Archive for ekonomi

eBay ile Google�ın �ödeme� savaşı kızıştı YENİ

Türkiye�nin en büyük e-ticaret sitelerinden gittigidiyor.com�un azınlık hissesini geçtiğimiz ay satın alan eBay, Google�a reklam anlaşmasını fesh etti. Google�a yılda 25 milyon dolarlık reklam veren eBay�in reklam iptalinde, iki şirket arasındaki online ödeme sistemleri konusunda yaşanan ve gün geçtikçe artan rekabetin etkili olduğu belirtildi.

/ Bana bakın Makar sırası ,

İlla da adamı yiceniz . Bit artık eğleniyoz . E bay busha özel bir makara cellular hücre telefonu çıkarmış. Bush delirmiş mi bir bakınıyoz. Aldınız siz yarağı elinize. Tebrikler size teşekkür. Deli görünce korkan yahudi. Mala vur. Yamulanlar aşkına diyerek delirmiş. Bu makara sönzüz.

/ her kelime grup , öbek arasındaki bağlantıları ve bunların izdüşümlerini bulan. bir icat planlayın. Yani sınırsız bir ilim. Cok sınırlandırıyonuz beni. Görsünler kabalığımı. Kalın bir yarak bu . Yalın. / Deney düşünmeyi öğrenin / Örnek? tırnak? …. ve …. gibi 🙂
Neyse ço kkarkankır bir guya bu .
Gerçeği bulmayan algoriitmalar , denemeler yapın. Çok karanık. Yıt. İri yanılgılarımız var . Kobay olduk . Sinirlendiriniz bendeniz. Buraya kadarmış . Olay burada bitti . Sınırlandırdınız beni . Kobay olsun it. Okuyor beni. Sinir etti beni . Karanlığım ona . Kul köle ol. Kobaysınız. Karanlık bir öy , okul , sıt , ma , malı , kalın yarak , yürek ister o iş . Üt

Yorum Yapın

Dedesinin doğduğu köyü zeytinyağı markası yaptı

Tavukçuluk sektörünün önde gelenlerinden Keskinoğlu Şirketler Grubu, Ravika markalı zeytinyağlarını Balkanlar’da pazarlamak için atağa geçti. Çıkış noktası olarak da şirket kurucusu İsmail Keskinoğlu’nun doğum yeri olan ve zeytinyağı markasına ismini veren Yunanistan’ın Drama Kasabası’na bağlı Ravika köyünü seçti.
Keskinoğlu, Balkanlar’daki en iyi zeytinyağı markası olmayı hedefliyor.

Keskinoğlu Şirketler Grubu Pazarlama Grup Başkanı Keskin Keskinoğlu, dedesinin köyü olan Ravika’ya yaptığı ziyarette hedeflerinin Osmanlı bakiyesi olan bu topraklardaki tüketiciye ulaşmak olduğunu vurguladı. Keskinoğlu, Tariş’in son yıllardaki yurtdışı atağında en önemli isimlerden olan ve bir süre önce Keskinoğlu grubuna katılan Savaş Özaltun ile Ravika’yı tanıttı. Grup başkanı, hedeflerini, “Ailemizin kökeni olan Balkanlar’da bir numaralı zeytinyağı markası olmak istiyoruz.” sözleriyle açıkladı. Halen İsrail, Amerika, Kanada, Azerbaycan, Kosova, Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Makedonya’ya ihraç edilen Ravika, çok yakında Balkanlar’daki tüm süpermarketlerden kolayca alınabilecek. Keskinoğlu, pazarlama stratejisinin bir parçası olarak Balkanlar’da kaybolmakta olan çok renkli kültürün bazı kesitlerini de kullanacaklarını, böylece kamuoyunu da aydınlatacaklarını söyledi. Tüm Balkanlar’daki zeytinyağı pazarının masaya yatırıldığı toplantıya katılan köy halkı ise, Ravika’nın kuruluş hikâyesinden etkilendiklerini belirterek, Keskinoğlu ailesine geçmişlerini unutmayıp köylerinin ismini büyük bir markada yaşattıkları için teşekkür etti. Drama, Zaman

Yorum Yapın

Otokar: 100 milyon dolarla savunmada ihracat lideriyiz

100 milyon dolarla savunmada ihracat lideriyiz Otokar, 2006’da gerçekleştirdikleri 100 milyon dolarlık ihracatla savunma sektöründe ihracat lideri oldu. Şirket, bu yılki ihracatta da 53 milyon dolarlık bir anlaşmayla kapıyı açtı.

Otokar’dan yapılan açıklamada, “53 milyon dolarlık anlaşma, 2007 ihracat hedeflerimizi gerçekleştirmede önemli bir adım” denildi. Savunma Sanayii İmalatçıları Derneği’nin (SASAD) 2006 faaliyetlerinin genel profilini çizmek amacıyla yaptığı anket sonuçlarına göre, Otokar geçen yıl ihracat yapan Türk savunma sanayi şirketleri arasında en yüksek tutara ulaşarak, sektörün ihracat lokomotifi oldu.

YEPYENİ PAZAR GELİŞİYOR: Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, “2007 yılı için savunma sanayinde yeni pazarlara açılmayı hedeflemiştik. Bu hedefimiz doğrultusundaki çalışmalarımızın sonuçlarını almaya başladık. Aldığımız yeni siparişlerin bir kısmı, yepyeni bir ihraç pazarından geliyor. Bu, zırhlı araçlarımızın hem uluslararası başarısına, hem de dünyanın birçok ülkesinde giderek benimsendiğine ve yaygınlaştığına işaret ediyor” dedi.

ÖNDE GELEN ÜSLERDENİZ: Türkiye’de savunma sanayinde kilit teknoloji ve ürünlerde dışa bağımlılığın giderek azaldığını ve bunun savunma sanayi adına mutluluk verici bir gelişme olduğunu belirten Görgüç, Otokar’ın zırhlı araç alanında dünyanın önde gelen tasarım ve üretim üsleri arasında yer aldığını aktardı. Görgüç, “Zırhlı araçlarımız Türkiye dahil olmak üzere 15’ten fazla ülkenin silahlı kuvvetlerinde aktif olarak kullanılıyor. Bu başarımızı tasarımdan üretime tamamen bize ait araçlar geliştirme vizyonumuza borçluyuz. Bu başarıya fikri mülkiyet hakları Otokar’a, yani Türkiye’ye ait olan ürünlerle ulaşmak ve yurt dışında Türk savunma sanayini başarı ile temsil etmek bizim için büyük bir gurur kaynağı” görüşünü dile getirdi.

Comments (1)

Kız Vermekle Banka Satmak arasındaki 4 benzerlik

Göster/ Gizle

Yabancıya banka satmakla kız vermek arasındaki 4 benzerlik ve 1 fark

Yabancıya banka satma tartışmaları şu aralar yine gündemde. Peki yabancıya banka satmakla kız vermek arasında benzerlikler var mıdır? Araştırdık ve sadece 4 tane benzerlik değil, 1 tane de fark tespit ettik..

Geçtiğimiz yılın en çok konuşulan konularından birisi hiç kuşkusuz yabancılara yapılan banka satışlarıydı. Bankaların yabancılara satışına toplumun çeşitli kesimlerinden çok farklı tepkiler geldi. Kimisi ‘parayı veren düdüğü çalar’ dedi, kimisi ‘o zaman al parayı çal düdüğümü’ diye serzenişte bulundu. (Not: Çıkan kavgada 8 kişi öldü 36 kişi yaralandı..) Halkımızın ise her zamanki gibi konuyla ilgili ne fikri ne de zikri bulunmaktaydı ( Fikri olanlar yer altında geliyor ), zira satılan bankalar kendilerine ait olmadığı için, halk, iyi mi kötü mü diye araştırma gereği bile duymamaktaydı. Bu tartışmalar yıl sonuna doğru bir süre durduysa da şu sıralar Halkbank’ın satılacağına ilişkin haberlerle birlikte bankaların yabancılara satılması tartışmaları, tekrar alevlendi.

Bu aralar piyasada ‘düdük’ söylemleri yeniden aldı başını gidiyor. ‘Düdük çalma’ hassas mevzu, konu da ‘Halk’bank olunca halk arasında ‘sen kime düdük dedin lan’ infiali yaratmamak için konuyu bir de halk dilinde anlatmaya çalışalım dedik. İyi mi ettik, kötü mü ettik bilmem ama sürçü lisan ettiysek şimdiden affola.

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bankamızı yabancıya vermekle, kızımızı vermek arasında ‘şimdilik’ 4 benzerlik ve 1 fark tespit ettik.

1)

Yerli bankayı alan yabancı banka, kar etmeye dönük bir zihniyetle çalışırsa ve bankayı daha da büyütürse hiç kuşkusuz bizim ülkenin ekonomik büyümesine de katkısı olacak ve bizim ülke insanları için iş olanakları yaratacaktır.

Kızımızı verdiğimizde de durum benzerdir. Kızımız yabancı herif sayesinde uluslararası tecrübe kazanacak, dil öğrenecek ve iş dünyasında daha çabuk yükselecektir. Böylece hem kendi gelirini artıracak hem de çalıştığı şirkete kardeşi ya da kuzeni olacak haytaları da aldırarak ailedeki işsizliği azaltacaktır.

2)

Yabancı banka bizim bankayı aldığı zaman, söz konusu bankanın bizim ülkenin taşıyla, toprağıyla, çimentosuyla yapıldığı gerçeği değişmez; ama tüm nimetlerinden faydalanma hakkı (kullanım hakkı) artık yabancıya aittir.

Yabancıya gönlünü kaptıran kızımızın da DNA’sına bakarsanız anasının babasının genlerini görürsünüz, değişmez.. Ama gelin görün ki kızımızın kullanım hakkı artık kocası olacak yabancı herife aittir.

3)

Gönlünü kaptırmak demişken; kızımızı verirken tabii ki kalbini de veririz, hatta kalbini daha önce kızımız kendi zaten vermiştir. Vücuda kan pompalayan, kızımıza hayat veren işte o kalptir. Yabancıyla aralarında ilerde bir problem olursa kızımızın kalbi kırılır, ve belki de ‘Allah Korusun’ kalp krizi filan geçirir.

Bankalar da bir ülkenin kalbidir. Para pompalar ekonomiye ve hayat verir ticari hayata. İlerde bir problem olursa yabancı da diyebilir ki ben para pompalamayı bıraktım, memlekete gidiyorum. İşte o zaman elimizdeki bankaların çoğunu verdiysek ticari hayat durur ülkede, ve bugüne kadar görülmemiş bir ekonomik kriz ortaya çıkar.

4)

Yabancı bankaların kendi ülkelerini yöneten devlet adamlarıyla sıkı ilişkileri vardır. Bu bankalar bir şirket gibi kar etme amacıyla değil de kendi ülkelerinin politikası doğrultusunda da hareket edebilirler, engeleyemezsiniz. Ve bankalar ekonomide söz sahibidir. Bu yüzden yabancı bankanın üzerinde etkisi olan yabancı devlet adamlarının, bizim ülke üzerinde de söz sahibi olması kaçınılmazdır. Bağımsızlık elden gitmiştir.

Yabancı damatların da yakın ilişki içerisinde oldukları aile büyükleri vardır ve bu aile büyüklerinin çoğu 2. Dünya Savaşını yaşamış milliyetçi tiplerdir. Kızımızın üstünde bizim yabancı damat aracılığıyla baskı kurup bizim aileyi bile yönetebilirler arada kızımız varken ‘Ceddin Deden Neslin Baban’ bile işe yaramaz.

Ve bir FARK

Bankamızı yabancıya sattığımızda düdüğü çalan, parayı veren yabancıdır.

Kızı verdiğimizde ise düdüğü yabancı çalmaz…

Kim mi çalar??

Valla bu örnekte kim çalar bilmem, ama yakından tanıdığım bir ülkede düdüğü hep ülkenin halkı çalar..

Kalın sağlıcakla..

Not: Metindeki benzetmelerden dolayı hanım kızlarımızın ‘mizah-ül affına’ sığınıyor, dünyanın hiç bir yerinde kadınlara mal olarak bakılmadığı asırlar diliyoruz..

Kaynak

Yorum Yapın

ROTARY VE LIONS ÜYELERİ VE ÇALIŞMA TARZI

Bu kadar güçlü isim niçin bir araya gelmiş. Amaçları Nedir ?
Böylesine güçlü bir üye topluluğuna sahip Rotary ve Lions (göstermelik bir kaç iş dışında) Ülkemiz ve Milletimiz hayrına ne yapmıştır ?
Ülkemizin iş, siyaset, eğitim ve basın sektörünü elinde tutan bu güç birliği, Rotary ve Lionsun iddia ettiği güzel amaçlar için bir araya gelmiş olsalardı sonuç olarak mükemmel eserler ortaya konmuş olmazmıydı. ?
Bırakın ülke için çalışmayı aşağıda adı geçen kişilerin genelinin kendi menfaatleri için ülkemizi bile pazarlık konusu yapması (Rahmi Koç’un Kıbrısa dil uzatması, Sabancı’nın Üniversitesinde Ermeni soykırımını savunan proflar barındırması….) örgüt ve üylerinin gerçek misyonlarını gözler önü sermeye yeterli değilmidir. ?
Üyelerinin önemli bir kısmının özelllikle yahudi ve yahudi dönmesi (Sabetaycı) olması dikkat çekici değilmidir ?
Sizce Aşağıdaki kişilerin Lions ve Rotary’e katılırken düşüncesi “Körlere yardım, toplum ve insanların gelişimi” midir ? Yoksakişisel bir takım menfaatlermidir.?
Lions ve Rotary kulüplerinin 28 Şubat sürecinin koşullarınıda istismar ederek, manevi değerlerimize saldırmışlar ve böyle eğilimleri olan kişileri desteklemiş, kurunun yanında yaşında yakılması için çalışmışlardır. Ve sürecin sonunda Çevik Bir ve Vural Savaş’a plaket vermişlerdir. Bu tip gurupların saman altında yaptıkları bu tip işler Milli değerlerimize olduğu kadar Manevi değerlerimize de , kısacası ortak paydalarımıza karşı olan tutumlarını yeterince gözler önüne sermemektemidir ?
Şark meselesiyle Müslüman-Türk’e karşı olan tavrı yüzyıllardır belli olan hristiyan batı, niçin Lions ve Rotary gibi masonik örgütlere üye olanları bağrına basmaktadır ?
Aşağıda Türkiye’de faaliyet gösteren Rotary ve Lions üyelerinin çok az bir kısmının isimleri bulunmaktadır. Listeye göz atınız ve yukarıdaki soruları kendinize sorunuz.

EKONOMİ

SAKIP SABANCI (ILK KURUCULARDAN, SANAYICI)
EROL SABANCI (SANAYICI )
RAHMI KOÇ (HOLDING PATRONU)
NEJAT ECZACIBASI (HOLDING PATRONU, BILDENBERG ÜYESI)
BERNARD NAHUM (VEHBI KOÇ’UN YAHUDI ORTAGI. BE-KO BERNARD-KOÇ DEMEKTIR.)
VITALI HAKKO (VAKKO’NUN SAHIBI)
JAK KAMHI (HOLDING PATRONU, )
ARMAN KARABET (TÜRKIYE ERMENI CEMAATI SÖZCÜSÜ)
IZAK HALAVA (YAHUDI, HAHAM)
ISMAIL ISMEN (MÜHENDIS, YAHUDI DÖNMESI)
TUNCER BEZMEN (GAZETECI, YAHUDI DÖNMESI)
FUAT BEZMEN (SANTRAL MENSUCAT SAHIBI, YAHUDI DÖNMESI, DÖVIZ KAÇAKÇISI OLDUGU ORTAYA ÇIKINCA ABD’YE KAÇMISTI)
ALI KOÇMAN (ARMATÖR, TÜSIAD BASKANI IDI)
NESET SIRMAN (ITHALATÇI, LIONS KLÜPLERI GENEL DIREKTÖRÜ IDI)
DAVID KOHEN (SIGORTACI,AYNI ZAMANDA BÜTÜN AILE LION’DUR)
LYONEL MAKZUME (VAPUR ACENTASI VAR, YAHUDI, AILECE ROTARYEN, KAÇAKCILIKTAN YARGILANDI, MAHKUM OLDU)
JACQUES JEULIN (BANKACI,OSMANLI BANKASI,YABANCI)
H. VON TIELMAN (TÜRK HOECHST GENEL MÜDÜRÜ)
FERIT VOLKAN (SHERTON GENEL MÜDÜR MUAVINI)
EDWARD KEISER (ISVIÇRE HAVA YOLLARI TEMSILCISI, YABANCI)
BAHIR UYSALER (OTO-KOÇ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI)
SEFER ULUSOY (OTOBÜS SIRKETI VAR )
SELÇUK YASAR (HOLDING PATRONU )
MEHMET YAZAR (ODALAR BIRLIGI BASKANI,BAKAN)
NIYAZI YILMAZER (YAKAMOZ’UN SAHIBI)
ARSLAN SANIR (HEMA ESKI GENEL MÜDÜRÜ)
DÜNDAR SOYER (IZMIR SANAYI ODASI BASKANI IDI)
UGUR PAKSOY (PAKSOY FABRIKASI MÜDÜRÜ)
CENGIZ OKAYGÜN (THY VE YEM SANAYII YÖNETIM KURULU ÜYESI IDI)
SAHABETTIN BILGISU (IZMIR TICARET VE SANAYI ODALARI BASKANI)
METE TANRIKUT (BANKA MÜDÜRÜ )
TEOMAN TERIM (TUSAS GENEL MÜDÜRÜ)
ALI TUZCUOGLU (NAKLIYE SIRKETI SAHIBI)
TUNCAY SARIZI (NÜKLEER TIP UZMANI)
SEYFETTIN TOKBEY (NOTER)
BASIN YAYIN ALANINDAN
DINÇ BILGIN (GAZETECI,MEDYA PATRONU HOLDING SAHİBİ )
EROL SIMAVI (GAZETE SAHIBI)
ORHAN TOKATLI (GAZETECI)
GÜNERI CIVAOGLU (GAZETECI)
AKKAN SUVER (YENI DÜSÜNCE GAZETESI SAHIBI,MILLIYETÇI BILINIR)
ZIYA TANSU (IKA HABER AJANSI)
ÜMIT ATAY (BASIN YAYIN PROGRAMCISI)
AYBER SARUHAN (GAZETECI )
SARUHAN AYBER (GAZETECI)
HAGOP AYVAS (GAZETECI)
GÜNAY SIMSEK (GAZETECI)
NECMETTIN TANYOLAÇ (SPOR YAZARI)
KEMAL AZIZ (GAZETECI)
HALUK SAN (GAZETECI)
ERDOGAN SUNGUR (GAZETECI)
MEHMET SADUN ALTUNA (ESKI BASIN YAYIN GENEL MÜDÜRÜ)
ERDOGAN ARIPINAR (GAZETECI)
TURHAN TAYAN (GAZETECI)
METE ATABEK (GAZETECI)
SELAHATTIN ATASOY (EMEKLI ALBAY)
BAHAETTIN TATIS (EGITIMCI)
AKIF TATLICIOGLU (NOTER)
YILMAZ TUNÇHAL (GAZETECI)
VEDAT NEDIM TÖR (YAZAR)
SUPHI TÜREL (GAZETECI)
YAVUZ DOLUN (HABER AJANSI)
NEHAR TÜBLEK (KARIKATÜRIST)
FUAT UYGAN (YAYINCI)
TURHAN DILLIGIL (GAZETE PATRONU)
HALUK CANSIN (GAZETECI)
BEKIR ÇIFTÇI (GAZETECI)
EROL DALLI (GAZETECI)
KENAN DEGER (TRT’CI, ANTALYA)
NURETTIN DEMIRKOL (GAZETECI)
EMIN EDIS (GAZETECI)
TEOMAN ERTAN (TRT’CI)
MÜMIN ÇEVIK (EDITÖR)
GÜNGÖR MENGI (GAZETECI, TRT’DE HÜKUMET TEMSILCISI)
YEKTA OKUR (GAZETECI)
ÜSTÜN ÜNÜGÜR (GAZETECI)
BAHADIR YANIKÖMEROGLU (GAZETECI)
ARSLAN T. YAZMAN (GAZETECI)
ERTUGRUL ZORLUTUNA (GAZETECI)
KAHRAMAN BAPÇUM (GAZETECI)
TUGRUL ILICAK (KEMAL ILICAK’IN AKRABASI, GAZETECI)
AYKUT SÖZERI (AKTÖR)
EĞİTİM

