Kız Vermekle Banka Satmak arasındaki 4 benzerlik

Göster/ Gizle

Yabancıya banka satmakla kız vermek arasındaki 4 benzerlik ve 1 fark

Yabancıya banka satma tartışmaları şu aralar yine gündemde. Peki yabancıya banka satmakla kız vermek arasında benzerlikler var mıdır? Araştırdık ve sadece 4 tane benzerlik değil, 1 tane de fark tespit ettik..

Geçtiğimiz yılın en çok konuşulan konularından birisi hiç kuşkusuz yabancılara yapılan banka satışlarıydı. Bankaların yabancılara satışına toplumun çeşitli kesimlerinden çok farklı tepkiler geldi. Kimisi ‘parayı veren düdüğü çalar’ dedi, kimisi ‘o zaman al parayı çal düdüğümü’ diye serzenişte bulundu. (Not: Çıkan kavgada 8 kişi öldü 36 kişi yaralandı..) Halkımızın ise her zamanki gibi konuyla ilgili ne fikri ne de zikri bulunmaktaydı ( Fikri olanlar yer altında geliyor ), zira satılan bankalar kendilerine ait olmadığı için, halk, iyi mi kötü mü diye araştırma gereği bile duymamaktaydı. Bu tartışmalar yıl sonuna doğru bir süre durduysa da şu sıralar Halkbank’ın satılacağına ilişkin haberlerle birlikte bankaların yabancılara satılması tartışmaları, tekrar alevlendi.

Bu aralar piyasada ‘düdük’ söylemleri yeniden aldı başını gidiyor. ‘Düdük çalma’ hassas mevzu, konu da ‘Halk’bank olunca halk arasında ‘sen kime düdük dedin lan’ infiali yaratmamak için konuyu bir de halk dilinde anlatmaya çalışalım dedik. İyi mi ettik, kötü mü ettik bilmem ama sürçü lisan ettiysek şimdiden affola.

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bankamızı yabancıya vermekle, kızımızı vermek arasında ‘şimdilik’ 4 benzerlik ve 1 fark tespit ettik.

1)

Yerli bankayı alan yabancı banka, kar etmeye dönük bir zihniyetle çalışırsa ve bankayı daha da büyütürse hiç kuşkusuz bizim ülkenin ekonomik büyümesine de katkısı olacak ve bizim ülke insanları için iş olanakları yaratacaktır.

Kızımızı verdiğimizde de durum benzerdir. Kızımız yabancı herif sayesinde uluslararası tecrübe kazanacak, dil öğrenecek ve iş dünyasında daha çabuk yükselecektir. Böylece hem kendi gelirini artıracak hem de çalıştığı şirkete kardeşi ya da kuzeni olacak haytaları da aldırarak ailedeki işsizliği azaltacaktır.

2)

Yabancı banka bizim bankayı aldığı zaman, söz konusu bankanın bizim ülkenin taşıyla, toprağıyla, çimentosuyla yapıldığı gerçeği değişmez; ama tüm nimetlerinden faydalanma hakkı (kullanım hakkı) artık yabancıya aittir.

Yabancıya gönlünü kaptıran kızımızın da DNA’sına bakarsanız anasının babasının genlerini görürsünüz, değişmez.. Ama gelin görün ki kızımızın kullanım hakkı artık kocası olacak yabancı herife aittir.

3)

Gönlünü kaptırmak demişken; kızımızı verirken tabii ki kalbini de veririz, hatta kalbini daha önce kızımız kendi zaten vermiştir. Vücuda kan pompalayan, kızımıza hayat veren işte o kalptir. Yabancıyla aralarında ilerde bir problem olursa kızımızın kalbi kırılır, ve belki de ‘Allah Korusun’ kalp krizi filan geçirir.

Bankalar da bir ülkenin kalbidir. Para pompalar ekonomiye ve hayat verir ticari hayata. İlerde bir problem olursa yabancı da diyebilir ki ben para pompalamayı bıraktım, memlekete gidiyorum. İşte o zaman elimizdeki bankaların çoğunu verdiysek ticari hayat durur ülkede, ve bugüne kadar görülmemiş bir ekonomik kriz ortaya çıkar.

4)

Yabancı bankaların kendi ülkelerini yöneten devlet adamlarıyla sıkı ilişkileri vardır. Bu bankalar bir şirket gibi kar etme amacıyla değil de kendi ülkelerinin politikası doğrultusunda da hareket edebilirler, engeleyemezsiniz. Ve bankalar ekonomide söz sahibidir. Bu yüzden yabancı bankanın üzerinde etkisi olan yabancı devlet adamlarının, bizim ülke üzerinde de söz sahibi olması kaçınılmazdır. Bağımsızlık elden gitmiştir.

Yabancı damatların da yakın ilişki içerisinde oldukları aile büyükleri vardır ve bu aile büyüklerinin çoğu 2. Dünya Savaşını yaşamış milliyetçi tiplerdir. Kızımızın üstünde bizim yabancı damat aracılığıyla baskı kurup bizim aileyi bile yönetebilirler arada kızımız varken ‘Ceddin Deden Neslin Baban’ bile işe yaramaz.

Ve bir FARK

Bankamızı yabancıya sattığımızda düdüğü çalan, parayı veren yabancıdır.

Kızı verdiğimizde ise düdüğü yabancı çalmaz…

Kim mi çalar??

Valla bu örnekte kim çalar bilmem, ama yakından tanıdığım bir ülkede düdüğü hep ülkenin halkı çalar..

Kalın sağlıcakla..

Not: Metindeki benzetmelerden dolayı hanım kızlarımızın ‘mizah-ül affına’ sığınıyor, dünyanın hiç bir yerinde kadınlara mal olarak bakılmadığı asırlar diliyoruz..

Kaynak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: