Archive for yarak

Cinsel Göz kapakları ve dudaklar…

Cinsel Göz kapakları ve dudaklar…

Duyuların zenginliği! Sevgilinizin yüzünü avuçlarınızın içine alın. Emin olun sevgiliniz gözlerini kapatmış, ona bir öpücük vermenizi bekliyor olacaktır.

Ancak henüz dudaklarınızın dudaklarına değmesi için çok erken. İlk önce dudaklarınızı sevgilinizin göz kapaklarına dokundurun. Daha sonra yüzünün diğer bölgelerini öpün. Ağız bölgesine geldiğinizde dilinizle dudaklarının çevresini yalayın! Sevgiliniz ne kadar çok heyecanlandığını göreceksiniz! Son olarak da beklenen buluşmayı gerçekleştirin: Dudaklarınız dudaklarına değsin!

Boyun…
Rahat olun! Sevgilinizin boynunuzdan öpmesini çok mu seviyorsunuz? Emin olun erkekler de en az kadınlar kadar boyunlarından öpülmekten hoşlanır. Ancak erkeklere biraz daha sert davranılması gerekiyor! Neden mi? Erkeklerin ense ve boyun bölgelerindeki deri daha kalındır. Bu yüzden de istediğiniz gibi davranabilirsiniz. Sevgilinizin boynunu ısırın, emin… Her şey serbest! Ancak bütün bunları yapabilmek için sevgilinizin size güveniyor olması gerekir. Aksi takdirde erkekler pek boyunlarının öpülmekten hoşlanmaz!
Göğüs…
Sevgilinize göğüs şöleni! Her zaman sevgiliniz göğüslerinizi sever! Ama şimdi sıra onda! Erkekler göğüslerinin öpülmesinden oldukça zevk alır. Ayrıca dil oyunları erkekleri çılgına çevirir. Sevgilinizin göğüs uçlarını ısırdığınızda, onun ne kadar çok heyecanlandığını göreceksiniz!
Karın… Hassas mı hassas!
Karın oldukça hassas bir bölgedir. Aynı şekilde erkeklerde de! Bu nedenle çok nazik olmaya özen göstermelisiniz. Sevgiliniz karnının okşanmasından büyük bir zevk alacaktır!
Penis…
Dikkat patlayabilir! Hiç şüphesiz erkeklerin en hassas bölgeleri penistir.
Popo…
İstediğiniz kadar tırmalamak serbest! İşte popo bölgesinde istediğiniz herşeyi yapabilirsiniz. Ayrıca erkekler sevişirken popolarının okşanmasından, hatta daha sert dokunuşlardan oldukça hoşlanır.
Eller…
Öpmekten çekinmeyin! Her nedense her zaman kadınların elleri öpülür. Ama erkekler de kadınlar kadar ellerinin öpülmesinden hoşlanır. Ayrıca parmaklarını ağzınıza alabilirsiniz. Bu onun ereksiyon olmasını sağlayacaktır!
Baldırlar…
Ateşli dokunuşlar! Kadınlar da olduğu gibi, erkekler de baldır bölgesinde hassastır. Özellikle baldırlarının iç bölgesinin öpülmesinden büyük bir zevk alırlar! Masaj yaparak da sevgilinizin ereksiyon olmasını sağlayabilirsiniz
Ayaklar…
Durmayın okşayın! Erkekler ayaklarının okşanmasından ve hatta öpülmesinden çok hoşlanır. Ancak bazı erkekler bu konuda hassas olabilir. Bu yüzden sevgilinizin yüz ifadesi yol göstericiniz olabilir!

Comments (22)

Anzer balı mı lazım?

Sevgili e-kolay okuyucuları özel mailime göndermiş olduğunuz soruları buradan takip edebilirsiniz. İlginize teşekür ederim.

Hepatit B taşıyıcısıyım acaba bu hastalık için verdiğiniz bitkisel ilacın bana faydası olur mu, taşıyıcılığımı yok eder mi? Bu ilacı nasıl temin
edebilirim? Teşekkürler…

Benim yaptığım ürün gerçek anzer balına çeşitli doğal gıdalar ve bitkilerin karışımından müteşekkil. Bu ürün tüm vücudunuzun direncini artırır ve onarır. Kanda antikor üremesini sağlar. Antikor ürediğinde de zaten aşılanmış gibi olursunuz. Ben de hepatit B hastalığı geçirdim ve hastalığı kendi yaptığım karışımla yendim. Gemiş olsun.

Siyah noktalarla mücadele ve günlük cilt bakımı için evde uygulayabileceğimiz pratik önerileriniz var mı? Cildim karma.

Bir tatlı kaşığı mısır unu, bir tatlı kaşığı kil tozunu 2 damla suyla ve herhangi bir el kremiyle karıştırıp yüzünüze sürün. Hiç beklemeden çok çok hafif masajlarla yüzünüzü ovun. Çok çok hafif olarak…Yüzünüzdeki ölü deri temizlendikten sonra papatyayla yüzünüze buhar yapın. Peeling ve buhar işlemi bitip cilt tamamen temizlendikten sonra siyah noktalar yüzeye çıkmıştır. Parmağınıza temiz bir bez ya da peçeteyi dolayıp çok hafif bastırarak siyah noktaları çıkarın. Bu konuyla ilgili çok çeşitli formülleri yakında çıkacak olan kitabımda bulacaksınız.

Erkeklerde meydana gelen genellikle gençlerde başlıyor prostatitis yani iltihabi prostat hastalığına ne yapabiliriz?

Önce 1 hafta vücudu detoxlamak gerekiyor.Sonra 50’şer gram ısırgan tohumu, hardal tohumu, civan perçemi ve poleni yarım kilo çok iyi bir balla karıştıracaksınız. Sabah akşam bir çorba kaşığı yiyeceksiniz. Bu karışım vücuttaki tüm iltihap odaklarını kurutur.

Vücudu detoxlamak için çiğ sebze ve meyva suları içeceksiniz. Detoxlama konusu çok uzun bir konu. Bana mail yazarsanız uzun uzun anlatabilirim. Geçmiş olsun.

Comments (4)

Meme bandı meselesi!


Erkekler lütfen bu yazıyı atlayınız. Her sırrımızı bilecek haliniz yok ya! Şimdi, çarşamba günü Nurgül Yeşilçay’a meme kaldıran bantlardan tavsiye ettim ya; bu konuda dertli kadın okurlardan bir sürü e-mail geldi. Diyorlar; “Ayşe şu meme bantlarını bize de anlat!” Hemen, ne demek!

