları misafirlerine açık olan antik kent, yaz aylan kadar olmasa da kış aylarında da alternatif tatil yapmak isteyenlerin tercihine açık durumda.

Kışın daha sakin
Sıra dışı yaşayanların mekanı olarak da tanınan Olympos, kış aylarında yaz aylarının verdiği yorgunluğu üzerinden atarcasına sakin bir atmosfer çiziyor. Yaz aylarına oranla daha sakin olan tatil cenneti, yine vazgeçilmeyenler arasındaki yerini koruyor.

Yanlarında getirdikleri kışlık kıyafetleri ile Olympos’un keyfini sürenler azımsanmayacak kadar çok. Kış aylarında daha sakin bir ortamın bulunduğu Olympos, sakin bir tatil için yine tercih listesinin-üst kısmında yer edinmiş. Beton binalar arasında sıkışmış hayatlara nazaran ağaç evlerde konakladığınız Olympos’da akşamları yakılan ateş etrafında söylenen şarkılar ile içiniz ısınıyor.

Evinize dönemeyeceksiniz
Bu antik kente teknoloji çok yakın değil hatta cep telefonunuz bile bazen burada yetersiz kalıyor. Ağaç evlerde konakladığınız zaman beton yapılarda geçen hayata dönmek istemeyeceksiniz.

Akşamları yattığınızda Ağustos Böceği’nin ninni gibi gelen sesi ile bünyeniz huzur dolacak, “iyi ki Olmypos’a gelmişim” dedirten antik kente ulaşım ise oldukça kolay. Antalya’dan ya da Kumluca’dan bineceğiniz bir minibüs sizi Olympos durağına kadar getirecektir. Durakta yiyeceğiniz bir gözleme ve yudumlayacağınız ayran sonrasında yarım saatte bir kalkan Olympos minibüsleri ile gizemli şehre yolculuğa çıkacaksınız.

Eski bir korsan yatağı
Olympos Antik Kenti M.Ö. 100’de Lykia birliğinin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi durumuna gelmiştir. Bölgede Roma ve Bizans kalıntıları da bulunmaktadır. Tarihçilere göre, M.Ö. 80 yılında Zenniketes isimli Kilikyalı bir korsan tarafından ele geçirilen kent, korunaklı yapısı ile korsanların yatağı olmuştur. Daha sonra Olympos, M.Ö. yS’de Roma komutanı Servilius Isaurieus, tarafından korsanlardan temizleyerek şehir Roma topraklarına katılmıştır. Roma döneminde parlak bir dönem geçiren Olympos, M.S. 3. yüzyıldan itibaren tekrar korsanların saldırısına maruz kalır ve önemini yitirmeye başlar.

Birçok medeniyete tanıklık etli

Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin Akdeniz’deki üstünlükleri Orta Çağ’da şehri biraz hareketlendirmiş ise de Osmanlıların deniz üstünlüğünü kurmalarından sonra iyice önemini kaybetmiş ve 75. yüzyılda terk edilmiştir. Haçlı seferleri sırasında Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin istilasına uğrayan Olympos, Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı imparatorluğu ‘na katılmıştır. Orta Çağdan sonra Türk yerleşimin olmadığı kent sadece göçerler tarafından kışlak olarak kullanılmıştır. Olympos, içinden geçtiği derenin iki yanına yayılmıştır. Kumsaldan da görülen ve mezarların üzerinde bulunan yüksek tepe Olympos’un akropolüdür. Üzerindeki yapı kalıntıları ise Orta Çağ’da bir kale şekline sokulan surlara aittir.

Bir kere mutlaka görün
Olympos’da yazları sıcak, kışları ise ılık geçiyor. Uzun bir yaz sezonu geçiren Olympos, akşamları biraz serin olabiliyor. Bu nedenle kışın bu bölgeye

geliyorsanız sıkı giyinmenizi tavsiye ederiz. Temiz havasını ciğerlerinizde hissedeceğiniz Olympos’dan dediğimiz gibi ayrılmak istemeyeceksiniz. Burada yaşamın tadına vararak doyasıya bir tatil yapacaksınız. Eğer keşfetmeyi seven ve tatil için biraz olsun zahmete katlanan bir insan iseniz bu antik kenti hayatınız boyunca mutlaka bir kere görün. Sportmen bir yapınız mı var? Burası j inanın tam size göre bir yer. Dağcılık, yüzme, trekking yapabileceğiniz çok müsait ortamları görebilirsiniz.

