Archive for islam

İKRA İslam Ansiklopedisi v3.0

Kur’an-ı kerim, hadis, akaid, fıkıh, hatim, islam
tarihi, tecvid, külliyatlar, ansiklopedi..Bütün bunları tek cd’de
bulabileceğiniz komple bir eser..

Yorum Yapın

Kilo vermek – sına dumankaya –

İnsanoğlu güzellik bakımından eşit olmadığını elbette yadsımıyor.

Bu konuda biraz genetik miras rol oynar, bazıları doğuştan kusursuz yani güzellik ölçülerine uygun bir vücut ve yüze sahiptirler. Her kadın ve erkek genç yaşlı hergün kendilerine ne kadar zaman ayırdıklarını düşünmeleri gerek.

Hepimiz doğumdan ölünceye kadar korunması gereken güzellik hazinesine sahibiz. En önce insanın kendisiyle her haliyle güzel, sağlıklı, sevecen, insan, hayvan, tabiat, ALLAH sevgisi insanın yüzüne bedenine yansır. O da ayrı güzelik verir. Şimdi yaz geliyor selülit kilo vermek için ben de dahil en büyük sorunum kilo almak. Kolay kilo vermek bir o kadar zor irade işi, şimdiki gençlerin bazıları dikkat ediyor. Size tavsiyem yediğinize dikkat edin.

Adaçayı, Biberiye vücüttaki suyu atar

Papatya, Keten tohumu yumuşatıcı özeliği

Sinameki, bağırsakları çalıştırır

Kiraz sapı, Mercanköşkü yağları eritir

Bunların hepsinin birer tutamını kaynamış suda 5 dakika demleyin her akşam için.

Bir kave fincanı bebe yağına

10 Adet limon suyu

Yarım kahve fincanı susam yağı

Bir kutu dövülmüş aspirin

Karıştırıp yağlı bölgenize masaj yaparak yukarı doğru sürün. Faydasını göreceksiniz.

Sevgilerimle daha çok paylaşacağımız bilgiler olacak yakında sağlıcakla kalın.

Comments (3)

Saçlarım Dökülüyor

Herbalist Suna Dumankaya sizlerden gelen soruları yanıtlamaya devam ediyor!

Suna Hanım, ben 22 yaşındayım ve saçlarımın dökülmesinden şikayetçiyim. Yeniden gürleşmesi, bir daha dökülmemesi için ne yapmalıyım?

Bir kahve fincanı iyi zeytinyağına bir çorba kaşığı bira mayası, bir çay kaşığı biberiye yağı, yarım çay kaşığı kekik yağı karıştırıp bunu saç diplerinize sürün. En az iki saat bekletip yıkayın. Uygulamayı haftada bir tekrarlayın. Ayrıca bir su bardağı kaynar suda tere otunu demleyip, bununla her gün saç diplerinize masaj yapmanın da yararını görürsünüz.

Suna Hanım, 32 yaşındayım ve önceki yıllara göre cildimde ciddi bir elastikiyet kaybı, sarkma söz konusu… Bir arkadaşım yumurta akı ile şekeri çırpıp sürmemi önerdi. Siz ne tavsiye edersiniz?

Adaçayını demleyip yüzünüzü bu suyla silin. Yuvarlak hareketlerle yukarı doğru masaj yapın. Maden suyuna yarım limon sıkıp buzlukta dondurun. Bu buz küplerinden birini her gün yüzünüzde dolaştırın. Bir elma suyu, yarım yumurta akı, bir tatlı kaşığı bal, çeyrek limon suyunu karıştırıp cildinize sürün, kurudukça yenileyerek akşamları bir saat kadar bekletin.

Ben 33 yaşında, Hollanda’da yaşayan bir kadınım. Aşırı derecede saç dökülme problemim var. Sorunum geçen mayıs ayında başladı. Doktora gittim. Doktor, bunun o dönemlerde normal olduğunu söyledi, fakat maalesef dökülme durmadı. Banyoda tutam tutam saç geliyor elime. Bir de ayaklarım çok sert, parmak aralarım da çatlıyor. Bunun yanı sıra kaşıntı da oluyor. Geçen yılın sonlarında başparmağımın tırnağında da kireç gibi beyazlıklar belirdi, tırnağım kalınlaştı. Önerebileceğiniz bir çözüm yolu var mı?

Eşit miktarda zeytinyağı, ardıç yağı, ısırgan yağı, papatya yağı ve bir tatlı kaşığı öğütülmüş mayayı karıştırıp saç diplerine sürün. Ardından saçlarınızı streç filmle sarın. Üzerine de sıcak havlu sarıp iki saat bekletin ve yıkayın. Ayaklarınızda egzama veya mantar olabilir. Evde ise şunu uygulayabilirsiniz: Önce ayaklarınızı deniz suyunda bekletin. İki diş sarımsağı ezin, bir çay kaşığı zeytinyağı ile karıştırıp parmaklarınızın arasına sürün. Ayağınızı sarın ve bir gece bekletin. Ertesi gün yıkayın, kurulayıp doktorunuzun verdiği kremi sürün.

Comments (27)

Bitki çaylarıyla zayıflamak çok moda


Her yıl yaz aylarının en trendi haberleri arasında yer alıyor “zayıflama tüyoları”. Karın bölgesinden, kalçasından, bacaklarından, kollarından ve tüm görüntüsünden rahatsız olanlar, güneşin yüzünü göstermesiyle birlikte zayıflama telaşına düşüyor.

Bu nedenle, güzellik salonları, zayıflamaya yönelik ilaçlar, çaylar ve daha niceleri zayıflamak isteyenlerin hizmetine sunuluyor. Ancak artık, aktarların ve doğal ürün satan marketlerin müşterileri kendi tercih ettikleri bitkilerden oluşturdukları çayları hazırlayıp içiyorlar.Kimi tadını sevdiği ve yağ yaktığını bildiği bir otu, bir başka ter attırıcı ot ile birleştiriyor. Kimi ise zararsız olduğu kanıtlanan beş, altı çeşit otu demleme yöntemiyle içmeyi tercih ediyor. Biz de bu haberi yaparken aynı bilgiden yola çıktık. Çünkü bir arkadaşımızın yakını bu tür bir bitki karışımından oluşturduğu çaylarla iki ayda 5 kilo verdiğini söylüyordu. Acaba bu ne kadar mümkündü, karışımların zararları olabilir miydi?

Konuyla ilgili olarak konuştuğumuz ve uzun yıllardır doğal ürünler satan Elek Gıda Doğal Ürün Marketi sahibi Hatice Yeni bu yaz kadınların, zayıflama çayları yerine kendi oluşturdukları karışımları tercih ettiklerini belirtiyor ve bu bitkiler hakkında bilgi veriyor. Hatice Yeni, biberiye, funda, kiraz sapı, rezene, mısır püskülü karışından oluşan çayın hiçbir zararı olmadığını ve bu bitkilerin çoğunun idrar söktürücü ve toksun attırıcı özellikler içerdiğini söylüyor. Funda ve biberiye ise kandaki yağları yakma özelliğine sahip oldukları için ayrıca tercih ediliyor.

Ancak bu çayları hazırlarken bitkilerin kesinlikle kaynatılmaması önemle belirtiliyor. Aksine kaynamış suyun içinde on dakika bekletilerek demlenmesi ve günde bir ya da iki fincandan fazla da tüketilmemesi gerekiyor. Ve bitki kürlerinin iki ay kullanımından sonra da bu küre bir ay ara verilmesi lazım.