NEŞTERSİZ DİKLEŞTİRİR

Efendim şimdi bu işin iki yolu var. Ya iç çamaşırı mağazalarına veya büyük çorapçılara gideceksiniz. Meme kaldıran bantlardan, kaplardan bir kutu alacaksınız. Ya da benim ünlülerin modacısı Canan Yaka’dan öğrendiğim formülü uygulayacaksınız. Ki bu formülü kullanmayan ünlü kadın yok gibi… En yakındaki eczaneye gideceksiniz, ten rengi kalın bantlardan bir adet isteyeceksiniz. Hani şu kırmızı makaraya sarılı, sargı bezinin üstüne yapıştırılanlardan… Sonra doğru evinize. Önce bantlardan bir karıştan biraz büyük bir parça kesin. Bir elinizle memenizi kaldırın, dıştan içe doğru bandı yapıştırın. Unutmayın! Bandı dışa yapıştırırken memeyi içe; içe yapıştırırken dışa iteceksiniz. İlk bant, memenin alt çizgisinden yapıştırılacak ve içe doğru yapıştırılırken meme dışa çekilecek. Sonra ikinci bandı ilk banttan daha küçük kesin ve aynı şekilde birinci bandın üstünden memenin kalan kısmına yapıştırın. Bantın boyunu giysinizin dekoltesine göre ayarlayabilirsiniz. Hiç şaşmaz, neştersiz memelerinizi dimdik yapar! Bunu da tavsiye ettim ya…

Ayşe Özyilmazel

Comments (2)

Cinsel Güçsüzlük

Ereksiyon sorunu olan orta yaş ve sonrası erkeklerin sayısında, günümüzde büyük artış var.Bu soruna çare bulan ilaçların sayısında da artış var. Günlük dilde ‘mavi mucize’ diye anılan bu ilaçları, kimlerin, nasıl kullanacağı konusunda ise pek çok kişinin bilgisi yok. Bu yazımızı dikkatle okuyun.

Ereksiyon sorunu olan orta yaş ve sonrası erkeklerin sayısında, günümüzde büyük artış var.Bu soruna çare bulan ilaçların sayısında da artış var. Günlük dilde ‘mavi mucize’ diye anılan bu ilaçları, kimlerin, nasıl kullanacağı konusunda ise pek çok kişinin bilgisi yok. Bu yazımızı dikkatle okuyun.

Orta yaş ve sonrasında cinsel güçsüzlük sorunu yaşayan erkeklerin sayısı artmaktadır. Sigara kullanımının artması, kilo fazlalığı probleminin yaygınlaşması, altışmışlı yaşlarla birlikte hipertansiyon, şeker hastalığı ya da kolesterol yüksekliği ile uğraşanların çoğalması bunun başlıca nedenleridir. Güncel sağlık sorunları haline gelen depresyon, stres ve duygu durum bozuklukları gibi psikolojik sorunların çoğalmasının da payı olmalıdır. İlaç kullanımındaki yaygınlaşmanın özellikle reçeteli bazı ilaçları (antihipertansif, antidepresan, antihistaminik, antipskotik ilaçlar) bilgisiz kullanmanın da bu durumdan sorumlu olabileceğini belirtelim.

Kalbi olanlar dikkat

1990′lı yıllarda ‘impotans’ sorunu yaşayan erkekler için bir umut doğmuştur: ‘Sildenafil.’ Güncel dilde ‘mavi mucize’ diye tanımlanan bu yuvarlak ve elmas biçimindeki tabletler, erkek yaşlanmasının vazgeçilmez yol arkadaşları haline gelmişlerdir.

Bu grup ilaçların orta yaşlı ve yaşlı erkekler tarafından çok sık kullanıldığı doğrudur. Cinsel güçsüzlük sorununun hızla yaygınlaştığı günümüzde bu normal bir sonuçtur. Koroner kalp hastalığının hızla yayılması orta yaş ve sonrasının en sık görülen sağlık sorunu olması doğru ise, aynı nedenle gelişen cinsel güç kaybının da sık görülmesi normaldir.

Bu ilaçları kalp hastası erkeklerin kullanması halinde ortaya çıkabilecek sorunlar, baştan beri merak ve korku nedenidir. Cinsel güçsüzlüğün ve kalp damar hastalıklarının nedenlerinin ortak kökenli (damar sertliği-ateroskleroz) olması ve her iki sorunun çözümünde kullanılan ilaçların aynı anda alınmasının yaşamı tehdit edici yan etkiler yaratabilmesi tam bir şanssızlıktır.

Özellikle nitratlar veya amil nitril gibi birdenbire ve bol miktarda nitrit oksit (NO) salımına yol açan ve kalp damarları yanında vücudun diğer damarlarında da ani ve ciddi genişlemelere yol açan kalp ilaçlarını kullananların her ne koşulda olursa -doktorundan özel izin almadıkça- bu ilaçları kullanmamaları gerekmektedir. Bu ilaçların ‘sildenafil’ ve benzerileri ile birlikte kullanımları halinde kan basıncında yaşamı tehdit edici düşmeler oluşabilmektedir. Bizim önerimiz özellikle yukarıda belirtilen ilaçları kullanan biri iseniz, doktorlarına danışmadan ve onun onayını almadan bu ilaçlara başlamamanızdır.

Kimler risk altında?

Düzensiz, gayri muntazam aralıklarla ve ciddi bir çaba göstermeden oluşan, eskisinden uzun ve daha şiddetli seyreden, nerde ve ne zaman geleceği, ne kadar süreceği kestirilemeyen bir göğüs ağrısı sorununuz varsa bu ilaçları kullanmaya başlamadan evvel doktorunuzla konuşmalısınız. Özellikle kullandığınız ilaçlara ve dil altı tabletlerine bile yanıt vermeyen göğüs ağrılarınız varsa bu grup ilaçları denemeyi aklınızdan bile geçirmemelisiniz. Eğer fazla cesaretli davranıp da bu grup ilaçları kullanmış, ama cinsel birleşme veya sonrasında göğüs ağrısı sorunu ile karşılaşmışsanız nitrat içeren bir dil altı ilacını kullananmayacağınızı da bilmeniz gerekiyor.

Aklınızda olsun

Bir şanssızlık yaşar da bu arada acil bakıma alınmak zorunda kalırsanız -kolunuza takılacak ilk serumun içine nitrat içeren bir ilaç konulabileceğinden- bu tür bir ilacı kullandığınızı hemşire veya doktorunuza -utanıp sıkılmadan- belirtmelisiniz. Aksi takdirde hayatı tehdit edici hipotansif bir şokla bile karşılaşabilirsiniz.

Eğer hemofili gibi bir kanama bozukluğunuz, mide-oniki parmak bağırsağı ülseriniz, orak hücre anemisi, lösemi, myeloma gibi önemli bir sağlık probleminiz varsa bu ilaçlara başlamadan önce doktorunuzla konuşun. 65 yaş ve üzerinde olanların bu grup ilaçları kullanmasında herhangi bir sakınca söz konusu değildir.

‘Mavi mucizeleri’ kimler kullanamaz?

- Kısa bir süre önce kalp krizi geçirenler

- İlaçlara rağmen durdurulamayan göğüs ağrısı veya kararsız angina pektoris sorunu olanlar

- Yakın bir zamanda felç-inme, beyin kanaması geçirenler

- Kısa bir süre önce geçici beyin iskemisi sorunu yaşayanlar

- Ağır derecede düşük tansiyonu olanlar

- Hipertansiyon sorununu çoklu ilaç tedavileri ile bile güçlükle çözenler

- Ağır kalp yetmezliği nedeniyle tedavi görenler

- Karaciğer ve böbrek yetmezliği bulunanlar

- Retinitis pigmentoza hastaları bu grup ilaçları kullanmamalıdır

Comments (1)

Sertleşme sorunu, korkuyla tetikleniyor!

Stres, evlilikteki sorunlar, cinsel ilişkide başarısızlık korkusu iktidarsızlığa neden olabiliyor. Şeker, kalp ve damar hastalarında da bu soruna rastlanabiliyor.

Halk arasında ‘iktidarsızlık’ olarak bilinen sertleşme sorunu, cinsel hayatı etkileyen önemli bir sorun. Günümüzde sertleşme sorununun ilaç, ameliyat, psikoterapi gibi bir çok tedavisi mevcut.

Stres, evlilikteki sorunlar, cinsel ilişkide başarısızlık korkusu iktidarsızlığa neden olabiliyor. Şeker, kalp ve damar hastalarında da bu soruna rastlanabiliyor.

Halk arasında ‘iktidarsızlık’ olarak bilinen sertleşme sorunu, cinsel hayatı etkileyen önemli bir sorun. Günümüzde sertleşme sorununun ilaç, ameliyat, psikoterapi gibi bir çok tedavisi mevcut.

Uzmanların belirttiğine göre 3 ayı aşkın süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna ‘sertleşme sorunu’ adı veriliyor. Bu sorunda, organik sebeplerle birlikte psikolojik sebepler de etkili oluyor. Sertleşme sorunu, yaşın ilerlemesinin yanı sıra yüksek kolesterol düzeyi, koroner arter, yüksek tansiyon ve şeker hastalıkları gibi bir dizi rahatsızlığa bağlı olarak da ortaya çıkıyor. Hayatının belirli bir döneminde bir kez başarısız olan bir erkeğin iktidarsızlık endişesi duyması yanlış. Ancak bu durum altı ay devam ederse doktora başvurmak gerekiyor.

Cinsel bilgisizlik
Sertleşme sorunu olan vakaların çoğunluğu (yüzde 75), psikolojik değil fiziki kökenli. Damar sorunları, ereksiyon bozukluğunun en sık rastlanan sebebi. Ereksiyon bozukluğuna yol açan organik sebepler ise şunlar: Penisin kan dolaşımında görülen bozukluk, sinir iletimindeki aksaklık ve kan hormon düzeyinde meydana gelen değişiklik. Sertleşme sorununun psikolojik sebepleri ise şöyle sıralanıyor; Stres, evlilik sorunları, depresyon, cinsel başarısızlık korkusu ve cinsel bilgisizlik.

Sorunun kaynağı bulunmalı
Bazı ilaçların yan etkisi olarak da ereksiyon bozukluğu görülebiliyor. Ayrıca bütün şeker hastası erkeklerin yüzde 35′inden fazlasında ereksiyon bozukluğuna rastlanabiliyor. Ereksiyon bozukluğunun, şeker ve kalp-damar hastalıklarının, prostat kanserinin, alkol veya uyuşturucu alışkanlığının ilk tanınabilir semptomu olabileceğine de dikkat çekiliyor. Uzmanlar, ereksiyon bozukluğu bir kere tespit edildikten sonra çeşitli muayeneler ve testlerle sorunun gerçek sebebinin, yani psikolojik kökenli mi yoksa fiziki kökenli mi olduğunun bulunabileceğini ifade ederek, doğru tedavi yapabilmek için önce doğru teşhis koymak gerektiğini hatırlatıyor.

Yorum Yapın

Her erkeğin bilmesi gereken 84 şey

1- Hangi zemin için hangi boyayı seçmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Yapının dış kesimindeki kaba ahşabı boyamak için yağ bazlı boyaları tercih din. Geri kalan her yerde plastik kullanabilirsiniz. Yağ bazlı boyaları sürmek için kıl fırça kullanın ve işiniz bittikten sonra fırçaları tinerle temizleyin. Plastik boyayla naylon fırça kullanabilir, fırçaları sabun ve suyla temizleyebilirsiniz.

2- Ayakabı alacaksanız, alışverişe akşam saatlaerinde çıkmalısınız. Akşamüstü ayaklarınız iyice şişmiş olacağı için, ayakkabınızın ayağınızı vurma olasılığını azaltmış olursunuz.

3- Demir-çelik eşyalarınızın paslanmasını engellemek için her türlü demir alet edevatı tahta kutularda saklayın. Tahta, havadaki nemi emerek paslanmayı önler.

4- Pablo Picasso’nun dediği gibi “Güzel bir kadının fısıltısı göreve çağrılmanın gökgürültüsüdür”. Güzel bir kadın, kulağınıza fısıldadığında bunu sakın unutmamalısınız.

5- Jimi Hendrix’ in adının tek “m” ile yazıldığını bilmelisiniz.

6- İkebena, feng shui ve tai chi’nin ne olduğunu bilmelisiniz. İkebena Japonlar’ ın çiçek düzenleme sanatıdır. Fenf shui de bir çeşit ev düzenleme sanatıdır. Evin kapısının yönü, yatağın prize göre konumu, çeşitli aksesuvarların kullanımı hep feng shui’nin alanına girer. Hemen örnek verelim: Feng shui’ye göre sifonu çekerken klozetin kapağını kapatmalısınız, yoksa suyla birlikte sizin enerjiniz ve paranız da gider. Kapının hemen arkasına bir zil yada rüzgar çanı takarak kötü düşünceli insanların size zarar vermesini engellemiş olursunuz. Kafasında kötülük olan biri, evinizden içeri girdiğinde zilin ya da çanın sesini duyar ve dikkati dağılır, böylece size zarar vermez. Tai chi ise Çinlilerin sabahları güneşim doğuşunu karşılamak için parklarda, açık alanlarda yaptıkları hareketlerden oluşan bir Uzakdoğu sporudur. Vücuttatki enerji noktalarını doğru kullanmayı, gücü doğru yöne akıtmayı ve günlük hayatta çalışmayan kas gruplarını ve kemikleri çalıştımayı amaçlayan tai chi, dövüş sanatının da en yumuşak ve en ustalıklı örneklerinden biridir.

7- Yazı tura atarken yazıyı tercih etmelisiniz. Tura yüzü, yazı yüzünden azıcık daha ağırdır;bu nedenle yazı yüzünün gelme olasılığı daha yüksektir.

8- Modern dünyanın yedi harikasını bilmelisiniz. Empire State Building (ABD), Giza Piramitleri (Mısır), Pisa Kulesi (İtalya), Washington Anıtı (ABD), Eyfel Kulesi (Fransa), Tac Mahal (Hinistan), Ayasofya (Türkiye).

9- Şarabı kaç derece sıcaklıkta içmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Kaliteli kırmızı:12 – 14 derece. Kırmızı, roze ve kaliteli beyaz: 8 – 10 derece. Tipik beyaz: 6 – 8 derece Tatlı beyaz ve şampanya: 4 – 6 derece.

10- Kırmızı şaraba “nefes aldırmak” için kadehe koyun, çünkü şişede kaldığı sürece nefes alamaz. Yaşlı kırmızı şarapların bir, taze şarapların iki-üç saat süreyle nefes alması gerekir.

11- Daha büyük balık yakalamak için oltanızı derin sulara değil, kıyıya yakın yerlere atın. Nehrin ortasında akıntı, kıyıya oranla dört kat daha güçlü ve hızlıdır. Su ne kadar hızlı akarsa yüzen balık da o kadar küçük olur. Büyük balıklar genellikle kıyıya yakın sularda yüzmeyi severler.

12- Diyelim ki yolunuz Las Vegas’a düştü. Kumarın hangi dalına eğilmeniz, hangisinden uzak durmanız gerektiğini bilmelisiniz. Uzun vadede, oynanacak en iyi oyun 21′dir. Bu oyunda casinonun kazancı, her 100 dolar için 50 cent’i geçmez. En kötü kumar mı? Tabii ki slot machine (tek kollu canavar).

13- Kocakarı reçetelerine prim vermeyin. Soğuktan donmuş yerinizi karla ovmayın, yanıklarınızın üzerine tereyağı sürmeyin ve yılanın ısırdığı yeri kesmeye çalışmayın. Vücudun uç noktaları, yani el ve ayaklar, soğuktan en çok etkilenen ve donma olayının ilk görüldüğü yerlerdir. Kan akışını tekrar normale döndürmek için elinizi soğuk su dolu bir kaba sokun ve kaba yavaş yavaş sıcak su ekleyin. Yanık tedavisinde tereyağı gibi kocakarı ilaçlarına güvenmek yerine yarayı iyice temizleyin ve sarın. Yılan ısırığına gelince, ısırılan yeri bıçakla kesmek yada ısırıp tükürmek gibi yöntemlere boşverin, profosyenel yardım isteyin ve yardım gelene dek mümkün olduğu kadar hareketsiz kalmaya çalışın.

14- Alüminyum folyo çiğnediğinizde, ağzınızda oluşan tuhaf metalik tadın nedeni elektrik akımıdır. Alüminyum, ağzınızdaki tükürükle biraraya gelince reaksiyona girer ve bir çeşit küçük pil işlemi görür.

15- Doğada eti taze korumak için kurutmalısınız. Eti uzun ve ince dilimlere ayının, üzerine tonlarca tuz dökün, sonra sineklerden korumak için üzerini örtün ve dört saat bekleyin. Kurutmak için bir kaç gün güneş altında bırakın. Et kuruduktan sonra, bir yıl süreyle tazeliğini korur.

16- Gökyüzüne baktığınızda, gözlerinizin önünde oluşan ipçik gibi şekiller, biz annemizin karnındayken gözlerimize kan taşıyan ve doğumdan hemen sonra parçalanarak yok olan hyaloid damarların artıklarıdır. Bu şekillerden kurtulmak istiyorsanız gözlerinizin tam ortasına bir iğne batırın (Uyarı: Bu işlem büyük acı verir ve körlüğe yol açabilir!).

17- Doğadasınız, su kaynağına hala çok uzaktasınız ve malesef susadınız. Susuzluğunuzu gidermek için ağzınıza küçük bir taş atın. Böylece tükürük salgısını harekete geçirerek ağzınızın kuruluğundan kurtulabilirsiniz.

18- Kamp yaparken en büyük sorun, çadırınıza sokmadığınız için dışarıda kalan ve çiyden ıslanan ayakkabılardır. Çok basit ayakkabılarınızı yan çevirin.

19- Diğer dillerde de bir kadına “Çok Güzelsin” demeyi öğrenmelisiniz. İspanyolca: Usted es hermosa. Portekizce: Voce e bonita. Fransızca: Vous etes belle. İtalyanca: Siesta bella. Almanca: Sie sind schön.

20- Clint Eastwood’un üç spagetti filmlerinin adlarını öğrenmelisiniz. Fistful of Dollars (Bir Avuç Dolar), For A Few Dollars More (Birkaç Dolar İçin) ve The Good, The Bad and The Ugly (İyi , Kötü ve Çirkin). Bu fimlere “spagetti western” denilmesinin sebebi yönetmenin Sergio Leone olmasıdır.

21- Yeryüzündeki en hızlı araba, 1 milyon dolar fiyat biçilen McLaren F1′dir. Saatte 320 km’lik hıza ulaşabilen araç aynı zamada dünyanın en büyük ivmeye sahip arabası. V-12 motoru sayesinde 3.6 saniyede 100km/saat’lik hıza ulaşabiliyor.

22- Çikolata, köpeklerin kalplerine zararlıdır. İki lokmalık gofret bile küçük bi köpeğin ölümüne sebep olabilir.

23- Köpekbalıkları ve timsahlar, dinozor değildir. Ama familyaları Paleozonik çağdan bu yana değişmeden kaldığı için bu iki hayvan yeryüzününen yaşlı yaratıkları arasında yer alıyor.

24- Köpekler arasında en keskin göze sahip tür, tazıdır.

25- Vibratör ilk kez 1880′li yılların başlarındai kadınlardaki isteriyle başa çıkmak isteyen doktorlar tarafından kullanılmış. Doktorlar, vibratörün kadınlar üzerinde sakinleştirici bir etkisi olduğunu saptamışlar.

26- “Tatlı dil ve bir tabanca yalnızca tatlı dilden daha etkilidir.”Al Capone

27- Giydiğiniz çorabın pantolununuza mutlaka uymasına dikkat edin ve mokasen ayakkabının içine asla beyaz veya havlu çorap giymeyin.

28- Eğer kiloluysanız, koyu renk giysiler giyin ya da sizden daha büyük bir şeyin arkasına saklanın.

29- Kazağınızı asla pantalonuzun içine sokmayın.

30- İçinize atlet giymeyin eğer giyerseniz sakın kilodunuzun içerisine sokmayınız.

31- Kot pantalonunuzun altına bot giymeye çalışın, mokasen giymeyin.

32- Ceket giyip kravat taktıysanız, altınıza da kumaş pantalon giyin, sakın kot pantalon giymeye kalkışmayın.

33- Asla künye ve kolye takmayın.

34- Asla ayakkabınızın arkasına basmayın.

35- Çizgili gömlek ve kareli ceket giyebilir, desenli kravat takabilirsiniz; ama üçünü asla aynı anda yapmayın.

36- Saçınızı uzatabilirsiniz, bıyık bırakabilirsiniz ve pembe tişört giyebilirsiniz ama asla hepsini aynı anda yapmayın.

37- Vahşi doğada yaralanırsanız, yaranızı idrarla temizleyin. İdrar, vücuttan çıktığı anda sterildir, bulabileceğiniz diğer sulardan kat kat temizdir.

38- Toprak kayması gerçekleşirken, yamaçtan aşağı doğru kayan milyonlarca ton toprak ve kaya o kadar hızlı hareket eder ki, hava bu toprak kütlesinin arasında sıkışıp kalır. Kayan toprak, bir çeşit hava yastığının üzerinde hareket eder ve saatte 160 km’lik bir hıza ulaşabilir.

39- Periyodik tablodaki en yeni, en tehlikeli ve en kısa ömürlü radyoaktif element, 1996 yılında Hofmann, Ninov ve Hessberger’in çinko ve kurşunu birleştirerek bulduğu 112 numaralı ununbium. Elementin Latince isminin anlamı Bir-bir-iki-um”. Ununbium’dan önce bulunan iki elemente unununium (No.111) ve ununnillium (No.110) isimleri verilmiştir. Yedi enerji seviyesinde 112 elektronu, 112 protonu ve 165 nötronu bulunan elementin atomik kütlesi 227.

