Arşiv koku

KOKUNUN BİLEŞENLERİ

Hazırlayan: Ozan EMREN

Ticari parfümler;esans yağları, reçineler ve sabitleyiciler gibi 300′ün üzerinde bileşeni ihtiva eder.Kendimize parfüm seçerken genellikle , müthiş renklerle süslenmiş şişelere kapılırız ve burnumuzu neyin hoşnut ettiğini de iyi biliriz fakat içeriklerini pek önemsemeyiz ve parfümü aldığımız satıcının söyledikleriyle yetiniriz.”Bu parfüm çok güzel , daha yeni çıktı , çok satıyor , teninize çok uyumlu ” v.s. gibi sözlerden daha fazlasını duymak en doğal hakkımız. Parfümeride kullanılan bütün bileşenleri burada sıralmak mümkün değil ama bazılarını ve en çok sevilenleri belirtmek gerekir.A’dan Z’ye bu koku bileşenlerinin bir kısmına göz atalım.

ACI BADEM YAĞI
Doğada:Bu esans yağı acı badem ağacından elde edilir.
Parfümde:Acı badem yağı parfümeride ender olarak kullanılır ama ilaçlarda daha sık görülür.

AÇELYA
Doğada:Pek çok bahçecilik meraklısının aşina olduğu coşkulu renklere sahip açelya, koku özelliği yönünden pek fazla tanınmaz.Bununla beraber, kokulu açelyalar vardır ama çok enderdirler ve kokularını pek vermezler.
Parfümde:Parfümlerde kullanılmak için açelya kokusu sentetik olarak üretilir.

AHUDUDU
Doğada:Bu lezzetli kırmızı yemişler çalılar üzerinde yetişir ama parfümlerde kullanılan esansı sentetik olarak üretilir
Parfümde:Estee (Estee Lauder) , ahududuyu üst nota olarak kullanır.

AMBER
Doğada:Amber, ispermeçet balinasının bağırsaklarında şekillendiği düşünülen ama tropikal bölgelerde kıyılarda yüzerken bulunan bir maddedir ve parfümcüler tarafından sıklıkla griamber kelimesinin bir kısaltması olarak kullanılır.Amber kelimesi, ladenden elde edilen koyu yağlı reçinesini tarif etmek ve Oriental koku ailesindeki çarpıcı , sıcak ve toz halindeki parfümleri belirtmek içinde kullanılır.
Parfümde:İspermeçet balinasının soyu tehdit altında olduğundan günümüzde parfüm endüstrisinde sabitleyici olarak sentetik griamber kullanılır.

ANANAS
Doğada:Bu tropikal meyvenin yağı özsuyundan damıtılır.
Parfümde:Parfümcüler ananas yağını kullanırlar veya bu kokuyu sentetik olarak üretirler.Ananas notaları Lacrolx ‘in C’est la Vie’ sinde ve Calvın Klein ‘ in üniseks kokusu cK One ‘ da bulunur.

ANASON

Doğada:Esans yağı, havucun akrabası olan bu bitkinin tohumlarından damıtılır.
Parfümde:Anason genellikle üst nota olarak kullanılır. Yves St.Laurent’in Champagne’ inde belirgindir ve L’Eau de Minuit (Lolita Lempicka)’ de bir üst nota olarak kullanılmıştır.

ANJELİKA

Doğada:Bu esans yağı Avrasya’lı anjelika bitkisinin kök ve meyvesinden damıtılır.
Parfümde:Anjelika miskimsi , benzoin benzeri bir kokuya sahiptir ve bazen özellikle Chypre koku ailesinin harmanlarında sabitleyici olarak kullanılır.

ARDIÇ:

Doğada:Selvi ailesinin bir üyesi olan bu ağaç, tatlı bir bal ve çam kokusuna sahiptir. Parfümeri için yağı buhar damıtımı yolu ile elde edilir.
Parfümde:Ardıç, odunsu bir nota ilave etmek amacı ile erkek kokularında kullanılır.Claiborne for Men ‘ de kullanılmıştır.

ARMUT

Doğada:
Parfümcüler bu tanıdık meyvenin kokusunu sentetik olarak üretirler.
Parfümde:Francesco Smalto ‘nun II Bacio ‘ su meyvemsi üst notalarının biri olarak sevimli bir armut notasına sahiptir.

ASELBENT
Doğada:Aselbent, güçlü sabitleyici özelliklerine sahip vanılyayı andıran bir balzamdır.
Parfümde:Bu bileşen genellikle bir nota olarak kullanılır.Tedbirli olarak kullanıldığında , buketi sümbül, fulya ve sümbülteber karışımını andırır ve par Amor (Clarins) parfümünün bir baz notasını oluşturur.