Doğal diye çok fazla tüketmeyin

Yeditepe Üniversitesi Farmakoloji Anabilim dalı Başkanı Prof. Dr. Mehveş Ece Genç ise bitkilerin içeriğinde pek çok kimyasal bulunabileceğine dikkat çekiyor ve “bir ilaç haline getirilmedikleri için bitkilerin içindeki bu maddelerden biri sağlığa zararlı olabilir. O nedenle çok içmemek lazım. Bitkidir, doğadandır diye rahatlıkla kullanmak yanlış olur” diyor.
Genç, binlerce aktif kimyasal barındıran bitkiler ancak saflaştırıldığında sonuçtan emin olunabileceğini belirtiyor. Genç’e göre; kiraz sapı suyu gerçekten zayıflatıyor olabilir ama buna rağmen çok fazla içmemek ve hatta az miktarda alıp sonuçlarına bakmak lazım.

Bitkiler yağları yakmaz

Bitki evi firmasının sahibi ve bitkilerle ilgili yedi kitabı yayınlanan H. Kemal Çağın ise konuya biraz ilginç yaklaşıyor. Çağın, bitkilerin yağ yakma özelliklerinin olmadığını ama idrar söktürücü, ödem artırıcı özelliklerinin yoğun olduğunu ve zayıflamak isteyenlerin, spor yapmadan sadece bitki çayı içerek zayıflamalarının zor olduğunu belirtiyor.

Çağın: “Popüler kültür ile evrensel kültürün bir arada varolmaya çalıştığı dünyamızda, 300 yıldır üzerinde bilimsel araştırmalar yapılan bitkiler hakkında bugüne kadar binlerce bilimsel makale yayınlandı. Üniversitelerin botanik ve eczacılık bölümleri konu hakkında pek konuşmasa da, Türkiye?de herkesin her konuda bilirkişilik yaparak, bir iddia ile ortaya çıkması inanın konunun uzmanı olan bizleri güldürüyor. Çünkü; aktarlardan başlayarak Türk Dil Kurumu sözlüklerine, ansiklopedilerden devamla şifalı bitkiler üzerine yazılmış kitaplara kadar pek çok kaynakta, bilgiler ya yetersiz ya da yanlış” diyor.

Çağın ile zayıflama çayları üzerine konuştuk.

Zayıflama sağlayan bitkiler hangileridir ve özellikleri nelerdir?

Zayıflama sağlayan bitkiler; piyasadaki adları ile Atkuyruğu, Sinameki, Ihlamur, Çobanpüskülü, Böğürtlen, Kuşkirazı, Mısır püskülü, Yabangülü, Yeşil çay, Isırgan otudur.

Yine sırasıyla, Atkuyruğu; idrar artırıcı, terletici, Sinameki; müshil etkisiyle, Ihlamur; terletici, idrar söktürücü; Çobanpüskülü; piyasadaki adıyla (Mate çayı) idrar arttırıcı ve terletici özelliğiyle, Böğürtlen idrar söktürücü ve terletici ve güçlendirici etkisiyle, Kuşkirazı sapı idrar arttırıcı, meyvesi kanı sulandırıcı ve temizleyici, yaprağı müshil etkisiyle; Mısırpüskülü dişi çiçeklerinin püskülleriyle idrar söktürücü ve taş düşürücü, Yabangülü idrar söktürücü, terletici ve C vitamini ile güçlendirici etkisiyle, Yeşilçay antioksidan yani kan temizleyici ve kolesterol düşürücü etkisiyle, Isırganotu ise idrar söktürücü, kan temizleyici, iltihap giderici ve güçlendirici etkisiyle tanınırlar.

Zayıflama sağlayan bitki kombinasyonlarından örnekler verebilir misiniz? Genel olarak, bitkilerin yağ yakma özelliği yoktur. Bir tek silymarin, (safrakesesinin salgıladığı madde gibi parçalayıcı ve karaciğerle direkt bağlantısı olan silymarin) maddesi etkilidir. O da devedikeni türlerinden Meryem ana dikeninde bulunur. Bir de enginar içindeki Ciarin aynı etkilere haizdir. Kandaki yağı parçalar, bu da kolesterolün düşmesine yol açar. Ayrıca, karaciğerin yağlanmasını önler ve safrakesesini iyileştirir. Bu durumda en iyi kombinasyon egzersiz yapmak olmalıdır. Egzersiz yapmak ve karın doyurmakla beslenmeyi birbirine karıştırmamaktır. Bitkiler ancak ve ancak doğal yaşama biçimleri seçildiğinde destekleyicidir. Örneğin, Japon ayvasında bol miktarda pektin bulunur. Bu madde bir numaralı kolesterol düşürücüdür; ama sarımsaktaki alliin maddesi de aynı işi yapar.

Veya üzüm çekirdeğindeki oligomerik proantosiyanidin de kan temizleyicidir. Ya da tansiyonu dengeleyecekseniz yeşil mercimekteki choline (tansiyondüşürücü) ya da karpuz çekirdeğindeki (Citrullus lanatus) cucurbocitrin maddesi kan basıncını düşürücü olarak gayet etkili olabilir. Bu liste uzayıp gider. Bir bitki kombinasyonu olarak, size şimdilik şunu tavsiye edebilirim; sabahları blendırdan geçireceğiniz iki elma, bir nar veya dört kum havucu, iki sap kereviz, bir avuç maydanoz, 2 diş sarımsak dönüşümlü olarak bir haftalık kür olarak içebilirsiniz.

Hangi bitki karışımları zararlıdır?

İçerikleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarımız veya yeterli bilgi sahibi olmadıklarımız ya da kullanıcının özel durumlarını bilmeden tavsiye edilenler. (ilaçların prospektüslerinde de şöyle yazar: “Beklenmeyen bir etki görüldüğünde doktorunuza başvurunuz.”) Böylesi körü körüne tavsiyelerle aslında hiçbir şey tüketilmemelidir. Tıpta doze edilen her şey klinik araştırmalardan geçmiş tüm ilaçlar güvenli olarak tüketilebilir. Çünkü; zehir ve panzehir olayını unutmamak gerekir. Yiyeceklerimiz için bile geçerlidir bu kural. Çok yediğimizde zehir, az yediğimizde ise panzehir vazifesi görür gıdalar. Bitkilerden konuşacak olursak, örneğin; ardıç meyvesi zayıflama çaylarında kullanılır. İdrar arttırıcı, terletici ve antiseptiktir. Ama uzun süre kullanılırsa, böbrekleri tahriş eder. Ya da müshil etkisiyle bilinen yalancı sinameki yaprakları %3 oranında infüze edilerek kullanılır; fakat tohumları zehirlidir, kusturucu etki yapar. Yine atkuyruğu diğer adıyla kırkkilitotu içinde salisilik asit, tanen, palustrin, nikotin alkaloitleri taşır. İdrar arttırıcı, taş ve kum düşürücüdür. Zayıflama çaylarında kullanılır. Fakat genç sürgünleri sığır ve atlarda zehirlenmelere yol açar (kurutma ile bu zehirlilik hali geçmez.) Biliyorsunuz ki, nikotin maddesi alkaloit olarak böcek öldürücü ilaçlarda kullanılır. (%1 infüzyon bu bitki için tıbbi olarak öngörülen miktar budur). Nasıl ki, hayatımızda şehirlerde araçlardan aldığımız kurşun yüklü egzoz gazı bizde felç gibi sonuçlara yol açıyorsa, bitkilerden de düzenli olarak aldığımız alkaloitler vücudumuzda zaman içinde birikip bizleri hasta edebilir. Tıpkı, kırkkilitotu, atkuyruğundaki nikotin gibi. Fakat Latinlerin “benzer benzeri iyileştirir-Similibar similibus curantur” diye bir deyişi vardır. Bu deyişe göre; yulafın içindeki niyasin (nikotinik asit) nikotinin zehirli etkisini tesirsiz hale getirebilir. Bu yüzden; yeşil yulaf mukoza koruyucu ve bağırsakları çalıştırıcı özelliği ve lifli yapısıyla hemen öne çıkar. Örneğin; Quercetin özelliği ile (Quercetin meşe özü demektir.) Bu öz, iltihap giderici ve kan temizleyicidir.

Bu bitki çayları ne kadar süre ile içilmeli?

Bu tür ürünler tıpkı antibiyotik tedavisine benzer. Eğer diş hekiminiz çürüğünüz için bu tedaviyi verdiyse, günde 3 kez sekiz saatte bir 500 mg kullanacaksanız. Bunun gibi bir strateji ile 10 günlük kürler yeterlidir. Örneğin; kolesterole karşı yoğurtotu gibi kan temizleyici bitkilerden biri seçilir. Bu bitkinin içeriği polyphenol asitleri, asperuosid, flavonoid, tanen?den oluşur. Buna göre, sabahları aç karnına bir ölçek taze yoğurtotu ve dokuz ölçek su infüze edilerek içilir veya ısırganotu veya aynısefa. Ara öğünlerde terletici bitkiler, idrar arttırıcı (örneğin,böğürtlen çayı; içeriği tanen, organik asitler, meyve asitleri, C vitamini) kuvvetlendirici, terletici ve idrar söktürücü olarak etkili olacaktır. Veya yabangülü ya da ıhlamur gibi.

Zayıflamada en etkili bitkiler hangileridir?

Zayıflamada bence, hem bağışıklık sistemini hem sindirim sistemini koruyucu hem de idrar arttırıcı, kendimizi hafif hissetmemizi sağlayan terletici bitkiler önemlidir. Buna göre; mayıs papatyası; idrar arttırıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı, Zencefil (Zingiber officinale) toksin atıcı, sindirimi kolaylaştırıcı, Karahindiba güç verici, kan temizleyici, Ekinezya bağışıklık sistemini güçlendirici ve kan temizleyici ve son olarak Keten tohumu sindirimi sistemini koruyucu, yumuşatıcı, karaciğeri destekleyici.
Not: Yalnız ketentohumu kolay küflenen ve bozulan bir ürün olduğu için, tıbbi bitkiler kapsamında eczanelerde satılmalıdır.

Zayıflama çaylarındaki bitkilerin faydaları

Mısır püskülü:
Taş yapıcı idrar yolları hastalıklarında, kalp ödeminde ve başka ödemlerde olduğu kadar, böbrek iltihabı, mesane nezlesi, romatizma ve gut hastalığında da başarıyla kullanılabilir. Ayrıca, çocukların ve yaşlıların yatağa işeme hallerinde ve böbrek sancılarında da yardımcı olur. Tüm bu rahatsızlıklarda, her 2-3 saatte bir yemek kaşığı dolusu çay alınmalıdır.

Kiraz Sapı:
Meyveleri taze veya kurutulmuş olarak tüketilebilen kiraz idrar söktürücü özelliğiyle, böbreklerin dostu. Vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor. Ayrıca yapısında bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olduğu biliniyor. Vücuttaki fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya da yardımcı oluyor.

Rezene:
Bir kültür bitkisi. Sindirim sistemi kramplarını çözücü etkiye de sahip. Rezene, anasonla eşit oranda karıştırıldığında, hem daha etkili, hem de daha lezzetli olur. Sindirim sorunlarından kaynaklanan baş ağrılarını dindirir. Kısaca ve genellikle, sindirim zorlukları, şişkinlik, iştahsızlık, balgamlanma, adet görme zorlukları, yetersiz süt salgılama, karaciğer ve safrakesesi rahatsızlıkları, göz kapağı iltihabı ve sinirlilik hallerine karşı başarıyla kullanılabilir.

Funda:
İhtivâ ettiği “ericolin” isimli bir glikozit maddesi, idrar yolları taşlarına karsı idrar söktürücü olarak, sulu hülâsâ halinde kullanılır. Funda ayrıca, ishal ve böbrek taşları tedavisinde kullanılır. Zeytinyağı ile hazırlanan merhemi çıban ve egzamada faydalıdır. Zayıflamak için de kullanıldığı biliniyor.

Biberiye
Hazımsızlığı giderir. Çarpıntıyı keser. Yarım baş ağrılarını giderir. Baş dönmesini keser. İdrar ve adet söktürür. Safra ifrazatını arttırır.

Füsun SAKA

Comments (3)

Demokrasi şehidi Adnan Menderes’in adı Aydın’daki camide yaşayacak


Eski başbakanlardan Adnan Menderes adına Aydın’da yaptırılan cami, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu tarafından hizmete açıldı. Açılışta konuşan Başkan Bardakoğlu, camilerin içinde yaş, cins, ırk ve dilin önemini kaybettiğini vurguladı.

Camilerin akıl, bilim ve kültürün buluşma noktası / iyi güzel de icraat yok /olduğunu kaydeden Bardakoğlu, “Camilerde 21. yüzyıla uygun din eğitimi verilmelidir / kim vercek onu /. Böylece olmadık yanlış dinî bilgiler ve hurafelerden kurtulmuş oluruz . Sadece camilerde görev yapan imam hatip ve müezzinler değil, toplumun her kesimi elbirliğiyle bu yanlışlıklarla mücadele etmelidir.” dedi. Türkiye’nin modern İslamiyet anlayışı ve yaşantısı ile Batı ve İslam ülkelerine iyi bir örnek teşkil ettiğini kaydeden / ya bana bakın bırakın bu ağızlarla konuşmaları , doğu batı köprü , uzlaşma , modernlik falan. YAPILACAK Çok şey var gülüm onları bir yapalım. Sonra yorumlarız , o dediğin türlerden. İŞ YAPALIM İŞŞŞ , do you understand me ? Almışındır sen mesajı / Bardakoğlu, şunları söyledi: “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu durumumuzu devam ettirmek istiyoruz. Camilerimiz bir toplumda kadın, erkek, genç ve çocukların hep birlikte olması gereken yerlerdir. Ülkemizde camilere gelen kadın ve gençlerin sayısının az olduğunu görüyoruz. Bu eksikliğimizi tamamlamak için bu 4 unsurdan eksik kalanların da camilere gitmesini sağlamalıyız.” Ülkede her şeye olduğu gibi demokrasiye de ihtiyaç duyulduğunu anlatan Bardakoğlu, kendisinin laiklik kadar demokrasiye de önem verdiğini duyurdu. Yapılan bu camiye demokrasi şehidi olan Adnan Menderes’in adının verilmesinin bu yönde olumlu bir karar olduğunu beyan eden Bardakoğlu, Adnan Menderes’i hatırlamakla Aydınlıların büyük bir kadirşinaslık örneği gösterdiğini dile getirdi.

Aydın’da hizmete açılan Adnan Menderes Camii’nin duvarlarında ayetlerin Arapça ve Türkçesi yan yana yer alıyor. / Ya bunu okudum da. Bizim öz türkçemize geçmişimize de bir bakalım, Devlet büyüklerimizi de bir görelim. Onların çözümlerini de hatırlayalım Bir miktar, Kaç kişi bilir hadavendigarın dualarını, Hangi komutan görür Alpaslanın hitabını ? /

George Bush gibiler , cok alakasız ama 🙂 , ilgilensinler , şehit yöneticilerimizin hayatlarıyla… Gelecek de bir gün geçicek .

Mehmet Barlas, Aydın

Kaynak :http://www.zaman.com.tr

Comments (2)

Mehdi Zana’nın açıklamalarına tepki

Mehdi Zana’nın,”Kürtler ‘kılıç zoruyla ve yanlışlıkla Müslüman oldular, asıl dinleri Zerdüştlüktür” açıklamasına diğer Kürtlerden tepki geldi. İşte Mehdi Zana’yı hedef alan o tepkiler…

Eski Diyarbakır Belediye Başkanı Mehdi Zana, yine çok tartışılacak bir iddia ortaya attı. Kürtlerin ‘kılıç zoruyla ve yanlışlıkla’ Müslüman olduğunu savunan Zana, asıl dinlerinin ise Zerdüştlük olduğunu söyledi. Bu açıklamaları değerlendirmek üzere eski Milletvekili Haşim Haşimi önemli açıklamalar yaptı.

Eski Milletvekili Haşim Haşimi Hilal TV Basında Bugün programın da yaptığı açıklama da,Mehdi Zana’nın görüşleri bilinen görüşler.Bu açıklamayı yaparken birde “dinlere saygılı olmak lazım” açıklamasını yapmış.Aslında görüyoruz ki kendisi saygılı davranmıyor.

İkincisi doğru olmayan gerçekle zerre kadar ilgisi olmayan tespiti yaparken bu arkadaşın bizim bazen eleştirdiğimiz Türkçü kafatasçılarla aynı seviyeye geliyor.Onlarda Türklerin Müslümanlığından rahatsız olup Şamanizm’den bahsedenleri de kastediyorum.Mehdi Zana’da bu kulvara girdi.Aslında bunu görmek lazım yani Kürtlerin yahut Ortadoğu halklarının dinini alırsanız geride bir şey kalmaz.

Yani alın Orta doğudan dini geride hiç bir şey bulamazsınız. Zana; daha önceki açıklamasında Kürtler İslam’ı seçtiği için kaybetti demişti oysa Kürtler İslam’ı seçtikleri için Kürtlüklerini kurdular yani dini eğitim veren medreseler, tasavvuf, divan edebiyatı bunu biz genişletebiliriz ama bu unsur dinlerle anlayışı birbirine karıştırıyor.

İslam dini bütün hayatı kapsayan bir dindir.Böyle saçmalık olur mu?Bunu ciddiye almamak gerekiyor ama milyonlarca insanın inanmış olduğu değerlere saygısızlık yaptığı için cevap verme gereğinde hissediyoruz kendimizi.Kürtler İslam’ı zorla kabul ettiler diyor. Bu son derece yanlış bir şey.Kürtler isteyerek gönüllü bir şekilde İslam’ı seçtiler.Kürtler kılış zoruyla İslam’ı seçmiş olsalardı İslam’ın gelişmesi için çok yoğun çaba sarf etmezlerdi. Veya baskı kalktığında tekrar geri dönerlerdi.

Ama tam tersini görüyoruz. Kürtlerin İslam’ın gelişmesi için yoğun çaba harcadığını biliyoruz. Ben bu anlamda onlarca isim sayabilirim. Onlarca kurum sayabilirim ama hepimizin bildiği Selahattin Eyyubi İslam’ın gelişmesi için harika işler yapmıştı. Bu yüzden Zana’nın ortaya koyduğu tespitler yanlış oluyor. Saygısızlık oluyor.İnsanları rencide ediyor.Aslında bu anlayışın kitaplarına baktığımızda veya Zana’nın yetişme anlayışına baktığımızda Kürtlerin yaşam tarzıyla alay etmekten başka bir şey bulamazsınız.Geleneksel çoğunluğun anlayışla alay etmek,giyimiyle,kuşamıyla,yaşam tarzıyla alay etmekten başka bir şey göremezsiniz.

Ayrıca Kürtlerin kurumlarıyla, aileleriyle, tasavvufi konularla, dini konularla alay etmekten başka bir şey bulamazsınız. Çünkü bu görüşlerini Kürtlükle ilişkilendiriyor.Siz hem Kürtlerin kurumlarıyla alay edeceksiniz,hem geleneksel çoğunluğun yaşam tarzıyla alay edeceksiniz peki bu ne biçim Kürtlüktür.Böyle bir anlayış Kürtlere zarar vermekten başka bir şey yapmaz.Osmanlı şöyle tarif ediliyordu: Arapların dini,Arnavut’un inadı,Türk’ün askeri , Kürt’ün yiğitliği ve ilmi üzerine kurulduğu şeklinde ifade ediliyordu.Olur mu?Geçen sene peygambere sevgi mitingini hepimiz gördük.Şunu iddia ediyorum, nüfus oranına göre dünyada yapılan en büyük mitinglerden birisiydi.Birileri bunu göremiyorsa birileri bunu kabul etmiyorsa yapacak bir şey yok.

Zana gündemleşmek istiyorsa başka bir şey yapabilir ama bu sahada söyleyecek hiçbir şeyleri kalmayanların ikide bir çıkıp ezici çoğunlukta bir kitlenin değerleriyle alay etmeyi artık bırakmaları lazım.Üstelik kendisi dinlere saygılı olmak lazım diyor.Önce sen saygılı olmayı bileceksin sayın Zana.Bu görüşler bizi üzüyor.Bizi rencide ediyor ama şunu da ifade edeyim,Bu arkadaşların bu meseleyle ilgili söyleyebilecek hiç bir şeyleri yoktur, bu anlamda sağa sola suçlamalar yönlendiriyor.Bu olay başka şekilde izah edilemez.

Dunya Bulteni

Aptal Zana ,” Kürtler ‘kılıç zoruyla ve yanlışlıkla Müslüman oldular, asıl dinleri Zerdüştlüktür” demiş … Kılıç zorunun yanına bir de yanlışlıkla demiş … Sanki pişmanlığı ifade eder gibi , İstediğin gibi yaşa lan manyak kim seni zorluyor. Neye inanacaksan da inan. İnandıklarınla gelirsin biryerlere , inandıklarınla da gidersin bir yerlere. Yolun açık ola . Müslüman dünya zaten hakettiği gibi yaşayamıyor ( Atatürkçülük var, Masonlar var , sütü bozuklar var ) . En kısa zamanda Birleşmemiz , kaynaşmamız dileğiyle.

Yorum Yapın

Batı ( Daha Çok Avrupali ) Türkleri Neden Sevmez …


İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyesi Alman asilli Prof. Naumark ile bir kısım talebesi Boğaziçinde geziye çıkarlar. Talebelerden biri prof. Naumark’a su soruyu sorar:

– Avrupa bizi neden sevmez hocam ? prof. Naumark su cevabi verir:

– Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir, Asırlardır kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince:

1. Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama faraza laik söyle dursun, Hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder.

2.Sizler farkında değilsiniz ama, onlar su gerçeğin farkındadırlar: Tarihten Türk çıkarılırsa tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.

3. Avrupanın pazarı idiniz. Simdi Avrupayı pazar yapmaya başladınız.

4. En az 400 yıl Avrupa’da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz.

5. Selçuklular Anadolu’yu, Osmanlılar ise orta Avrupa ve Balkanları Haçlı ordusuna mezar ettiler.

6. Sizi silah ile yenemeyenler, sizleri kendilerine

benzeterek hakimiyet sağladılar.önce ahlaki değerlerinizi yıpratmaya başladılar giyiminizden yaşantınıza kadar sonra kendi içinizde sizi bölmeye başladılar A-B-C-D gibi

7. Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslamiyet uğruna her şeyini feda etmeseydiler, İslamiyet bugün belki sadece Hicaz’da varlığını devam ettirirdi, Kaldı ki Vahhabiliği kuranlar da, İngiliz Dominyon Bakanlığının adamlarıdır. Bati her yerde İslamiyeti, sapık inançlara kanalize etti.Ama Osmanlı, Asr-i Saadet’i devam ettirdi.

8. Kilise size kin kusmaktadır. Ve sebepleri yukarıdadır.

9. Ben Türkiye’ye geldiğimde 2 üniversiteniz vardı, simdi 19 üniversite var. (O tarihte öyle idi simdi ise çok daha fazla.) Osmanlı zamanında ise her yerde bir medrese vardı tarihinize bakin her medresede bilim eğitimi vardı ilk denizaltını Osmanlının yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuzdur belki de ama Avrupa bunu biliyor

10. Sizler, gerçek hüviyetinize döndüğünüz an Avrupanın refahı ve medeniyeti yıkılır.Ama sizde bunun olması bu şartlarda çok zor.

11. Yine sizler, Avrupanın tarihi düşmanısınız ve daima düşman olarak kalacaksınız.”

Evet, almasını bilene ders ve ibretlerle dolu bir itirafname…

Yorum Yapın

Older Posts »