Archive for erkekler

Saçınızı Yaza Uydurun-Saç Bakımı,Saç Modelleri, Saç Ekimi, Saç Bakımı Yöntemleri

SAÇLARINIZI YAZA UYDURUN

Bu yaz ayakkabılar, kıyafetler ve aksesuarlar çok renkli. Peki ya saçlar? İşte size bu yazın kadın ve erkek saç modası.

Moda artık kadınlar için olduğu kadar, erkekler için de yakından takip edilen bir olgu. Yazlık ayakkabı, kıyafet ve aksesuar modelleri vitrinlerde yerini almışken, saçları kışın ağırlığından kurtarmanın da tam zamanı.

Kışın yıpranan, sönen ve pırıltısını kaybeden saçlar, kuaförlerin ve çeşitli kozmetik ürünlerinin de yardımıyla ışıl ışıl bir görünüme bürünüyor. O halde bu yazın moda saç renklerine ve modellerine yakından bakalım.

Bakırın egemenliği

Kadın saç modellerinde her yaz sezonunda olduğu gibi bu yıl da gölgeler ve ışıltılar dikkat çekiyor. Sezonun en fazla kullanılan rengi ise bakır. Saç modellerinde ise hareketlilik ön plana çıkıyor.

Koyu renk tene sahip kadınlar, bal köpüğü, karamel ve bakır sarısını tercih ederken, açık renk tenlilere buğday ve kum sarısı öneriliyor. Platin, bej ve kemik gibi soğuk tonlar da hala gözde.

Yaz saçlarında balyajlara da çok rastlanacak. Özellikle açık tenlilerde, açık tonlarda gölgelendirmeler, esmerlerde ise bakırın değişik tonları kullanılacak. Başta kakao rengi olmak üzere kahve tonları da yaz sezonunun vazgeçilmezleri arasında yer alacak. Uzun saçların revaçta olacağı yaz aylarında- saç boyları da uzun olacak. Yumuşak dalgalar, saçlara romantik bir hava verecek.

ERKEKLER

Erkek saç modasında da naturel ve keskin hatlı kesimler var. Ancak geçtiğimiz yıla göre saç boylarında belirgin bir uzama söz konusu. Hafif bakır sarısı balyajlar, bu yaz erkekler için de vazgeçilmez olacak. Şekillendirmede ise briyantin ve wax oldukça fazla kullanılacak.

Ayrıca modayı yakından takip eden erkekler, saçlarını hacimli gösteren köpükler ve jölelere ihtiyaç duyacak. Saçlar, elle tarama sayesinde hem çarpıcı, hem çekici, hem de doğal bir havaya bürünecek. Bu arada daha çok gençler arasında yaygın olan rastalar da gözde olmaya devam edecek.

Yorum Yapın

Erkekler Neden Göğüsleri Severler?

Erkekler Neden Göğüsleri Severler?


Erkekler neden göğüsleri severler? Hiç merak ettiniz mi? Ve kendi aralarında konuşurken, göğüsler hakkında neler söylerler?

Hemen hemen her kadın göğüsleri ile ilgili endişeler taşır. Bazen iki göğsünün boyutu ya da şekli birbirinden azıcık da olsa farklıdır, bazen “göğüslerim küçük” endişesi ile yaşar, bazen de tersine, “büyük olmasından rahatsızlık duyar”. Sonuçta göğüslerinden mutlu kadın azdır.

Peki ama erkekler ne düşünüyor? Erkeklerin göğüsleri sevdiğini genel olarak biliyoruz ama nasıl ve neden? Merak ettiniz mi? Bu konuda yapılmış araştırmaları inceledim ve sizin için toparladım. İşte erkekler neden göğüsleri seviyor;

Göğüsler Doğurganlığın ve Dişiliğin Sembolüdür

Aklınıza gelse de, gelmese de, hoşunuza gitse de, gitmese de, insanoğlunun bilinçaltında bir yerlerde üreme içgüdüsü yatıyor. Soyunu sürdürme içgüdüsü bundan yüzyıllar önce de vardı. Bugün evliliklerin gitgide azalmasına karşın, hala insanlar bir çocuk sahibi olmaktan heyecan duyuyor.

Yüzyıllar önce, nesli sürdüren bebeğin beslenmesi için çok önemli olan sütü sağlayan göğüsler, bugün emziren anne sayısı azalmasına karşın hala “bebeği besleme” fonksiyonu ile anılıyor. Yani ilkel içgüdüler bugünün modern erkeğini hala etkiliyor. Bu nedenle de Pamela Anderson göğüsleri erkeklere cazip gelebiliyor.

Charles Darwin’in evrim teorisine göre zamanı geldiğinde, bilinçaltımızdaki içgüdülerle “sağlıklı ve soyumuzu sürdürmeye uygun” eş seçiyoruz. Buna göre erkekler geniş kalçalı (çünkü doğurmaya müsait) ve büyük göğüslü (çünkü doğurduğunu besleyebiliyor) kadınlar seçiyor.

Göğüsler, Cinsel İlişkide Anahtar Role Sahiptir

Kadın göğsü, kadınların cinsel heyecana ulaşmasında anahtar rollerden birisine sahiptir. Tabi erkekleri de ..

Kadınların farklılık taşıdıkları 2.bölgedir ve bu nedenle de erkekleri, görsel olarak uyarırlar, erkeklerin farkında oldukları ya da olamadıkları tutkulu bakışlarının da hedefi olurlar.

Erkekler Göğüsleri Rahatlatıcı Bulur

Günlük hayatın zorlukları içinde, göğüsler yumuşak ve belki bebekliğimizi hatırlatan yumuşaklığı ve şekliyle, erkekleri rahatlatır. Uzmanlar, göğüslerin aynı zamanda erkeklere annelerinin, onları her şeyden koruduğu günleri hatırlattığını düşünüyorlar.

Büyüklük Önemli mi?