BAHÇE NANESİ

Doğada:Bu nane ailesinin en tanınmış üyesidir.Yağı bazen parfümeride kullanılır, ama esas kullanımı eczacılık alanındadır.
Parfümde:Bahçe nanesi, Biagiotti’nin Roma parfümünün üst notalarından biridir.Bu bitkinin kurutulmuş yaprakları potbori böcek kaçırıcı harmanlar için harika bir katkıdır.Farelerde bahçe nanesinin kokusunu sevmezler.

BAL
Doğada:Çiçek nektarlarından arılar üretilen bu tanıdık madde günümüz parfümerisin de sentetiği ile yer değiştirir.Balın kokusu oldukça kalıcıdır ve bir zamanlar Arap parfümlerinde kullanılmıştır.
Parfümde:Parfümde kulanıldığında , bal notası bir miel (Fransızca’da bal anlamına gelir) nota olarak kullanılır.Thierry Mugler ‘ in Angel ‘ ında bir üst nota ve Lauder ‘ in White Linen ‘ ında bir baz nota olarak kullanılır.

BENZOİN
Doğada:Benzoin aselbent ağacı denilen bir ağaçtan elde edilen balzamsı bir reçinedir.
Parfümde:Benzoin bir sabitleyici ve koruyucu olarak kullanılır.Guerlain ‘ in Nahema ‘ sında, Cacharel ‘ in Gloria ‘ sında önemli bir baz notadır.

BERGAMOT
Doğada:Bu canlandırıcı limon kokulu yağ tamamen İtalya’da yetişen yenilmeyen bir meyveden elde edilir.
Parfümde:Kolonyalar için gerekli olan ve ince bir sabitleyici olan bergamot, kadınların parfümlerinde % 34 ve erkek parfümlerinde ise % 50 ‘sinde üst nota olarak bulunur.Bergamot yağı en eski parfüm bilşenlerinden biridir.Armani ‘ nin Mania ‘ sında (erkek) , Ralph Lauren ‘ in Polo Sport ‘ unda (erkek) ve ayrıca Eau de Givenchy ‘ de rastlamak mümkündür.

BİBERİYE
Doğada:Bu bitki Akdeniz kıyılarında yaşamaya çalışır.Latince isminin kelime anlamı (Rosemary) ”denizin çiyi’ dir. Kafur ve lavanta benzeri kokusu yaprak ve çiçeklerden damıtılır.
Parfümde:Biberiye yağı, ilk yaratılan parfümlerden biri olan Macar Suyu ‘ nun ana bileşenlerinden biridir.Guerlain ‘ in Eau de Cologna Imperiale ‘ de bir baz nota olarak görünür ve Egoiste Platinum(Chanel), Cool Water(Davidoff) gibi erkek parfümlerinde çoğunlukla lavanta ile eşlenir.

BUĞDAY ÖZÜ YAĞI
Doğada:Bu harika taşıyıcı yağ, buğdayın özünden çıkarılır.Cildi besleyen E vitmini ile birlikte A ve D vitaminlerinide içerir.
Parfümde:Buğday özü yağı özellikle olgun cilt ve cilt altı çatlaklarında kullanımı için çok iyidir.Kozmetik sektöründe mikrop öldürücü olarak ta kullanılır.

BULGARİSTAN GÜLÜ
Doğada:Şam gülü (Rose Damascena) Bulgaristan’ ın Güller Vadisi ve ülkemizde yetiştirilir.Şam gülü Avrupa’ya Haçlı savaşçıları tarafından tanıtılmıştır.Bulgar Gülü dünya üzerinde en güzel gül kokusu olarak kabul edilir.
Parfümde:450 gram yağ elde etmek için 1.800 güle ihtiyaç duyulur.Gül yağı kadın kokularının % 82′ sinde ve bütün erkek kokularının % 12 ‘sinde kullanılır.Aralarında mürsafi, karanfil, meyveli ve misk kokulu çeşitleri dahil yaklaşık 20 değişik gül kokusu vardır.Bulgar Gülü Joy (Patou) ‘ un ana bileşenidir.Bulgaristan gülünün çok pahalı olması nedeniyle, ev kokuları içinde bu koku sentetik olarak üretilir.

ÇAM İĞNESİ
Doğada:Bu yağ cüce ve İskoç çamlarının iğneleri, filizleri ve ağaç gövdelerinden buhar damıtımı yolu ile elde edilir.
Parfümde:Bu temel oalrak yeşillik ve odunsu bestelerde kullanılır.Classic Fragrance Ltd. ‘ nin Pino Silvestre ‘ ı çam kokulu bir erkek kolonyasıdır.

ÇEVEŞİR OTU REÇİNESİ
Doğada:Bu reçine mürsafi ile aynı sınıfa girer.
Parfümde:Çeveşir otu reçinesi tatlı alt tonlar ile mükemmel bir sabitleyicidir.Hayvanlardan elde edilen pek çok parfüm bileşenlerinin yerine kullanılır.Oscar de la Renta ve Nicole Miller parfümlerinde baz notalar olarak kullanılır.

ÇİN TARÇINI
Doğada:Bu yağ Acacia farnesiana çalısından damıtılır.Yağdan elde edilen saf madde , baharatlı çiçeğimsi bir aromaya sahiptir.
Parfümde:Çin tarçını esas olarak Oriental ailesi parfümlerinde görülür ve Caron ‘ un Parfum Sacre ‘ si bir baz notadır.

DEFNE YAPRAĞI YAĞI
Doğada:Bu canlı sert ve baharatlı yağ Avrupa defnesinin yapraklarından damıtılır.
Parfümde:Defne yaprağı yağı genelikle erkeksi kokularda ve kadınlar için Galanos veya erkekler için Royall Bay Rhum ‘ da bir baz nota olarak kullanılır.

EKŞİ PORTAKAL YAĞI
Doğada:Bu esans yağı ekşi portakal ağacı meyvesinin kabuklarınının preslenmesi ile elde edilir.
Parfümde:Chypre parfümleri koku buketlerinin bir parçası olarak genelde ekşi portakal yağı içerirler.

ELMA
Doğada:Günümüzde elma kokusu sentetik veya özsularının damıtılması ile elde edilir.Elma Arabistan’ da ilk geliştirilen parfümlerde yaygın bir kokuydu.
Parfümde:Granny Smith elmaları American for Women adlı ürününde Perry Elvis tarafından kullanılmıştı.Elma kokusuna Ralph Lauren ‘ in genç hanımlar için sunduğu Ralph ve Hugo Boss ‘ un erkek parfümlerinden Boss no:6 ‘ sının üst notalarında rastlamak mümkün.

ERİK
Doğada:Bu tanıdık eflatun meyve parfümeri endüstrisinde kullanılacak bir yağa olanak tanımaz.
Parfümde:Modern parfümeride mirabel eriğinin meyvemsi kokusu sentetik olarak elde edilir.Erik ve mirabel notalarına sahip pek çok örnekten birkaç tanesi Guerlain ‘ in Chant d’ Aromes’ ı , Calvin Kleın ‘ in Escape ‘ i ve YSL ‘ nin Y ‘ sidir.Ayrıca Burberry London ‘ ın üst notalarında da kullanılmıştır.

FESLEĞEN
Doğada:Bahçe ile ilgilenenlerin çoğunun bildiği gibi fesleğenin çok çeşidi vardır.Parfümeri için yetiştirilen en yaygın türler karanfil kokulu Ocimum Sanctum ve mis kokulu Ocimum Basilicum’ u içerir.
Parfümde:Bu keskin ve baharatlı esans yağı esas olarak bir parfümde orta nota olarak kullanılır ve muhabbet çiçeği kokusunu andırır.Guerlain ‘ in Jicky ‘ si fesleğen orta notalı bir parfüm için önde gelen bir örnektir.

FREZYA

Doğada:Süsen ailesinin bu tatlı kokulu üyeleri Afrika’ da yetişir.
Parfümde:Frezyanın hoş kokusu hiçbir zaman başarı ile çıkartılamamıştır., bu yuzden parfümler için sentetik olarak üretilir ve temel veya orta nota olarak kullanılır.Antonia’s Flowers (Antonia Bellanca) öncelikli olarak bir frezya kokusudur ve Armani ‘ nin bayan Gio ‘ sunda da frezya ya rastlarız.Estee Lauder ‘ de Pleasures adlı parfümünde frezyayı bir üst nota olarak kullanmıştır.

FULYA

Doğada:Nergisin bu türleri esans yağları için 18.yüzyıldan beri Fransa ‘nın güneyinde yetiştirilmektedir.
Parfümde:Bu parfümcülerin nergis ailesinden ilk tercih ettikleridir çünkü en kokulu olan budur.Fulya, Liz Claiborne parfümünde ve Guerlain ‘in Vol de Nuit’ inde orta notadır.