kullan
Sönmeyen ateş
Olympos’a gelip de Olimpos Dağı’nda (Tahtalı Dağı) yüzyıllardan beri hiç sönmeden yanan ateşi görmeden buradan ayrılmayın. Biraz yorulacaksınız ama yapacağınız yürüyüş size zevk verecektir. Burada yeni arkadaşlıklar da kurmak çok zor değil. Gündüz saatlerinde yüzdüğünüz veya gezdikten sonra yiyeceğiniz yemek ve yapacağınız sohbet farklı insanları tanımanıza neden olacak. Olympos’da farklı ırklardan farklı ülkelerden birçok insanı görebilirsiniz. Burası Alman ya da Rus yoğunluğu değil farklı ülkelerdeki farklı insanların uğradığı bir mekan. Ayrıca tırmanışa meraklı bir insansanız burada bu aktiviteyi de rahat bir şekilde yapabileceğiniz olanaklar bulunuyor. Dik yamaçlara tırmandığınız zaman Olympos’u yukarıdan görme imkanı da buluyorsunuz. Daha ne duruyorsunuz daha fazla anlatmaya gerek yok gelip görün.

/ ilim , akıl . Çok yabaniyim. geçmiş var. Görülür. Kaydedilir. Gidilir ama müdahale az. O az da nerden gelfi bir bakmam lazım . Çok karanlığım var ./ Nano teknoloji üretin. ama az.

/ Kanınızda evren kayıtlı. Geçmişiniz giz. Evrende başka yaratıklar.

Geçmiş bilmek kolay. Giz. Götveren leyla . Bakın amerikada araştırmalar oluyor.

Ben bir ara takılacam onlara . bilen için bir anda cok anlam var. Gören için çok taktım yabaniye.

takılıcam ben bu konuya diyen oluyor. ilim çok. Takarım takılmayan olur . çok kabayım. Ayı diyen hak .

Comments (1)

Anzer balı mı lazım?

Sevgili e-kolay okuyucuları özel mailime göndermiş olduğunuz soruları buradan takip edebilirsiniz. İlginize teşekür ederim.

Hepatit B taşıyıcısıyım acaba bu hastalık için verdiğiniz bitkisel ilacın bana faydası olur mu, taşıyıcılığımı yok eder mi? Bu ilacı nasıl temin
edebilirim? Teşekkürler…

Benim yaptığım ürün gerçek anzer balına çeşitli doğal gıdalar ve bitkilerin karışımından müteşekkil. Bu ürün tüm vücudunuzun direncini artırır ve onarır. Kanda antikor üremesini sağlar. Antikor ürediğinde de zaten aşılanmış gibi olursunuz. Ben de hepatit B hastalığı geçirdim ve hastalığı kendi yaptığım karışımla yendim. Gemiş olsun.

Siyah noktalarla mücadele ve günlük cilt bakımı için evde uygulayabileceğimiz pratik önerileriniz var mı? Cildim karma.

Bir tatlı kaşığı mısır unu, bir tatlı kaşığı kil tozunu 2 damla suyla ve herhangi bir el kremiyle karıştırıp yüzünüze sürün. Hiç beklemeden çok çok hafif masajlarla yüzünüzü ovun. Çok çok hafif olarak…Yüzünüzdeki ölü deri temizlendikten sonra papatyayla yüzünüze buhar yapın. Peeling ve buhar işlemi bitip cilt tamamen temizlendikten sonra siyah noktalar yüzeye çıkmıştır. Parmağınıza temiz bir bez ya da peçeteyi dolayıp çok hafif bastırarak siyah noktaları çıkarın. Bu konuyla ilgili çok çeşitli formülleri yakında çıkacak olan kitabımda bulacaksınız.

Erkeklerde meydana gelen genellikle gençlerde başlıyor prostatitis yani iltihabi prostat hastalığına ne yapabiliriz?

Önce 1 hafta vücudu detoxlamak gerekiyor.Sonra 50’şer gram ısırgan tohumu, hardal tohumu, civan perçemi ve poleni yarım kilo çok iyi bir balla karıştıracaksınız. Sabah akşam bir çorba kaşığı yiyeceksiniz. Bu karışım vücuttaki tüm iltihap odaklarını kurutur.

Vücudu detoxlamak için çiğ sebze ve meyva suları içeceksiniz. Detoxlama konusu çok uzun bir konu. Bana mail yazarsanız uzun uzun anlatabilirim. Geçmiş olsun.

Comments (4)

Bitki çaylarıyla zayıflamak çok moda


Her yıl yaz aylarının en trendi haberleri arasında yer alıyor “zayıflama tüyoları”. Karın bölgesinden, kalçasından, bacaklarından, kollarından ve tüm görüntüsünden rahatsız olanlar, güneşin yüzünü göstermesiyle birlikte zayıflama telaşına düşüyor.

Bu nedenle, güzellik salonları, zayıflamaya yönelik ilaçlar, çaylar ve daha niceleri zayıflamak isteyenlerin hizmetine sunuluyor. Ancak artık, aktarların ve doğal ürün satan marketlerin müşterileri kendi tercih ettikleri bitkilerden oluşturdukları çayları hazırlayıp içiyorlar.Kimi tadını sevdiği ve yağ yaktığını bildiği bir otu, bir başka ter attırıcı ot ile birleştiriyor. Kimi ise zararsız olduğu kanıtlanan beş, altı çeşit otu demleme yöntemiyle içmeyi tercih ediyor. Biz de bu haberi yaparken aynı bilgiden yola çıktık. Çünkü bir arkadaşımızın yakını bu tür bir bitki karışımından oluşturduğu çaylarla iki ayda 5 kilo verdiğini söylüyordu. Acaba bu ne kadar mümkündü, karışımların zararları olabilir miydi?

Konuyla ilgili olarak konuştuğumuz ve uzun yıllardır doğal ürünler satan Elek Gıda Doğal Ürün Marketi sahibi Hatice Yeni bu yaz kadınların, zayıflama çayları yerine kendi oluşturdukları karışımları tercih ettiklerini belirtiyor ve bu bitkiler hakkında bilgi veriyor. Hatice Yeni, biberiye, funda, kiraz sapı, rezene, mısır püskülü karışından oluşan çayın hiçbir zararı olmadığını ve bu bitkilerin çoğunun idrar söktürücü ve toksun attırıcı özellikler içerdiğini söylüyor. Funda ve biberiye ise kandaki yağları yakma özelliğine sahip oldukları için ayrıca tercih ediliyor.

Ancak bu çayları hazırlarken bitkilerin kesinlikle kaynatılmaması önemle belirtiliyor. Aksine kaynamış suyun içinde on dakika bekletilerek demlenmesi ve günde bir ya da iki fincandan fazla da tüketilmemesi gerekiyor. Ve bitki kürlerinin iki ay kullanımından sonra da bu küre bir ay ara verilmesi lazım.

Doğal diye çok fazla tüketmeyin

Yeditepe Üniversitesi Farmakoloji Anabilim dalı Başkanı Prof. Dr. Mehveş Ece Genç ise bitkilerin içeriğinde pek çok kimyasal bulunabileceğine dikkat çekiyor ve “bir ilaç haline getirilmedikleri için bitkilerin içindeki bu maddelerden biri sağlığa zararlı olabilir. O nedenle çok içmemek lazım. Bitkidir, doğadandır diye rahatlıkla kullanmak yanlış olur” diyor.
Genç, binlerce aktif kimyasal barındıran bitkiler ancak saflaştırıldığında sonuçtan emin olunabileceğini belirtiyor. Genç’e göre; kiraz sapı suyu gerçekten zayıflatıyor olabilir ama buna rağmen çok fazla içmemek ve hatta az miktarda alıp sonuçlarına bakmak lazım.

Bitkiler yağları yakmaz

Bitki evi firmasının sahibi ve bitkilerle ilgili yedi kitabı yayınlanan H. Kemal Çağın ise konuya biraz ilginç yaklaşıyor. Çağın, bitkilerin yağ yakma özelliklerinin olmadığını ama idrar söktürücü, ödem artırıcı özelliklerinin yoğun olduğunu ve zayıflamak isteyenlerin, spor yapmadan sadece bitki çayı içerek zayıflamalarının zor olduğunu belirtiyor.

Çağın: “Popüler kültür ile evrensel kültürün bir arada varolmaya çalıştığı dünyamızda, 300 yıldır üzerinde bilimsel araştırmalar yapılan bitkiler hakkında bugüne kadar binlerce bilimsel makale yayınlandı. Üniversitelerin botanik ve eczacılık bölümleri konu hakkında pek konuşmasa da, Türkiye?de herkesin her konuda bilirkişilik yaparak, bir iddia ile ortaya çıkması inanın konunun uzmanı olan bizleri güldürüyor. Çünkü; aktarlardan başlayarak Türk Dil Kurumu sözlüklerine, ansiklopedilerden devamla şifalı bitkiler üzerine yazılmış kitaplara kadar pek çok kaynakta, bilgiler ya yetersiz ya da yanlış” diyor.

Çağın ile zayıflama çayları üzerine konuştuk.

Zayıflama sağlayan bitkiler hangileridir ve özellikleri nelerdir?

Zayıflama sağlayan bitkiler; piyasadaki adları ile Atkuyruğu, Sinameki, Ihlamur, Çobanpüskülü, Böğürtlen, Kuşkirazı, Mısır püskülü, Yabangülü, Yeşil çay, Isırgan otudur.

Yine sırasıyla, Atkuyruğu; idrar artırıcı, terletici, Sinameki; müshil etkisiyle, Ihlamur; terletici, idrar söktürücü; Çobanpüskülü; piyasadaki adıyla (Mate çayı) idrar arttırıcı ve terletici özelliğiyle, Böğürtlen idrar söktürücü ve terletici ve güçlendirici etkisiyle, Kuşkirazı sapı idrar arttırıcı, meyvesi kanı sulandırıcı ve temizleyici, yaprağı müshil etkisiyle; Mısırpüskülü dişi çiçeklerinin püskülleriyle idrar söktürücü ve taş düşürücü, Yabangülü idrar söktürücü, terletici ve C vitamini ile güçlendirici etkisiyle, Yeşilçay antioksidan yani kan temizleyici ve kolesterol düşürücü etkisiyle, Isırganotu ise idrar söktürücü, kan temizleyici, iltihap giderici ve güçlendirici etkisiyle tanınırlar.

Zayıflama sağlayan bitki kombinasyonlarından örnekler verebilir misiniz? Genel olarak, bitkilerin yağ yakma özelliği yoktur. Bir tek silymarin, (safrakesesinin salgıladığı madde gibi parçalayıcı ve karaciğerle direkt bağlantısı olan silymarin) maddesi etkilidir. O da devedikeni türlerinden Meryem ana dikeninde bulunur. Bir de enginar içindeki Ciarin aynı etkilere haizdir. Kandaki yağı parçalar, bu da kolesterolün düşmesine yol açar. Ayrıca, karaciğerin yağlanmasını önler ve safrakesesini iyileştirir. Bu durumda en iyi kombinasyon egzersiz yapmak olmalıdır. Egzersiz yapmak ve karın doyurmakla beslenmeyi birbirine karıştırmamaktır. Bitkiler ancak ve ancak doğal yaşama biçimleri seçildiğinde destekleyicidir. Örneğin, Japon ayvasında bol miktarda pektin bulunur. Bu madde bir numaralı kolesterol düşürücüdür; ama sarımsaktaki alliin maddesi de aynı işi yapar.

Veya üzüm çekirdeğindeki oligomerik proantosiyanidin de kan temizleyicidir. Ya da tansiyonu dengeleyecekseniz yeşil mercimekteki choline (tansiyondüşürücü) ya da karpuz çekirdeğindeki (Citrullus lanatus) cucurbocitrin maddesi kan basıncını düşürücü olarak gayet etkili olabilir. Bu liste uzayıp gider. Bir bitki kombinasyonu olarak, size şimdilik şunu tavsiye edebilirim; sabahları blendırdan geçireceğiniz iki elma, bir nar veya dört kum havucu, iki sap kereviz, bir avuç maydanoz, 2 diş sarımsak dönüşümlü olarak bir haftalık kür olarak içebilirsiniz.

Hangi bitki karışımları zararlıdır?

İçerikleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarımız veya yeterli bilgi sahibi olmadıklarımız ya da kullanıcının özel durumlarını bilmeden tavsiye edilenler. (ilaçların prospektüslerinde de şöyle yazar: “Beklenmeyen bir etki görüldüğünde doktorunuza başvurunuz.”) Böylesi körü körüne tavsiyelerle aslında hiçbir şey tüketilmemelidir. Tıpta doze edilen her şey klinik araştırmalardan geçmiş tüm ilaçlar güvenli olarak tüketilebilir. Çünkü; zehir ve panzehir olayını unutmamak gerekir. Yiyeceklerimiz için bile geçerlidir bu kural. Çok yediğimizde zehir, az yediğimizde ise panzehir vazifesi görür gıdalar. Bitkilerden konuşacak olursak, örneğin; ardıç meyvesi zayıflama çaylarında kullanılır. İdrar arttırıcı, terletici ve antiseptiktir. Ama uzun süre kullanılırsa, böbrekleri tahriş eder. Ya da müshil etkisiyle bilinen yalancı sinameki yaprakları %3 oranında infüze edilerek kullanılır; fakat tohumları zehirlidir, kusturucu etki yapar. Yine atkuyruğu diğer adıyla kırkkilitotu içinde salisilik asit, tanen, palustrin, nikotin alkaloitleri taşır. İdrar arttırıcı, taş ve kum düşürücüdür. Zayıflama çaylarında kullanılır. Fakat genç sürgünleri sığır ve atlarda zehirlenmelere yol açar (kurutma ile bu zehirlilik hali geçmez.) Biliyorsunuz ki, nikotin maddesi alkaloit olarak böcek öldürücü ilaçlarda kullanılır. (%1 infüzyon bu bitki için tıbbi olarak öngörülen miktar budur). Nasıl ki, hayatımızda şehirlerde araçlardan aldığımız kurşun yüklü egzoz gazı bizde felç gibi sonuçlara yol açıyorsa, bitkilerden de düzenli olarak aldığımız alkaloitler vücudumuzda zaman içinde birikip bizleri hasta edebilir. Tıpkı, kırkkilitotu, atkuyruğundaki nikotin gibi. Fakat Latinlerin “benzer benzeri iyileştirir-Similibar similibus curantur” diye bir deyişi vardır. Bu deyişe göre; yulafın içindeki niyasin (nikotinik asit) nikotinin zehirli etkisini tesirsiz hale getirebilir. Bu yüzden; yeşil yulaf mukoza koruyucu ve bağırsakları çalıştırıcı özelliği ve lifli yapısıyla hemen öne çıkar. Örneğin; Quercetin özelliği ile (Quercetin meşe özü demektir.) Bu öz, iltihap giderici ve kan temizleyicidir.