Gelelim en önemli KADIN sorusuna.. Göğsün büyüklüğü önemli mi? Kadınların çoğu küçük göğüslü olma endişesi yaşar. Hatta normal göğüslü olanlar da. Ancak göğüs büyüklüğü de, “zevkler ve renkler tartışılmaz” meselesidir. Yani bazı erkek büyük göğüs sever, bazısı ise küçük göğüs. Zaten çift olma aşamasında erkek olayın bu boyutunu da ölçüp, biçmiştir kafasında hiç merak etmeyin. Bu nedenle de göğsüm küçük-büyük endişesini bırakın. Hayatınızı endişesiz yaşayın!!!

Comments (24)

Erkekleri seviyoruz çünkü…


Sizce biz kadınlar erkekleri neden seviyoruz? Cevabı bulmakta zorluk çekiyorsanız işte gerçekler!

Omuzları ergonomiktir.

Ne kadar gereksiz detaylar içerirse içersin, anlattığımız her şeyi dinlerler.

İltifat edip güzel ve akıllı hissetmemizi sağlarlar.

Peşimizden koşturup özgüvenimizi arttırırlar.

Tıraş olduklarında yanakları yumuşacık olur.

Hesabı ödemek için istekli olurlar, sık sık çiçek alırlar.

Her zaman için teknolojiden bizden daha iyi anlarlar.

Bir araya geldiklerinde ilgimizi çekmeyen konulardan konuşup bizi sıksalar bile, teknik servis olarak işimize yararlar.

Eve geç kalma dertleri olmadığından, bizi uğurlamadan eve gitmezler.

Ailemizden gece izni alabilmemiz için dua ederler.

Ağladığımızda bizden fazla üzülürler.

Ağlayarak onlara her istediğinizi yaptırabilirsiniz. (Üstelik bu gerçeği bilirler de)

Pek ağlamazlar ama ağladıklarında da çok şirin olurlar.

Sık sık en iyi arkadaşımız olurlar.

Bizim için ulaşamadığımız raflardaki eşyaları alırlar.

Riskli işlere onlar girerler.

Namus kurtarmacılık oynarlar, kendilerini Cüneyt Arkın zannederler.

Olmadık şeyleri kıskanıp bizi kendilerine güldürüler.

Kapıları açar, hatta bazen sandalyelerimizi tutarlar.

Takım elbise ile acayip havalı olurlar.

Yorum Yapın

Erkeklerin korkulu rüyaları

Erkekler, daha ilkokulda hayatın acı gerçeğini keşfederler. İstedikleri her şey kadınların elindedir: Seks, anne, belki de sinemaya gidebilecek bir arkadaş, yönünüzü kaybettiğinizde size destek olabilecek bir kişi…

1- Kadınların keskin hafızaları erkekleri her zaman korkutmuştur çünkü erkeklerin hafızası asla böyle çalışmaz. Bir kadın, yıllar önce yaşadığı bir tartışmadaki ufacık bir ayrıntıyı, yıllar sonra hiç beklemediğiniz bir anda hatırlayabilir. Örneğin yedi yıl önce Sahil Güvenlik dizisini izlerken sevgilisinin kendine dönerek ‘göğüs büyütme ameliyatının neresi kötü ki?’ dediğini yıllar boyunca unutmayan bir kadın, bunu yıllar sonra bir başka tartışmada kullanabilir.
2- Kadınların ortalama yaşam süresi, erkeklerinkinden yaklaşık 15 sene daha fazladır. Bu da demek oluyor ki hayatındaki erkek öldükten sonra bir kadın onun eşyalarını ele geçirerek inceleyebilir, günlüğünü okuyup dalga geçebilir, hatta arkadaşlarına anlatabilir, adamın özenle biriktirdiği çizgi roman koleksiyonunu çocuklara satabilir.
3-Tipik bir çalışan kadın, Belçika’nın yıllık bütçesine denk bir parayı ayakkabı, çanta ve bluzlara harcayabilir. Üstelik bir sezon sonra bütün aldıklarını elden çıkararak yenilerini alacaktır. Kadınların alışveriş merakı dağcılığa benzer; aslında pratik bir faydası yoktur, ama heyecan vericidir!
4- Erkeklerin göbekleri daha büyük olabilir ama aslında kadınların iştahı erkeklerden çok daha fazla. Örneğin erkekler için seks kısa sürelidir ve hemen arkasından uykuya ihtiyaçları olur, ama kadınlar için bunun tam tersi geçerlidir. İşte hayatın diğer alanlarında da bu durum geçerliliğini korur! Kadınlar peş peşe dört müze gezip, hafif bir öğle yemeği yiyip, bütün öğleden sonra çocuklarla ilgilenip, akşam da dans etmeye enerji bulabilirler. Fakat bunların yarısını yapan bir erkek, akşama ölmüş olur!
5- Belki de yüzyıllardır bastırılmış olmanın acısıyla direksiyon başına geçtikleri zaman kadınlar gerçekten çılgın gibi araba kullanıyorlar. Bir elinde cep telefonu, diğerinde diyet kola varken dizleriyle araba süren kadınlar erkekleri gerçekten korkutuyor.
6- Kadınlar için ne anlatmak istediğini doğrudan söylemek, alışverişe gidip de eli boş dönmekten çok daha zordur. Örneğin ‘Bir şey duydun mu?’ dediklerinde asıl söylemek istedikleri şudur: ‘Ayağa kalk, dışarı çık ve orada baltalı bir katil olup olmadığını kontrol et!’ Tabii ki bu örnekleri artırmak mümün. ‘Acıktın mı?’ dediklerinde, bilinki kendisi çok acıkmıştır ve yiyecek bir şeyler almanız için dışarı çıkamınızı istiyordur.
7- Erkekler, daha ilkokulda hayatın acı gerçeğini keşfederler. İstedikleri her şey kadınların elindedir: Seks, anne, belki de sinemaya gidebilecek bir arkadaş, yönünüzü kaybettiğinizde size destek olabilecek bir kişi… Ancak tüm bunlara karşılık olarak kadınlar da erkeklerden tek bir şey ister: Neslin devamını sağlamak! Erkekler için bu yegane istek yeterince korkutucudur, çünkü çok ciddi bir kararı ve ömür boyu bağlanmayı gerektirir.
8- Erkekler, geçmişleriyle ilgili çok fazla bilgi vermekten hoşlanmazlar, ama kadınlar yatağa gitmeden önce mutlaka bilgi edinmeye çalışırlar. Ayrıca kadınların öğrenmek istediği şeyler erkekler için ‘özeldir’, bu yüzden anlatmak istemezler.
9- Erkeklerin çocuksu, kaba saba, basit isteklerin esiri oldukları gerçeği, onları zaten rahatsız eder. Fakat bundan da korkuncu, karşılarındaki kadını gerçekten neyin mutlu edeceğini bilememektir. Doğum gününde ona ne almalı? Doğru zamanda doğru sözleri nasıl söylemeli ki karşıdaki kadının yüzü gülsün? Bunları keşfedebilmek için bir erkeğin ömrünü vermesi gerekebilir.