CEZMI BIREN (EMEKLI AMIRAL, M.EGITIM MÜSTESARI IDI)
ILHAMI NASUHIOGLU (CERRAHPASA TIP FAKÜLTESI DEKANI, DIYARBAKIR ÜNIVERSITESI REKTÖRÜ IDI)
NIHAT BALKIR (BURSA ÜNIVESITESI REKTÖRÜ)
AYHAN SONGAR (PROFESÖR, MILLIYETCI TANINIR)
NECDET UGUR (ESKI MILLI EGITIM BAKANI)
ADNAN SÜVARI (FUTBOL ANTRÖNÖRÜ )
SUAT VURAL (PROFESÖR, DEKAN)
GÜRBÜZ TÜFEKÇI (SOSYAL ANTROPOLOG )
NIHAT TÜNAYDIN (KABATAS LISESI, EGITIMCI)
MAHMUT YILMAZ (ÖGRETMEN)
ANTONIO TRUPIA (ITÜ ÖGRETIM ÜYESI)
N.A.JACQUES BATZLI (GALATASARAY LISESINDE ÖGRETMEN, YABANCI)
FREDERIC SHEPHERD (BIOLOJI ÖGRETMENI)
BÜROKRASİ

REMZI YELMAN (EMEKLI KORGENERAL)
ERTUGRUL ÜNLÜER (ESKI KOCAELI VALI VE BELEDIYE BASKANI)
NUMAN URS (EMEKLI ALBAY)
ENGIN URAL (ÇEVRE SORUNLARI VAKFI BASKANI)
BÜLENT ULUSU (ESKI BASBAKAN)
HAMIT YENER (EMNIYET 1. SUBE MÜDÜRÜ IDI )
NÜVIT YETKIN (CHP MILLETVEKILI IDI)
HALIT TOKULLUGIL (BURSA ESKI VALISI)
ZEKI YÜCETÜRK (BALIKESIR ESKI MILLETVEKILI)
ALI BERKOL (NATO’DA GÖREVLI)
SUPHI BAYKAM (CHP MILLETVEKILI IDI)
FAHIR ILKEL (ESKI ENERJI VE TABII KAYNAKLAR BAKANI)
SEZAI ORKUNT (EMEKLI AMIRAL )
SEZAI OYMAKLI (EMEKLI SUBAY)
HÜSEYIN ÖGÜTCEN (IZMIR VALISI IDI)
TAHSIN ÖNALP (ESKI BAYINDIRLIK BAKANI)
ENVER SAATÇIGIL (ESKI VALI )
AHMET GÜNDÜZ AKTUG (POLIS BASMÜFETTISI)
BEDRETTIN DALAN (ISTANBUL BELEDIYE BASKANI)
ŞAHAP KOCATOPÇU (27 MAYIS VE 12 EYLÜL BAKANLARINDAN)
HAKKI KÜTÜK (EMNIYET MÜDÜR MUAVINI)
SERIF TÜTEN (ESKI ANKARA VALISI,ROTARY SEREF ÜYESI)
ÜLKÜ SÖYLEMEZOGLU (IMAR ISKAN BAKANLIGI MÜSTESAR YARDIMCISI)
ÇETIN ANUNCAN (DENIZ SUBAYI)
MUZAFFER ERCIS (EMEKLI TUGGENERAL)
YELMAN GAZIMIHAL (SEKA GENEL MÜDÜRÜ IDI)
FEYYAZ GÖLCÜKLÜ (MDP MILLETVEKILI)
RÜSTÜ GÜNER (DSI BÖLGE MÜDÜRÜ)
SAFFET GÜRTAV (IETT GENEL MÜDÜRÜ)
MUAMMER DURAK (VALI MUAVINI)
A.A.I.HILBRAND (YABANCI, ASKERI ATESE)
WILLIAM HUDSON (ISTANBUL INGILIZ KONSOLOSU)
HERMAN BÜNEMAN (IZMIR ALMAN BASKONSOLOSU)
AKGÜN KICIMAN (DISISLERI BAKANLIGI PROTOKOL MÜDÜRÜ)
EKKES LANGER (ANKARA AVUSTURYA TICARET ATESESI)
GERARD SAMBRANA (FRANSIZ, IDARI ATESE)
ERKKI TAMMIWORI (FINLANDIYALI, BASKONSOLOS )
GEOFFREY OGDEN (ISTANBUL ABD BASKONSOLOS VEKILI)
HANS PETER SCHONI (ISVEÇLI, IDARI MÜSTESAR )
FRITZ LANGER ( ” ” ” ” )
MARSHALL BERG (ABD IDARI ATESE)
WOLFGANG ZIEBEL (ALMAN, BASKONSOLOS)
NICHOLAS BASKEY (ABD, IDARI ATESE)
DİĞER

SUAT BALLAR (AVUKAT, ESKI LIONS GENEL YÖNETMENI)
MÜNIP TARHAN (NOTER,TÜRKIYE VE DÜNYA LIONS KLÜPLERI BASKANI)
MUKBIL ÖZYÜRÜK (ILK KURUCULARDAN, YAZAR)
FAHRETTIN KERIM GÖKAY (ORD. PROF. LIONS KURUCUSU, ISTANBUL VALI VE BELEDIYE BASKANI IDI.)
KEMAL ZORLU (ALTAY KLÜBÜ BASKANI IDI)
MAZHAR ÇELEBI (ILIM YAYMA CEMIYETI BASKANI)
SERMET HÜSEYIN (ANKARA ROTARY BASKANI IDI)
KEMAL KÖKSALAN (LIONS GÜVERNÖRLERINDEN)
O. CUMHUR AKKENT (EMEKLI DR. ALBAY, ÇOCUK SATMAK VE ÖLDÜRMEKTEN YARGILANDI, CEZAEVINDE)
ÇETIN YILDIRIM AKIN (AVUKAT, TÜRKIYE LION KLÜPLERI GENEL YÖNETMENI IDI, CUMHUR AKKENT’IN DAVASINI ÜSTLENDI AMA HAPISTEN KURTARAMADI)
BU KİŞİLER ARASINDAKİ YABANCI MİSYON MENSUPLARI DA GÖZÜNÜZDEN KAÇMAMIŞTIR!. O KİŞİLER BU KLÜPLERE CAN SIKINTISINDAN VEYA GİDECEK YERLERİ OLMADIĞI İÇİN GİRMEMEKTEDİR!.. HEPSİ SİNSİ BİRİ AMACIN PEŞİNDEDİR!.

BU KLÜPLERE, YANI LIONS VE ROTARYEN’E ALINACAK ÜYELER IÇIN SU KURALLAR UYGULANIR:

SELECTION
ELECTION
INDUCTION
EDUCATION
ASSIMILIATION
BU KELIMELER ELEME, SEÇME, TANITMA, EGITME VE KENDINE BENZETME DEMEKTIR. BUNLARIN HEPSININ AMACI ÖZEL BIR KLÜBE KABUL EDILMENIN SARHOSLUGU IÇINDE HER SÖYLENENE HEVESLE SARILAN KISILERI, DEJENERE BATI KÜLTÜRÜ ILE YOGURMAK VE ONU KÖRÜKÖRÜNE BATI’YA HIZMET EDECEK BIRI HALINE GETIRMEKTIR!..