Bu bitki çayları ne kadar süre ile içilmeli?

Bu tür ürünler tıpkı antibiyotik tedavisine benzer. Eğer diş hekiminiz çürüğünüz için bu tedaviyi verdiyse, günde 3 kez sekiz saatte bir 500 mg kullanacaksanız. Bunun gibi bir strateji ile 10 günlük kürler yeterlidir. Örneğin; kolesterole karşı yoğurtotu gibi kan temizleyici bitkilerden biri seçilir. Bu bitkinin içeriği polyphenol asitleri, asperuosid, flavonoid, tanen?den oluşur. Buna göre, sabahları aç karnına bir ölçek taze yoğurtotu ve dokuz ölçek su infüze edilerek içilir veya ısırganotu veya aynısefa. Ara öğünlerde terletici bitkiler, idrar arttırıcı (örneğin,böğürtlen çayı; içeriği tanen, organik asitler, meyve asitleri, C vitamini) kuvvetlendirici, terletici ve idrar söktürücü olarak etkili olacaktır. Veya yabangülü ya da ıhlamur gibi.

Zayıflamada en etkili bitkiler hangileridir?

Zayıflamada bence, hem bağışıklık sistemini hem sindirim sistemini koruyucu hem de idrar arttırıcı, kendimizi hafif hissetmemizi sağlayan terletici bitkiler önemlidir. Buna göre; mayıs papatyası; idrar arttırıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı, Zencefil (Zingiber officinale) toksin atıcı, sindirimi kolaylaştırıcı, Karahindiba güç verici, kan temizleyici, Ekinezya bağışıklık sistemini güçlendirici ve kan temizleyici ve son olarak Keten tohumu sindirimi sistemini koruyucu, yumuşatıcı, karaciğeri destekleyici.
Not: Yalnız ketentohumu kolay küflenen ve bozulan bir ürün olduğu için, tıbbi bitkiler kapsamında eczanelerde satılmalıdır.

Zayıflama çaylarındaki bitkilerin faydaları

Mısır püskülü:
Taş yapıcı idrar yolları hastalıklarında, kalp ödeminde ve başka ödemlerde olduğu kadar, böbrek iltihabı, mesane nezlesi, romatizma ve gut hastalığında da başarıyla kullanılabilir. Ayrıca, çocukların ve yaşlıların yatağa işeme hallerinde ve böbrek sancılarında da yardımcı olur. Tüm bu rahatsızlıklarda, her 2-3 saatte bir yemek kaşığı dolusu çay alınmalıdır.

Kiraz Sapı:
Meyveleri taze veya kurutulmuş olarak tüketilebilen kiraz idrar söktürücü özelliğiyle, böbreklerin dostu. Vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor. Ayrıca yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu biliniyor. Vücuttaki fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya da yardımcı oluyor.

Rezene:
Bir kültür bitkisi. Sindirim sistemi kramplarını çözücü etkiye de sahip. Rezene, anasonla eşit oranda karıştırıldığında, hem daha etkili, hem de daha lezzetli olur. Sindirim sorunlarından kaynaklanan baş ağrılarını dindirir. Kısaca ve genellikle, sindirim zorlukları, şişkinlik, iştahsızlık, balgamlanma, adet görme zorlukları, yetersiz süt salgılama, karaciğer ve safrakesesi rahatsızlıkları, göz kapağı iltihabı ve sinirlilik hallerine karşı başarıyla kullanılabilir.

Funda:
İhtivâ ettiği “ericolin” isimli bir glikozit maddesi, idrar yolları taşlarına karsı idrar söktürücü olarak, sulu hülâsâ halinde kullanılır. Funda ayrıca, ishal ve böbrek taşları tedavisinde kullanılır. Zeytinyağı ile hazırlanan merhemi çıban ve egzamada faydalıdır. Zayıflamak için de kullanıldığı biliniyor.

Biberiye
Hazımsızlığı giderir. Çarpıntıyı keser. Yarım baş ağrılarını giderir. Baş dönmesini keser. İdrar ve adet söktürür. Safra ifrazatını arttırır.

