Archive for karın

Uyarılma Bölgeleri

Cinsel birleşmenin ön şartı olan cinsel uyarım veya cinsel coşkulanma kavramını tanımlamak pek kolay değildir. Genellikle birlikte görüldükleri halde ve ilk bakışta birbirlerini çağrıştırmalarına rağmen uyarılma, erkekteki sertleşmeyle kadındaki ıslanma olgularından ayrı birşeydir. Uyarılma, duygularla bağlantılı olarak erkek ve kadın vücutlarının cinsel temas için birleşebilir duruma gelmesi sürecidir. Bu süreç içinde vücutta önemli değişiklikler ortaya çıkar. İşte penisin sertleşmesi ve dölyolunun ıslanması bunlardan en belirgin olanlarıdır. Ama aslında bu değişiklikler, söz konusu sürecin ancak sonucudur. Dolayısıyla cinsel uyarılmada ya da çoşkulanmada temel olan, söz konusu değişikliklerden çok bir sevgiliye beslenen çekilme duygusudur. Bu duygu, daha soyut bir şekilde belirli birini düşünmeden yalnızca o cazibeye ve arzuya kapılarak da yaşanabilir.

Erkek de kadın da doğrudan bir fiziksel temas olmaksızın coşkulanabilirler. Karşı cinsten birinin dahil olduğu erotik bir durum da uyarıcı olabilir. Keza bazı insanların belirli bir melodiyi duyduklarında ya da kokuyu aldıklarında coşkulandıkları bir gerçektir. Fiziksel temas bulunmadan coşkulanma, yani psikolojik uyarılma, erkeklerde daha yaygındır. Kinsey, bu amaçla incelediği bir grupta erkeklerin % 62’sine karşılık kadınların ancak % 14’ünün striptease seyrederken coşkulandığını belirlemiştir. Cinsel ilişkiyi çizgi veya resim olarak görmekle erkeklerin % 77’si cinsel uyarım duydukları halde ‘kadınların yalnızca % 32’si coşkulanmış, hatta çoğu bundan rahatsız olduklarını söylemişlerdir. Başka insanları cinsel eylem içinde seyretmiş olan erkeklerin çoğu coşkulandıklarını bildirirken, kadınlardan rahatsız olmayanlar bile ancak kayıtsız kaldıklarını belirtmişlerdir. Bu oranlar, erkeklerin psikolojik uyarımlara olan bağımlılıklarını göstermekten öte, hiç tanımadıkları bir kadına, hatta genel anlamda kadınlara bakarak veya onları düşünerek ya da kişilerin belirsiz olduğu bir cinsel ilişki anını izleyerek ya da kafasında kurarak coşkulandığını göstermektedir. Bu erkek ve kadın cinsellikleri arasındaki farklılığı yansıtmaktan öteye bir anlam taşımaz. Gerçekten, başka alanlarda da ortaya çıktığı üzere iki cins arasında bir yaklaşım farkı bulunduğu kuşku götürmez. Ancak bu farkı açıklamak için yapılan önermelerin çoğu tatmin edici değildir. Örneğin bazılarına göre erkeğin cinsel dürtüleri kadınınkilerden daha güçlüdür. Bazıları cinsler arasındaki farklılığı, kadının doğuştan daha ahlaklı olmasına bağlarlar. Bazıları ise farklılığın, her iki cinsin üremedeki rollerinden kaynaklandığını savunurlar ya da fizyolojik yapılarından dolayı olduğunu ileri sürerler. Sonuç olarak, cinsel bilimcilerin hepsi, genellikle erkeklerin cinsel fantaziye yani cinsel düşlere ve düşünceye kadından daha yatkın olduğunu söylemekle birlikte, bunun nedenleri konusunda ortak bir görüşe sahip değildirler. Zaten eşler açısından önemli olan bu gerçeğin bilinmesi ve böylece gereksiz kuşku ve huzursuzlukların önlenmesidir. Kinsey, kocalarının pornografik resimler biriktirdiğini keşfedince boşanmak için mahkemeye başvuran kadınlardan bahsetmekte ve bu durumları insan cinselliğine ait temel gerçeklerin bilinmemesinin üzücü sonuçlarına örnek olarak vermektedir. Fiziksel temasa dayanan coşkulanma açısından da kadın ve erkek arasında belirli farklar bulunur. Cinsel uyarım sırasında vücudun bazı noktaları diğerlerine oranla çok daha fazla duyarlılaşırlar. Bunlara uyarım bölgeleri denir. Bunların dokunulması veya öpülmesi, belli koşullarda eşleri orgazma götürebilir. Bu kadar olmasa bile, uyarım bölgeleriyle temasın cinsel tepkilerde bir yükselişe yol açtığı kesindir.
Aşk oyunlarının başlangıcında ilk keşfedilen bölgeler, her iki cinste de dudaklar, boynun arkası ve yanlarıyla kulaklar, erkeklerde ayrıca kuyruksokumudur. Bunlar, ikincil uyarım bölgeleri olarak bilinirler. Göğüsler, kalçalar, bacak ve ayaklar bu gruba girerler. Aşk oyunlarının daha ileri aşamalarında birincil uyarım bölgelerine sıra gelir. Bunlar, erkekte penis, erbezleri ve perine (apışarası), kadında ise toplu olarak “vulva” diye adlandırılan dış cinsel organlar bölgesidir. Özellikle leğen kemiğinin üzerindeki tüylerle kaplı deri ile
dış dudaklar, “vulva”nın çok duyarlı alanlarıdır. Keza makat ve perine için de bu söylenebilir. Ancak kadının cinsel organlarının en duyarlı olanı ve orgazm tepkisinin temel kaynağı, “vulva”nın ön tarafında ve iç dudaklar arasında korunmuş bir şekilde bulunan “klitoris”dir. Klitoris de penis gibi sertleşme yeteneğine sahiptir.
Uyumlu bir cinsel beraberlik açısından eşlerin yalnızca uyarım sağlayan bölgeleri keşfetmeleri yeterli değildir; ne tür uyarılmadan hoşlandıklarını da araştırmalıdırlar. Pratik içinde taraflar, çeşitli bölgelerin yumuşak mı, yoksa sert mi okşanmasının, öpülmesi mi yoksa incitilmesinin mi daha fazla hoşa gittiğini anlamaya çalışmalıdırlar.
Cinsel birleşmenin ön oyunlarında her iki eş için de ilk hedef, ikincil uyarım bölgelerinin uyarılması olur. “Necking”, “Petting” gibi aşk oyunları, doğrudan birleşmeye geçmeksizin ikincil uyarım bölgeleri üzerine yoğunlaşarak gerçekleştirilen cinsel temas türleridir.