Comments (3)

Erkeklerde Hayır der !!


Düşünün bir kere… Onun için en seksi kıyafetinizi giyiyor, kokular sürünüyor ve onu baştan çıkarmak için yavaşça ona dokunuyorsunuz. Ama nafile, o “hayatım, bu gece olmaz” deyip usulcacık yatağa kıvrılıyor ve uykuya dalıyor.

Düşünün bir kere… Onun için en seksi kıyafetinizi giyiyor, kokular sürünüyor ve onu baştan çıkarmak için yavaşça ona dokunuyorsunuz. Ama nafile, o “hayatım, bu gece olmaz” deyip usulcacık yatağa kıvrılıyor ve uykuya dalıyor.

Çabalar boşa gidiyor ve size onu bir gecelik affetmek düşüyor. Ancak partneriniz sürekli böyle davranmaya başlıyor ve tabi sizin içinizi de bir kurt kemirmeye başlıyor. “Yoksa başka biri mi var” türünden kuşkulara düşmeden önce, lütfen yazımızı okuyun:

Belki de sizi hala seviyor

İlk düşünmeniz gereken olasılık bu. Erkekler genellikle stresten, başarısızlık korkusundan çok etkilenirler ve bu cinsel yaşantılarını da etkiler. Bu tip düşünceler yüzünden sizinle sevişmekten kaçınıyor olabilir.

Stres cinselliğin sonu mu?

Genellikle iş hayatındaki stresli tempo cinsel yaşantıları olumsuz etkiler. Bununla beraber unutulmamalıdır ki bazı erkekler tüm sıkıntılarını güzel bir geceyle unutmak isteyebilir.

Rol değişimi çözüm olabilir mi?

Bunun genel olarak cinsel hayata renk kattığı söylenebilir. Kadın pasif davranmayı bırakıp biraz dizginleri ele geçirmelidir. Ancak her zaman değil. Çünkü böyle davranmak zamanla monotonluğa sebep olabilir. Küçük bir başka ayrıntı da bazı erkeklerin kadının fazla aktif olmasından hoşlanmamaları. Böyle bir durumda yapılacak böyle bir girişim cinselliğinizi olumsuz etkileyebilir.

Yatakta başarısızlık korkusu, erkeğin kabusu

Kadınlar öncelikle “erkekler her zaman sekse hazır” düşüncesini bir kenara bırakmalı. Bazen bitip tükenmek bilmeyen arzularınız eşinizi korkutabilir, isteklerinize karşılık veremediğini düşünebilir. Unutmayın ki siz de ona sık sık “hayır” diyebiliyorsunuz. Tüm bunların dışında eşinizin aylarca cinsel ilişkiye girmek için hiç bir çaba sarf etmemesi bir sorunun belirtisi olabilir. Böyle bir durumda onu eskisi gibi sevdiğinizi ona hissettirin. Sonra da sorunları birlikte çözmek için onu teşvik edin. Böylece birlikte bir şeyleri çözümlemiş olmanın mutluluğunu da hissedeceksiniz

Yorum Yapın

Erkek Olmanın Dayanılmaz Keyfi

Erkek Olmanın Dayanılmaz Keyfi….

-Vücudundaki killari mütemadiyen aldirmak zorunda degilsin.

-Biyiklarin utanç degil çogu zaman övünç kaynagidir.

-Bes günlük tatil için ufak bir çanta yeter.Her kavanozu tek basina açma kabiliyetine sahipsindir.

-Tazelemek zorunda oldugun bir makyajin olmadigi için zirt pirt tuvalete gitmezsin.

-Kilo aldiginda dostlarin sana aciyarak bakmaz.

-Ayakkabilarinin topugu ve tirnagin asla kirilmaz, çorabin kaçmaz.Göbegin bile bir çekicilik unsuru olarak sunulabilir.

-“Bu göbek degil sevgilim, ask halkasi”Is görüsmelerinde kalça ve gögüslerinin güzelligi hiç önemli degildir.

-Pisirecegin hayvani kendin avlayabilecek güçtesindir.

-Dus yapman ve giyinmen en fazla on dakika sürer.

-Gereksiz esyalarin bulundugu bir çantayi tasima aliskanligin yoktur.

-Ceketini alip çikarsin.Besli paket halindeki donlarin fiyati, tek bir sütyenin kikadardir.

-40 yasina da gelsen kimse evde kaldigini iddia edemez.Çisinle Italyanca ” Seni Seviyorum ” yazabilecek kadar kabiliyetlisindir.

-Yüzündeki tüm renkler orijinaldir ve ne silince, ne yagmurda, ne de aglayinca çikmaz.

-Sokakta muz yemen hiç ayip sayilmaz,Magnum yerken etiketi saklamak zorunda kalmazsin.

Comments (2)

Her erkeğin bilmesi gereken 84 şey

1- Hangi zemin için hangi boyayı seçmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Yapının dış kesimindeki kaba ahşabı boyamak için yağ bazlı boyaları tercih din. Geri kalan her yerde plastik kullanabilirsiniz. Yağ bazlı boyaları sürmek için kıl fırça kullanın ve işiniz bittikten sonra fırçaları tinerle temizleyin. Plastik boyayla naylon fırça kullanabilir, fırçaları sabun ve suyla temizleyebilirsiniz.