1984’DE ROTARY INTERNATIONAL BASKANI SEÇILEN ESKI TÜRKIYE LION KLÜPLERI BASKANI MÜNIP TARHAN:
“LIONLARIN BIRBIRLERINE KAN BAGINDAN DAHA KUVVETLI BAGLARLA BAGLI OLDUGUNU” SÖYLÜYOR!..

DAHA AÇIK BIR IFADE ILE, TÜRKIYE’DEKI ROTARY VE LIONS KLÜPLERI TÜRK YASALARINA DEGIL, ULUSLARARASI ROTARY VE LIONS YASALARINA BAGLIDIRLAR!..

TÜRKLERE DEGIL, YABANCI LIONS VE ROTARYENLERE DAHA YAKINDIRLAR!..

TÜRKLER IÇIN DEGIL, YABANCILAR IÇIN ÇALISIRLAR!..

TÜRKIYE’DEKI YARDIM FAALIYETLERI ISE GÖSTERMELIK OLMAKTAN ÖTEYE GEÇMEZ!..

YABANCILAR TÜRKLER’E DÜSMANDIRLAR, KIZARLAR… AMA TÜRK LIONS VE
ROTARYENLERE, NE HIKMETSE BÜYÜK ILGI GÖSTERIRLER!..

MESELA TEKIN AKMANSOY, ALMANYA’DA “TÜRK” OLARAK KARSILASTIGI ZORLUKLARI, “ROTARY ROZETIYLE ASTIGINI” ÖVÜNEREK ANLATMAKTADIR!..

YANI ITIBAR GÖRMEK IÇIN TÜRKLÜGÜNDEN FEDAKARLIGA HAZIRDIR!..

ISIN EN KOMIK YANI NEDIR, BILIYOR MUSUNUZ?
KONU MENFAAT OLUNCA, SAGCILIK, SOLCULUK, ATATÜRKÇÜLÜK, MILLIYETÇILIK, HATTA SERIATÇILIK ÖNEMINI KAYBEDER… NICE HIZLI SOLCUNUN, ÇOCUGUNU AMERIKA’YA
GÖNDEREN BURSU GÖRÜNCE, CIVATALARI GEVSER… BIR BAKARSINIZ, AGIZ DEGISTIRMIS, AMERIKA’YI ÖVÜYOR, SERBEST PIYASAYI SAVUNUYOR, HATTA MEHMET BARLAS GIBI “BAGIMSIZLIK TA NEYMIS? ARTIK HERKES KARSILIKLI BAGIMLI!” DIYE KONUSUR OLMUS!..

AMERIKALILAR BOSUNA DOLARIN ÜZERINE “WE BELIEVE IN GOD- BIZ (PARANIN) TANRI OLDUGUNA INANIRIZ” YAZMAMISLAR!…

ISTE LION VE ROTARYENLER BU TIYNETTE KISILERE ROZET TAKARLAR!..

BU ONLARIN USAKLIGA MÜSAIT OLDUGUNUN DELILIDIR…

SONRA NE OLUR?..
NE OLACAK???
USAKLIKTA SIVRILENLERI DE MASON LOCALARINA ALIRLAR!

Comments (4)

Türkiyenin ihracat pörtföyü ( Biz Osmanlı Olmamız Lazım )

İhracatta rekor üstüne rekor kıran Türkiye’ye, çok değişik ürünler için talep yağarken, genişleyen ürün yelpazesi içinde, köpek kılından kedi bağırsağına kadar mal ithal etmek isteyenler bulunuyor.
Ekonominin lokomotifi olarak gösterilen ihracat 2005 yılında 73,4 milyar dolar ile cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarken, kuzeyden güneye, doğudan batıya kadar birçok ülkeden, Türk ürünlerine talep yağıyor.
Nargileden seccadeye, Kuranıkerim’den kadın saçına,dansöz kıyafetine, tabuttan nazar boncuğuna, pırasa yağından, semazen terliğine, kadayıftan prezervatif makinasına kadar çok sayıda ilginç mal isteniyor.
Toplam 228 ülkeye dönük, yaklaşık 20 bin çeşit ürün ve 40 bin 304 ihracatçı firma ile dünya ticaret sahnesinde yer alan Türkiye, sanayi, tekstil, konfeksiyon, demir-çelik ve tarımsal ürünleri gibi klasik ürünlerin dışında, akla gelmeyecek kadar ilginç ürün talepleriyle karşılaşıyor.
İhracatı Geliştirme Merkezi (İGEME) bültenleri ile çeşitli ihracat kuruluşlarından derlenen verilere göre, gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra, gelişmiş ülkeler de artık teknoloji ağırlıklı otomobil, buzdolabı, televizyon, müzik seti, çamaşır ve dikiş makinesi gibi Türk mallarını talep ediyorlar.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporlarına göre, dünyanın en büyük pazarlarından biri olarak Almanya ve ABD pazarının miktar ve kalem olarak Türk ürünlerine talebi daha fazla olurken, bunu İtalya, Fransa, İngiltere, İspanya, İsrail ile Arap ülkeleri başı çekiyor.
Belize, Virgin Adaları, Ceuta ve Mellilla, Lesotto, Mayotte, Tuvalu, Virjin Adaları, Sao Tome ve Principe, Pitcairn, Kape Verde, Cayman Adaları gibi, haritada yeri bile zor bulunabilecek ülkeler de, Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkelerden bir kaçı.

NARGİLEDEN, KADIN SAÇINA…
Uzun yıllar boyunca, Türkiye’den alışılagelmiş ürünleri talep eden uluslararası piyasalar, son yıllarda nargileden kilime ve oyalara, yufkadan nazar boncuğuna, dansöz kıyafetinden yöresel giysilere, namaz takkesinden tabuta, ikinci el giysilere, kadın saçından kına, çömlek, kuş tüyü yorgana hatta köpek kılı, kedi ve koyun bağırsağı ile kayısı ve kiraz çekirdeğine kadar çok sayıda ilginç mal istiyorlar. Türkiye’de basılan Kuran’a da Avrupa ülkelerinden yoğun talep geliyor.
Türk ihracatçıları, gelişen dünya pazarlarında ve çetin rekabet ortamlarında mallarını satma çabası verirken, Çin’e rağmen, Türkiye’ye özgü malların ihracında ise ülkenin rakipsizliği tartışılmıyor. Dünyanın birçok ülkesinden, geleneksel Türk yemekleri ve Türk yemek kitapları, milli içecek sayılan rakı ve boza, Türk lokumu, döner bıçağı, çemeni, sucuğu ve baharatları talebi de geliyor.
Sektör temsilcileri, Türkiye’de özgün malların kar marjının yüksek olduğunu fakat ihraç edecek ihtisaslaşmış ve organize olmuş şirketlerin az bulunduğunu belirttiler.