/ yaa walla kamera cok . co9k konu bar . Cok temkinliyim. kadınlarım bitanelerim benim. yerim senin yerlerini . Tatlı aşıklarım benim. emir veren arkadaşlarım benim . kadın aşıklarım benim. Bitanesin Sen . Sebiyor sizler . Mankay bir konuş . İlgilenilecek kon . Herşet sizler . bebeğimsiniz sizler. Bitaneler . Yaraklanıyonuzda yaraklanıyonuz. Dünya sizler icin gönlüm . dünya sizin için. Karmaşık iliş . cok yayvanız. Cok asiliz. Cok yont. Cok yönüm. Şok konu. Şıngırak . Ben ilhilmet. Ruıhunuz benim. Ayırma beni. Takılıyoruz. Yaşatırım. Yankı . Yalın. Yankı. Tarım. Kalın. Kot. Lakırdı. Şıngırak. Tedbir. Teşekküt. İş . Kırt . Küt. Süt . Elim bir kaza Malağı . Yarım yont. Yol . Yöm . Yün , ühh. Ülke


kaynak:aileheimi

Yorum Yapın

‘Mayınların yüzde 66’sı İtalyan ve Alman’ malı

Alman Die Welt gazetesi, “Alman silahları ile Kürdistan kavgası” başlıklı haber yorumunda, PKK’nın kullandığı kara mayınlarının tamamına yakınının İtalyan ve Alman malı olduğunu vurguladı.

Yorumda, PKK’nın elindeki kara mayınlarının yüzde 60’ının İtalyan, yüzde 6,2’sinin ise Alman malı olduğu ifade edildi. Boris Kalnoky imzalı yorumda, yine örgütün kullandığı el bombalarının da önemli bir bölümünün Alman ürünü olduğu kaydedildi. Türk Jandarma’sının PKK’dan ele geçirdiği malzemenin dökümünün verildiği haber-yorumda şöyle devam edildi: “Bu rakamlar bilinmeyen bir şey değil. Ancak, buna rağmen ürkütücü. PKK’nın kullandığı en etkili öldürücü silah olan kara mayınlarının yüzde 60’ı İtalyan malı. Bunu 1998’de İtalya da doğruladı. Alman ürünleri de öldürücü silahlar arasında önemli bir yere sahip.”