2- Ayakabı alacaksanız, alışverişe akşam saatlaerinde çıkmalısınız. Akşamüstü ayaklarınız iyice şişmiş olacağı için, ayakkabınızın ayağınızı vurma olasılığını azaltmış olursunuz.

3- Demir-çelik eşyalarınızın paslanmasını engellemek için her türlü demir alet edevatı tahta kutularda saklayın. Tahta, havadaki nemi emerek paslanmayı önler.

4- Pablo Picasso’nun dediği gibi “Güzel bir kadının fısıltısı göreve çağrılmanın gökgürültüsüdür”. Güzel bir kadın, kulağınıza fısıldadığında bunu sakın unutmamalısınız.

5- Jimi Hendrix’ in adının tek “m” ile yazıldığını bilmelisiniz.

6- İkebena, feng shui ve tai chi’nin ne olduğunu bilmelisiniz. İkebena Japonlar’ ın çiçek düzenleme sanatıdır. Fenf shui de bir çeşit ev düzenleme sanatıdır. Evin kapısının yönü, yatağın prize göre konumu, çeşitli aksesuvarların kullanımı hep feng shui’nin alanına girer. Hemen örnek verelim: Feng shui’ye göre sifonu çekerken klozetin kapağını kapatmalısınız, yoksa suyla birlikte sizin enerjiniz ve paranız da gider. Kapının hemen arkasına bir zil yada rüzgar çanı takarak kötü düşünceli insanların size zarar vermesini engellemiş olursunuz. Kafasında kötülük olan biri, evinizden içeri girdiğinde zilin ya da çanın sesini duyar ve dikkati dağılır, böylece size zarar vermez. Tai chi ise Çinlilerin sabahları güneşim doğuşunu karşılamak için parklarda, açık alanlarda yaptıkları hareketlerden oluşan bir Uzakdoğu sporudur. Vücuttatki enerji noktalarını doğru kullanmayı, gücü doğru yöne akıtmayı ve günlük hayatta çalışmayan kas gruplarını ve kemikleri çalıştımayı amaçlayan tai chi, dövüş sanatının da en yumuşak ve en ustalıklı örneklerinden biridir.

7- Yazı tura atarken yazıyı tercih etmelisiniz. Tura yüzü, yazı yüzünden azıcık daha ağırdır;bu nedenle yazı yüzünün gelme olasılığı daha yüksektir.

8- Modern dünyanın yedi harikasını bilmelisiniz. Empire State Building (ABD), Giza Piramitleri (Mısır), Pisa Kulesi (İtalya), Washington Anıtı (ABD), Eyfel Kulesi (Fransa), Tac Mahal (Hinistan), Ayasofya (Türkiye).

9- Şarabı kaç derece sıcaklıkta içmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Kaliteli kırmızı:12 – 14 derece. Kırmızı, roze ve kaliteli beyaz: 8 – 10 derece. Tipik beyaz: 6 – 8 derece Tatlı beyaz ve şampanya: 4 – 6 derece.

10- Kırmızı şaraba “nefes aldırmak” için kadehe koyun, çünkü şişede kaldığı sürece nefes alamaz. Yaşlı kırmızı şarapların bir, taze şarapların iki-üç saat süreyle nefes alması gerekir.

11- Daha büyük balık yakalamak için oltanızı derin sulara değil, kıyıya yakın yerlere atın. Nehrin ortasında akıntı, kıyıya oranla dört kat daha güçlü ve hızlıdır. Su ne kadar hızlı akarsa yüzen balık da o kadar küçük olur. Büyük balıklar genellikle kıyıya yakın sularda yüzmeyi severler.

12- Diyelim ki yolunuz Las Vegas’a düştü. Kumarın hangi dalına eğilmeniz, hangisinden uzak durmanız gerektiğini bilmelisiniz. Uzun vadede, oynanacak en iyi oyun 21’dir. Bu oyunda casinonun kazancı, her 100 dolar için 50 cent’i geçmez. En kötü kumar mı? Tabii ki slot machine (tek kollu canavar).

13- Kocakarı reçetelerine prim vermeyin. Soğuktan donmuş yerinizi karla ovmayın, yanıklarınızın üzerine tereyağı sürmeyin ve yılanın ısırdığı yeri kesmeye çalışmayın. Vücudun uç noktaları, yani el ve ayaklar, soğuktan en çok etkilenen ve donma olayının ilk görüldüğü yerlerdir. Kan akışını tekrar normale döndürmek için elinizi soğuk su dolu bir kaba sokun ve kaba yavaş yavaş sıcak su ekleyin. Yanık tedavisinde tereyağı gibi kocakarı ilaçlarına güvenmek yerine yarayı iyice temizleyin ve sarın. Yılan ısırığına gelince, ısırılan yeri bıçakla kesmek yada ısırıp tükürmek gibi yöntemlere boşverin, profosyenel yardım isteyin ve yardım gelene dek mümkün olduğu kadar hareketsiz kalmaya çalışın.

14- Alüminyum folyo çiğnediğinizde, ağzınızda oluşan tuhaf metalik tadın nedeni elektrik akımıdır. Alüminyum, ağzınızdaki tükürükle biraraya gelince reaksiyona girer ve bir çeşit küçük pil işlemi görür.

15- Doğada eti taze korumak için kurutmalısınız. Eti uzun ve ince dilimlere ayının, üzerine tonlarca tuz dökün, sonra sineklerden korumak için üzerini örtün ve dört saat bekleyin. Kurutmak için bir kaç gün güneş altında bırakın. Et kuruduktan sonra, bir yıl süreyle tazeliğini korur.

16- Gökyüzüne baktığınızda, gözlerinizin önünde oluşan ipçik gibi şekiller, biz annemizin karnındayken gözlerimize kan taşıyan ve doğumdan hemen sonra parçalanarak yok olan hyaloid damarların artıklarıdır. Bu şekillerden kurtulmak istiyorsanız gözlerinizin tam ortasına bir iğne batırın (Uyarı: Bu işlem büyük acı verir ve körlüğe yol açabilir!).

17- Doğadasınız, su kaynağına hala çok uzaktasınız ve malesef susadınız. Susuzluğunuzu gidermek için ağzınıza küçük bir taş atın. Böylece tükürük salgısını harekete geçirerek ağzınızın kuruluğundan kurtulabilirsiniz.

18- Kamp yaparken en büyük sorun, çadırınıza sokmadığınız için dışarıda kalan ve çiyden ıslanan ayakkabılardır. Çok basit ayakkabılarınızı yan çevirin.

19- Diğer dillerde de bir kadına “Çok Güzelsin” demeyi öğrenmelisiniz. İspanyolca: Usted es hermosa. Portekizce: Voce e bonita. Fransızca: Vous etes belle. İtalyanca: Siesta bella. Almanca: Sie sind schön.

20- Clint Eastwood’un üç spagetti filmlerinin adlarını öğrenmelisiniz. Fistful of Dollars (Bir Avuç Dolar), For A Few Dollars More (Birkaç Dolar İçin) ve The Good, The Bad and The Ugly (İyi , Kötü ve Çirkin). Bu fimlere “spagetti western” denilmesinin sebebi yönetmenin Sergio Leone olmasıdır.

21- Yeryüzündeki en hızlı araba, 1 milyon dolar fiyat biçilen McLaren F1’dir. Saatte 320 km’lik hıza ulaşabilen araç aynı zamada dünyanın en büyük ivmeye sahip arabası. V-12 motoru sayesinde 3.6 saniyede 100km/saat’lik hıza ulaşabiliyor.

22- Çikolata, köpeklerin kalplerine zararlıdır. İki lokmalık gofret bile küçük bi köpeğin ölümüne sebep olabilir.

23- Köpekbalıkları ve timsahlar, dinozor değildir. Ama familyaları Paleozonik çağdan bu yana değişmeden kaldığı için bu iki hayvan yeryüzününen yaşlı yaratıkları arasında yer alıyor.

24- Köpekler arasında en keskin göze sahip tür, tazıdır.

25- Vibratör ilk kez 1880’li yılların başlarındai kadınlardaki isteriyle başa çıkmak isteyen doktorlar tarafından kullanılmış. Doktorlar, vibratörün kadınlar üzerinde sakinleştirici bir etkisi olduğunu saptamışlar.

26- “Tatlı dil ve bir tabanca yalnızca tatlı dilden daha etkilidir.”Al Capone

27- Giydiğiniz çorabın pantolununuza mutlaka uymasına dikkat edin ve mokasen ayakkabının içine asla beyaz veya havlu çorap giymeyin.

28- Eğer kiloluysanız, koyu renk giysiler giyin ya da sizden daha büyük bir şeyin arkasına saklanın.

29- Kazağınızı asla pantalonuzun içine sokmayın.

30- İçinize atlet giymeyin eğer giyerseniz sakın kilodunuzun içerisine sokmayınız.

31- Kot pantalonunuzun altına bot giymeye çalışın, mokasen giymeyin.

32- Ceket giyip kravat taktıysanız, altınıza da kumaş pantalon giyin, sakın kot pantalon giymeye kalkışmayın.

33- Asla künye ve kolye takmayın.

34- Asla ayakkabınızın arkasına basmayın.

35- Çizgili gömlek ve kareli ceket giyebilir, desenli kravat takabilirsiniz; ama üçünü asla aynı anda yapmayın.

36- Saçınızı uzatabilirsiniz, bıyık bırakabilirsiniz ve pembe tişört giyebilirsiniz ama asla hepsini aynı anda yapmayın.

37- Vahşi doğada yaralanırsanız, yaranızı idrarla temizleyin. İdrar, vücuttan çıktığı anda sterildir, bulabileceğiniz diğer sulardan kat kat temizdir.

38- Toprak kayması gerçekleşirken, yamaçtan aşağı doğru kayan milyonlarca ton toprak ve kaya o kadar hızlı hareket eder ki, hava bu toprak kütlesinin arasında sıkışıp kalır. Kayan toprak, bir çeşit hava yastığının üzerinde hareket eder ve saatte 160 km’lik bir hıza ulaşabilir.

39- Periyodik tablodaki en yeni, en tehlikeli ve en kısa ömürlü radyoaktif element, 1996 yılında Hofmann, Ninov ve Hessberger’in çinko ve kurşunu birleştirerek bulduğu 112 numaralı ununbium. Elementin Latince isminin anlamı Bir-bir-iki-um”. Ununbium’dan önce bulunan iki elemente unununium (No.111) ve ununnillium (No.110) isimleri verilmiştir. Yedi enerji seviyesinde 112 elektronu, 112 protonu ve 165 nötronu bulunan elementin atomik kütlesi 227.

40- Karpuz seçerken, karpuzun üstünü ve altını parmaklamayı bırakın, rengine bakın. Olgun ve lezzetli karpuzların üzerindeki koyu çizgiler, açıkçizgilerden daha kalındır. Karpuzun dışı ne kadar koyu renkliyse, içi de o kadar kırmızı ve lezzetlidir. Karpuz seçmenin bir yolu daha var. Bıçağı alıp karpuzu ikiye bölün, bir parça kesip tadına bakın. Güzel mi?

41- Süvari heykellerinin anlamını öğrenin. Atın duruşu süvarinin nasıl öldüğü hakkında bilgi verir. At geri çekilmişse, süvari savaşta ölmüştür. Atın tek ayağı havada ise süvari savaşta yaralanmıştı. Eğer dört ayağıda yerdeyse süvari başka bir sebepten ölmüştür (frengi gb.).

42- Pokerde hangi elin kazandığını bilmelisiniz. Floş (renk), fulden (üçlü +pair), ful üçlüden, üçlü kentten (aynı renklerden sıralı) üstündür. Kare floşu alır ancak floş royal (astan başlayarak sıralı, aynı renk) hepsinden üstündür. Bir elde birden fazla floş royal çıktıysa (ki çok çok düşük ihtimal), kupalı floş royal kazanır.