Füsun SAKA

Comments (3)

Porno, evli erkeğe yaramıyor!


Üniversitede yapılan araştırma sonuçlarına göre haftada bir saat porno film izleyen evli erkekler, eşlerini artık çekici bulmamaya başlıyor. Ve buna dikkat, pornogrofi normal ilişkilerde yozlaşma ve bozulmaya neden oluyor…

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Erdal Dağtaş, haftada bir saat pornografi izleyen erkeklerin eşlerini çekici bulmadıklarını savundu.
Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Erdal Dağtaş RTÜK İletişim Dergisi’nde yer alan yazısında pornonun normal ilişkilerde yozlaşma ve bozulmaya neden olduğu belirtti.
Dağtaş, pornografinin dünya ölçeğinde hızla büyüyüp yayıldığını kaydederek, bu yayınların çok kolay bulunabildiğine de işaret etti. Şiddet pornografilerinin kendi içinde giderek olağanlaştığını belirten Dağtaş, 1970 yılındaki pornografik filmlerde şiddet ögesinin sadece yüzde 1 olduğunu, 1982’de ise bu oranın yüzde 19’a yükseldiğini anlattı.
PORNO İZLEYEN ERKEK EŞİNİ ÇEKİCİ BULMUYOR
Erdal Dağtaş, araştırmalar sonucunda erkeklerin pornografik yayınları alma alışkanlığı edinmelerinden veya 9 hafta süreyle haftada birer saat pornografik film izlemelerinden sonra eşlerini çekici bulmamaya başladıklarını savundu. Dağtaş, rahatlıkla alınabilen pornografik yayınlar sonucunda sevecen, sevgi dolu cinsel ilişkilerin bozulmaya başladığını iddia etti. Türk toplumunun giderek şiddetten zevk almaya başladığını kaydeden Dağtaş, “Türk toplumu, her geçen gün Amerika’ya daha çok benzemiştir” görüşüne yer verdi.

Comments (24)

İlişkinizi kaçamağa çevirin


Kaçamak dediğinizde aklınıza ne gelir? İhtiras? Romantizm? Bambaşka birine bambaşka bir bağlılık? Bunların hepsi teker teker kaçamak anlamını karşılamaya yetiyor; ancak madalyonun öbür yüzünde geçicilik, gizlilik ve asıl ilişkide olduğunuz kişi için müthiş bir acı var.

Mevcut ilişkinizi bir kaçamağa çevirmekle amaçladığınız efsanevi ilişkiyi yaşamak mümkün. Bunu başarabilmek için her şeyden önce bir kaçamağın kişinin hangi ihtiyaçlarını karşıladığını keşfetmek lazım:

– Delicesine istenmek .
– Sevilmek .
– Cinsel doyum .
– Anlaşılma isteği .
– Bütünlük hissi .
– Bağlılık .

Kendinize sorun

Bütün bu kavramlar üzerine şöyle bir düşünün ve kendinize partneriniz için bunlardan hangisini sağlayabildiğinizi sorun. Kendinizi eleştirmeye başladığınız andan itibaren listeye yeni kavramlar da eklemeye başlayacaksınız. İsterseniz bir kaçamağın kişinin hangi ihtiyaçlarını karşıladığına dair listeyi genişletmeye şimdiden başlayalım. Böylece partnerinizin karşısına çıkmadan toplu beyin fırtınasından yararlanabilirsiniz.

Sizin elinizde

Ya da en ideali sevgilinizle oturup yukarıdaki listeye eklemeler yapın ve ardından bu ihtiyaçları ilişkinizde ne kadar karşılayabildiğinizi göz önünde bulundurarak sıralayın. Daha sonra sıralamalarınızı karşılaştırın. En az karşılandığına inanılıp sona bırakılan kavramlara dikkat edin; onlar partnerinizle üzerine yoğunlaşmanız gerekenlerdir. Birbirinizden bu ihtiyaçlarınızı birlikte nasıl giderebileceğinizle ilgili ipuçları alın. Bu çalışmanın temelinde sizi kaçamağa yatkın bir ruh halinden korumak ve belki de kurtarmak yatmaktadır. Hatta mevcut ilişkinizi, bir kaçamaktan alacağınız zevkten çok daha fazlasını size sağlayacak bir hale getirin.

Yorum Yapın

Cinsel Güçsüzlük

Ereksiyon sorunu olan orta yaş ve sonrası erkeklerin sayısında, günümüzde büyük artış var.Bu soruna çare bulan ilaçların sayısında da artış var. Günlük dilde ‘mavi mucize’ diye anılan bu ilaçları, kimlerin, nasıl kullanacağı konusunda ise pek çok kişinin bilgisi yok. Bu yazımızı dikkatle okuyun.

Ereksiyon sorunu olan orta yaş ve sonrası erkeklerin sayısında, günümüzde büyük artış var.Bu soruna çare bulan ilaçların sayısında da artış var. Günlük dilde ‘mavi mucize’ diye anılan bu ilaçları, kimlerin, nasıl kullanacağı konusunda ise pek çok kişinin bilgisi yok. Bu yazımızı dikkatle okuyun.

Orta yaş ve sonrasında cinsel güçsüzlük sorunu yaşayan erkeklerin sayısı artmaktadır. Sigara kullanımının artması, kilo fazlalığı probleminin yaygınlaşması, altışmışlı yaşlarla birlikte hipertansiyon, şeker hastalığı ya da kolesterol yüksekliği ile uğraşanların çoğalması bunun başlıca nedenleridir. Güncel sağlık sorunları haline gelen depresyon, stres ve duygu durum bozuklukları gibi psikolojik sorunların çoğalmasının da payı olmalıdır. İlaç kullanımındaki yaygınlaşmanın özellikle reçeteli bazı ilaçları (antihipertansif, antidepresan, antihistaminik, antipskotik ilaçlar) bilgisiz kullanmanın da bu durumdan sorumlu olabileceğini belirtelim.

Kalbi olanlar dikkat

1990’lı yıllarda ‘impotans’ sorunu yaşayan erkekler için bir umut doğmuştur: ‘Sildenafil.’ Güncel dilde ‘mavi mucize’ diye tanımlanan bu yuvarlak ve elmas biçimindeki tabletler, erkek yaşlanmasının vazgeçilmez yol arkadaşları haline gelmişlerdir.

Bu grup ilaçların orta yaşlı ve yaşlı erkekler tarafından çok sık kullanıldığı doğrudur. Cinsel güçsüzlük sorununun hızla yaygınlaştığı günümüzde bu normal bir sonuçtur. Koroner kalp hastalığının hızla yayılması orta yaş ve sonrasının en sık görülen sağlık sorunu olması doğru ise, aynı nedenle gelişen cinsel güç kaybının da sık görülmesi normaldir.

Bu ilaçları kalp hastası erkeklerin kullanması halinde ortaya çıkabilecek sorunlar, baştan beri merak ve korku nedenidir. Cinsel güçsüzlüğün ve kalp damar hastalıklarının nedenlerinin ortak kökenli (damar sertliği-ateroskleroz) olması ve her iki sorunun çözümünde kullanılan ilaçların aynı anda alınmasının yaşamı tehdit edici yan etkiler yaratabilmesi tam bir şanssızlıktır.

Özellikle nitratlar veya amil nitril gibi birdenbire ve bol miktarda nitrit oksit (NO) salımına yol açan ve kalp damarları yanında vücudun diğer damarlarında da ani ve ciddi genişlemelere yol açan kalp ilaçlarını kullananların her ne koşulda olursa -doktorundan özel izin almadıkça- bu ilaçları kullanmamaları gerekmektedir. Bu ilaçların ‘sildenafil’ ve benzerileri ile birlikte kullanımları halinde kan basıncında yaşamı tehdit edici düşmeler oluşabilmektedir. Bizim önerimiz özellikle yukarıda belirtilen ilaçları kullanan biri iseniz, doktorlarına danışmadan ve onun onayını almadan bu ilaçlara başlamamanızdır.

Kimler risk altında?

Düzensiz, gayri muntazam aralıklarla ve ciddi bir çaba göstermeden oluşan, eskisinden uzun ve daha şiddetli seyreden, nerde ve ne zaman geleceği, ne kadar süreceği kestirilemeyen bir göğüs ağrısı sorununuz varsa bu ilaçları kullanmaya başlamadan evvel doktorunuzla konuşmalısınız. Özellikle kullandığınız ilaçlara ve dil altı tabletlerine bile yanıt vermeyen göğüs ağrılarınız varsa bu grup ilaçları denemeyi aklınızdan bile geçirmemelisiniz. Eğer fazla cesaretli davranıp da bu grup ilaçları kullanmış, ama cinsel birleşme veya sonrasında göğüs ağrısı sorunu ile karşılaşmışsanız nitrat içeren bir dil altı ilacını kullananmayacağınızı da bilmeniz gerekiyor.

Aklınızda olsun

Bir şanssızlık yaşar da bu arada acil bakıma alınmak zorunda kalırsanız -kolunuza takılacak ilk serumun içine nitrat içeren bir ilaç konulabileceğinden- bu tür bir ilacı kullandığınızı hemşire veya doktorunuza -utanıp sıkılmadan- belirtmelisiniz. Aksi takdirde hayatı tehdit edici hipotansif bir şokla bile karşılaşabilirsiniz.