GARDENYA

Doğada:Bu gösterişli beyaz çiçekler Avrupa’ nın tropikal bölgelerinde bulunur.
Parfümde:Gardenya özünün zengin ve yumuşak kokusu oldukça pahalıdır.Annick Goutal ‘ın Gardenia Passion ‘ ı saf gardenya kokusudur ayrıca Nina Ricci ‘ nin Premier Jour adlı parfümünün orta notasında ve Gucci Rush ‘ ın üst notasında gardenya kullanılmıştır.

GLİSERİN

Doğada:Sabun hazırlamak için yağlar küllü su ile karıştırıldığında gliserin(veya glikol) yan ürün olarak ortaya çıkar.
Parfümde:Gliserin harika bir cilt nemlendiricisidir ve koku işinde raf ömrünü uzatmakta faydalıdır.

GREYPFRUT

Doğada:Esans yağı bu tanıdık meyvenin kabuğunun buhar damıtımı ile elde edilir.
Parfümde:Greypfrutun Fransızca’ sı ”pamplemousse”tur ve bir harmana mayhoşluk ilave etmek için nerede ise daima üst nota olarak kullanılır.Tommy Hilfiger ‘ in Tommy ‘ si gibi Donna Karan ‘ ın Tuscany per Donna ‘ sı ve Chanel ‘ in Coco Mademoiselle ‘ de bu meyvenin üst notasına sahiptir.

GÜL AĞACI

Doğada:Gül ağacı esans yağı balzamik, hafif gül kokulu notalara sahiptir ve buhar damıtımı yolu ile elde edilir.
Parfümde:Genellikle leylak ve zambak parfümlerinde kullanılır.Desire (Dunhill) ve Wish (Chopard) ‘ in üst notasında da gül ağacını görebiliriz.

GÜLSUYU

Doğada:Gülsuyunda Şam gülü ve katmerli gül suları kullanılır.
Parfümde:Günümüzde ticari parfümeride kullanılmayan bu sevimli tatlı su dokuzuncu yüzyılda Araplar tarafından keşfedilmiştir ve İspanya yolu ile onuncu yüzyılda Avrupa’ ya tanıtılmıştır.Her cilt tipi için harika bir tonik ve gliserin ile karıştırıldığında mükemmel bir el losyonu olarak genelde ev kokuları işinde bir bileşen olarak kullanılır.

GÜNLÜK

Doğada:Bu çok kokulu sakız reçinesi çok eski tarihe sahiptir ve tarihteki en ünlü kokulardan biridir.Günlük Somali ve güney Arabistan kıyılarındaki yaprak döken ağaçlar ve çalılardan elde edilir.Tütsü olarak yakıldığında keskin ve tatlı bir kokusu vardır ve dinsel törenlerde yaygın olalarak kullanılır.
Parfümde:
Günlük harika bir sabitleyicidir ve bir çok parfümde baz nota olarak kullanılır.

HANIMELİ

Doğada:Bu tropikal çalı , çiçeklerinin yaşayabilmesi için gündüz sıcağının çok buharlaşmaya neden olması yüzünden geceleri açar.
Parfümde:Tatlı canlı yasemin benzeri aroması ile bu koku orta notalar olarak ortaya çıkarlar.Byblos ‘un hoş bir hanımeli kokusu vardır.

HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI

Doğada:Bu beyaz yarı katı yağ Hindistan cevizinin etli kısmından elde edilir.
Parfümde:Hindistan cevizi iyi köpürür ve bir nemlendirici olarak veya diğer yağlar ile harmanlamak için faydalıdır.Oda sıcaklığında sıvı haldedir.Cacharel ‘ in erkek parfümü Pour Homme ‘ un orta notasında rastlayabiliriz.

HİNT YASEMİNİ

Doğada:Amerika’ nın tropikal bölgelerinde yetişen bu küçük çiçekli ağaç 16.yüzyıldan sonra İtalyan asilzadesi Muzio Frangipane tarafından adlandırılmıştır.
Parfümde:Bir zamanlar deri eldivenler bu yasemin benzeri bu koku ilke kokulandırılırdı ve ”Frangipani eldivenler diye bilinirlerdi.Bu koku Margaretha Ley ‘ in parfümü Escada ‘ nın ana notasıdır.

ITIRŞAHİ

Doğada:Bu çiçek açan asmanın esans yağı, katı yağda eriterek elde edilir ve sümbül, portakal tomurcuğu, vanilya ve bir miktar gül kokusuna sahiptir.
Parfümde:Eski moda ıtırşahiler unutulmaz bir kokuya sahiptirler.Antonia Bellanca ