Arşiv orgazm

Orgazm Beyinde Başlar

Biliyor musunuz ? Seksüel ilişki beyinde başlar. Cinsel isteğimizi ortaya koymak ya da tutmak konusunda beynimiz karar verir. Yani bir anlamda kapıyı tutar. Beynin cinselliğe açılan kapısını….
Biliyor musunuz ? Seksüel ilişki beyinde başlar. Cinsel isteğimizi ortaya koymak ya da tutmak konusunda beynimiz karar verir. Yani bir anlamda kapıyı tutar. Beynin cinselliğe açılan kapısını….

sevişme sırasında istemediğiniz şeylere zorlanıp zorlanmayacağınız gibi sorunlar olabilir. Beyniniz bu tür düşüncelerle meşgulse, orgazm olmayı beklemeyin.

Orgazm, ancak karşı tarafla ruhsal açıdan uyum içinde iseniz oluşabilir. Karşı tarafa güveniyor olmanız, orgazm için neredeyse bir ön koşuldur.

Ön sevişme ve oyunlarda ruhsal kıvılcımları unutmayın. Göz teması, bakışmak ve konuşmak, erotik kaynaşmaya doğru atılacak adımlardır. Konuşurken, yumuşak ve anlamlı bir masaj, beynin sevişmeye koyduğu frenleri kaldırmaya yardımcı olacaktır. Ruhsal düzeyde bir bağlantı olmaksızın, orgazma geçmek hemen hemen imkansızdır.
Bazen, sevişme sırasında beynimiz ilgisiz konulara kayar. Aniden, yapılması gereken şeyleri, borçları, ödemeleri, evde/ofiste yarın sabah bitirmemiz gereken işleri düşünmeye başlarız. Bu tür bir probleminiz varsa, ya da olduğunda, ya orgazma ulaşmayı unutmanız lazım ya da kafanızdakileri yok ederek, sevişmeye konsantre olmalısınız.

Tabi, söylemesi kolay diyeceksiniz. Biz de size tam olarak ne yapmanız gerektiğini söyleyemeyeceğiz. Çünkü, herkesin yöntemi farklıdır ama bir kaç örnek verelim. Bu tür düşüncelere saplandığında, Ayşe, erkek arkadaşının nefes almasına ve çıkardığı seslere konsantre olduğunu söylüyor. Sibel, o andaki yaşadığı öpülme, öpüşme ya da okşamalara yani hisset- tiklerine konsantre oluyor, Meltem ise hissettiklerini yüksek sesle söyleyerek başka şeyler düşünmekten kurtulduğunu söylüyor.

Sizin yönteminizi de siz bulmalısınız. Belki erotik hayaller kurmak bunlardan birisidir. Kararı siz verin. Hatta bu tür şeyleri belki eşinizle yüksek sesle paylaşıyor bile olabilirsiniz. Erkekler bu tür şeylerden hoşlanır ve daha kolay tahrik olurlar.

Bazı kadınlarda anotomik özellikler nedeniyle, orgazma ulaşmak uzun zaman alabilir. Bu da o kişiyi strese sokuyor olabilir. Unutmayın, uyumlu bir ilişkide erkekler, eşini memnun etmeyi herşeyin üstünde tutuyor olacaklardır. Yani korkmanız gereken birşey yok. Orgazm olmanızın ne kadar süre aldığı önemli değildir. Kendinizi bırakın. Yaşadıklarınızın zevkini almaya çalışın. Sizin sinirli olmanız ya da eşinizi sıktığınızı düşünmeniz, hiç de anlamlı değildir. Üstüne üstlük, onu da etkileyecek, yaşanacak güzel şeyleri engelleyecektir.

Birçok erkek, (eğer çok bencil değilse) eşini heyecanlandırmaktan ve bunu seyretmekten, aşırı zevk duyar. Bu nedenle, dikkatin sizin üzerinde olmasından ötürü suçluluk duymayın. Unutmayın, sevişmek zevk almak ve vermektir. Bunun ne tür olacağı, sevgilinizle sizin aranızdadır. Sizlerin zevk ve isteklerine kalmıştır ama beynin fonksiyonlarını hiç unutmayın.


Düşünmeyi bırakın. Sadece yaşayın

Yorumlar (21)

KADIN CİNSELLİĞİNİN MERKEZİ: KLİTORİS

Klitoris kadın cinselliğinde orgazm oluşumunda merkezi öneme sahip bir yapıdır. Klitoris kelimesinin kökenini yunanca’da “küçük tepe” anlamına gelen kleitoris kelimesi oluşturur.

Kadın Dış Genital Bölgesinin Genel Yapısı

Çoğu kadın ve çoğu erkek, kadınların dış genital bölgelerinin yalnızca vajinadan ibaret olduğunu sanırlar. Gerçekte kadın dış genital bölgesinde iki ayrı anatomik yapı daha vardır: vulva ve klitoris

Vulvanın Yapısı

Kadının dışarıdan bakıldığında görülen genital bölgelerinin tümüne topluca vulva adı verilir. Vulva, kadın dış genital bölgelerine karşıdan bakıldığında üstte mons pubis, (“Venüs tepesi”; Venüs=aşk tanrısı), altta anüs ve yanlarda dış dudaklar tarafından sınırlanan bölgedir.

Kadın Anatomisi>>

Mons pubis, leğen kemiklerinin önde birleştiği bölgenin üzerinde bulunan yağ dokusu, cilt ve genital kıllardan oluşan kısımdır.

Dış dudaklar sağlı sollu olarak mons pubisten anüse doğru uzanırlar. İdrar deliği ve vajina girişinin etrafını sararlar ve bu yapılar da kıllarla kaplıdırlar.

İç dudaklar ise sağlı sollu dış dudakların iç kısımlarında yer alan, klitorisin üst kısmından vajina girişinin altına uzanan kıvrımlı yapılardır.

Bazı kadınlarda dış dudaklar iç dudaklardan daha büyük yapıda olup “dışarı taşabilirler”.

Klitorisin yapısı

Klitoris hemen mons pubis altında yer alan bir yapıdır. Bu yapı üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrilidir ve hemen alt kısmında idrar deliği, idrar deliğinin altında ise vajina girişi bulunur.

Klitoris dıştan görünen bir baş (glans), ve vulvanın içine tümüyle gömülü şekilde yanlara doğru uzanan iki kolu olan gövde kısmından oluşur.

İç dudaklar parmaklarla hafifçe geriye ittirildiğinde klitorisin dıştan görünen kısmı daha bariz hale gelir.

Gövde kısmı dışarıdan görülmediğinden çoğu kişi klitorisi yalnızca düğme şeklinde basit bir yapı sanır. Ancak klitoris glans ve yanlara uzanan kollarıyla adeta bir “ters V” şeklinde bir yapıdır.

Klitorisin gövdesinde yer alan kollar içerisinde aynen penisteki gibi cinsel uyarılma esnasında içleri kanla dolarak sertleşen süngerimsi yapılar vardır.

* Klitoris embriyolojik olarak penisle aynı kökene sahiptir ve bu anlamda penisin kadındaki tam karşılığı olarak kabul edilebilir. Lakin klitorisin peniste olduğu gibi ejakulasyon (“boşalma”) ve idrar yapma ile ilgisi yoktur.

* Klitoris damar ve sinirlerden oldukça zengin bir yapıdır. Ortalama büyüklükte bir klitoriste yaklaşık 8000 sinir lifi bulunur. Bu lif yoğunluğu peniste bulunanın yaklaşık iki katıdır ve vücudun başka hiçbir bölgesinde bu kadar yoğun sinir lifi yoktur.

* Klitoris büyüklüğü kadından kadına çok önemli değişiklikler gösterebilir. Baş ve gövde toplam uzunluğu ortalama 3 santimetre olmakla beraber 7 santimetreye kadar varan uzunlukta olabilir. Klitorisin baş kısmının büyüklüğü de oldukça değişkendir ve 3-8 milimetre arasında olabilir. Klitoris büyüklüğü ile orgazmın nitelikleri arasında herhangi bir ilişki saptanabilmiş değildir.

* Klitorisin büyüklüğü kan testosteron (“erkeklik hormonu”) seviyeleriyle ilişkilidir. Östrojen seviyesiyle klitoris büyüklüğü arasında bir ilgi olmaması nedeniyle menopoz sonrası kan östrojen seviyeleri düştüğünde genital bölgenin diğer kısımlarında atrofi (gerileme) olurken bu yapının büyüklüğü değişmez. Gebelik döneminde klitoris mekanik ve damarsal değişikliklere bağlı olarak kalıcı bir büyüme gösterebilir.

* Klitoris uyarıldığında hem baş hem de gövde içi kan dolarak sertleşen bir yapıdır. Bu, erkekteki ereksiyonun (sertleşmenin) tam karşılığıdır. Tam uyarılmış bir klitorisin baş kısmı iki katı kadar büyüyebilir. Büyüyen baş kısmı dışarıdan daha bariz görülebilir hale gelir.

* Klitorisin bilinen en önemli işlevi kadının orgazm olmasını sağlamaktır. Gebe kalabilmeyle, idrar yapma işleviyle, adet kanamasıyla bilinen hiçbir ilgisi yoktur. Klitorisin tam olarak kanıtlanmamış diğer bir işlevi de cinsel ilişkide sertleştiğinde idrar deliğini kapatmak ve bakterilerin mesaneye girişini engellemektir. Muhtemelen kolların şişerek sertleşmesi de vajina kanalının nispeten gerilmesini sağlayarak penisin girmesini kolaylaştırır.

Cinsel ilişkide klitorisin işlevleri ve orgazmdaki rolü

Sigmund Freud “vajinal yoldan” yani cinsel ilişkiyle orgazm olamayan kadınların infantil (“çocuksu”) olduklarını ima etmiştir. Yani Freud’a göre yetişkin kadın “vajinal orgazm” olamıyorsa, bunun nedeni o kadının çocukluğun belli bir gelişim döneminde “takılmış” olmasıdır. Bu teori günümüzde ve özellikle de Masters ve Johnson’un 60′lı yıllarda cinsellik alanındaki kapsamlı çalışmalarında ortaya çıkan bilgilerle geçerliliğini yitirmiştir.

Kadında orgazm çok uzun zamandan beri klasik olarak vajinal orgazm ve klitoral orgazm olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu tanımlamada klitoral orgazmdan kasıt klitoris uyarısıyla oluşan orgazm (örnek: mastürbasyon), vajinal orgazm ise direkt vajina uyarısıyla (örnek: cinsel ilişki) oluşan orgazmdır.

Gerçekte, cinsel ilişkide oluşan “vajinal orgazm” kadınların büyük çoğunluğunda yine klitorisin uyarılmasıyla oluşur.

Cinsel ilişkide kadında orgazm, penisin direkt klitorise ritmik olarak temas etmesi, erkeğin pubis kemiğinin klitorise ritmik olarak temas etmesi ve yine penisin hareketleriyle ritmik olarak hareket eden iç dudakların klitorisi uyarmasıyla oluşur. Hiç bir klitoris uyarısı olmadan “saf vajinal orgazm” oluşması mümkün olmakla beraber olağan değildir.

Klitorisin kadında penisin tam karşılığı olduğu ve erkekte orgazm olma mekanizmasının penis başının direkt veya dolaylı yoldan uyarısı olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak yukarıdaki bilgi daha anlaşılır hale gelir. Erkekte penis başı uyarısı olmadan orgazm ne kadar mümkünse, kadında da klitoris uyarısı olmadan yalnızca vajina uyarısıyla orgazm oluşması da ancak o kadar mümkündür.

“Vajinal orgazmın” çoğu kadın için yanlızca belli ilişki pozisyonlarında gerçekleşmesi ve bazı pozisyonlarda kadının “uyarılmadığını” ifade etmesi o pozisyonda klitorisin mekanik olarak daha az uyarılmasıyla ilgilidir.

Klitoris ile penis eşdeğer olmalarına karşın aralarında önemli bir fark daha bulunur: Penis serbest bir yapı olmasına karşın klitoris etraf dokulara sıkı sıkıya tutunan hareketsiz bir yapıdır. Bu bir dezavantaj gibi görünmesine karşın, ilişkide penisin ritmik hareketlerine bağlı olarak iç dudakların pasif olarak hareket etmesi, etraf dokuya sıkıca tutunmuş olan klitorisin bu hareketlerle daha yoğun olarak uyarılmasına önemli katkılarda bulunur.

Ek Bilgi: “Kadın Sünneti”, Klitorise Uygulanan Cerrahi Girişimler ve Klitoris Takıları

Kadın Sünneti

Klitoris binlerce yıldır insanoğlunun ilgisini çekmiş ve bazı din, töre ve geleneklerin ve çeşitli inanışların hedefi olmuştur ve halen hedef olmaya devam etmektedir. Buna bağlı olarak bazı ilkel ve gelişmiş toplumlarda halen klitoris “kadın sünneti” adı altında çeşitli cerrahi müdahalelere tabi tutulmaktadır. Bu müdahaleler kadının cinsel yaşamını derinden etkilemektedir.

Bu cerrahi müdahalelerden en vahşi olanı klitorisin tümüyle çıkarılması ve dış dudakların birbirine dikilmesinden ibaret olanıdır. Firavun veya Peygamber Sünneti adı verilen bu müdahale sonunda kadın genital bölgesinde yalnızca adet kanaması ve idrar çıkışı için ufak bir delik kalır.

Yukarıda bahsedilen “kadın sünnetinin” daha hafif şekilleri de mevcuttur ve bazı toplumlarda halen yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu müdahalelerde de klitorisin ya baş kısmı tümüyle veya kısmen kesilip atılmakta, veya baş kısmının çevresini saran “sünnet derisi” (bu yapı kadınlarda iç dudaklara karşılık gelir) kesilir.

Klitorise Uygulanan Cerrahi Girişimler

Klitoris cerrahisi hormonal nedenlere bağlı olarak büyümüş olan klitorisin (erkeklik hormonunun aşırı salgılanmasıyla seyreden bazı doğumsal hastalıklarda klitoris adeta bir erişkin penisi büyüklüğüne ulaşabilir!) kısmen kesilerek ufaltılması şeklinde uygulanan bir müdahaledir.

Orgazm olamama şikayeti nedeniyle başvuran kadınlarda bazı doktorlar klitorisi dışarıdan saran derinin kısaltılması yani “klitorisin soyulması” şeklinde bir operasyon önermektedirler. Burada amaç klitorisin cinsel ilişki esnasında penisle direkt temasının sağlanmaya çalışılmasıdır. Orgazm oluşumunda klitoris üzerinedeki derinin ilişki esnasında klitorisi direkt uyarmasının önemi göz önüne alındığında bu operasyonun yalnızca çok dikkatli bir değerlendirme sonrasında yapılması gerektiği anlaşılabilir.

Klitoris Takıları

Günümüzün modası olan ve buruna, göbek deliğine ve diğer bölgelere süs amacıyla takılan takıların klitorise takılmasına gelişmiş ülkelerde rastlanabilmektedir.

Yorumlar (3)

Orgazm haritası

Seksi herkes farklı yaşıyor

Yeni Zelanda’lılar orgazmı uluslararası bir gün olarak kutluyor, Japonya’da trenlerde fortçuluk yaygın, Mısır’da bir kadına zayıf demek ise hakaret sayılıyor. İşte dünyanın seksi alışkanlıkları.

İsviçre’de yüksek sesle sevişiyorsanız, komşularınız sizi polise şikayet edebilir! Sizi ne tahrik ediyor bilmiyoruz ama Pakistan’da yaşayan kadınlar, çorapsız ayakkabı giyen erkekleri gördüklerinde çıldırıyorlar. İşte dünyanın orgazm haritası…

Seksi kutlamalar

Yeni Zelanda’da her yıl 8 Ağustos “Uluslararası Orgazm Günü” olarak, erotik fuar organizatörleri tarafından düzenlenen bir partiyle kutlanıyor. Organizasyon üyeleri üç yıl önce 1000 vibratörü Auckland sokaklarında bugünü kutlamak için dağıttılar. Bu yıl aynı grup 10.000 şişe yağ dağıtarak üstsüz kadın geleneğini kutlamak için “Boobs on Bike” adında motosiklet konvoyu oluşturdular.

Arkadaşınıza dikkat edin

Avusturya’da yaklaşık beş kişiden biri en yakın arkadaşlarının partnerleriyle seks yaptığını söylüyor. Amerikalılar ve Macarlar partnerlerinden başka biri için vazgeçtiklerinde en dürüst davrananların başında geliyor. Ancak Malezya ve Tayvan’daki kişilerin yüzde 90′ı seks hayatlarındaki partner değişiklikleriyle ilgili bilgi vermeye yanaşmıyor. Ülkemizde otobüs ya da toplu taşıma araçlarını kullananların korkulu rüyası olan fortçuluk, Fas ve Japonya’da oldukça yaygın. Bu ülkelerde de Türkiye’de olduğu gibi fortçular kalabalık ulaşım araçlarını tercih ediyorlar. Japon erkekler bunu gerçekleştirebilmek için trenlerin en yoğun saatlerinde kadınlara dokunuyorlar. Hatta bu erkeklerin isimleri de var, “Chikan.”

Favori pozisyonlar hangileri?

Gelelim en sevilen seks pozisyonlarına… Vietnamlılar’ın yüzde 94′ü erkeğin üstte olduğu misyoner pozisyonunu tercih ediyor. Fransız Polinezyası ve Papua Yeni Gine’de yaşayanlar ise misyoner pozisyonunun kadına çok fazla ağırlık yüklediğini düşünüyorlar. Bu nedenle tercih ettikleri “Okyanus” pozisyonu. Bu pozisyonda kadın sırtüstü, bacaklarını ayırarak yatıyor, partneri de arasında dizlerinin üzerinde çöküyor. Durex’in dünya çapında yaptığı seks anketine göre İtalyanlar kadınların üstte olduğu pozisyonları tercih ederken, Fransızlar köpek stili pozisyonunda sevişmeyi tercih ediyorlar.

Uluslararası orgazm yardımı

Çoğu Iraklı “Viagra” kelimesini kullanmaktan utandığı için eczanelere “Mavi tablet alabilir miyim?” diyor. Bu çekingenliğe rağmen 2003 mayısından beri Viagra’nın satışları Irak’ta iki katına çıkmış. Eskiden Japonya’da yapma penisler taştan ya da tahtadan yapılıyormuş. Bunları gerçek penise benzer şekilde yapmak ise tabuymuş. Bu nedenle onun yerine Samuray savaşçıları ya da geyşa kadınlara benzer şekillerde yapılıyormuş yapay penisler. Bazı Japon üreticiler bu geleneği, vibratörleri yüz şekilleri ve kolyelerle süsleyerek sürdürüyorlar. Dünyada en çok seks oyuncağı ve vibratör kullananlar ise İzlandalılar. Fakat İngiltere’de de bu Pazar büyümeye başlamış durumda. Ülkenin en büyük ikinci mağazası Debenhams, seks oyuncakları ve ürünlerini kasım ayı itibariyle satmaya başladı.
Pornografik sinema ve TV seks şovlarının yapımında ise dünya liderliği Almanya’da. Yaklaşık 600 yeni pornografik film her ay satışa sunuluyor. Ve her yıl 78 milyon porno video kaset kiralanıyor. Filmler İngilizce olsa bile!
Seks kasetleri Çin’de veterinerler tarafından da kiralanıyor. Ancak kendileri için değil! Buna güzel bir örnek geçtiğimiz günlerde yaşandı. Dört yaşındaki bir panda doğal ortamında büyümediği için seks bilgisi oldukça zayıftı. Bu nedenle veterinerler ona başka pandalarla arkadaşlık etmeden önce, biraz bilgi sahibi olması için seks filmlerini seyrettirdiler. Şimdi bu panda hamile.

Bakireliğin önemi

Kıbrıs’taki jinekologlar haftada iki-üç kez kızlık zarı ameliyatı yapıyorlar. Böylece bakire olmayan kadınlar potansiyel koca adaylarını kandırabiliyor!

İstiridyenin işe yaramadığı durumlar
Pakistan’da kadınları en çok heyecanlandıran detayların başında erkeklerin çorapsız ayakkabı giymeleri geliyor. Malezya’da ise dikenli bir Hindistan meyvesi -kötü kokusu nedeniyle bir çok otel tarafından yasaklanmış- kadınları tahrik etmeye yetiyor. Fakat Malezyalı kadınlar bu meyvenin kötü kokusuyla ilgilenmeyerek yalnızca afrodizyak etkisi için yiyorlar.
Mısır’da güzellik anlayışı hayli ilginç! İdeal güzelin tombul olması gerekiyor. Bir kadına “zayıf” denilmesi ona hakaret olarak algılanıyor.

En çok kimler orgazm oluyor?

Almanya’da 27 yaşındaki kadınların yüzde 99′u orgazmı yaşadığını söylüyor. Buna şaşırmamak gerek! Zira Frankfurt Havaalanı’na adım attığınızda sadece seks oyuncakları ve filmleri satan üç farklı seks mağazasıyla karşılaşıyorsunuz. Durex’in 34 ülkede 150 bin’den fazla kişiye yaptığı seks anketine göre bunun tersi olarak Güney Doğu Asya, Doğu Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki kadınlar orgazma ne yazık ki çok az ulaşıyorlar. Afrika’da kadınların sünnetinin yaygın olduğu bazı bölgelerde, küçük gruplardaki kadınlar şimdilerde G noktalarını nasıl uyarabileceklerini öğreniyorlar. Bununla da uğraşılır mı? demeyin Afrikalı kadınlar böylece hayatlarında ilk kez orgazmı yaşayabilecekler.

Tabu olmayan cinsel tabular

Çoğu İtalyan erkeği evlenmeden ailesinden kopamıyor. Dolayısıyla 30 ya da 40′lı yaşlarında bekar bir erkekle çıkarsanız hala ailesiyle yaşıyor olabilme ihtimalini aklınızda bulundurun. Çünkü evli olmayan 35 yaşının üzerindeki İtalyan erkeklerinin yüzde 68′i hala ailesiyle yaşıyor. Japonya’da orta yaşlı erkeklerin ellerinde seks çizgi romanları görürseniz şaşırmayın. Birkaç Japon seks shopu ve internet sitesi, genç kızların giyilmiş iç çamaşırlarını müşterileri satmalarına izin veriyor. Müşteriler de bu çamaşırları sadece koklamak için, tanesine 91 dolar ödüyor. İspanya’ya gidip Pamploma’daki boğa koşusunu mu seyretmek istiyorsunuz? Size daha cazip bir teklifimiz var; Bu koşudan birkaç gün daha erken İspanya’ya gidin ve çıplakların koşusunu izleyin.

Çığlık atmak mı atmamak mı?

İsviçre’de aşıklar ne yazık ki rahat rahat sevişemiyorlar. Çünkü akşam saat ondan sonra gürültü yaparlarsa komşuları polisi arayıp onları şikayet edebilir. İsveç’te geçtiğimiz günlerde yaşanmış bir olaysa çok ilginç! Komşuları tarafından her akşam on ile gece bir saatleri arasında gürültü yapmasından şikayet edilen İsveçli bir kadının aslında başağrısı, mide ekşimesi yaşadığı ve vücuduna kramp girdiği ortaya çıkmış!

Prezervatif

Çin’de yaşayanların yüzde 70′i yeni tanıştığı bir partnerle korunmadan birlikte olabileceğini söylüyor. Bu grubun yüzde 59′u koruma olmadan seks yapıyor. Çinli kadınların yüzde 80′i ise ne yazık ki tüm hayatları boyunca sadece bir kez seks yapmış. Tayland’da evli erkeklerin evlenmeden önceki ortalama seks partnerleri 30.2 iken, kadınların sadece 0.03. Çek Cumhuriyeti’nde yaşayanlar yaklaşık yüzde 65′lik bir oranla yeni tanıştıkları partnerlerle korunmasız sevişerek en büyük cinsel hastalık riskini alanların başında yer alıyor. Bu oran Amerika’da yarıya düşüyor. İsveç’te barlarda, restoranlarda, otellerde ve bazı otobüs duraklarında bulunan otomatik makinelerde prezervatif satılıyor.

Orgazmın yararları

Araştırmalar nerede yaşarsanız yaşayın, orgazmın bazı hastalıkların oluşum riskini azalttığını ortaya koyuyor. Göğüs kanseri, soğuk algınlığı, regl krampları, kalp krizi, uykusuzluk ve yaşlanmaya karşı orgazm oldukça etkili. Bu demektir ki, sağlıklı bir cinsel yaşam gerçekten de hayatın olmazsa olmazları arasında.

İlk geceye inanılıyor

Rusların yaklaşık yüzde 40′ı ilk gece, yüzde 25′i ise ilk hafta seks yaptıklarını söylüyor. Vietnam’da yaşayanlar ise biraz daha tutucu. Ülkede yaşayanların yarısından fazlası seks yapmak için düğün gecelerini bekliyor. Amerikalıların büyük bir çoğunluğu ise en az bir ay bekliyor.

Orgazmı bilmiyorlar

Dünyada birçok kültürde kadınlar orgazmın ne demek olduğunu dahi bilmiyor. Hatta bazı kültürlerde, kadınların boşalmaları tehlikeli ve sağlıksız bulunuyor. Bu kültürlerin içinde Nijerya, Bostwana, Zambiya, Zimbabwe, Malawi ve Uganda’nın bazı bölgeleri sıralanabilir. Eğer kadın o gece kocasının seks isteyeceğini biliyorsa, vajinasını kurulayarak hazırlanmaya başlıyor. Daha sonra içine gazete kağıdı, biber, tuz ya da maymun idrarı yerleştiriyor. Bu işlemler vajinal dokuyu daha kabarık bir hale getiriyor ve ısınmasını sağlıyor. Bu yöntem; erkeğin içine girdiğinde penisini daha büyük hissetmesini sağlıyor. Sadece bu örnek değil kadınlara seksi işkence haline getiren. Çünkü vajinada meydana gelen kuruluk her iki taraf için de cinsel hastalıklara yakalanma riskini artırıyor. Kore’de seks; sadece erkeklerin zihinsel ve bedensel gerginliğini gidermek amacıyla yapılıyor. Kadınların zevk alma istekleri hiçbir şekilde hesaba katılmıyor.

En çok kimler seks yapıyor?

(Bir ay içinde) Macarlar 12.8 kez
Bulgarlar 12.7 kez
Ruslar 12.6 kez

En az kimler seks yapıyor?

(Bir ay içinde)
Singapurlular 8 kez
Malezyalılar 8.4 kez
İsveçliler 8.6 kez
Amerikalılar sıralamada 25.

En seksi meslekler hangileri?

Hırvatistan- Çek Cumhuriyeti: Uçuş görevlileri
Polonya- Almanya: Masözler
Tayland: Sekreterler
İsveç- Finlandiya: Askerler
Slovakya-Avusturya-Danimarka-İtalya: Doktorlar ve hemşireler
Hindistan: Aktörler
Güney Afrika: Rock yıldızları
Çin-Hong Kong-Tayvan-Vietnam: Mankenler
ABD-Kanada-Avustralya-İngiltere: İtfaiyeciler

Araştırmalara göre; her ülkenin ortaklaşa seçtiği en seksi meslek avukatlık.

Tek kişilik ilişkiyi en çok kimler yaşıyor?

İzlanda: Yüzde 71
Norveç: Yüzde 70
Finlandiya: Yüzde 68

Tek kişilik ilişkiyi en az kimler yaşıyor?

Hong Kong: Yüzde 20
Tayvan: Yüzde 20
Hindistan: Yüzde 24

Yorum Yapın

Erkek gerçekleri…


Erkekler dış görünüşlerine kadınlardan daha az dikkat eder gibi görünürler; ama gerçek hiç de öyle değil.

Pek konuda erkekler sanıldığının aksi şekilde hareket ediyorlar. Amerika’da yapılan istatistiklere göre derlediğimiz sayısal değerlere şaşıracaksınız…

1. İzlemeyi seviyorlar.
Erkeklerin yüzde 70′i öpüşürken gözlerini açıyor.

2. Hâlâ bekar olanlar var.
25 ve 34 yaşları arasında 5 erkekten 3′ü bekar. Her erkeğin evlenmeden önce ortalama olarak 10 seks partneri oluyor.

3. Kim üstte?
Yaşları 25 ile 45 arasındaki erkeklerin yüzde 45′i kadınların üstte olduğu pozisyondan hoşlanıyor. Yüzde 37′si anal seksi tercih ediyor. Yüzde 17′si ise; misyoner pozisyonunu uyguluyor.

4. Etkilemek için giyiniyorlar.
Yaşları 18 ile 49 arasında değişen erkeklerin yüzde 59′u kız arkadaşlarını etkilemek için giyimine özen gösteriyor. Erkeklerin yüzde 57′si dış görünüşlerini beğeniyor, yüzde 17′si ise; dış görünüşleri hakkında kendi kendilerine “Acaba şişmanlıyor muyum?” diye soruyor.

5. İç çamaşır giyiyorlar mı?
Erkeklerin yüzde 67,5′u külot giyiyor. Yüzde 26,1′i ise; boxer giymeyi tercih ediyor. İçlerine hiçbir şey giymeyenler ise yüzde 6,4.

6. Dudak meraklıları.
Erkeklerin yüzde 83′ü kadınlarda en seksi buldukları yerin dudaklar olduğunu söylüyor.

7. Kadınları seçiyorlar.
Erkeklerin yüzde 83′ü bir kadın başbakana oy vereceğini söylüyor.

8. Erkekler de ağlıyor.
Yaşları 18 ile 35 arasında değişen erkeklerin yüzde 73′ü ağladıktan sonra rahatlıyor.

9. Orgazm taklidi yapıyorlar.
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen evli erkeklerin yüzde 17′si orgazm taklidi yapıyor.

10. Ameliyat, neden olmasın?
Erkeklerin yüzde 33′ü eğer bedava olsaydı cinsel organlarını büyütme operasyonu yaptırabileceklerini söylüyor.

11. Araba kullanırken…
Erkeklerin yüzde 69′u kadınlardan daha iyi ve güvenli araba kullandıklarını düşünüyor. Erkeklerin yüzde 23′ü araba kullanırken burunlarını karıştırıyor ve yüzde 71′i kaybolunca kimseye yön sormuyor.

12. Koltuklarını indiriyorlar.
Erkeklerin yarısına yakını arabada sevişirken koltuklarını indiriyor.

13. Kadınlar önce…
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen erkeklerin yüzde 63′ü partnerleri orgazm olmazsa, kendilerinin de olmadığını itiraf ediyor.

14. İsterseniz sayabilirsiniz.
Erkekler orgazm olmadan önce 60 ya da 120 kere hareket ediyor.

15. Uzaya yolculuk.
Erkeklerin yüzde 42′si uzaya gitmeyi düşünüyor.

Yorum Yapın

Sevgilinizi çıldırtmanın denenmiş ve garantili otuz beş yolu…

1. Orgazm sigarasi’ni orgazm olduktan sonra degil, olurken için…

2. Bütün kadinlar klitorislerinin uyarilmasindan hoslanirlar ve asil olarak bu yolla orgazma ulasirlar. Sevgilinizin klitorisini önce yumusak, sonra hararetli bir biçimde uyarin. “Klitorisine dikkat et sevgilim”, “Klitorisini zararli dis etkenlerden koru”, “Sevgilim klitorisine dikkat et yoksa olacaklara karismam” gibi… bu klitoral uyarilar onu çildirtacaktir.

3. “Sevismenin telefonla bölünmesi” klisesinde bir devrim yapin. Tam sevismenin en heyecanli yerinde “Ben bir telefon edeyim, öyle devam edelim” deyin.

4. Yatakta kulagina açik saçik sözler söylemeniz onu çok tahrik edecek ve içindeki sehveti uyandiracaktir… Dudaklarinizi kulagina yapistirin ve belden asagi konusun, yakinlarina küfür edin. Kesinlikle çildiracaktir.

5. Uzun bir ön sevisme iyidir. Kulak memelerini birer saat öptükten sonra, yarimsar saat de gögüslerini öpün. Katlanmakta israr ediyorsa, tek tek her parmagini dudaklarinizin arasina alin ve en az onar dakikadan önce birakmayin… Kesinlikle çildiracaktir… Çildirmadiysa, ayni islemi ayak parmaklarina inip tekrarlayin.

6. Vücuduna sarap döküp için, yaninda kuru yemisi ihmal etmeyin… Sicak sarap olursa daha da iyi.

7. Erken bosalma, karsilikli tatminin bas düsmanidir. Klasik yöntemi uygulayin. Biliyorsunuz, sevisirken zihninizden matematik hesaplari yaparak, politika ya da futbolu düsünerek konsantrasyonunuzu baska bir yöne çekebilir, böylece bosalmanizi geciktirebilirsiniz… Eger bunlar yeterli olmuyorsa yöntemi biraz gelistirin. Mesela düsünmekle kalmayin, ona da bu konularda sorular sorun, tartismaya çalisin. “Pardon bölüyorum ama, yeni dünya düzeninde global bir sicak savas olasiligi sence de azaldi mi gerçekten”…

8. Sevismeden önce soyunurken, takma dislerinizi de çikartin

9. Birlikteliginizin ikinci yilinda, bilmem kaç yüzüncü sevismenizde, ona “Aman tanrim, sen bakire degilsin” deyin. Olay çikartir, ayrilmakla tehdit edin.

10. Prezervatif sevismede heyecani azaltir. Bu yüzden en iyisi “disari bosalma” yöntemini uygulayin. Tam bosalacakken balkona ya da kapinin önüne çikin, orada bosalin…

11. Sevismeden önce erojen bölgelerini bir keçeli kalemle isaretleyin ve “Yanlis anlama, sana çok zevk vermek istiyorum da o bakimdan yani” deyin.

12. Size “Bu gece olmaz, basim agriyor” deyince, “Sakincasi yok, ben zaten ayak fetisistiyim” deyin.

13. Size sirti dönük biçimde emekleme pozisyonunda sevisirken, ellerinizle gözlerini kapatin ve “Bil bakalim ben kimim?” diye sorun.

14. Onun kollarindayken kendinizi dünyanin en mutlu insani gibi hissettiginizi söyleyin. “Gerçekten, senin kollarinda AIDS sorunumu bile unutuyorum” deyin.

15. Karsisinda yavas yavas dans ederek soyunmaniz onu heyecanlandiracaktir. Burada düzeyi biraz hizlandirin, yenilikler getirin. Cd çalara “Singing In the Rain”i koyun, bastan sona bütün kareografilere sadik kalarak, hiçbir dansi atlamadan, dans edin ve ancak en sonda tümüyle soyunuk kalin…

16. Daha ilk bulusmaniza, elinizde bir kutu vazelinle gidin…

17. Temizlik ve bakim önemlidir… Sevismeden önce ona tahrik edici bir sesle, “Hadi sen soyun, ben banyoya gidip hemen geliyorum” deyin. Sonra banyo yapin, manikür ve pedikür yapin, cilt maskesi uygulayin, eger gerek var gibi görünüyorsa epilasyon yaptirin. Sevgilinizin kollarina tertemiz ve bakimli dönün. Bu onu çildirtmaya yetecektir.

18. Karsilikli mastürbasyon yapmak çok heyecanlandirici bir deneyimdir. Hiç beklemedigi anlarda, mesela o film seyrederken, kitap okurken, yemek yerken, telefonla konusurken karsisinda mastürbasyon yapmaya baslayin…

19. “Sevisirken yanlis kisinin ismini söyleme” faciasinda çigir açin. Ona eski sevgilisinin ismiyle seslenin.

20. Birlikte eve dönerken kolunu oksayin ve “Böylece eve gittigimizde ön sevismeyle vakit kaybetmemize gerek kalmayacak” deyin…

21. Bazen asiriliklar cinsel yasama müthis bir heyecan katabilir… Essinize, onu bir baskasiyla sevisirken görmenin hosunuza gidecegini söyleyin. Gerekli organizasyonu yapin… Sonra ikisini de bacaklarindan vurun.

22. Sevisirken konusmak, birbirine özel sözler söylemek çiftlerin daha fazla zevk almasini saglar… Sevismenin en heyecanli yerinde gözlerinin içine derin derin bakin ve ona “Siz bizim çekoslavakyalilastirabildiklerimizden misiniz, çekoslavakyalilastiramadiklarimizdan misiniz?” demesini isteyin…

23. Seks oyuncaklari iliskinize renk katacaktir… Ona bir vibratör hediye edin ama ondan çok siz kullanin.

24. O orgazm olurken kahkahalarla gülün. “Haa ha haa, suna bak, çok komik. Ne biçim bagiriyorsun yaa… çok iyi yaa…” gibi bir seyler söyleyin.

25. Sevistikten sonra, eger siz bosaldiginiz halde o orgazm olamadiysa, “Bir sifir, yine ben kazandim. Gel bir de tavlada boyunun ölçüsünü alayim” deyin. Kesinlikle çildiracaktir.

26. Diyelim ki onu aldattiniz ve sonra da baristiniz… Bu konuda hassas davranin, gururunu oksayin. Mesela sevisirken, “Yok canim, ben bir aptalmisim gerekten. Ama iyi ki sana dönmüsüm, o hayatta böyle sevisemezdi” deyin…

27. Ona “Nasildim?” diye sorun. Nezaketten “çok iyiydin, müthistin” gibi bir yanit verirse, “Evet haklisin, sen söyleyince benim de dikkatimi çekti” deyin.

28. Onu egzotik deneyimlere sürükleyerek kendi içindeki gizleri kesfetmesini saglayin… Mesela bir “Tao’cu Seks” kitabi alin ve “Eveeeeet, birinci sayfadan basliyoruz. Simdi sag bacagini boynunun arkasina at, sol bacagini da kalçalarinin arasina kivir. Hadi ama acele et, daha seksen iki tane pozisyon var, bu gece hepsini denemeden vallahi seni birakmam” deyin.

29. Açik sözlü davranin. Iliskinizin aksayan yönlerini ancak böyle düzeltebilirsiniz. Sözgelisi ona, “çok kabasin, insan hiç degilse orgazm taklidi yapar” demekten çekinmeyin.

30. Kural tanimayan bir erkek, kadinlar için çok tahrik edicidir. Sevisirken kulagina sunlari fisildayin: “Bu gün 3 kez kirmizi isikta geçtim, ha ha haa. Vergi beyannamesini hala yatirmadim. Buraya gelirken alkollü araç kullandim”…

31. Ona en çok neden hoslandiginizi açikça söylemeniz çok tahrik edici olacaktir: “Sevgilim, benimle sevismeye tenezzül etmen gerçekten çok hosuma gidiyor”…

32. Sevisirken kendinizi izlemek sehveti iyice arttirir. Tam yataginizin karsisina büyük bir ayna koyun. Sevisirken sik sik aynaya dönüp saçinizi düzeltin, makyaj tazeleyin, yüzünüzü inceleyin…

33. Videoya bir porno film kaset takin ve seyrederken, “Adamlar ne biçim sevisiyor yaa! Biz daha nerdeeee…” deyin.

34. Risk duygusu cinsel heyecani arttirir. Sevismenin en heyecanli yerinde telefonla hisse senedi alim-satim islemi yapin.

35. Komik erkekler her zaman seksidir. Sevisirken ona sunu söyleyin: “Alti laz rus ruleti oynamis altisi da ölmüs…”

Yorumlar (8)

Cinsellik ve Orgazm

Cinselliğin yaşı var mı?

Branşım gereği bana yöneltilen bazı sorulardan insanların bir kısmının “kadınların cinselliğin sınırlı bir yaşa kadar devam ettiği, menopoza girilince cinselliğin de bittiği” gibi yanlış bir hisse kapıldıklarını anladım. Bu nedenle bu yazıda cinselliğin yaşı konusundaki bazı yanlış bilinenleri düzeltmek istedim.

Öncelikle cinselliğin kaynağından başlamak gerek:
Libido adı verilen cinsellik dürtüsü insanı cinsel eylem arayışına iten ve aynen açlık, susuzluk, kendini koruma dürtüleri gibi çalışan bir “itici güçtür”. Açlık, insanı gıda aramaya ve yemek yemeye yöneltir ve amacı bedenin yaşamı devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu maddeleri almasını sağlamaktır. İşte libido da canlının ait olduğu neslin devamını sağlamaya yönelik olarak onu karşı cinsten biriyle yeni bir canlı dünyaya getirmeye yöneltir.

Cinselliğin tarifi elbette bu kadar basit değildir. Zira “libidonun” başka kaynakları da vardır: Cinsellik, kendini tatmin, gevşeme ihtiyacı, zafer kazanma ihtiyacı, ait olma ihtiyacı, beğenilme ihtiyacı, hayran olunma ihtiyacı, karşı tarafı fethetmiş olma duygusu yaşamak amacına yönelik olarak başlatılabileceği gibi çok ileri durumlarda sadizm ve mazoşizm gibi eğilimlerin eyleme dönüştürülmesine yönelik de çalışabilir.