40- Karpuz seçerken, karpuzun üstünü ve altını parmaklamayı bırakın, rengine bakın. Olgun ve lezzetli karpuzların üzerindeki koyu çizgiler, açıkçizgilerden daha kalındır. Karpuzun dışı ne kadar koyu renkliyse, içi de o kadar kırmızı ve lezzetlidir. Karpuz seçmenin bir yolu daha var. Bıçağı alıp karpuzu ikiye bölün, bir parça kesip tadına bakın. Güzel mi?

41- Süvari heykellerinin anlamını öğrenin. Atın duruşu süvarinin nasıl öldüğü hakkında bilgi verir. At geri çekilmişse, süvari savaşta ölmüştür. Atın tek ayağı havada ise süvari savaşta yaralanmıştı. Eğer dört ayağıda yerdeyse süvari başka bir sebepten ölmüştür (frengi gb.).

42- Pokerde hangi elin kazandığını bilmelisiniz. Floş (renk), fulden (üçlü +pair), ful üçlüden, üçlü kentten (aynı renklerden sıralı) üstündür. Kare floşu alır ancak floş royal (astan başlayarak sıralı, aynı renk) hepsinden üstündür. Bir elde birden fazla floş royal çıktıysa (ki çok çok düşük ihtimal), kupalı floş royal kazanır.

43- Bifteğinizin pişip pişmediğini, bifteği kesmeden anlayabilmelisiniz. Bunun en kolay yolu, bifteği parmaklamaktır. Başparmağınızı, sanki parmak izinizi çıkarmak için mürekkep ıstampasına bastırır gibi, etin üzerine hafifçe bastırın. Diğer elinizle de başınıza dokunun ve sertliklerini karşılaştırın. İyi pişmiş bir biftek alnınız kadar, orta sertlikteki bir biftek çeneniz kadar, az pişmiş bir biftek de burnunuzun ucu kadar sert olmalı.

44- Dünyanın zirvesinin 8848 metre yüksekliğindeki Everest olduğunu bilmelisiniz. Eğer daha yüksek olsaydı, zirveye astronotlar gibi giyinip tırmanmak gerekirdi. 11 bin metre yükseklikte, yüzde 100 saf oksijen solumak bile, canlı kalmanızı sağlayamaz. Çünkü o yükseklikteki son derece alçak hava basıncı, bitrojn baloncuklarının kana karışmasına yol açar ve bu da, dalgıçlarının vurgun adını verdikleri olaya sebep olur. Sonuç, emboli ve ölümdür.

45- Normalde 100 bin tel saçımız vardır. Her gün 25 – 125 arası saç teli kaybolur (Eğer bir sayfa hazırlıyorsanız, bu sayı artar)..

46- Kıtalar yılda 2 cm hareket eder.

47- İnsan beyni, içerdiği 100 milyar nöronla evrende bilinen en karmaşık şeydir. Beyinde ayrıca 500 milyar destek hücresi bulunur.

48- Bulutsuz bir gecede, ideal şartlarda, çıplak gözle 4 bin yıldız görebilirsiniz.

49- Vücudumuzda 7.5 metre uzunluğunda ince bağırsak 1.5 metre uzunluğunda da kalın bağırsak bulunur.

50- Bir fincan kahveye bakarak, hava tahmini yapabilirsiniz. İyi havanın habercisi olan yüksek hava basıncının, kahvenin yüzeyinde yarattığı etki nedeniyle köpükler, fincanın ortasında birikir. Bulutlu havanın ve yağmurun habercisi olan alçak basınç ise, kahvenin yüzeyini yukarı doğru vakumlar, köpükler de fincanın kenarlarında birikir.

51- Oltaya iğne takmanın kolay yolu: Misinanın ucunu kıvırıp düğüm yapın. Misinanın çift katlı ucunu, kancanın deliğine sokun. Kancayı misinanın içine geçirin. Misinayı yukarı çekerek düğümü sıkılaştırın.

52- Sfenks’in burnu, Napolyon’un orduları tarafından kırıldı mı? İşin doğrusu Sfenks’e, 1300′lü yıllarda Müslüman bir asker saldırdı. Adamcağız, Sfenks’in bir put olduğunu, o yüzden de yok edilmesi gerektiğini düşünüyordu.

53- Kaptanlar, nikah kıyamaz. Kıyılması geminin uluslararası sularda olduğu düşünüldüğünde mantıklı görünebilir; ama doğru değil. Birçok ülkenin donanma kurallarına göre, gemi kaptanlarının insanları evlendirmesi yasaktır.

54- İnsan öldükten sonra derisi çekildiğinden saç, sakal ve tırnaklarının uzadığı sanılır fakat derisi çekildiğinden uzamış gibi görünür. İnsan beyni son derece gelişmiş olduğu için belirli işler için belirli bölgeler çalışır fakat gün boyunca beynimizin tamamı kullanılır.

55- İnsanın ne kadar çabuk kel kalacağı yada ne kadar kıllı olacağı tamamen genlerine bağlıdır. Yani traş etmenin yada kesmenin herhangi bir etkisi yoktur.

56- Einstein iyi bir öğrenciydi söylenenlerin aksine 11 yaşındayken üniversite düzeyinde fizik öğrenmişti. Küçük bir çocukken bile Yunanca ve Latince biliyordu.

57- Genelevlerin ve gece kulüplerinin bulunduğu bölgeler neden “kırmızı fener bölgesi” olarak anılır? Demiryollarının ilk günlerinde tren ikaz ışıkları, kırmızı boyalı yağ lambalarıydı. Demirolu işçileri vardiya değiştirirken bu lambalrı yanlarına alır, gittikleri genelevlerin kapısına asarlardı. Bu nedenle seks ticaretinin yapıldığı bölgeler günümüzde de “kırmızı fener bölgesi” olarak bilinir.

58- Bir erkek olarak mutlaka otomobillerden anlamalısınız. Araba lastiği değiştirmeyi öğrenmekle işe başlayabilirsiniz. El frenini çekiniz, Krikoyu yerine yerleştirin ve otomobili lastik boşta kalacak şekilde havaya kaldırın. Bijon anahtarlarıyla bijonları çarpraz şekilde gevşetin. Hepsini gevşettikten sonra bijonları deliklerinden çıkartın. Bijonları güvenli bir yere koyun ki kaybolmasınlar. Yedek lastiğimizi alın ve otomobilin ve lastiğin bijon delikleri üst üste gelecek şekilde yerleştirin. Bir bijonu hafifçe gevşek bırakın. Sonra yine çarpaz şekilde diğer bijonları da yerleştirin. Bütün bijonları sıkılaştırın. Krikoyla otomobilinizi indirin. İşlem tamam.

59- Ütü izi olmayan pantalonlarınızı tersten ütülemeniz gerekir. Böylece kumaşın parlamasını engellersiniz.

60- Dörtçekerle difransiyelin farklı şeyler olduğunu bilmelisiniz. Lada Niva, Land Rover gibi araçlar zaten hep dörtçekerdir. Bozuk arazide difransiyel kilidini devreye sokmanız, aracı ikiçekerden dörtçekere geçirmeniz anlamına gelmez, çünkü araç üretildiği andan itibaren dörtçekerdir.

61- Nasıl ilkyardım yapılacağını mutlaka öğrenmelisiniz. Maalesef ilkyardım kurallarını, işin uzmanından öğremeniz gerekiyor. Bu konuda size yardımcı olamayacağız.

62- Damlatan musluk, bozuk telefon, ayarsız televizyonla uğraşmak gibi ufak tefek tamir, işlerini kendi kendinize yapmayı öğrenmelisiniz.

63- Microsoft ve Bill Gates hakkında üç beş geyik yapabilmelisiniz. Sözgelimi hisse senetleri değerinin %60 oranında yükselmeye devam etmesi durumunda Microsoft’un mal varlığının 2001 yılında 1 trilyon dolar olacağını, önümüzdeki 10 yıl içinde dünyanın ikinci büyük ekonomik gücü haline geleceğini bilmelisiniz.

64- Osmanlı Sultanlarından Fatih Sultan Mehmet’in iyi bir şair olduğunu (Avni), III.Selim’in de iyi bir bestekar olduğunu bilmelisiniz.

65- Zekanızla böbürlenip karşı cinsi aşağılamadan önce, dünyada şimdiye kadar kaydedilmiş en yüksek IQ derecesinin de kadınlara ait olduğunu bilmelisiniz.

66- Çocuklara ve hayvanlara karşı sevecen ve müşfik davranmanız gerektiğini bilmelisiniz. Hiçbir kadın bebeklerin altını temizleyen ya da hiç şikayet etmeden çocuklarla oynayan bir erkeğe karşı koyamaz. Ama yine de bu sevgiyi abartmayın sevgiliniz çocuk istiyorsunuz olarak yorumlayabilir.

67- Mutlaka seyretmiş olmanız gereken onbeş film. When Harry Met Sally (Rob Reiner), Gorillas in the Mist (Michael Apted), Potemkin Zırhlısı (Einstein), Emmanuelle (Mutlaka Sylvia Kristel olmalı, Just Jaeckim), Temel İçgüdü (Paul Verhoeven), Baba Serisi (Coppola), Starwars Üçlemesi (George Lucas), Matrix (Wachowski biraderler), Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak (anonim), Muhsin Bey (Yavuz Turgut), The Wall (Alan Parker), Seven (David Fincher), herhangi bir Hitchcock filmi, Seks Hakkında Bilmek İsteyip de Soramadıklarınız (Woody Allen), Top Secret (Jerry ve David Zucker biraderler ve Jim Abrahams).

68- İçkinin insan vücudu üzerindeki etkilerini öğrenmelisiniz. Alkol herkesi farklı etkiler. 120 kiloluk bir adamla 50 kiloluk bir pilici aynı şekilde etkilemez. Ama yine de içkinin ruh ve beden sağlığınızda yol açtığı değişikliklere şöyle bir göz geçirdik.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.03
İçki olarak karşılığı (saatte): 2 şişe bira
Davranış değişikliği: Beyinde hafif bir uyuşukluk hissi vuku bulur, arkadaşlarınıza kaşı daha sevecen ve duygusal davranmaya başlarsınız. Arada sırada diliniz sürçer.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.08
İçki olarak karşılığı (saatte): 4 şişe bira
Davranış değişikliği: Ayakta durmak ve konuşmak gitgide güçleşir. İçkileri kimin ödeyeceğini fark etmezsiniz bile.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.18
İçki olarak karşılığı (saatte): 8 şişe bira
Davranış değişikliği: Dünyanın en korkunç yaratığı bile gözünüze hoş bir kadın gibi görünür.

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.28
İçki olarak karşılığı (saatte): 12 şişe bira
Davranış değişikliği: Altınıza işersiniz ve bayılırsınız

Kan-alkol konsantrasyonu: 0.38
İçki olarak karşılığı (saatte): 16 şişe bira
Davranış değişikliği: Eğer hala ölmediyseniz, ertesi sabah kesinlikle ölmüş olmayı isteyeceksiniz.

69- Mutlaka okumanız gereken 20 kitap: Kemalettin Tuğcu’nun bir eseri, İnce Memed (Yaşar Kemal), Cevdet Bey ve Oğulları (Orhan Pamuk), O (Stephen King), Değişim (Franz Kafka,) Taasuk-u Talat ve Fitnat (Şemsettin Sami), Suç ve Ceza (Dostoyevski), Martı (Richard Bach), Hamlet (Shakespeare), Paranın Cinleri (Murathan Mungan), Nutuk (M.K. Atatürk), Şeker Portakalı (Vasconcelos), Gülün Adı (Umberto Eco), Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (Milan Kundura), Kasabanın En Güzel Kızı (Charles Bukowski), Gönülçelen (J.D.Salinger), Fırıncının Kızı (Anonim), Ayaklar (Melih Cevdet Anday), Yaşlı Adam ve Deniz (Ernest Hemingway), Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia Marquez).

70- Evinizde bulunması gereken 10 adet çok nadir ancak sote CD: Wish You Were Here (Pink Floyd), The Commiments (Film Müziği), Hababam Sınıfı (Soundtrack Albümü), Carmina Burana (Carl Orff), Stationary Traveller (Camel), Dancing With The Lion (Andreas Volenweider), Nothing Like The Sun (Sting), Joshua Tree (U2), Ele Güne Karşı (Mazhar Fuat Özkan).

71- En azından bir tane kokteyl hazırlamayı bilmelisiniz. Size bir yazlık bir de kışlık 2 basit örnek:

Margarita: 1 ölçü tekilla, 2 ölçü limon suyu ve 1/3 ölçü Contreau likörü shaker’a (eğer yoksa olacağını sanmam sıkı kapanmış bir kavonozda olabilir) atın ve kırık buz ekleyip iyice sallayın. İçkiyi koyacağınız kadehin kenarını ıslatıp tuza batırın, sonra hazırladığınız karışımı buzlarını süzüp kadehlere koyun.

İrish coffe: Kahve yapın ve şarap kadehine koyun. İçine 3 tane kesme şeker 1-1.5 kapak viski karıştırın. Kahve durulduktan sonra, soğumuş ve hafif katılaşmış kıvamdaki kremşantiden bir çay kaşığı alıp kahvenin üzerine koyun. Kremşantinin üzerine de çikolata kırıntıları serpiştirin.

72- Profosyonel bir masör kadar olmasa da basit masaj tekniklerini bilmelisiniz. Omuzları ya da deriyi mıncıklamak, masaj değildir. Doğru dürüst masaj yapabilmek için başparmaklarınızla omuzlarda ve omurganın iki yanında basınç uygulamalısınız. Masaj yaparken ellerinizi mümkün olduğu kadar çok açmalı, böylece masaj yapacağınız bölgeyi genişletmelisiniz. Sırt derisini baş ve işaret parmaklarınızın arasında kaydırarak belden omuzlara doğru düz çizgi halinde ilerleyin. Omuzlarda “piyano” adı verilen hareketi yapın, yani parmaklarınızın uçlarını sanki tuşları çok sert olan bir piyanoyu çalıyormuş gibi kasların üzerinde gezdirin. İki elinizin başparmaklarını ense üzerinde yan yana getirin ve yavaşça açarak aşağıya doğru inin. Genellikle kaburga kemiğiyle omurga arasında kalan bölgede kulunç oluşur, kulunçları gevşetmek için dirseklerinizi kullanabilirsiniz. Bunun için dirseğinizi kaburga kemiğinin sone erdiği noktanın biraz üstüne yerleştirin ve dairesel hareketlerle hafifçe bastırın. Sakın abartmayın, masaj yaptığınız insanın canını yakabilirsiniz.