Ahmet Özay, Frankfurt

SAÇACAĞIZ

Yorum Yapın

Sizce bu ifadeler kime ait olabilir?

Sizce bu ifadeler kime ait olabilir?

O gün başbakan biraz kırgın, şaşkın ve öfkeliydi. Ancak buna rağmen duruşundan bir şey yitirmemişti. Grup toplantısı kürsüsüne geldi ve tarihe geçecek şu konuşmayı tane tane yaptı:

Zaman gazetesi yazarı Nedim Hazar’ın yazısında aktardığı tarihi konuşma…

“Arpa boyu

O gün başbakan biraz kırgın, şaşkın ve öfkeliydi. Ancak böyle olmasına rağmen duruşundan bir şey yitirmemişti. Grup toplantısının yapıldığı salonda kürsüye geldi ve tarihe geçecek şu konuşmayı tane tane yaptı:

“Artık herkes biliyor ki; halk, iktidarı elinde tutan küçük bir zümrenin elinde oyuncak haline gelmiştir. Haşmetlilerin(!) işareti ile aydınların, kalem sahiplerinin, devlet adamları öldürülmüş ya da zindanlarda çürütülmüşlerdir. Bu terör havasının halkta meydana getirdiği eziklik duygusundan cesaret alınarak halka başıbozuk (cahil) denmiştir. Şimdi size soruyorum: Bu derece hakir gördükleri ve başıbozuk telakki ettikleri halka idareyi devretmek ve bunu hazmetmek bunlar için kolay mı oldu zannediyorsunuz?

Kıymetli arkadaşlarım! Uzun zaman sonra sivil yönetim kurulmuş, insan haysiyet ve şerefine yakışır bir şekilde ekonomik, sosyal ve manevi alanda bu milletin yüzünü güldürecek bir hükümet iş başına gelmiştir. Bu memlekette daha yakın zamana kadar totaliter bir idarenin hüküm sürmüş olduğunu ve devlet memurlarının büyük çoğunluğunun böyle bir idarenin gereklerine, isteklerine göre yetiştirilmeye çalışılmış bulunduğunu hatırlayabilirsiniz. Dün olduğu gibi bugün de halktan uzak, silah himayesinde çalışmayı tercih eden kalem sahiplerinin, sözümona ilim adamlarının ve idarecilerin olduğu herkesin malumudur. Bahsettiğimiz zümre, düşmanlarımızla söz birliği içinde cennet haline gelmeye müsait olan Türkiye’mizin çehresini değiştirmeye uğraşanları imha ve bertaraf etmeyi kendilerine amaç edinmişlerdi. Çünkü Türkiye’de artık başıbozukluk yoktur. (…) Bu durum, dünün diktatör (zihniyetindeki) lerini çileden çıkarmaktadır. Kurdun koyun postuna bürünmesi gibi kendilerini demokrasi -ve cumhuriyet- havarisi gösterip karşımıza çıkıyorlar ve halkımızı bu nimetlerden mahrum etmek için her türlü hileyi / ulan yazmayacakyım dayanamam ben bu hilekarlara . Hilenin alasını gösteririr size o / , entrikayı /işim zor /mubah görüyorlar. Cenab-ı Hak, Türk milletini bunların ihtiras ve şerrinden korusun!”

Başbakan, bir yudum su içti ve kalabalığı dikkatle süzdükten sonra siyaset yoluyla kendilerini alt edemeyenlerin oyunlarına da işaret etti: “(Rakiplerimiz ve işbirlikçileri) Üniversiteye gidecekler, profesörlere, ‘fetvalarınızı hazırlayın’ diyecekler. Kumandanlara gidecekler, ‘eskiden beri himayenizde çalışmayı büyük bir şevkle arzu eden biz bendelerinizin hulus-u kalb ile arz etmek istediğimiz husus şudur ki; bu memleketi ancak sizler idare edebilirsiniz’ diyecekler. ‘Müdahale (ihtilal) zamanınız gelmiştir’ diyecekler. ‘Milletten korkmayınız, onlar koyun sürüsüdür’ diyecekler. Arkanızdan gelecektir diyecekler. Ve Kızılay Sıhhiye’de öylesine bir toz duman koparabileceklerdir ki; memleket o toz duman içinde kaybolabilecektir. Vicdanları sızlamadan bu aziz milletin saadet ve refah yolunda kat ettiği mesafeyi yarıda bıraktırarak milletin önüne İskender seddi gibi bir set çekebileceklerdir. Milletin ulaşmak istediği hedefi unutturabilecekler, o cehennem çukurlarının içine bu aziz milleti tekrar sokmak için silah ve süngüleri kullanabileceklerdir.

Çok muhterem arkadaşlarım; Benim iddia ve tahlillerimin delilleri ortadadır kanaatindeyim. Netice olarak önümüzde iki yol vardır. Daha önce denenmiş o meş’um ve menhus gelenekleri bırakarak herhangi bir müessesenin imtiyazlı zümrenin himayesine girmeyerek milleti refaha götürmek. Bu yolda yürümek istiyorsanız sizinle beraberim. Diğer bir yol ise zinde kuvvet (askerî cunta) dedikleri şeyin desteğini alıp, milleti cehennemî bir havada yaşatmaktır. Bu yolu tercih ederseniz sizinle beraber değilim.”

Okuduğunuz satırlar, Başbakanımız Erdoğan’ın kendi parti grubunda yaptığı bir konuşma değildir! Yaklaşık 50 yıl önce merhum Başbakan Adnan Menderes’in yaptığı bir konuşmadır. Bugün olanlara bakıldığında rollerin aynı, aktörlerin farklı olduğunu görmek insanı dehşete düşürüyor ve bir toplumun akıl tutulmasının bu kadar uzun yıllar sürmesi insanı kahrediyor. Sevgili dostumuz, Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan’ın sütunlarına taşıdığı bu tarihî konuşmanın daha geniş kitlelere aktarılması boynumuzun borcu oldu. İsterseniz ibret alın, tarih ve tekerrür ile ilgili vecizeler gelsin aklınıza, isterseniz “bu tabloyu değiştirmek için biz ne yaptık?” sorgulaması yapın.

Ben öyle yaptım çünkü…

/ sıçtık biz .

Yorum Yapın

Aldatan Erkeği Ele Veren Davranışlar

Erkeklerin ilişkileri olduğunda, eşlerine karşı olan davranışları tamamen değişiyor. İşte bazı örnekler…

Suç bastırma
Eskiden kadın televizyonun karşısında oturmak yerine dışarı çıkmak istediğinde erkek çok tepki göstermezken, artık en ufak istek karşısında bile ortalığı ayağa kaldırıyor. Sonra kadın gerçekten sinirlenmeye ve bağırıp çağırmaya başladığında, hep aynı şeyin olduğunu, karısının her şeyi abarttığını söyleyerek kendisini haklı çıkarıyor.
Kendini haklı görme
Eşiniz veya partneriniz arkadaşlarının, hatta sevgilisinin yanında, “Uzun zamandır düşüncelerimiz birbirinden iyice farklılaşmaya başladı” ya da “Davranışlarıyla beni sıkıştırmaya ve boğmaya başladı” diyorsa dikkat!… Bu sözlerle erkek kendini haklı çıkarmaya çalışıyor ve genç sevgililere yöneliyor.
Cinsel ilgisizlik
Erkek aniden yatakta olup biten her şeyden eşlerini sorumlu tutmaya başlayabiliyor. Örneğin, yatağa girdiklerinde sürekli esnemeye başlamasının faturasını eşine çıkarıyor. Ayrıca şöyle bir tezi savunuyor: “Uzun yıllar aynı evi paylaşan eşlerin cinsel hayatlarında yarı yarıya azalma görülür.”
Alenen yalan söyleme
Erkek yakalandı, artık her şey ortada. Ama kadın bir anda onun boynuna atlamıştı ve “Hayır” diyememişti. Her şey bir anda oluvermişti. İşte bu noktada bile, erkekler kendilerini haklı çıkarmayı başarmaya çalışıyorlar.
Son darbe; Yine kadın suçlu!
Eğer aldatma artık saklanamayacak boyutlara geldiyse, erkek dışarı karşı kendisini melek gibi göstermeye kalkışır. Böylece eşinin kendisine yasakladığı şeyleri yeniden yapabildiği için kendini masum bir karaktere bürümeye çalışır.

Yorum Yapın

KARIN GERME – ESTETİĞİ

Doğumdan sonra ya da aşırı kilo vermeden sonra karın derisinin eski haline dönememesi sonucunda karın derisinde sarkmalar oluşabilir. Estetik karın ameliyatında, orta ve alt karın derisi, yağ dokusu ile birlikte fazla veya sarkmış olan kısmı çıkarılır, aynı ameliyatta karın kasları gevşemiş veya yana doğru araları açılmışsa, dikişler konarak gerginleştirilir. Genellikle göbek hizasının altnıda kalan deri tamamen çıkartılır, üzerinde kalan deri bölgesi ise göbek hizasını altına iner. Böylece karın derisi gerginleşir, düzleşir.
karın germe estetik
Estetik Karın Germe ameliyatı sırasında karın kasları arasında orta hatta bir açılma mevcut ise (diyastaz) bu açıklık kapatılarak kaslar orta hatta birbirne yaklaştırılır. Böylece karında mevcut öne doğru bombelik te düzeltilmiş olur. Ancak bu ameliyat sonucunda, bikini içinde olmak üzere yatay yönde uzun bir skar (iz) kalacaktır. Bu izin nedeni, yukardan aşağı doğru gerdirilen ve fazlalık kısmı çıkartılan karın dersinin alt kenarının dikilmesi sonucudur. Bu ameliyatla, hamilelikte oluşan çatlakların göbek hizasının altında kalanları tamamen giderilebilir.

Genel vücut ölçüleri normale yakın fakat karın bölgesinde perhiz veya spora rağmen giderilemeyen deri ve yağ fazlalıkları olanlar en iyi adaylardır. Bu nedenle ameliyattan önce bir miktar kilo vermek yararlı olacaktır. Ayrıca, bir kaç doğumdan sonra karın derisinde sarkma veya gevşeme olanlar, karın kaslarında aşırı gevşeme olanlar, yaşın ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan deri elastikiyetinin azalması, aşırı miktarda kilo kaybından sonra derinin sarkması durumunda abdominoplasti yapılabilir. Perhize devam eden ve daha kilo kaybetmeyi planlayanlar için ameliyat ertelenmelidir. Ayrıca tekrar çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız ameliyata karar vermeden önce iyi düşünmelisiniz.

karın germe
Estetik karın germe
ameliyatı fizik görünüşünüzü daha iyileştirir, kendinize güveninizi arttırır. Fakat yinede mükemmel bir görüntü beklenmemelidir. Ayrıca etrafınızdaki insanların size davranışlarında bir değişme beklemeyiniz. Estetik karın germe ameliyatı tecrübeli bir cerrah tarafından yapıldığında abdominoplasti ile iyi sonuçlar alınabilir. Ancak her cerrahi girişimde olabilecek komplikasyonlar bu girişimde de olabilir. Estetik ameliyat sonrası komplikasyonlar arasında enfeksiyon ve kanama nadir de olsa görülebilir. Enfeksiyon durumunda drenaj ve antibiyotik kullanılır. Yara iyileşmesinin gecikmesi durumunda daha fazla skar (iz) kalabilir. Aşırı belirgin izler için ikinci bir girişim gerekebilir. Özellikle sigara yara iyileşmesini bozan etkenlerden biridir. Bu nedenle ameliyatdan önce sigara içilmesine son vermek gerekir. Ameliyattan 10 gün önce sigara içilmesine son vermelidir. Ameliyat öncesi özellikle gövde bölgesi güneşte kalmamalı, diyet uygulanıyorsa, yara iyileşmesini bozabileceğinden buna da ara verilmelidir.
karın germe ameliyat kesisi

Estetik karın germe ameliyatı

Genellikle yapılacak ameliyatın zorluk derecesine göre ortalama 3-4 saat sürer. Hastalara ameliyat öncesi sedasyon (sakinleştirici ilaçlar) yapılır. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Ameliyat izi bikini içinde kalacak şekilde deri kesisi yatay yönde yapılır. Karın göbek altından, kaburgaların alt kenarına kadar olan bölge derisi altta bulunan kas tabakasından ayrılır. Göbek hemen kenarından elips şeklinde kesilerek karın duvarında bırakılır. Daha sonra karın kaslarında gevşeme varsa uygun dikişlerle gerginleştirilir.Deri aşağı doğru hafif çekilerek fazlalık miktarı belirlenir. Ortadan bir geçici tespit dikişi konduktan sonra göbeğin yeni yeri belirlenerek ufak bir kesi yapılır. Karın duvarındaki göbek buradan çıkarılır ve yeni yerine dikilir. Göbek yeni yeri işaretlenerek kesilir ve yeni yerine ince dikişlerle dikilir. Hafif gerilen deri altta daha önce yapılan kesi üzerine getirilerek fazlalılığı kesilir. Sonra deri kenarları ince dikişlerle dikilir. Ameliyat sonunda karın dikişlerinin gergin olmaması için dizler karına çekik olarak hasta yatırılır.

Ameliyat Sonrası

karın estetiği
Estetik karın germe ameliyatı sonrası birkaç gün karında ağrı, gerginlik hissi ve ödem (sıvı birikimine bağlı hafif şişlik) olabilir. Bu yakınmalar için ağrı kesiciler kullanılır. Erken devrede hasta ayağa kaldırılır ve yürümesi istenir. Deri dikişleri 5-7. günde alınmaya başlanarak 10-15 günde tamamı alınır. Pansuman sargıları azaltılarak yerine karın korsesi giydirilir. Hastaların bazıları 2 hafta sonra işine dahi dönebilir. Tam iyileşme ise birkaç hafta sürebilir. Karındaki dikiş izleri önceleri pembe renkte ve belirgindir. Giderek izlerin rengi solar ve izler azalır. Bu süreç altı aya kadar devam edebilir. Korse ise 1-1.5 ay kadar kullanılır. Daha sonra hafiften başlamak üzere karın kaslarını çalıştıracak egzersizler tavsiye edilir.

kaynak : http://www.estetiks.com

Comments (1)

Kadınların ve erkeklerin erojen bölgeleri

Sevgilinizin boynunuza yumuşak bir öpücük kondurduğunu düşünün… Ya da kulağınıza aşk sözleri fısıldadığını… Hatta gece yatakta ayaklarınıza masaj yapmaya başladığını hayal edin…

Her insanın fantazilerinin, cinsellikten aldığı zevkin farklı olması gibi uyarılma noktaları da birbirinden farklıdır. Kimileri yumuşak okşayışlardan, kimileri daha sert ve tutkulu davranışlardan, kimileri ise öpülmekten hoşlanır. Üstelik her insanın öpülmesini, okşanmasını istediği noktalar da farklı olabilir. Fakat sinir sisteminin herkeste aşağı yukarı aynı olduğu düşünülecek olursa, aslında küçük farklılıklar dışında vücudumuzun bazı bölgelerinin bu tür uyarılmalara son derece müsait olduğu görülür. İşte yukarıdan aşağıya doğru kadın ve erkeklerin erojen noktaları…

Kulak: Kadınların büyük çoğunluğu kulağın ve kulak çevresinin erojen olduğunu söylüyor. Erekler de kadınlar da özellikle seks sırasında kulaklarına fısıldanmasından, kulaklarının öpülmesinden hatta ısırılmasından hoşlanıyor. Ayrıca yine her iki cins de partnerlerinin nefesini kulaklarında hissetmenin kendilerine çok büyük haz verdiğini belirtiyorlar. Fakat işin sırrı yumuşak davranmakta. Aksi halde karşı taraf tahrik değil rahatsız oluyor.

Boyun: Sinir sistemi gelişmiş olan boyun bölgesi hem erkeklerin hem de kadınların erojen noktalarından. Bu sebeple gerek kadınlar gerekse erkekler boyunlarının öpülmesi, okşanması, yalanması ya da hafifçe ısırılmasından hoşlanıyorlar. Kadınlar boyun temasını ön sevişmenin olmazsa olmaz etaplarından biri olarak görüyor, boyunlarına yapılan temasın, hatta masajın ön sevişmenin başlangıç noktası olduğunu söylüyor. Erkekler de kadınlar gibi boyunlarına masaj yapılmasının cinsel arzuyu arttırdığı görüşünde.

Ağız: Ağız için söylenebilecek pek bir şey yok aslında. Siz öpüşmekten zevk almayan kadın ya da erkek gördünüz mü? Hayır değil mi? Fakat unutulmaması gereken bir şey daha var. Erkekler dudaklar ve öpüşme konusunda kadınlara oranla biraz daha şiddetten hoşlanıyor. Kadınlar french kiss’i ya da masumane öpücükleri tercih ederken, erkekler kadının öpüşürken dudaklarını sıkıştırmasından ya da ısırmasından zevk duyuyor.

Sırt: Kadınlar ense kökünden itibaren omurgaları boyunca partnerlerinin yavaşça aşağı kaymasından çok hoşlanıyor. Partnerlerinin ellerini, parmaklarını, dillerini ya da dudaklarını kullanarak küçük dokunuşlarla yukarıdan aşağıya inmesini tahrik edici buluyor. Aynı şey erkekler için de geçerli. Onlar da birlikte oldukları kadının göğüslerini, yüzünü, nefesini sırtında hissetmekten hoşlanıyor.

Göğüsler: Kadınların en erojen noktalarından olan göğüsler, hem kadının tahrik olup cinsel doyuma ulaşmasına yardımcı oluyor hem de onun cinsellikten ne kadar zevk aldığını gösteriyor. Hemen her erkek göğüslerin, kadının erojen noktalarından biri olduğunu bilse de bazı yanlışlar yapabiliyor. Örneğin kadınlar göğüslerinin okşanmasından çok fazla tahrik olmuyorlar. Kadınlar, erkeğin eliyle göğüslerini okşaması yerine parmakla, dudakla, dil ya da cinsel organlarıyla göğüslerine dokunmasından zevk duyduğunu söylüyor. Erkekler bu konuda kadınlar kadar görüş birliğine varabilmiş değil. Kimi erkekler kadının göğüslerini sıkması, ısırması ya da yalamasından zevk aldığını söylerken kimileri bundan nefret ediyor. İyisi mi, siz siz olun erkeğinize bu konuda ne düşündüğünü sorun!

Karın: Son derece hassas ve yumuşak bir bölge. Sevişme anında kadınlar göbek deliklerinin ellenmesinden, yalanmasından, okşanmasından tahrik olabiliyor. Erkeklere gelince… Erkekler de en az kadınlar kadar bu bölgenin kendilerini tahrik ettiğini söylüyor. Fakat erkekler bu konuda biraz daha yaratıcı. Partnerlerinin dilleri ya da dudaklarının yanı sıra saçlarının, göğüslerinin bu bölgeye temas etmesinden çok büyük haz alıyorlar. Fakat bu bölgeye dokunurken ya da okşarken, nazik davranmak gerekiyor. Aksi halde sevgilinizin canı yanabilir.

Popo: Kadınların erojen bölgelerinden biri de kalçalarıdır. Hemen hemen her kadın, popolarının okşanmasından, öpülmesinden, yoğurulmasından, hafifçe vurulmasından ve partnerlerinin parmaklarının popo çizgisi boyunca gezinmesinden hoşlanır. Fakat daha fazlasını istiyorsanız dikkatli olmalısınız. Çünkü bazı kadınlar anüslerinin ellenmesinden zevk alırken, bazıları bunu tiksindirici buluyor. Bunu deneyerek veya konuşarak çözümleyebilirsiniz.

Erkekler de popolarının okşanmasından, öpülmesinden, ısırılmasından zevk alıyor. Fakat nazik olmanız kaydıyla. Penisle anüsleri arasındaki bölge son derece duyarlı olduğundan en ufak bir darbe bile çok büyük ağrıya neden olabilir. Bazı uzmanlar kadınlarınki gibi ereklerin de G noktası olduğunu ve bunun anüsün 3-5 cm. içinde olduğunu belirtiyor. Bu varsayıma göre erkekler henüz bunu keşfetmemiş olsalar dahi, sadece bu bölgelerinin okşanmasıyla orgazm olmaları mümkün görünüyor. Fakat bazı erkekler bu konuda çok hassaslar ve böylesi dokunuşlardan nefret ediyorlar. O yüzden bu bölgelere dokunmadan önce kesinlikle onun fikrini almalısınız.

Bacaklar: Ayak bileğinden başlayın ve yavaşça yukarıya çıkın. Avuç içiniz ya da parmaklarınızla dairesel hareketler yaparak baldırlarını özellikle de en erojen nokta olan baldırların iç taraflarını okşayın. Kadınların bu dokunma işlemine bayıldığını göreceksiniz. Erkekler de en az kadınlar kadar baldırlarının içinin okşanmasından tahrik oluyor.

Ayak: Yine tam olarak fikir birliğine varılamayan bir nokta. Kimi kadınlar erkeklerin ayaklarını öpmesini, parmaklarını yalayıp emmesini tahrik edici bulurken kimileri bunu çok pornografik ve iğrenç buluyor. Aynı şey erkekler için de geçerli. Üstelik erkeklerin büyük çoğunluğu parmaklarının okşanmasından, öpülmesinden nefret ediyor. Partnerinizin bu konudaki tutumunu değiştirmek veya değiştirmemek size kalmış. Bu konularda fazla ısrarcı olmamakta fayda var.

Yorum Yapın

Çırılçıplak gerçekler!

Göz kapakları ve dudaklar…

Emin olun sevgiliniz gözlerini kapatmış, ona bir öpücük vermenizi bekliyor olacaktır. Ancak henüz dudaklarınızın dudaklarına değmesi için çok erken. İlk önce dudaklarınızı sevgilinizin göz kapaklarına dokundurun. Daha sonra yüzünün diğer bölegelerini öpün. Ağız bölgesine geldiğinizde dilinizle dudaklarının çevresini yalayın! Sevgiliniz ne kadar çok heyecanlandığını göreceksiniz! Son olarak da beklenen buluşmayı gerçekleştirin: Dudaklarınız dudaklarına değsin!

Boyun…

Rahat olun!Sevgilinizin boynunuzdan öpmesini çok mu seviyorsunuz? Emin olun erkekler de en az kadınlar kadar boyunlarından öpülmekten hoşlanır. Ancak erkeklere biraz daha sert davranılması gerekiyor! Neden mi? Erkeklerin ense ve boyun bölgelerindeki deri daha kalındır. Bu yüzden de istediğiniz gibi davranabilirsiniz. Sevgilinizin boynunu ısırın, emin… Herşey serbest! Ancak bütün bunları yapabilmek için sevgilinizin size güveniyor olması gerekir. Aksi tadirde erkekler pek boyunlarıdan öpülmekten hoşlanmaz!

Göğüs…

Sevgilinize göğüs şöleni! Her zaman sevgiliniz göğüslerinizi sever! Ama şimdi sıra onda! Erkekler göğüslerinin öpülmesinden oldukça zevk alır. Ayırca dil oyunları erkekleri çılgına çevirir. Sevgilinizin göğüs uçlarını ısırdığınızda, onun ne kadar çok heyecanlandığını göreceksiniz!

Karın… Hassas mı hassas!

Karın oldukça hassas bir bölgedir. Aynı şekilde erkeklerde de! Bu nedenle çok nazik olmaya özen göstermelisiniz. Sevgiliniz karnının okşanmasından büyük bir zevk alacaktır!

Penis…

Dikkat patlayabilir! Hiç şüphesiz erkeklerin en hassas bölgeleri penistir.

Popo…

İstediğiniz kadar tırmalamak serbest! İşte popo bölgesinde istediğiniz herşeyi yapabilirsiniz. Ayrıca erkekler sevişirken popolarının okşanmasından, hatta daha sert dokunuşlardan oldukça hoşlanır.

Eller…

Öpmekten çekinmeyin!Her nedense her zaman kadınların elleri öpülür. Ama erkekler de kadınlar kadar ellerinin öpülmesinden hoşlanır. Ayrıca parmaklarını ağızınıza alabilirsiniz. Bu onun ereksiyon olmasını sağlayacaktır!

Baldırlar…

Ateşli dokunuşlar!Kadınlar da olduğu gibi, erkekler de baldır bölgesinde hassastır. Özellikle baldırlarının iç bölgesinin öpülmesindne büyük bir zevk alırlar! Masaj yaparak da sevgilinizin ereksiyon olmasını sağlayabilirsiniz

Ayaklar…

Durmayın okşayın!Erkekler ayaklarının okşanmasından ve hatta öpülmesindne çok hoşlanır. Ancak bazı erkekler bu konuda hassas olabilir. Bu yüzden sevgilinizin yüz ifadesi yol göstericiniz olabilir!

Yorum Yapın