Eğer hemofili gibi bir kanama bozukluğunuz, mide-oniki parmak bağırsağı ülseriniz, orak hücre anemisi, lösemi, myeloma gibi önemli bir sağlık probleminiz varsa bu ilaçlara başlamadan önce doktorunuzla konuşun. 65 yaş ve üzerinde olanların bu grup ilaçları kullanmasında herhangi bir sakınca söz konusu değildir.

‘Mavi mucizeleri’ kimler kullanamaz?

– Kısa bir süre önce kalp krizi geçirenler

– İlaçlara rağmen durdurulamayan göğüs ağrısı veya kararsız angina pektoris sorunu olanlar

– Yakın bir zamanda felç-inme, beyin kanaması geçirenler

– Kısa bir süre önce geçici beyin iskemisi sorunu yaşayanlar

– Ağır derecede düşük tansiyonu olanlar

– Hipertansiyon sorununu çoklu ilaç tedavileri ile bile güçlükle çözenler

– Ağır kalp yetmezliği nedeniyle tedavi görenler

– Karaciğer ve böbrek yetmezliği bulunanlar

– Retinitis pigmentoza hastaları bu grup ilaçları kullanmamalıdır

Comments (1)

ABD

Türkiye’nin Kuzel Irak operasyonu gündeme geldikten sonra Washington’da Barzani’ye silah yardımı için harekete geçildi. Üstelik yardım hibe şeklinde olacak…

ABD'den Barzani'ye silah sevkıyatı!

MÜTTEFİKİMİZ olmasına rağmen düşmanlarımızdan farksız tavır sergileyen ABD, bu kez Türkiye’ye karşı kullanması için PKK’nın hamisi Barzani’ye tonlarca A-4, C-4 tipi bomba, havan topu, makineli tüfek mermi hibe etmek için harekete geçti. ABD Savunma Bakanlığı, bir süre önce “Irak’a silah yardımı yapılması”yla ilgili bir kanun tasarısını, gizlice ABD Kongresi’ne gönderdi.
Kanun tasarısında, Irak’a geniş kapsamlı silah ve mühimmat hibe edilmesini içeriyor. Yapılacak silah ve cephane yardımı, birçok kalemden oluşuyor. Irak Ordusu’na yapılacakmış gibi Kongre’den yasayı çıkarmaya çalışan ABD Savunma Bakanlığı’na bağlı bir alt birimin, silahları asıl teslim edeceği adresin Barzani olduğu tahmin edilmesi güç olmayan bir gerçek. ABD Kongresi’nden karar çıkması halinde silahların deniz yoluyla Akdeniz’e, oradan K. Irak’a ulaştırılacağı belirtiliyor.

Türkiye’ye giren A-4’ler

Tonlarca A-4, C-4’ten oluşan bomba, havan topu, havan topu mermisi, yüzbinlerce uzun namlulu tüfek, suikast silahları ve bu silahlara ait binlerce merminin asıl adresi olan Barzani aracılığı ile PKK tarafından Türkiye’ye karşı kullanılacağı, bu kadar bomba, cephane ve mühimmatın gönderilmesi için harekete geçilmesinin başka bir amacının olamayacağı bildiriliyor.

Çünkü, Irak Hükümeti’nin ve Irak Ordusu’nun bu kadar silah ve cepahaneyi saklayacak ne deposu var, ne de güvenli bir bölgesi. Bu silahların gönderilme amacının Irak’ta “İç savışı körükleme girişimi” de olmayacağına göre, asıl adresin Barzani olduğu gün gibi aşikar.

TSK harekete geçti

Bu konuda ABD’nin girişimlerini yakından takip eden Türk istihbarat kaynakları, bu yöndeki girişimleri teyit ediyor. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, “dehşet tasarının” ABD Kongresi’nden geçmemesi için ABD nezdinde girişmide bulunduğu belirtiliyor.

Tercüman


/ Oklumadım tam , okuyacağım , işimiz var. Halledicez birilerini . Irak ordusunun askeri yapılanmasına katkımız olacak. Askeri dodanımına katılmısız. Daha üst düzey ve acık olacak . Bu acık. Olmazsa olmaz . Bize yakın olan her yerle yakın işitiyoruz. Barzani kim ola. Bin amerikalıyı tehdit etmeye bakar. Bir takım barzineleri amerikaya vurdurdum Yine vurdururum. Affedilmez hataları var. Ben eskiyim buralarda. Öğrenmeye calısanlar var. Bilen deliriyor. Tehlikeliyim . Dikkat edin. Sizler icin inanılmaz olan şeyler türkler için kolay. Ayağınızı denk alın

Yorum Yapın

Older Posts »