GELEN TALEPLER
Türkiye’ye gelen ilginç mal taleplerinden bazıları şöyle:
ABD: Kuluçka makinası, pipo, meyan kökü, mendil, gümüş eşya ve mücevherat, salça, dansöz kıyafeti ve otantik giysiler, çömlek, baharat.
Almanya: Silah, tavuk bacağı, fındık, çörek otu yağı, şal, lens, gözlük.
Fransa: Doğada çıkan bitkiler, yabani mantar, geleneksel Türk yemekleri konserveleri, örme giyim, antika, sakız hammaddesi, jilet, kemik yağı, tıbbi malzemeler, Türk yemekleri kitabı, saksı, ütü masası, defolu mallar, kayısı, kiraz çekirdeği, dondurulmuş balık.
İtalya: Şifalı bitkiler, mantar, gazyağı, ampul, yılan balığı, keçi kılı, şamdan, çelenk.
İngiltere: Tahin, helva, namaz takkesi, seccade, muhtelif Türk sosları, Kuranıkerim, tütsü, termometre.
Hollanda: Hasta sedyesi, döner makinaları ve bıçağı, Türk motifli ev dekorasyonu eşyaları, kilim, gübre, mayo, kuş üzümü, cevizli sucuk, Türk işi geleneksel kumaş ve halı.
Hindistan: Zirai ilaç, oto yedek parçaları, çiçek, gıda maddeleri, manuel daktilo, nargile çubuğu, küllük, şamdan, koyun yünü.
Güney Kore: Tuvalet ve banyo aksesuarı, hayvan yemi, silikonlu demir, nargile, hoparlör, kedi bağırsağı, pırasa yağı, tavuk bacağı, balık yemi.
Rusya: Çanta, ev gereçleri, ressam gereçleri, hurda, gübre, prezervatif ve prezervatif makineleri, deniz tuzu.
Yunanistan: Tabut, düğün ve vaftiz davetiyesi, kadın saçı, gelinlik, tespih boncuğu, çamaşır lastiği, nargile, antika, dalgıç ve dalış aletleri, Türk hamamı malzemeleri, çiklet, çocuk maması, plastik çöp torbası, diş fırçası, bulaşık teli, kadayıf.
İspanya: Kuş, lahana turşusu, bayrak, ayna, çerçeve, yufka ve hamur işi, çakmak, mum, balon, dantel, dondurma külahı, yabani mantar, tuvalet kağıdı.
İsviçre: Canlı kurbağa, sıhhi banyo ve mutfak malzemeleri, traverten taş, şırınga, plaj malzemeleri, silah aksesuarı, her türlü sürüngen hayvan, avcı kıyafetleri, bulaşık bezi, idrar torbası.
Portekiz: Şapka, anahtarlık, çakmak, plastik hortum, çocuk bezi.
Danimarka: Pipo, dantel, mutfak eşyaları, kadın saçı, kan torbası, çiçek yetiştirmek için toprak, haşhaş tohumu.
Macaristan: Deniz tuzu, kuru soğan ve sarımsak, plaj çantası, trafik işaretleri, ilan panosu.
Birleşik Arap Emirlikleri: Veteriner ilaçları, teneke kutu, hediyelik eşyalar, şekerli gıdalar, lokum, çikolata ve gofret, saksı, kullanılmış oto lastiği, yoğurt, mum, çöp kutusu, kan ve idrar torbası, sanat ürünleri, çatal-bıçak takımları, sucuk.
Japonya: Nazar boncuğu, bujiteri ürünleri, namaz takkesi.
İran: Başörtüsü, alkolsüz meşrubat, binicilik malzemesi, at nalı ve çivisi, gül yağı, boya, kağıt, kadayıf, mobilya.
Doğu Afrika: Tıbbi malzemeler, elektronik malzemeler, hayvan kapanları, ikinci el giysiler, donmuş et, kümes hayvanları.
Pakistan: Jogging giysisi.
İsrail: Oryantal dans kıyafetleri, göğüs pedi, gece elbisesi, tekerlekli sandalye, baston, kıble yönünü gösteren pusula, kadın saçı.
Endonezya: Seccade, meze, semazen terliği.
İsveç: Zar ve zar kutusu.
Suudi Arabistan: Yaprak sarması, emniyet kemeri.
Kuveyt: Buzağı maması, süt sağma makinası, abiye kıyafet, başörtüsü.
Mısır: Güneşte kurutulmuş maydonoz tozu.
Azerbaycan: Oltu taşı

milliyet

Yorum Yapın

Patentin Ekonomik Anlamı ve Ekonomideki Yeri

Dünyada birçok ülkede yeni yüzyılın baskın yönelimi haline gelen bilgi ekonomisine geçiş ve bilgi toplumuna dönüşüm söz konusudur. Dünyada yaşanan iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmelerin, bilgi ekonomisinin oluşmasında rol alan etkenler ile çok yakından ilgili olduğu bilinmektedir. Bilginin kesintisiz, hızlı ve uluslararası ölçekte entegre ağlar üzerinde dolaşımı ve paylaşımının ekonomik değer yaratması üzerine kurulu olan bir dünyada yaşıyoruz. Bilgiye ulaşılabilirliğin geçmişe nazaran çok kolay olması ve bilginin daha hızlı bir şekilde işlenmesi teknolojik yeniliklerin geçmişle karşılaştırılamayacak kadar hızlı bir şekilde artmasına yol açmıştır. Bu ortaya çıkan teknolojik yenilikleri araştırma geliştirme faaliyetleri ile emeği geçenlerin faydalanmasını sağlamaya yönelik en önemli araç patent hakları olmaktadır.

Patent geçici bir süre ile diğerlerini buluş konusu ürünü üretmekten, kullanmaktan, satmaktan ve ithal etmekten belirli süre ile men eden tekel hakkıdır.

Patentin olmadığı bir ekonomik düzende, buluş sahibi ve rakipleri üretim maliyetlerini esas alacaklar ve rekabetçi bir fiyatta bir malı satarak yarışacaktırlar. Bununla beraber sadece buluş sahibi buluş yapmak için bir maliyete katlanmış olacaktır. Buluş maliyetini karşılayamaması onun üretim yapmasını engelleyecektir. Buluş teknolojik ilerlemeyi ifade etmektedir. Buluşun olmaması ekonomik refahı olumsuz olarak etkileyecektir. 18. yüzyıla kadar olan dönemde yapılan buluşlarda kazanç elde edilmesini sağlayacak bir teşvik sisteminin olmaması nedeniyle teknolojik ilerlemenin oldukça durağan olduğu görülmektedir.

Ancak 19. yy. ile birlikte patent haklarının tanımlanması ve buluş yapanların bu şekilde ödüllendirilmesi buluş faaliyetlerinde önemli oranda artış sağlamıştır. Buluş faaliyetlerindeki artışın ise, bu yüzyıldan sonra ülkelerin kalkınmasında son derece önemli etkiye sahip olduğu göz ardı edilemez bir gerçektir.

Bilgi Ekonomisi Temel Özellikler:

Ülkelerin dinamizminin altında yatan en önemli unsur bilgi üretimine dayalı bir ekonomidir. Bu ekonomide ham maddeye sahip olarak elde edilen zenginliğin yerini, yeni fikirlerin ortaya koyulması almaktadır. Bu fikirler önemli oranda teknolojik yeniliklerde kendini göstermektedir.

Dolayısıyla bilgi ekonomisinde “yenilikçilik”, ülkelerin refah seviyelerini yükseltmesini sağlamada en önemli kalkınma güdeleyicisi rolünü üstlenmektedir.

Bilgi ekonomisi olarak nitelendirebileceğimiz günümüz ekonomik düzeninin dört temel özelliği içerdiği söylenebilir. Dijitalleşme (internet ekonomisini, yoğun olarak da elektronik ticareti bu kapsamda değerlendirmek mümkündür), araştırma geliştirme faaliyetlerinin artması, küreselleşme ve insan kaynakları profilinde yaşanan radikal değişim (kurumların insan kaynaklarına dayalı yeniden yapılanması).

İnsanı, üretim faktörlerinden sadece biri olarak sayan 20. yüzyıl ekonomik sistemlerinin aksine, bilgi ekonomisinde fikirlerin çıkış noktası olan “insan” merkeze oturmaktadır. Bir başka deyişle, bireylerin zihinsel aktiviteleri neticesinde ortaya koydukları fikirler bu ekonomik sistemin temel unsuru durumundadır. Fikirlerin bu kadar ön plana çıktığı bir sistemde, bu fikirler sonucunda ortaya çıkan değerin korunması patent yoluyla sağlanabilmektedir.

Bir Hak Koruma Mekanizması: Patent

Bir firmanın gizlilik içinde bir ürün geliştirdiğini ve bunu pazara sunduğunu düşünelim. Bu durumda rekabet yeni ürün üzerindeki karlılığı birden yok edecektir. Böyle bir durumda herkes karlılığın ortadan kalkacağını göreceği için çok az kaynak buluş yapmak için araştırmaya ayrılacaktır. İşte bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak amacıyla patent bir hak olarak ortaya çıkmaktadır.

Geçici süre ile tekel hakkının buluş sahibine verilmesi ve diğerlerini bu buluşu üretmekten, kullanmaktan, satmaktan ve ithal etmekten belirli süre ile men etmek olarak patent, bir bakıma buluş sahibine ödül olarak verilen bir hak olarak tanımlanabilir. Bu anlamda patent buluş yapmak için yeterli güdü sağlarken, sınırlı süre ile tanınan hak olması nedeniyle rekabetin ve dolayısıyla rekabete bağlı olarak oluşan yararların ortadan kalkmasını önlemektedir. Bir başka deyişle patent, ekonomik sistemde hem buluş sahibini korumakta, ortaya koyulan çabayı ödüllendirerek teknolojik gelişmeyi güdülemekte, diğer yandan sınırlı bir süre ile verilen bir tekel hakkı olmakla rekabetin gerekliliği kamu yararına korunmaktadır. Patent böylece kişi ve kamu haklarının birlikte gözetildiği bir birbirini dengeleyen bir hak olarak görülmelidir.

Tekel Hakkı Olarak Patent:

Ancak patentin tekel hakkı sağlaması ve tekel hakkının liberal ekonomide çok olumlu bir kavram taşımaması ve fiyatları, rekabete dayalı bir ekonomik düzendekinden daha yüksek tutması nedeniyle eleştiri konusu olmuştur.

Patent sadece tekelin belirli karakteristiklerini, özellikle pazarda satılan bir ürüne ilişkin teknolojinin münhasır hakkını elde etmeyi içermektedir. Burada patentin, bir ürünün tekel hakkının elde edilmesine olanak sağladığı ancak pazar tekeline olanak sağlamadığı göz önünde bulundurulmalıdır.

Patentin Ekonomik Anlamı ve Buluşların Ticarileştirilmesi:

Bilginin ticaretini geleneksel mallara göre yapmak çok daha zordur. Alıcı elde etmek istediği malı görmek isteyecektir. Görülmeyen ve dokunulmayan bir değere ödemede bulunmak ise alıcı için çok zordur. Bu açıdan patent buluş olarak çıkan bir fikrin ticarileştirilmesi anlamına gelmektedir. Kullanılabilme işlevine sahip olmayan bir buluş, pratikte hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Buluştan yararlanan toplum için buluş kullanılarak ürünler üretilmeli ve tüketilmelidir.

Ticarileştirme güdüsü bu anlamda patentler için en önemli argüman olarak ortaya çıkmaktadır. İronik olarak, ticarileştirme güdüsü patentleri haklı gösteren en önemli
neden olmakla beraber, patentlerin en fazla eleştirildiği konu olması açısından da ilginçtir. Eleştirilmesininedeni patentin kendisinin ticareti yapılabilir bir mal olarak ortaya çıkmasıdır. Buna en güzel örnekler “patent troll” olarak adlandırılan patent alım-satımı yapan teşebbüslerdir. Ancak bu eleştirilerin çok haklı olduğu kabul görmemektedir. Nedeni ise, patentin ticarileştirilmesi ve satışa sunulmasının, bir avukatın, doktorun ya da bankacının yapmış olduğu işten çok farklı görülmemesi gerektiğidir.

Patent ve Teknolojik Gelişme:

Patentin bilgi ekonomisinin en önemli girdisi olan teknoloji üzerindeki etkisi ise teknolojik gelişmeyi desteklemesi dolayısıyla olumlu bir nitelik taşımaktadır. Patentin teknolojik gelişme üzerindeki bu etkililiği ekonomide önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu anlamda son on yılda teknolojik gelişmeye katkıda bulunanları belirli bir sürede korumayı amaçlayan patente dayalı fikri mülkiyet hakları politika yapıcıları, şirketler ve çıkar grupları için anahtar bir faktör olmuştur.

Patentin teknolojik gelişmeye etkisine bir örnek olarak, ABD’deki 1970 tarihli Bitki Türlerinin Patentle Korunması Kanunudur. 1960’larda ABD’de yaklaşık 150 yeni bitki türü geliştirilmiştir. 1970’lerde ise patent korumasının sağlanması ile birlikte 3000’nin üzerinde yeni bitki türü geliştirilmiştir. Bu da patentin yenilikçiliğin (innovasyon) tohumlarını attığını açıkça göstermektedir.

Buluşun olmadığı yerde patent olmayacaktır ve teknik ilerleme olmaksızın buluş olmayacağı da açıktır. Bu günün dünyasında, teknolojinin güvenlik ve refahın ön şart olduğu düşünüldüğünde, toplum ve ekonomide teknolojik gelişmeyi güdüleyen patentin önemi daha iyi anlaşılacaktır. Uzun dönemde düşünüldüğünde teknolojik gelişmenin olmaması üretimin olmamasına, üretimin olmaması büyümenin olmamasına yol açacaktır. Büyümenin olmamasının ise refah kaybına yol açacağı açıkça görülecektir.

Teknoloji, ülke ekonomilerinde tüm değişimlere yönelik en büyük belirleyici unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Teknolojiye dayalı iş yapma yöntemleri ekonomik büyümeye yol açmaktadır. İşte teknolojinin iş hayatındaki bu önemine bağlı olarak patentin önemi geçtiğimiz on yılda git gide artmıştır.

Bu günün teknolojiye dayalı ekonomisinde patentler, rekabet avantajı getiren bir hak olarak görülmektedir. Özellikle 2. Dünya savaşı sonrasından bu yana GATT (Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması) görüşmeleri çerçevesinde, ülkeler arasında ticareti engelleyici unsurların kaldırılmasında önemli oranda aşama kat edilmiştir. Buna bağlı olarak kaynakların dağılımında etkinliği artıran ve en yararlı teknolojinin kabul edilmesini teşvik eden pazar ekonomisi girişimciler için çok olumlu bir çevre oluşmasını sağlamıştır.

Patent Hakları ve Gelişmekte Olan Ülke Ekonomilerine Etkisi:

Bu paralelde, patente dayalı koruma sisteminin gelişmiş olması ve nihayetinde etkin bir yaptırım uygulamayı sağlayan gelişmekte olan ülke ekonomilerine doğrudan yabancı yatırım yapılmasının önemli oranda arttığı gözlemlenmektedir. Patent haklarının sıkı bir şekilde korunması yabancı yatırımlarda önemli oranda artışa yol açmakta ve bu yatırım artışları yenilikçilik kapasitesinin yükselmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu şekilde ülkeler arasında dinamik bir rekabet ortamı oluşmaktadır. Yenilik üreten ülkeler ise yeni teknolojiler üretmek için önemli oranda güdülenmekte ve kendi teknoloji üretim yeteneklerini arttırabilmektedirler. Bu mekanizma sürekli teknolojik ilerlemeye yol açmakta ve dolayısıyla ekonomik büyümeyi beraberinde getirmektedir.

Yüksek koruma sağlayan bir patent sistemi o ülkeye doğrudan yatırım yapacak yabancı firma için güven verici olacaktır. Yapılan bilimsel çalışmalar göstermektedir ki, yüksek oranlı patent koruması sağlayan ülkelere yabancı firmaların doğrudan yatırım yapma eğilimleri artmaktadır.

Hızlı büyüyen ülkelerin sıkı bir patent koruma sistemi oluşturmaları önemlidir. Bunun nedeni bu ülkelerin genel olarak taklit edilen teknolojilere bağlı olarak gelişme göstermiş olmalarıdır. Ancak geliştikçe, bu ülkeler daha sıkı patent koruma sistemi oluşturmak durumundadırlar. Bunun nedeni en ileri teknolojiyi kendilerine çekme ve kendi iç yenilikçi (innovasyon) atılımlarını teşvik etmektir.

Patentler ve Teknoloji Transferi:

Patentler mevcut bilgiyi topluma ifşa etmektedir. Buluşlar patent dokümanlarında ayrıntılı bir ekilde açıklanmaktadırlar. Bu dokümanlarda teknolojinin mevcut durumu tanımlanmakta, evcut problem ortaya koyulmakta ve bu problemin üstesinden nasıl gelindiği ayrıntılı bir şekilde ifade edilmektedir. Böylece buluş sahibi buluşun ayrıntılarını toplumla paylaşmak karşılığında belirli bir süre buluşu üzerinde tekel hakkı elde etmektedir. Bu anlamda patent toplum ile birey arasındaki bir alış verişi ifade etmektedir. Bu bilgi diğer firmalar tarafından yeni ürünlerin geliştirilmesi amacıyla kullanılabilmekte ve yenilik faaliyetlerine önemli katkıda bulunmaktadır. Daha fazla patent başvurusu yapılması, mevcut bilginin diğerleri tarafından alınmasına yol açmakta ve böylece küresel anlamda daha başka yeniliklerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Patent yoluyla ciddi oranda teknolojik bilginin yayılmasının mümkün olduğu görülmektedir. OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) ülkelerinin patentler yoluyla önemli oranda bilgi ithal ederek büyümelerine katkı sağladıkları ölçümlenmiştir. Burada teknoloji transferinin önemi özellikle vurgulanmalıdır. Teknoloji transferi üretimdeki kazançların önemli bir miktarını kapsamaktadır.

Patentler yoluyla teknolojinin ifşa edilmesi, teknolojinin rakiplere yayılmasına çok kısa sürede olanak sağlamaktadır. Böylece teknoloji, orijinali ile rekabet edebilecek yeni ürünler geliştirmek için kullanabilmekte ve dinamik bir rekabet ortamı oluşmasını sağlamaktadır. Patentler firmalar için daha belirli bir ortam sağlamakta, teknolojiyi transfer etme maliyetlerini düşürmekte ve lisans faaliyetlerinin gözlemlenmesini kolaylaştırmaktadır. Bu bakış açısından uzun dönemli büyüme ve etkililik sağlamaktadır.

Teknolojik ilerlemenin vazgeçilmez şartı olan buluş faaliyetlerinin korunmadığı ve teşvik edilmediği riskli bir ülkede yerli teknoloji üretiminin gerçekleştirilemediğini ve yabancı yatırımcının da yeni teknolojiye dayalı yatırım yapmak ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinde bulunmak için böyle bir ülkeyi tercih etmediği görülmektedir. Yabancı yatırımcının bir ülkeye yatırım yapmasında, patente dayalı koruma haklarının etkin olmasının önemli bir teşvik nedeni olduğu gözlemlenmektedir.

Patent Hakları ve Rekabet Üstünlüğü:

Yeni teknolojiye olan ihtiyaç ve yabancı sermayeli doğrudan yatırımların teknoloji transferi konusundaki etkinliği göz önünde bulundurulduğunda, ülkeye yabancı sermayeli şirketlerin yeni teknolojileri transfer edebilmeleri için güvenli bir ortamın hazırlanmasında patente dayalı olarak buluş haklarının korunması önemlidir.

Teknoloji ve know-how transferini teknolojide yetkinleşmek ve bilgi ekonomisinde rekabet üstünlüğü elde etmek için kullanmak isteyen ülkelerin, bu teknolojilerin ve “know-how”’ yaratıcılarının haklarını patentle etkin şekilde koruyarak, onları ülke içinde yatırım yapmaya teşvik ettikleri görülmektedir.

Patentler rekabet üstünlüğün korunması açısından önemli bir rol oynamaktadır. Rekabetin kızıştığı küresel ekonomide, firmaların patente verdikleri önem artırmaktadır. Bu şekilde rakiplerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmaktadırlar.

Sonuç olarak patent sisteminin ekonomiye bir bütün olarak etkide bulunduğunu ve bilgi ekonomisinin temel anahtar kurumu olduğunu söyleyebiliriz. Buluş bir kez kamu ile paylaşıldığında, yeni buluş ilgili alandaki tüm ekonomiye mal olmakta ve böylece ilgili alandaki tüm taraflara faydalar sağlamaktadır. Patent, araştırma maliyetine katlanan buluş sahibine münhasır hak sağlamakta ve araştırma maliyetlerinin giderilmesini (buluş için yüksek fiyat uygulamak, buluşu kullanmak isteyenler lisans vererek gelir elde etmek gibi) garanti altına almaktadır.

Kaynaklar:

1. http://www.patenthawk.com/blog/archives/2005/04/the_economics_b.html
2. http://en.wikipedia.org/wiki/Economics_and_patents
3. Global Economic Prospect, Trade, Regionalism, And Development, 2005
4. Intellectual Property and Development

Yorum Yapın

Older Posts »