43- Bifteğinizin pişip pişmediğini, bifteği kesmeden anlayabilmelisiniz. Bunun en kolay yolu, bifteği parmaklamaktır. Başparmağınızı, sanki parmak izinizi çıkarmak için mürekkep ıstampasına bastırır gibi, etin üzerine hafifçe bastırın. Diğer elinizle de başınıza dokunun ve sertliklerini karşılaştırın. İyi pişmiş bir biftek alnınız kadar, orta sertlikteki bir biftek çeneniz kadar, az pişmiş bir biftek de burnunuzun ucu kadar sert olmalı.

44- Dünyanın zirvesinin 8848 metre yüksekliğindeki Everest olduğunu bilmelisiniz. Eğer daha yüksek olsaydı, zirveye astronotlar gibi giyinip tırmanmak gerekirdi. 11 bin metre yükseklikte, yüzde 100 saf oksijen solumak bile, canlı kalmanızı sağlayamaz. Çünkü o yükseklikteki son derece alçak hava basıncı, bitrojn baloncuklarının kana karışmasına yol açar ve bu da, dalgıçlarının vurgun adını verdikleri olaya sebep olur. Sonuç, emboli ve ölümdür.

45- Normalde 100 bin tel saçımız vardır. Her gün 25 – 125 arası saç teli kaybolur (Eğer bir sayfa hazırlıyorsanız, bu sayı artar)..

46- Kıtalar yılda 2 cm hareket eder.

47- İnsan beyni, içerdiği 100 milyar nöronla evrende bilinen en karmaşık şeydir. Beyinde ayrıca 500 milyar destek hücresi bulunur.

48- Bulutsuz bir gecede, ideal şartlarda, çıplak gözle 4 bin yıldız görebilirsiniz.

49- Vücudumuzda 7.5 metre uzunluğunda ince bağırsak 1.5 metre uzunluğunda da kalın bağırsak bulunur.

50- Bir fincan kahveye bakarak, hava tahmini yapabilirsiniz. İyi havanın habercisi olan yüksek hava basıncının, kahvenin yüzeyinde yarattığı etki nedeniyle köpükler, fincanın ortasında birikir. Bulutlu havanın ve yağmurun habercisi olan alçak basınç ise, kahvenin yüzeyini yukarı doğru vakumlar, köpükler de fincanın kenarlarında birikir.

51- Oltaya iğne takmanın kolay yolu: Misinanın ucunu kıvırıp düğüm yapın. Misinanın çift katlı ucunu, kancanın deliğine sokun. Kancayı misinanın içine geçirin. Misinayı yukarı çekerek düğümü sıkılaştırın.

52- Sfenks’in burnu, Napolyon’un orduları tarafından kırıldı mı? İşin doğrusu Sfenks’e, 1300’lü yıllarda Müslüman bir asker saldırdı. Adamcağız, Sfenks’in bir put olduğunu, o yüzden de yok edilmesi gerektiğini düşünüyordu.

53- Kaptanlar, nikah kıyamaz. Kıyılması geminin uluslararası sularda olduğu düşünüldüğünde mantıklı görünebilir; ama doğru değil. Birçok ülkenin donanma kurallarına göre, gemi kaptanlarının insanları evlendirmesi yasaktır.

54- İnsan öldükten sonra derisi çekildiğinden saç, sakal ve tırnaklarının uzadığı sanılır fakat derisi çekildiğinden uzamış gibi görünür. İnsan beyni son derece gelişmiş olduğu için belirli işler için belirli bölgeler çalışır fakat gün boyunca beynimizin tamamı kullanılır.

55- İnsanın ne kadar çabuk kel kalacağı yada ne kadar kıllı olacağı tamamen genlerine bağlıdır. Yani traş etmenin yada kesmenin herhangi bir etkisi yoktur.

56- Einstein iyi bir öğrenciydi söylenenlerin aksine 11 yaşındayken üniversite düzeyinde fizik öğrenmişti. Küçük bir çocukken bile Yunanca ve Latince biliyordu.

57- Genelevlerin ve gece kulüplerinin bulunduğu bölgeler neden “kırmızı fener bölgesi” olarak anılır? Demiryollarının ilk günlerinde tren ikaz ışıkları, kırmızı boyalı yağ lambalarıydı. Demirolu işçileri vardiya değiştirirken bu lambalrı yanlarına alır, gittikleri genelevlerin kapısına asarlardı. Bu nedenle seks ticaretinin yapıldığı bölgeler günümüzde de “kırmızı fener bölgesi” olarak bilinir.

58- Bir erkek olarak mutlaka otomobillerden anlamalısınız. Araba lastiği değiştirmeyi öğrenmekle işe başlayabilirsiniz. El frenini çekiniz, Krikoyu yerine yerleştirin ve otomobili lastik boşta kalacak şekilde havaya kaldırın. Bijon anahtarlarıyla bijonları çarpraz şekilde gevşetin. Hepsini gevşettikten sonra bijonları deliklerinden çıkartın. Bijonları güvenli bir yere koyun ki kaybolmasınlar. Yedek lastiğimizi alın ve otomobilin ve lastiğin bijon delikleri üst üste gelecek şekilde yerleştirin. Bir bijonu hafifçe gevşek bırakın. Sonra yine çarpaz şekilde diğer bijonları da yerleştirin. Bütün bijonları sıkılaştırın. Krikoyla otomobilinizi indirin. İşlem tamam.

59- Ütü izi olmayan pantalonlarınızı tersten ütülemeniz gerekir. Böylece kumaşın parlamasını engellersiniz.

60- Dörtçekerle difransiyelin farklı şeyler olduğunu bilmelisiniz. Lada Niva, Land Rover gibi araçlar zaten hep dörtçekerdir. Bozuk arazide difransiyel kilidini devreye sokmanız, aracı ikiçekerden dörtçekere geçirmeniz anlamına gelmez, çünkü araç üretildiği andan itibaren dörtçekerdir.

61- Nasıl ilkyardım yapılacağını mutlaka öğrenmelisiniz. Maalesef ilkyardım kurallarını, işin uzmanından öğremeniz gerekiyor. Bu konuda size yardımcı olamayacağız.

62- Damlatan musluk, bozuk telefon, ayarsız televizyonla uğraşmak gibi ufak tefek tamir, işlerini kendi kendinize yapmayı öğrenmelisiniz.

63- Microsoft ve Bill Gates hakkında üç beş geyik yapabilmelisiniz. Sözgelimi hisse senetleri değerinin %60 oranında yükselmeye devam etmesi durumunda Microsoft’un mal varlığının 2001 yılında 1 trilyon dolar olacağını, önümüzdeki 10 yıl içinde dünyanın ikinci büyük ekonomik gücü haline geleceğini bilmelisiniz.

64- Osmanlı Sultanlarından Fatih Sultan Mehmet’in iyi bir şair olduğunu (Avni), III.Selim’in de iyi bir bestekar olduğunu bilmelisiniz.

65- Zekanızla böbürlenip karşı cinsi aşağılamadan önce, dünyada şimdiye kadar kaydedilmiş en yüksek IQ derecesinin de kadınlara ait olduğunu bilmelisiniz.

66- Çocuklara ve hayvanlara karşı sevecen ve müşfik davranmanız gerektiğini bilmelisiniz. Hiçbir kadın bebeklerin altını temizleyen ya da hiç şikayet etmeden çocuklarla oynayan bir erkeğe karşı koyamaz. Ama yine de bu sevgiyi abartmayın sevgiliniz çocuk istiyorsunuz olarak yorumlayabilir.

67- Mutlaka seyretmiş olmanız gereken onbeş film. When Harry Met Sally (Rob Reiner), Gorillas in the Mist (Michael Apted), Potemkin Zırhlısı (Einstein), Emmanuelle (Mutlaka Sylvia Kristel olmalı, Just Jaeckim), Temel İçgüdü (Paul Verhoeven), Baba Serisi (Coppola), Starwars Üçlemesi (George Lucas), Matrix (Wachowski biraderler), Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak (anonim), Muhsin Bey (Yavuz Turgut), The Wall (Alan Parker), Seven (David Fincher), herhangi bir Hitchcock filmi, Seks Hakkında Bilmek İsteyip de Soramadıklarınız (Woody Allen), Top Secret (Jerry ve David Zucker biraderler ve Jim Abrahams).

68- İçkinin insan vücudu üzerindeki etkilerini öğrenmelisiniz. Alkol herkesi farklı etkiler. 120 kiloluk bir adamla 50 kiloluk bir pilici aynı şekilde etkilemez. Ama yine de içkinin ruh ve beden sağlığınızda yol açtığı değişikliklere şöyle bir göz geçirdik.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.03
İçki olarak karşılığı (saatte): 2 şişe bira
Davranış değişikliği: Beyinde hafif bir uyuşukluk hissi vuku bulur, arkadaşlarınıza kaşı daha sevecen ve duygusal davranmaya başlarsınız. Arada sırada diliniz sürçer.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.08
İçki olarak karşılığı (saatte): 4 şişe bira
Davranış değişikliği: Ayakta durmak ve konuşmak gitgide güçleşir. İçkileri kimin ödeyeceğini fark etmezsiniz bile.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.18
İçki olarak karşılığı (saatte): 8 şişe bira
Davranış değişikliği: Dünyanın en korkunç yaratığı bile gözünüze hoş bir kadın gibi görünür.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.28
İçki olarak karşılığı (saatte): 12 şişe bira
Davranış değişikliği: Altınıza işersiniz ve bayılırsınız

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.38
İçki olarak karşılığı (saatte): 16 şişe bira
Davranış değişikliği: Eğer hala ölmediyseniz, ertesi sabah kesinlikle ölmüş olmayı isteyeceksiniz.

69- Mutlaka okumanız gereken 20 kitap: Kemalettin Tuğcu’nun bir eseri, İnce Memed (Yaşar Kemal), Cevdet Bey ve Oğulları (Orhan Pamuk), O (Stephen King), Değişim (Franz Kafka,) Taasuk-u Talat ve Fitnat (Şemsettin Sami), Suç ve Ceza (Dostoyevski), Martı (Richard Bach), Hamlet (Shakespeare), Paranın Cinleri (Murathan Mungan), Nutuk (M.K. Atatürk), Şeker Portakalı (Vasconcelos), Gülün Adı (Umberto Eco), Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (Milan Kundura), Kasabanın En Güzel Kızı (Charles Bukowski), Gönülçelen (J.D.Salinger), Fırıncının Kızı (Anonim), Ayaklar (Melih Cevdet Anday), Yaşlı Adam ve Deniz (Ernest Hemingway), Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia Marquez).

70- Evinizde bulunması gereken 10 adet çok nadir ancak sote CD: Wish You Were Here (Pink Floyd), The Commiments (Film Müziği), Hababam Sınıfı (Soundtrack Albümü), Carmina Burana (Carl Orff), Stationary Traveller (Camel), Dancing With The Lion (Andreas Volenweider), Nothing Like The Sun (Sting), Joshua Tree (U2), Ele Güne Karşı (Mazhar Fuat Özkan).

71- En azından bir tane kokteyl hazırlamayı bilmelisiniz. Size bir yazlık bir de kışlık 2 basit örnek:

Margarita: 1 ölçü tekilla, 2 ölçü limon suyu ve 1/3 ölçü Contreau likörü shaker’a (eğer yoksa olacağını sanmam sıkı kapanmış bir kavonozda olabilir) atın ve kırık buz ekleyip iyice sallayın. İçkiyi koyacağınız kadehin kenarını ıslatıp tuza batırın, sonra hazırladığınız karışımı buzlarını süzüp kadehlere koyun.

İrish coffe: Kahve yapın ve şarap kadehine koyun. İçine 3 tane kesme şeker 1-1.5 kapak viski karıştırın. Kahve durulduktan sonra, soğumuş ve hafif katılaşmış kıvamdaki kremşantiden bir çay kaşığı alıp kahvenin üzerine koyun. Kremşantinin üzerine de çikolata kırıntıları serpiştirin.

72- Profosyonel bir masör kadar olmasa da basit masaj tekniklerini bilmelisiniz. Omuzları ya da deriyi mıncıklamak, masaj değildir. Doğru dürüst masaj yapabilmek için başparmaklarınızla omuzlarda ve omurganın iki yanında basınç uygulamalısınız. Masaj yaparken ellerinizi mümkün olduğu kadar çok açmalı, böylece masaj yapacağınız bölgeyi genişletmelisiniz. Sırt derisini baş ve işaret parmaklarınızın arasında kaydırarak belden omuzlara doğru düz çizgi halinde ilerleyin. Omuzlarda “piyano” adı verilen hareketi yapın, yani parmaklarınızın uçlarını sanki tuşları çok sert olan bir piyanoyu çalıyormuş gibi kasların üzerinde gezdirin. İki elinizin başparmaklarını ense üzerinde yan yana getirin ve yavaşça açarak aşağıya doğru inin. Genellikle kaburga kemiğiyle omurga arasında kalan bölgede kulunç oluşur, kulunçları gevşetmek için dirseklerinizi kullanabilirsiniz. Bunun için dirseğinizi kaburga kemiğinin sone erdiği noktanın biraz üstüne yerleştirin ve dairesel hareketlerle hafifçe bastırın. Sakın abartmayın, masaj yaptığınız insanın canını yakabilirsiniz.

73- Araba kullanmayı bilmeli, iyi bir şöför olmaya dikkat etmelisiniz. Sürekli aşırı hız-ani fren ikilisini tekrarlamaktan kaçınılmalı, otoyolda slalom yapmamalı, şerit değiştirirken mutlaka sinyal vermeli, emniyet şeridini gerekmedikçe kullanılmamalı, önünüze aniden çocuk, kedi, köpek fırlayabileceğini hesaba katarak otomobili buna göre sürmeli, yağmurlu günlerde yayalara su sıçratmamaya özen göstermeli, zırt pırt kornaya basmamalı, trafik ışık ve levhalarına uymalı ve en son olarak da aracınızı sürerken asla ama asla küfretmemelisiniz.

74- Bilgisayar ve İnternet özürlü olmamalı, bir an önce sanal aleme adım atmalı, bir ICQ numarası edinmeli ve chat olayına girmelisiniz.

75- Elektrikli herhangi bir alet bozulduğunda, öncelikle sigortayı kontrol etmek gerektiğini unutmamalısınız.

76- Küp gibi içtiğiniz zaman, o berbat akşamdan kalma hissinin üstesinden gelebilmek için Alka-Seltzer veya foşurdayan Aspirin içmelisiniz.

77- Hoş sürprizler yapabilmek için özel tasarımları olan en az bir mücevherci bilmelisiniz. Gilan ve Urart, bunlardan ikisi.

78- Gece atıştırmaları ya da muhteşem kahvaltılar için buzdolabınızda mutlaka havyar veya somon, dil peyniri,mayonez ve turşu zeytin bulundurmalısınız. Buna kimyonlu peynir veya limon da ekleyebilirsiniz.

79- Ayın son gününde bile en az 50 milyon TL limiti olan bir kredi kartınız olmalı.

80- Yalnızca kadınları daha kolay tavlama için değil kendi sağlığınız içinde vücut temizliğine özen göstermeniz gerekli. Haftada en az 4 kez yıkanmalı, tırnaklarınızı düzenli olarak kesmeli, dişlerinizi hergün fırçalamalısınız.

81- Nemlendirici, temizleyici losyon gibi cilt bakım ürünlerinin sadece kadınlar için üretilmediğini öğrenmelisiniz. Traştan sonra limon kolonyası devri kapanalı çok oldu. Artık hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları, çalıştığımız ofislerin bozuk havalandırma sistemleri, barlardaki ve restoranlardaki bol sigara dumanı cildimize gitgide daha çok zarar vermeye başladı. Kokoş olun demiyoruz, ama cildinizin yıpranmasını istemiyorsanız, kendinize bakım yaptırmalısınız.

82- ABD’deki insanların yarısının obez (aşırı şişman) olduğunu ve dünyada herkes Amerikalılar kadar çok yeseydi, tüm doğal kaynakların en çok 2 – 3 yıl içinde tükeneceğini bilmelisiniz.

83- Dünyanın en çekici erkekleri sayılan Antonio Banderas’ın çok kısa boylu, Ricky Martin’in de homoseksüel olduğunu, dolayısıyla kız arkadaşınızın da diğer kadınlar gibi cüce homoseksüellerden hoşlandığını öğrenmelisiniz.

84- En az üç çeşit yemek pişirmeyi öğrenmelisiniz. Hem aç kalmaz, hem de istediğiniz hatunu rahatlıkla kucağınıza düşürebilirsiniz. Çünkü kadının da kalbine giden yol, midesinden geçer. İşte basit bir omlet tarifi: Mısırlı omlet (tek kişilik) 1 kutu mısır konservesi, 2 yumurta, 1 – 2 dilim kaşar peyniri, biraz süt bir tatlı kaşığı tereyağı, bolca baharat tabi ki tuz. Bir kaseye yumurtuları kırın ve içine azıcık kaşar peyniri ufalayarak iyice karıştırın. İsterseniz birkaç damlada süt koyabilirsiniz. Teflon tavaya yağı ve mısırı koyun. Tavanın tabanını mısırla kaplayın ve yağ eriyene kadar pişirin. Kasedeki karışımı teflon tavaya dökün. Yumurtanın ve kaşar peynirinin, mısırın üzerinde eşit olarak dağılmasına dikkat edin. Kapağını kapatın ve kısık ateşte pişirmeye bırakın. Bir süre sonra yumurta iyice kabaracak ve üstü de katılaşacaktır. O zaman baharat serpin ve yeniden kapağını kapatıp azıcık daha pişirin. Yumurtanın iyice pişip pişmediğini anlamak için tahta spatulayla omletin kenarını kaldırıp mısırların rengine nakın. Pişmişse yiyebilirsiniz.

Comments (2)

Older Posts »