73- Araba kullanmayı bilmeli, iyi bir şöför olmaya dikkat etmelisiniz. Sürekli aşırı hız-ani fren ikilisini tekrarlamaktan kaçınılmalı, otoyolda slalom yapmamalı, şerit değiştirirken mutlaka sinyal vermeli, emniyet şeridini gerekmedikçe kullanılmamalı, önünüze aniden çocuk, kedi, köpek fırlayabileceğini hesaba katarak otomobili buna göre sürmeli, yağmurlu günlerde yayalara su sıçratmamaya özen göstermeli, zırt pırt kornaya basmamalı, trafik ışık ve levhalarına uymalı ve en son olarak da aracınızı sürerken asla ama asla küfretmemelisiniz.

74- Bilgisayar ve İnternet özürlü olmamalı, bir an önce sanal aleme adım atmalı, bir ICQ numarası edinmeli ve chat olayına girmelisiniz.

75- Elektrikli herhangi bir alet bozulduğunda, öncelikle sigortayı kontrol etmek gerektiğini unutmamalısınız.

76- Küp gibi içtiğiniz zaman, o berbat akşamdan kalma hissinin üstesinden gelebilmek için Alka-Seltzer veya foşurdayan Aspirin içmelisiniz.

77- Hoş sürprizler yapabilmek için özel tasarımları olan en az bir mücevherci bilmelisiniz. Gilan ve Urart, bunlardan ikisi.

78- Gece atıştırmaları ya da muhteşem kahvaltılar için buzdolabınızda mutlaka havyar veya somon, dil peyniri,mayonez ve turşu zeytin bulundurmalısınız. Buna kimyonlu peynir veya limon da ekleyebilirsiniz.

79- Ayın son gününde bile en az 50 milyon TL limiti olan bir kredi kartınız olmalı.

80- Yalnızca kadınları daha kolay tavlama için değil kendi sağlığınız içinde vücut temizliğine özen göstermeniz gerekli. Haftada en az 4 kez yıkanmalı, tırnaklarınızı düzenli olarak kesmeli, dişlerinizi hergün fırçalamalısınız.

81- Nemlendirici, temizleyici losyon gibi cilt bakım ürünlerinin sadece kadınlar için üretilmediğini öğrenmelisiniz. Traştan sonra limon kolonyası devri kapanalı çok oldu. Artık hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları, çalıştığımız ofislerin bozuk havalandırma sistemleri, barlardaki ve restoranlardaki bol sigara dumanı cildimize gitgide daha çok zarar vermeye başladı. Kokoş olun demiyoruz, ama cildinizin yıpranmasını istemiyorsanız, kendinize bakım yaptırmalısınız.

82- ABD’deki insanların yarısının obez (aşırı şişman) olduğunu ve dünyada herkes Amerikalılar kadar çok yeseydi, tüm doğal kaynakların en çok 2 – 3 yıl içinde tükeneceğini bilmelisiniz.

83- Dünyanın en çekici erkekleri sayılan Antonio Banderas’ın çok kısa boylu, Ricky Martin’in de homoseksüel olduğunu, dolayısıyla kız arkadaşınızın da diğer kadınlar gibi cüce homoseksüellerden hoşlandığını öğrenmelisiniz.

84- En az üç çeşit yemek pişirmeyi öğrenmelisiniz. Hem aç kalmaz, hem de istediğiniz hatunu rahatlıkla kucağınıza düşürebilirsiniz. Çünkü kadının da kalbine giden yol, midesinden geçer. İşte basit bir omlet tarifi: Mısırlı omlet (tek kişilik) 1 kutu mısır konservesi, 2 yumurta, 1 – 2 dilim kaşar peyniri, biraz süt bir tatlı kaşığı tereyağı, bolca baharat tabi ki tuz. Bir kaseye yumurtuları kırın ve içine azıcık kaşar peyniri ufalayarak iyice karıştırın. İsterseniz birkaç damlada süt koyabilirsiniz. Teflon tavaya yağı ve mısırı koyun. Tavanın tabanını mısırla kaplayın ve yağ eriyene kadar pişirin. Kasedeki karışımı teflon tavaya dökün. Yumurtanın ve kaşar peynirinin, mısırın üzerinde eşit olarak dağılmasına dikkat edin. Kapağını kapatın ve kısık ateşte pişirmeye bırakın. Bir süre sonra yumurta iyice kabaracak ve üstü de katılaşacaktır. O zaman baharat serpin ve yeniden kapağını kapatıp azıcık daha pişirin. Yumurtanın iyice pişip pişmediğini anlamak için tahta spatulayla omletin kenarını kaldırıp mısırların rengine nakın. Pişmişse yiyebilirsiniz.

Comments (2)

Bölgenin en büyük oyuncusu Türkiye ve Rusya

Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Yevgeniy Kajokin, “bölgenin en büyük iki oyuncusu olan Rusya ve Türkiye’nin özel bir sorumluluğunun olduğunu” söyledi.

Kajokin, Türkiye ve Rusya arasındaki siyasi, ekonomik ve askeri alanda gelişen işbirliğini değerlendirdi.

Bölgenin en büyük iki oyuncusu olarak nitelediği Rusya ve Türkiye’nin özel bir sorumluluğunun bulunduğunu vurgulayan Kajokin, “iki ülkenin öncelikle aralarındaki ekonomik ve siyasi işbirliği alanında oluşan farkı kapatma dönemi yaşadıklarını” belirtti.

“Siyasi ilişkilerde de dinamik bir gelişme olduğunu” ifade eden Kajokin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu ilişkilerin askeri boyutu da kapsamasının son derece önemli olduğuna inanıyorum. Bu nedenle askeri yetkililerimiz arasında en üst düzeyde temasların kurulması son derece önemli. Ben sadece Genelkurmay Başkanımız Yuri Baluyevski’nin ziyaretinden bahsetmiyorum. Diğer askeri yetkililerimiz arasındaki ilişkiden de bahsediyorum. BLACKSEAFOR tatbikatına birlikte katılmamız çok önemli. Bu temaslar sadece askeri alanlar için değil aynı zamanda ilişkilerimizdeki tüm atmosfer için de önemli. Biz Moskova’da, Türk ordusunun siyasi sistemdeki özel rolünü iyi anlıyoruz. Bu bağlamda genelkurmay başkanları arasında Türkiye ile doğrudan ilişki bizim için son derece önemli.”

-BÖLGESEL KONULARDA İŞBİRLİĞİ-

“Rusya ve Türkiye’nin özellikle İran ve Irak gibi bölgesel konulardaki işbirliğinin hayati önem taşıdığına” dikkat çeken Kajokin, ”İran ve Irak sorunu bölgesel olduğu gibi aynı zamanda global bir sorun. Bu sorunların çözümünün bu kadar zor olmasının nedenlerinden biri de bu” dedi.

Kajokin, “Rusya ve Türkiye için İran sorununun barışçıl yollardan çözümünün ve Irak’ta istikrarın sağlanmasının hayati önemi olduğunu” belirterek, şunları söyledi:

”Siz İran ve Irak’a komşusunuz. Biz de Hazar Denizi’nde İran’a komşuyuz ve Irak ile çok yakın ilişkimiz var. Rusya olarak, Irak’taki değişik etnik ve dini gruplar arasındaki çatışmaların bölge için çok büyük sorun oluşturduğunu biliyoruz. Orta Doğu ülkelerinin demokratikleşmesi olarak tanıtılan Büyük Orta Doğu Projesinin çöktüğüne tanıklık ediyoruz. Bu nedenle farklı yaklaşımlar gerekiyor. Bana göre bölge ülkelerine büyük rol düşüyor. Bölge ülkelerine İran’ın da dahil edilmesi gerekiyor. İran’a yönelik yeni bir bakış açısı getirmek gerekiyor. O da İran’ın normal bir ülke olduğu anlayışını geliştirmekle olur. Evet İran’da özgün bir siyasi sistem var. Ama eğer bilimsel açıdan yaklaşırsak, Rusya, Türkiye ve ABD’nin de çok özgün siyasi sistemi var. Eğer Amerika’daki sistemi yarın alıp Çin’de uygulamaya kalkarsanız o zaman tam bir felaket olur. Veya İran’daki sistemi değiştirmeye çalışırsanız yine felaket olur.”

“Değişik medeniyetler ve gelenekler olduğunun iyi anlaşılması ve bunlara saygı gösterilmesi gerektiğini” ifade eden Kajokin, “bu yaklaşımın uygulanması halinde yeni bir atmosferin oluşacağını, bu durumda da İran’ın çok karmaşık nükleer sorununu görüşmenin daha kolay olacağını” söyledi.

“Rusya’nın İran’ın barışçıl nükleer program geliştirme hakkı olduğuna inandığını” kaydeden Kajokin, “Ama yeni nükleer silahlara sahip bir ülkenin ortaya çıkmasına kesinlikle karşıyız” diye konuştu.

“İran’ın nükleer programı ile ilgili durumun giderek kırılganlaştığını” belirten Kajokin, “bu durumun ne İran’ın ne de bölge ülkelerinin çıkarına olduğunu, konuya dahil olan herkesin sorumluluk içerisinde hareket etmesi gerektiğini” kaydetti.

-TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ-

Kajokin, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler konusunda da “iki ülke arasında Sovyetler Birliği döneminde de iyi bir ekonomik işbirliğinin olduğunu, ancak son yıllarda bu işbirliğinin her alanda dinamik bir şekilde geliştiğini” belirterek, “Bu işbirliği sadece iki ülkenin değil, aynı zamanda bölgenin de çıkarına” dedi.

Kajokin, iki ülke arasındaki askeri teknik işbirliği konusunda, “Türkiye’deki askeri ihalelere katılmaları gerektiğine ve kaliteli silahları olduğuna inandığını” belirterek, “Hatta batılı rakiplerimizden daha kaliteli silahlarımız da var. Neden Türkiye gibi dost bir ülke silahlarımızı satın almasın?” diye konuştu.

“İki ülke arasındaki askeri teknik işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini” ifade eden Kajokin, “bunun için ortak tatbikatlar yapılabileceğini, Türk ve Rus subaylarının askeri akademilerde karşılıklı eğitim alabileceğini” kaydetti.

“Bölgede istikrar için çalışılması gerektiğini ve Türkiye’nin istikrar için çalışmayı amaç edinen güçlü bir geleneği olduğunu” vurgulayan Kajokin, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin güvenlik alanındaki sorunlarını, terörizm konusundaki sıkıntılarını anlıyoruz. Türkiye tarafından terörizme karşı alınan önlemlerin makul ölçüde olduğuna inanıyoruz. Hatta biz de terörizmden çok çektiğimiz için Türkiye’yi başkalarından daha iyi anlıyoruz. Bu terörist saldırıların yapılmasını imkansız hale getirmek için çifte standartlı politikalara son verilmesi gerekiyor.”

“Türkiye ve Rusya’nın 1992 yılında imzalanan anlaşma ile dost olduğunu” ifade eden Kajokin, “şu anda iki ülkenin ilişkilerini 15 yıl önce imzalanan bu anlaşma doğrultusunda geliştirdiğini” söyledi.

Kajokin, şöyle konuştu:

“Bu anlaşma, işbirliğimizi herhangi bir ülkeye karşı geliştirmediğimizi gösteriyor. Terörizme ve halklarımıza yönelik her türlü tehdide karşı işbirliğimiz var. Ayrıca çevrenin korunması, uyuşturucu, beyaz kadın ve insan ticareti gibi birçok alanda işbirliği yapıyoruz. Bu tip bir işbirliği başkalarına karşı nasıl bir tehdit oluşturabilir? Tüm bu işbirliği sadece güvenlik için. Bu işbirliği sadece ülkelerimizin değil, özellikle başta bölge ülkeleri olmak üzere tüm diğer ülkelerin de çıkarına. Türk askeri veya siyasi yetkililerinin Rusya ile blok oluşturacağı yönündeki iddialar da bana çok ciddi görünmüyor.”

-”İŞBİRLİĞİMİZ DAHA VERİMLİ OLABİLİR”-

“Rusya ve Türkiye arasındaki işbirliğinin daha verimli olabileceğini” de ifade eden Kajokin, “Şu anda ülkemde Türkiye hakkında olumlu bir görüş oluştu. Milyonlarca Rus Türkiye’yi turist olarak ziyaret etti. Ben bunun politikacılar için çok ciddi bir zemin oluşturduğuna inanıyorum” dedi.

“Politikacılar arasındaki anlayışın da halklar arasındaki anlayışın seviyesinde olması gerektiğini” kaydeden Kajokin, “İhtiyacımız olan büyük laflar değil, halklarımız için önemli olan alanlarda olumlu adımlar atmamız ve işbirliği yapmamızdır. Bu nedenle ben Türkiye-Rusya ilişkilerinin geleceğine çok iyimser bakıyorum” diye konuştu.

“Türkiye’ye gittiğinde iki farklı dil grubunda olan Türkçe ve Rusça’da birçok ortak kelimenin bulunduğunu gördüğünü” anlatan Kajokin, “Örneğin vişne ve çay hatırladığım kelimeler. Çünkü komşuyuz ve birbirimize karışmış durumdayız” dedi.

-”TÜRKİYE’DE RUS FİLMLERİ GÖSTERİLSİN”-

Kajokin, “iki ülke ilişkilerinin gelişmesinin en önemli ayağının kültür alanı olduğunu belirterek”, şunları söyledi:

“Bu çok önemli. Eğer en iyi Rus filmlerini Türkiye’de gösterme şansı olursa bunun çok yararlı olacağına inanıyorum. Çünkü bu tip filmler ülke, halk, kültür ve gelenekler hakkında bilgi verir. Ben bunu çok önemli buluyorum ve kültürel alanda yapılanların yeterli olmadığına inanıyorum.”

/ Değerli bir yetliki diye biliyorum

Comments (1)

Older Posts »
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.