Sağlıklı bir erişkin 30-40 yaşları arasında haftada ortalama 1-4 kez ilişkide bulunur. Yaş ilerledikçe sıklık azalır. Bu ilişki sıklığını belirleyen, kişide cinsellik dürtüsünün doyurulma ihtiyacıdır. Sıklık azalmasına rağmen, cinsellik arzusunu doğuran kaynağın gücü aynıdır, ancak ihtiyaç duyma sıklığı azalır.

Kadında cinsellik:

Libido kadında 35 yaşına kadar artar, 45 yaşına kadar sabit kalır ve çok ileri yaşlara kadar gücünü korumaya devam eder. Kadın sağlıklı olduğu sürece yine çok ileri yaşlara kadar orgazm olabilme kabiliyetini korur. Hatta menopoza yaklaşmakta olan bir kadında gebelik oluşma ihtimalinin giderek azalmasıyla birlikte azalan gebe kalma korkusu, çocukların büyümesiyle birlikte ev iş yükünün azalması gibi etkenler kadında bu dönemlerde libidonun artmasına bile neden olabilir.

Gebelikte ise kadında gebeliğin farklı dönemlerinde libidoda önemli değişiklikler ortaya çıkar. Bunları özetlemek gerekirse gebeliğin ilk üç ayında gebeliğe henüz adaptasyonun sağlanılmaya çalışılıdığı dönemlerde kadınların önemli bir kısmında libidoda ve cinsel ilişki sıklığında azalma gözlenir. İkinci üç aylık dönem genellikle kadının gebeliğe iyice adapte olduğu, erken gebelikte görülen bulantı, kusma, halsizlik gibi şikayetlerinin azaldığı ve genel olarak anne adayının kendini en iyi hissetiği dönem olduğundan libido geri döner, hatta artar. Son üç aylık dönemde ise büyüyen uterusun yarattığı mekanik etkiye bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli rahatsızlıklar, yaklaşan doğumun özellikle ilk defa anne olacak kadında yarattığı endişe gibi etkenler libidonun tekrar azalmasına neden olur.

Kadın menopoza girdiği andan itibaren kanda östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte kadın genital organlarında atrofi dediğimiz değişiklikler meydana gelir. Vajina dokusu “incelir”, elastikiyetini kaybeder, kadın uyarılsa da genital bölgenin salgılarının artarak ilişkiye hazır hale gelmesi daha uzun sürer. Genital bölgedeki bu değişiklikler ve “kuruluk” kadında ilişki esnasında ağrıya, ilişki sırasında ve sonrasında idrar yaparken yanma gibi şikayetlere neden olabileceğinden bu dönemde kadında libidoda azalma görülebilir ve bu doğaldır. Ancak bu sorunu yaşayan kadınlarda sistemik (haplar ya da flasterlerle) ya da lokal (krem, fitil) östrojen tedavisinin bu sorunları etkili bir şekilde ortadan kaldırabileceği unutulmamalıdır.

Erkekte cinsellik:

Erkekte ise libido 20-30 yaşlar arasında doruğa çıkmıştır. Erkek de sağlıklı olduğu sürece ileri yaşlara kadar ereksiyon ve orgazm olabilme özelliklerini koruyabilir. Ancak yaş ilerledikçe (burada bahsettiğim yaş, 70 ve üstüdür) doğal olarak ortaya çıkan değişiklikler ereksiyonun etkinliğinin azalmasına neden olabilir.

Erkeğin eşinin gebe olduğu dönemlerde libidosunda genellikle bir değişiklik gözlenmez ve bu durum anlayışsız baba adayı ile eişi arasında zaman zaman sürtüşmelere neden olabilir. Her baba adayının gebelik döneminde eşinde ortaya çıkabilecek değişiklikleri iyi bilmesi ve eşine daha anlayışlı davranması bu sorunların minimal yaşanmasını sağlar.

Özet olarak söylemek gerekirse kadının menopoza girdiğinde cinsel yaşamının bittiği doğru değildir. Hem erkek hem de kadında libido her ne kadar yaşa bağlı olarak azalma gösterse de, çiftler sağlıklı oldukları sürece çok ileri yaşlara kadar hiçbir tedaviye gereksinim olmadan cinselliklerini yaşamaya devam edebilirler.

Cinselliğin Püf Noktaları:

Her insan kendisinde var olan potansiyel zevkin tadını olabildiğince çıkarmak ister. Ancak bunun da kendine göre bazı püf noktaları vardır. Herşeyden önce bir ilişkiye hazırlanırken sakin olmak, bunun bir güç göstergesi ya da mücadele olmadığını kabul etmek ve insanın kendisiyle ve eşiyle barışık olması çok önemlidir. Bir de bunlara ek olarak aşağıdaki noktalara göz atarsanız mutlu olmamanız için hiçbir sebep yok!

-Cinsel ilişkiden önce tüm kızgınlıklarınızı unutun. Sakinleşin. Siz rahatlarsanız eşiniz de rahatlayacaktır.

-Önsevişme, siz birbirinize dokunmadan önce başlar. Tatlı konuşmalar, yumuşak yastıklar, dinlendirici bir müzik her ikinizin de enerjisini artırır.

-Yemek yedikten sonra sevişmeyin. Vücut enerjisinin başka bir rakibi olmamalı. Dolu mideyle cinsel ilişki spermi azaltır ve hazımsızlığa neden olur. Sevişmeden önce soğuk içeceklerden, dondurmadan ya da buzdan kaçının. Aksi takdirde vücut bunları ısıtmaya çalışarak cinsel enerjiyi de harcar.

-Yorgun, aç ve kızgınken cinsel ilişkiden kaçının.Harcanan enerji dengesizliğe neden olabilir.

-Sevişmeden yarım saat önde tuvalet ihtiyaçlarınızı giderin. Dolu idrar torbasıyla cinsel ilişkiye girmek sıkıntı vericidir.

-Aşırı soğuk ya da aşırı sıcak havalarda sevişmek elektromanyetik alanda dengesizliğe yol açabilir.

-Sevişmeden önce ve sonra çok çalışmayın. Kaslar gevşediğinden enerji toparlamak zorlaşır.

-Cinselliği teşvik edici ek ilaç ya da maddeler kullanmayın. Kendi silahlarınızı kullanın.

-Vajinaya çok güçlü yüklenmeyin. Bu beraberinde bitkinlik, vajinada duygusuzluk ve ağrı getirebilir.

– En iyi sevişme zamanı bahardır. Spermin en fazla olduğu dönemdir.
Mekanik seksten kaçının. Cinsel ilişki bir şölen olmalıdır. Kadının masturbasyon aracı olarak kullanılması cinsel enerjinizin geri dönüşümünü engeller.

-Hareketleri planlamaktan kaçının. Sürpriz ve doğaçlama olmasına fırsat verin.

Orgazm nasıl gerçekleşir?

Orgazm sırasında hissedilenler

Kadının orgazmını daha iyi anlayabilmek için orgazmı dört aşamada incelemek uygun olur.

İlk aşama “uyarım”, sonraki “gerilim” ve en önemlisi de “doyum”. Bu olaylar sırasında üç önemli fizyolojik olay görülür. Genital organlarda kan toplanması, kaygan sıvı salgılanması ve adale kasılmaları.

Orgazm, cinselliğin güncelleşmesinden beri belki de üzerinde en çok konuşulan ve yazılan konulardan biri. Kadında ve erkekte orgazmın yaşanması, hissedilmesi durumdan duruma değişiklik gösterir. Kadın ve erkek bazen olağanüstü diye niteleyeceği bir orgazm yaşayabilir.
İnsan, ne yaparsa ne kadar doyumlu bir orgazma ulaşacağını hiçbir zaman önceden kestiremez. İyi bir orgazm için çiftin arasında yakınlık olması ve cinselliklerini yaşamaya önem vermeleri gerekir.

Orgazmla ilgili en önemli bilgi orgazmın öğrenilebilir olduğudur. Orgazm bir reflekstir ve özellikle kadınlar da bu refleksi yaşamayı öğrenebilirler. Daha doğru bir deyimle, bu istemli bir reflekstir, aynı idrar yapma ve dışkılama gibi öğrenilebilen bir reflekstir.

Özellikle kadınlarda klitoris sinir yapısı bakımından çok zengindir. Fakat her kadın her cinsel birleşmede orgazma ulaşamayabilir. Burada çiftler arasında genelde veya o birleşme sırasındaki dengenin ve iletişimin önemi büyüktür. Yoksa sadece jenital organların bir şeyler yapması, bir yerlere dokunması yetmemektedir. Eşler bütün bedensel ve cinsel benliklerini sonuna kadar karşılıklı verip alabilmelidirler.

Kadının yaşadığı orgazm

Kadının orgazmını daha iyi anlayabilmek için orgazmı dört aşamada incelemek uygun olur. Bunlar sırasıyla;
1- Uyarım, 2- Gerilim, 3- Doyum, 4- Gevşeme.
Bu olaylar sırasında üç önemli fizyolojik olay görülür. Genital organlarda kan toplanması, kaygan sıvı salgılanması ve adale kasılmaları.

1 Uyarım: Uyarım beyne gider. Beyinden kalkan ve omurilikten çıkan uyarı sonucu iç ve dış dudaklara kan gelir. Ve bu kısımların şişip renk değiştirmesine neden olur. Dış dudaklar yanlara doğru çekilerek dölyoluna girişi kolaylaştırır. Bu organlar dokunmaya,
cinsel uyarıma artık çok duyarlı bir hale gelmiştir. Memelerin uçları sertleşir ve memeler tümüyle büyür. Dölyolu duvarlarından kayganlaştırıcı bir sıvı salgılanır. Uyarımın arttığı bir sırada dölyatağı dikilir ve çadır fenomeni dediğimiz dölyolunun üst kısmının genişlemesi görülür.

2 Gerilim: Cinsel doyumdan başka bir şeyle artık kişinin pek ilgilenmediği, cinsel hazza ulaşmak için uğraşılan bir devredir gerilim. Çeşitli aşk oyunları ile fiziksel ve duygusal bütünleşmeye yönelinir. Dölyolunun 1/3′lük giriş kısmı gerilim sırasında penisi kavrayıcı bir şekilde daralır. Adaleler orgazm kasılmasına geçişe hazırdırlar. Eğer gerilim süresi ve niteliği kadının gereksinmesine uygun değilse kadın orgazma ulaşamayacaktır. Bu nedenle orgazma ulaşmak için kadının çaba göstermesi kendini tutup kasmaması gerekir.

3 Doyum (Orgazm): Gerilimin sonunda, kadın denetleyemediği ve denetlemek istemediği gerilimin kendini aştığını hisseder. Orta dereceli bir orgazmda kadın 3-5, kuvvetli bir orgazmda 8-12 kere kasılma hisseder. Başta karın bölgesi kasları olmak üzere hepsi kasılır. Makat çevresi adalelerinde de şiddetli kasılmalar olur. Bu kasılmalarda beyinden salgılanan oksitosin (oxytocin) ve prolaktin hormonunun etkisi olduğu son yıllarda ortaya konmuştur.

4 Gevşeme: Cinsel dürtü ve istekle doyuma ulaştıktan sonra bir gevşeme, rahatlama görülür.

Genital bölgelerdeki kasların ritmik bir şekilde kasılarak oluşturduğu yüksek basıncın ve gerilimin şiddetli ve hızlı bir şekilde boşalmasıdır.

Kadınlarda orgazm, klitorisin ya da diğer duyarlı bölgelerdeki basıncın, vücut gerilimini artırıp vajina, uteris ve rectumda kasılmalar yaratması, bu kasılmalar sırasında kalp ve kan basıncını artırmasıyla oluşur.

Orgazmın süresi gibi şiddeti de kişiden kişiye değişir. Kimilerinde aksırma, hıçkırık, ufak dalgalanma gibi hafif kimilerinde ise tüm vücudun ısınması ya da kişinin kendini kaybetmesine neden olacak şekilde şiddetli yaşanır. Aslında orgazmın kelimelerle anlatımı bayağı zordur. İşte size kadınların ağzından orgazma ait itiraflar:

“Tam orgazmdan önce, klitorisimde yanma, karıncalanma ve titreme duyarım. Vajinamda ani orgazmik bir alevlenme ve yanma olur. Sonra da kasılmalar hissederim…” P.K 28 yaşında

“Vajinamda ve klitoral bölgemde dayanılmaz bir karıncalanma, acı ve zevk olur. Aşırı derecede sıcak basar. Tüm kontrolümü kaybederim ve daha sonra müthiş bir rahatlama ve mutluluk duyarım.” S.Ö 29 yaşında

Orgazm cinsel birleşme sırasında ya da masturbasyon sırasında, penisle, parmakla, vibratörle ya da sadece sürtünmeyle oluşabilir. Ya da farklı zamanlarda aynı kişiyle yaşanılan orgazmlar da birbirinden farklı olabilir. Ancak bunların yanı sıra renkli bir cinsel yaşamı olmasına rağmen hayatlarında hiç orgazm olmamış kişiler de vardır.

“Kocam ön sevişmeyi çok kısa sürdürüp penetrasyona geçtiği için onunla sevişmekten hiç zevk almıyorum. Ancak bunu ona söylediğimde beni frijit olmakla suçlayıp başka birine ilgi duymasından korkuyorum. Evliliğimiz boyunca ona oyun oynadım ve onun kasıldığı anlarda ben de kasılıyormuşum gibi yaptım. Oysa bugüne kadar orgazmı hiç yaşamadım.” S.Ş. 46 yaşında

Orgazm olamayan ve bunu hiç yaşamamış kişilerin çoğu orgazm olamama sebebini eşlerinin kendilerini yeterince tatmin edememesine bağlıyor. Oysa bu kanı bir bakımdan doğruluk payı taşısa bile bir açıdan da yanlış. Çünkü kendi vücudunu tanımayan kadının, partnerinin istediği yerlere dokunmasına yardımcı olmadığı ihtimali çok yüksek.

Bunun için, kişinin kendi vücudu tanıması, masturbasyon yaparak hassas noktalarını öğrenmesi, bu konuda yazılmış kitapları okuması, cinsel sorunlarını paylaşan kadın gruplarına katılması farklı çözüm önerileridir.

Orgazm sonrası hissedilenler

Erkekler cinsel birleşmeden sonra uykulu ve sakin olup, fiziksel ve ruhsal açıdan uyarılma öncesindeki gibi durgunluk hisseder. Oysa bunun aksine orgazmdan sonra kadının uyarılma öncesi haline dönmesi çok daha fazla zaman alır. Orgazm olmuş bir kadın bu yatışma devresinde uzun ve derin bir zevk süresi geçirebilir. Hatta bu zevk süresinde yeniden sevişmek isteyen kadınların sayısı çok fazladır.

Düzenli olarak orgazm olabilen bir kadın ilk orgazmından sonra tekrar uyarılırsa, doyuma ulaşana kadar birçok defa orgazm olabilir. Erkeklerin kısa süre içinde ikinci bir orgazmı yaşayamamasına karşın kadın, klitorisi uyarıldığı takdirde birkaç dakika içinde 4-5 defa orgazm olabilir.

Dolayısıyla kadın ne kadar orgazm olursa, orgazmları da o kadar şiddetli olur ve bir o kadar daha orgazm olabilir. Kısacası fizyolojik olarak böyle bir olanağa sahip olan kadın, bu açıdan erkeği göre daha doyumsuzdur.

Kadınların orgazmdan sonraki yatışma süresinde hissettiklerine dair yaptıkları açıklamalar iki ana duygu halini ön plana çıkarıyor. Bazı kadınlar orgazmdan sonra sevecen, sevgi dolu olup sevgililerine daha fazla sokulmak ve yaklaşmak istiyor. Bu sebeple de saçlarının ya da bedenlerinin partnerleri tarafından okşanmasından büyük keyif alıyorlar.

“Yakınlaşma, rahatlama ve partnerime karşı aşırı bir sevgiyle doluyorum. Hatta bazen o kadar duygusal oluyorum ki ağlayacakmışım gibi hissediyorum kendimi.” T.K yaşında 33

“Orgazm olduktan sonra kendimi tıpkı bir çocuk gibi hissederim. Sevgilimin kollarının arasında yatar saçlarımı okşamasını beklerim. Sevgilimse benim orgazm sonrası duygusallaştığımı bildiğinden bana çok fazla ilgi gösterir. Her tarafımı okşayıp koklar. Bu yüzden ben içimdeki bu duygusallığı tatmin edebiliyorum.” S.Ö 22 yaşında

Kendilerini durgun ve duygusal hisseden kadınların yanı sıra kimileri de orgazm sonrası enerjik, canlı ve tamamen uyanmış hissediyor. Bu durumda da orgazmın ardından huzurlu bir uykuya dalmak isteyen erkekle kadın arasında uyumsuzluk ortaya çıkabiliyor.

“Orgazmdan hemen sonra kendimi müthiş enerji dolu, sağlıklı ve zinde hissederim. Şarkı söylemek, zıplamak, dans etmek gelir içimden. Ayrıca orgazmdan sonra dışarı çıktığımda çok daha güler yüzlü ve pozitif oluyorum.” T.Ç 29 yaşında

Uzmanlar, orgazm sonrası kadınlar arasındaki bu duygusal farklılığın nedenlerinin, cinsel ilişki sırasında kadının hareketliliğine ve cinselliğin yaşandığı sıklığa bağlıyor.

Kadınlarda orgazm olamama

Kadınlarda sık rastlanan bir durum ve sebepleri. Peki çözüm var mı?

Bu konuda yapılan kısıtlı sayıda çalışma, direkt klitoral uyarı olmadan orgazm olabilen kadınların oranının ancak %30 olduğunu göstermektedir. Bu nedenle kadınlarda orgazm olamama durumunu öncelikle “hiç orgazm olamama” ve “cinsel ilişkide orgazm olamama” şeklinde ayırmak gerekir.

Orgazm olamayan bir kadın, ilişki esnasında kendini orgazm takliti yapmak zorunda hissedebilir. Bunu yapmasının nedeni eşine onun “yetersiz” olduğu duygusunu yaşatmamak ve öte yandan da yine eşinde kendisinin “yetersiz olduğunu” kanısını uyandırmayı engellemektir. Bu tür bir uygulama, problemin daha da karmaşık hale gelmesine neden olur, zira orgazm olamayan bir kadın için eşinin yapacağı etkili bazı değişiklikler söz konusuyken, böyle bir durumda bunlar gündeme gelmez ve erkek “herşeyin normal gittiğini” düşünmeye devam ederek bir değişiklik yapma gereği duymaz.

Kadının orgazm olabilmesi için ilişkide ne tür değişiklikler yapılabilir?

Öncelikle şunun vurgulanması gerekir. İlişkide aynı anda orgazm olunması diye bir gereklilik yoktur. Esas olan
fizyolojik ve anatomik gerçekler nedeniyle kadının ya eşiyle beraber ya da eşinden önce orgazm olmasıdır. Erkek orgazm olduğu andan itibaren refrakter periyod adı verdiğimiz döneme girer. Bu dönemde ereksiyon etkinliğini kaybetmeye başlar ve erkeğin yeni bir ilişkiye fizyolojik ve ruhsal olarak hazır olması belli bir süre gerektirir. Bu süre erkekten erkeğe değişmekle beraber birkaç dakikadan birkaç saate kadar uzayabilir. Arka arkaya bulunulan ilişki sayısı arttıkça refrakter periyodun süresi de uzar. Bu erkeklerin bir gerçeğidir. Kadınlarda ise bu refrakter periyod ya çok kısadır ya da yoktur. Kadınlar arka arkaya defalarca orgazm olabilirler ve hatta aynı ilişki içerisinde bile çok sayıda orgazm yaşayabilir.

Buradan çıkan sonuç, erkeğin kadının orgazm olabilmesi için gerekli koşulları sağlamak için çaba göstermesi gerektiğidir.

Kadının orgazmı yaşayabilmesi için çiftlere düşen görevler:

-Erkeğin kendisinin orgazma ulaşmak için geçen süreyi mümkün olduğunca uzatması: Erkekler çok kısa sürelerde orgazm olabilirlerken kadınlar için orgazm olabilme süresi çok daha uzundur. Bu süre bir yandan kadının ilişkiye ruhsal ve fiziksel olarak ne kadar hazır olduğuyla, öte yandan ilişkide kadının duyarlı bölgelerinin ne kadar uyarıldığıyla ilgilidir.

-Çoğu kadında orgazm için direkt klitoris uyarısı gerekir. Her kadının anatomik yapısı farklı olduğundan çiftlerin, kadının klitoral olarak en iyi uyarılabildiği ilişki pozisyonunu seçmeleri gerekir. Klitorisin en iyi uyarıldığı ve çiftin yüzyüze bakması nedeniyle emosyonel özellikleri en güçlü pozisyon erkeğin üstte olduğu, en az uyarıldığı ve yüzyüze bakılmaması nedeniyle duygusal temasın en az olduğu pozisyon ise kadının arkasını döndüğü ve erkeğin arkada olduğu pozisyondur. Ancak bu her kadın için geçerli olmayabilir. Bu yüzden kadın eşine en çok hangi pozisyonda uyarıldığını hissettirmeli ya da direkt söylemelidir.

-”Önsevişme döneminin” uzun tutulması: Kadınlar için “önsevişme dönemi” çok önemlidir. Kadınların ilişkiye hazır olmaları erkeklerdeki kadar kolay değildir. Yeterince hazır olunmadan ilişkiye başlandığında genital bölgenin gevşemesi ve kayganlaşması yetersiz olduğundan ilişki kadın için tatsız bir deneyime dönüşebilmekte ve doğal olarak böyle bir ilişkide orgazm söz konusu bile olmamaktadır. Kadın hazır olduğu mesajını eşine verebilmeli, erkek de bu mesajı alabilmelidir.

Burada unutulmaması gereken diğer bir önemli nokta ise önsevişme döneminin gereğinden fazla uzun tutulmasının da hem erkeğin hem de kadının orgazm olma süresini ve orgazm şiddetini olumsuz etkilediğidir.

-Erojen bölgeler adı verilen bölgelerin kadın orgazmına katkısı ihmal edilmemelidir: Erojen bölgeler adını verdiğimiz bölgeler kadından kadına değişmekle beraber sıklıkla memeuçları, kulak arkaları, bacakların iç yüzleri kadının en erojen bölgeleridir. Kadın, eşine önsevişme dönemi boyunca ve tüm ilişki boyunca erojen bölgelerinin dokunulmasından hoşlandığı mesajını verebilmeli, erkek de bu konuda duyarlı olmalıdır. Erojen bölgelerin uyarılmasının kadının ilişkiye daha hazır olmasının sağlanması yanında orgazm olmasını kolaylaştırıcı özellikleri olduğu unutulmamalıdır.

-Bir kadın her ilişkide vajinal yoldan orgazm olamayabilir. Bazı kadınlar vajinal yoldan hiç orgazm olamazken, bazıları bazı ilişkilerde olurlar, diğerlerinde olamazlar. Vajinal orgazm öğrenilmesi gereken bir orgazm türüdür ve bir kadının defalarca ilişkide bulunmadan vajinal yoldan orgazm olabilmesi beklenmemelidir. Vajinal orgazm olunamadığında ilişkinin herhangi bir zamanında kadının direkt klitoris uyarısıyla orgazm olmasına imkan tanınabilir. Bu o kadar da anormal bir durum değildir.

-”Penis boyu nevrozu (takıntısı)” terkedilmelidir. Vajinanın üst 2/3′lük bölümü embriyolojik gelişim açısından alt 1/3′lük bölümünden çok daha farklı bir bölgeden gelişmektedir. Bu nedenle bu iki bölgenin fizyolojik ve anatomik özellikleri birbirinden oldukça farklıdır. En bariz farklılık sinir liflerinin dağılımındadır. Alt 1/3′lük kısım zengin bir sinir ağına sahipken, üst 2/3′lük kısımda sinir lifleri nispeten daha azdır. Bu nedenle alt 1/3′lük kısım dokunma, ağrı gibi duyaranlara çok daha hassastır. Her zaman belirttiğim gibi penis uzunluğunun kadının “tatmin olmasıyla” hiçbir ilişkisi olamayacağının da göstergelerinden biridir bu. Penis zengin sinir lifleri içeriği nedeniyle en çok vajinanın alt 1/3′lük kımını uyarmaktadır.

Bazı okuyucular “erkeklerin de erojen bölgeleri yok mu, erkekler bu kadar mekanik varlıklar mı,” gibi bir düşünceye kapılabilirler. Ancak konumuz ilişkiden alınan zevkin nitelikleri değil, kadının orgazm olamaması olduğundan bu konuya odaklandırıyorum ve bu nedenle de kadının yapısal özelliklerinin orgazm olmasına etkilerini erkeklerle arasındaki farkı vurgulayarak açıklamaya çalıştım.

Yukarıdaki önlemlerle orgazm olamama problemi giderilemediğinde yapılması gereken bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurmak ve genel bir jinekolojik muayeneden geçmektir. Her ne kadar kadında orgazm olamama nadiren jinekolojik bir nedene bağlı olsa da, kural olarak ilk başvuru jinekolog olmalıdır.

SAHTE ORGAZM

İtalyan seks uzmanı Maurizio Bossi, kadınların yüzde 40\’ının \”sık sık\” ya da \”her zaman\” orgazm numarası yaparak eşini kandırdığını ortaya çıkardı ve sahte orgazmın nasıl tespit edileceğini açıkladı.

Araştırmasında, seks sırasındaki 5 bin kadını inceleyen Bossi, \”gerçek\” orgazmı sahtesinden ayırt etmenin mümkün olduğunu söyledi. Bossi, gerçek orgazmda görülen ve hiçbir kadın tarafından taklit edilemeyen bu uyarı sinyallerini şöyle sıraladı:

* Seks esnasında kadın, yüzü, göbeği, göğüs ve ayakları erkek tarafından görülebilecek şekilde yatış pozisyonu almalı.

* Orgazmdan kısa bir süre önce burnu hafiften sulanmaya başlar.

* Sonra göğüs uçları sertleşmeye başlar.

* Orgazmdan hemen önce, boğazı kuruduğu için yutkunma gereksinimi duyar.

* Göğüsleri arasındaki deri hafif kızarır.

* Nihayetinde de göz bebekleri büyür.

* En önemlisi, orgazm esnasında, kadının ayakları da oynar. Özellikle başparmağı dik duruma geçer…

ZİNCİRLEME ORGAZM

\”Bir kere yetmez\” diyenlerin sayısı giderek artıyor. Elbette ki, bunu sağlamanın bazı yolları var; ilk şartı da uyum. Kimi kadına göre, en mükemmel orgazm ilkidir. Bir başkası, asıl yoğun hazzı sonrakilerde bulabilir. Kimisi de, zincirleme orgazmın her halkasının birbirinden farklı olduğunu söyler.

Zircirleme orgazm bir hayli karmaşık bir konudur. Çünkü erkek ve kadın arasında ciddi fizyolojik farklılıklar bulunur. Erkek genelde çabuk uyarılmakta ve orgazm olduktan sonra da en azından bir süre için cinsel ilgisini yitirmektedir. Oysa kadın, daha yavaş uyarılmasına ve orgazma daha uzun bir süreçten geçerek ulaşmasına karşın, birbiri ardına birkaç kez orgazm olabilme potansiyeline sahiptir.

Bilimsel kanıtlar

Bu olgunun mekanizması henüz tam olarak açıklanmasa da, hiç olmazsa varlığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Çünkü kadınlarda orgazm sırasında gerçekleşen fizyolojik değişiklikleri kaydeden laboratuar cihazları, bazı kadınların belirli durumlarda bu değişimleri kısa aralıklarla tekrar tekrar gösterebildiğini belgelemektedir.

Herkeste aynı yetenek var ama…

Yani kadınlar zincirleme orgazm olgusu biyolojik bir gerçektir. Hatta kimi uzmanlar aslında bütün kadınların zincirleme orngazm yeteneğine sahip olduğunu, fakat cinselliğe olumsuz bakan kültürümüzün verdiği tutuklukla çoğu kadının bu şans hiç kullanmadığını iddia etmektedir. Bu iddianın geçerliliği tartışılabilir. Ama, bazı kadınların masturbasyon veya cinsel ilişki sırasında tekrar tekrar doruğa ulaşabildiği artık kesinleşmiştir.

Farklı görüşler

Bu orgazmların yoğunluğuysa, kadın kadına değişiklik gösterir. Kimi kadınlar ardı ardına kaç kez orgazm olurlarsa olsunlar, her zaman ilişkinin en iyisi olduğu görüşündedir. Kimilerindeyse tam tersine ilk orgazm bir hayli sönük geçmekte ve asıl yoğun hazzı daha sonrakiler sağlamaktadır. Öte yandan kadınların bir kısmı da zincirleme orgazmın her halkasının çok farklı olduğu, klitoral orgazm, G-noktası orgazmı ve penisin vajina içindeki hareketlerinden doğan orgazm arasında bir karşılaştırma yapmanın tamamen anlamsız olacağı kanısındadır.

En çok masturbasyonlar

Seks araştırma laboratuarlarında sürdürülen deneyler genellikle en uzun zincirleme orgazmların masturbasyon sırasında gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Hatta, vibratörle mastürbasyon yapan kimi kadınlar, kısa bir süre içinde 10-15 kez doruğa ulaşabilmektedir. Genelde bu orgazmlar bir iki dakikalık aralarla gerçekleşir. Fakat az sayıda kadın, bir orgazmdan diğerine hemen hiç ara vermeksizin geçebilmektedir. Çok küçük bir azınlıktaysa; zincirleme orgazm hiç kesintisiz orgazm dalgaları halinde yükselip ancak kadının bitkin düşmesiyle sona ermektedir.

Uç uca eklemek…

Zincirleme orgazm konusunda yaygın uygulamalardan biri, masturbasyonla cinsel ilişkiyi uç uca eklemektir. Yani, önce kadın kendi kendine ya da sevgilisinin yardımıyla mastürbasyon yaparak birkaç kez doruğa ulaşır, sonra da cinsel ilişki partneriyle birlikte bir kez daha boşalır.

Çabaların karşlığı

Zincirleme orgazm için bu kadar çaba harcamaya değer mi? Bu konuda kararı sadece kadın verebilir elbette. Fakat kimi erkekler sevgililerine daha çok haz verebilmenin her türlü çabaya değeceği görüşünde. Gene de, bir kısım erkekle tıpkı kendileri gibi tek bir kez ama yoğun bir şekilde boşalan bir kadınla sevişmeyi tercih etmekte ve zincirleme orgazmı sevişmeyi bir gösteri haline getiren bir tür başarı testi gibi algılanmaktadır. Öte yandan bazı erkekler de kadının zincirleme boşalmasını kendi erkeklik güçlerinin bir kanıtı gibi görüp gurur duyma eğilimindendir. Tabii, bu pek haklı bir gurur sayılmaz, çünkü böyle bir kadın büyük ihtimalle mastürbasyonla da zincirleme orgazma ulaşabilecektir. Yani erkeğin \”sihirli anahtarı\”na pek de muhtaç değildir. Gene de, çoğu erkek cinselliği başarı göstergesi olarak gördüğü müddetçe, zincirleme boşalabilen kadınların rağbette olacağını tahmin edebiliriz.

Doğu teknikleri

Aslında zincirleme orgazm yalnızca kadınlara mahsus bir şey değildir. Erkekler de üst üstte orgazma ulaşabilir. Erkeğin boşalmasıyla orgazmın aynı şey olmadığı çok eskiden beri bilenen bir şeydir. Nitekim, genç erkeklere boşalmadan doruğa ulaşma yöntemlerini anlatan eski tantra metinleri bile vardır. Bu yöntemlerle erkeğin bir gün içinde birkaç kez, hem de isterse üst üstte orgazma ulaşması ve hiç boşalmaması ya da boşalmayı en son birleşmeye kadar geciktirmesi mümkündür. Fakat böyle bir disiplinle yetiştirilemeyen ve \”kuru\” orgazmın varlığından bile bi haber olan Batılı erkekler için bu tür tecrübeler pek söz konusu olamaz.

Erkeğin gücü, 25 yaşına kadar dorukta…

Gene de, pek çok erkek aşağı yukarı 25 yaşına kadar ardı ardına birkaç kez bildiğimiz anlamda orgazm olma potansiyeline sahiptir. Fakat erkek yaşlandıkça, her orgazmın arkasından \”kendisini toparlaması\” için gereken süre de uzar. Yani orta yaşlarda bir erkeğin kısa aralıklarla tekrar tekrar boşalması pek mümkün değildir. Kısacası, zincirleme orgazm hemen hemen yalnızca genç erkeklerin işidir. Fakat uygun bir ortamda ve yeterli uyarılma düzeyiyle, orta yaşlı bir erkek de pekala fazla orgazm yaşayabilir.

Bir kere yeter

Bizim kültürümüzde erkekler kendileri için zincirleme orgazmı öğrenmeye pek ihtiyaç duymazlar. Özellikle de boşalmayı içermeyen\”kuru\” orgazm onların gözünde hiç bir anlam ifade etmez. Çünkü çoğu erkek için cinsel birleşme \”duhül ve boşalma\”dan ibarettir ve bu kadarı onları tatmin etmeye, \”erkekliklerini kanıtlamaya\” yeter. Öte yandan, partnerlerinin zincirleme boşalmasını sağlamak, kendi cinsel güçlerini bir kat daha vurguluması açısından cazip gelebilir.

Önemli olan kontrol

Genellikle cinsel gücün gençlerin tekelinde olduğu düşünülür. Oysa orta yaşlı hatta daha ileri yaşlardaki erkeklerin de tekniklerini geliştirerek partnerlerine daha çok haz vermeleri mümkündür. Gerçekten de, öyle çiftler vardır ki, ilk zamanlarda erkeğin çabuk boşalması veya özel çaba harcamaya gerek görmemesi yüzünden tek orgazmla yetinmek zorunda kalan kadın, yıllar geçip erkek boşalmasını kontrol etmeyi öğrenince zincirleme orgazma ulaşmaya başlar. Kadının kırk yılda bir zincirleme orgazma ulaştığı, erkeğinse kendisi için de böyle bir ihtimal bulunduğunu aklına bile getirmediği çiftlere bu konu bir hayli gereksiz görünebilir. Gene de, biraz çabayla zincirleme orgazmı öğrenebileceğinizi unutmayırn. Böyle bir deneyim size cazip geliyor, hatta yalnızca merak ediyor bile olsanız, orgazm yoğunlaştırma yöntemleri size çok şey kazandıracaktır.

Yorumlar (1)

Kadınlarda Cinsel Sorunlar

Bir değerlendirme yapılırken kadınların cinsel istek konusunda farklı konumlarda…

1-Cinsel isteksizlik

Cinsel terapi kliniklerinde batılı ülkelerde ilk sırayı alan bu şikayet ülkemizde ikinci sırada yer almaktadır. Kadın cinselliğinin ve tatmininin pek de fazla önemsenmediği ülkemizde bu durum çok şaşırtıcı görünmemektedir. Bir grup kadın doğal bir biçimde (spontan) olarak cinselliğe karşı ilgisizdir ancak eşleri tarafından uyarıldıklarında uyarılır ve orgazm olabilirler. Diğer bir grup ise hem cinselliği başlatmaya hem de eşleri tarafından uyarılmaya karşı ilgisizdirler.

Bir değerlendirme yapılırken kadınların cinsel istek konusunda farklı konumlarda oldukları göz önüne alınmalıdır. Kimi kadınlar spontan sekse ilgi duymaz ve fantezileri yoktur, kimi ise daha isteklidir.

Ergenlik çağından beri ilgisizlik yaşayan grupta çoğunlukla erken yaşlardaki olumsuz deneyimler en sık nedenler gibi görünürken , belli bir zaman sonra ortaya çıkan isteksizliklerin çoğunlukla eşle yaşanan cinsellik dışı ilişkileri ile yakından bağlantılı olduğu düşünülür. Evde bütün ipleri elinde tutan erkeğe karşı belki de kadının tek silahı yataktaki isteksizliği olabilir. Çocuk doğumundan sonra ve depresyonla birlikte de de bu soruna sık rastlanır.

2-Yetersiz Cinsel Uyarılma:

Vajinal ıslanma ve şişme gibi normal fizyolojik tepkilerin gerçekleşmemesi ile karakterizedir. Cinsel olarak heyecan genellikle yoktur. Bu duruma cinsel isteksizlikte genellikle rastlanmaz. Çocuk doğumunu takiben, ve menopozdan sonra da uyarıma vajinanın verdiği yanıt bozulabilir.

3-Orgazm bozukluğu:

Bir kadının orgazm ile ilgili beklentileri bu konunun anlaşılması için temeldir. Bir kadın orgazm olmadan da cinsel aktiviteden zevk alabilir. Ya da başka bir kadının orgazm olduğunun bile farkında olmayabilir, ancak farklı beklentiler ortaya çıktığında sorunlar yaşanmaya başlanır. Örneğin medyada bir gecede 10 kez orgazm olan bir kadınla ilgili bir haber bazı kadınların beklentilerinin o günden sonra artmasına ve sorunların başlamasına neden olabilir.

Bazı kadınlar hiçbir şartta orgazm olamazken, bazıları cinsel ilişki ile orgazm olamayıp mastürbasyonla olabilirler.

Primer orgazm (ergenlikten beri) sorununa oldukça sık rastlanır. Çoğunlukla cinsellikle ilgili bilgisizlik olumsuz aile tutumu gibi sorunlardan kaynaklanır. Sonradan ortaya çıkan orgazm sorunları genellikle eşle cinsellik dışı ilişkinin olumsuzluğundan kaynaklanabilir.

4-Vajinismus (kadın cinsel organının kasılması ve girişe izin vermemesi):

Ülkemizde cinsel sorunla başvuran kadınların en büyük grubunu oluşturmaktadır. Bu sorunda cinsel birleşme ya imkansızdır ya da kasların spazmına bağlı olarak oldukça ağrılıdır. Spazm (aşırı kasılma) kadının kontrol edemeyeceği biçimde ağrılıdır. Bir çok kadın bu durumu ilişkiye başladıkları ilk birkaç seferde orta şiddette yaşar ancak çoğunluk ilişkiye izin vermeyecek biçimde ağırdır. Bu durum çoğunlukla primer yani ilk deneyimde başlar. İkincil olan yani sonradan ortaya çıkanlar doğum sonrası yırtıklar ya da enfeksiyonlara bağlı olarak nadiren başlayabilir.

Vajinusmuslu vakaların çoğunda vajinal girişe karşı aşırı bir korku vardır. Genellikle çoğu vaka vajinasının erkek organının girişine müsaade etmeyecek kadar küçük olduğunu hatta imkansız olduğunu düşünür. Çoğu arkadaştan teyzeden ya da başka kaynaklardan çeşitli öyküler duymuşlardır bunların en yaygın olanları, bazı çiftlerin kanlar içinde acile başvurmaları ya da kenetlenerek battaniyelerle acil servislere başvurmaları gibi gerçekdışı öykülerdir. Sebep nadiren sert yırtılmamış bir kızlık zarı olabilir. Giriş dışındaki cinsel aktivitelerden çoğunluk oldukça zevk alır ve çoğu ön sevişmeyle orgazm olabilir. Kadının korkularını bir süre sonra eşide paylaşmaya başlar ve eştede isteksizlik ya da ereksiyon sorunları yaşanabilir. Kliniğimize başvuranlar arasında 14 yıllık evli olup vajinusmus nedeniyle birleşememiş çiftlere bile rastlanmaktadır.

Terapiye yanıt çoğunlukla oldukça iyidir.

5-Ağrılı cinsel birleşme:

Hafif ya da orta derecede vajinusmus, uyarılma eksikliği,kist ve enfeksiyonlara bağlı ortaya çıkabilir. Organik nedene bağlı olanlar genellikle derin girişlerden kaynaklanırken , diğerleri çoğunlukla uyarılamamaya bağlı vajinal kuruluk, ve genişleme olmamasından kaynaklanır. Bu sorunu olanların bir kadın doğum uzmanı tarafından öncelikle değerlendirilmesi gerekir.

Cinsel fobiler: İzole olarak nadiren görülen bir sorundur. Çoğunlukla isteksizlik, ya da uyarılma sorunu ile beraber görülür. Fobi, meniye, penise, ya da ön sevişmeye karşı olabilir.

Cinsel fobiler, erken yaşlarda yaşanan kötü deneyim, tecavüz, enseste bağlı oluşmuş olabilir.

Yorum Yapın

Older Posts »
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.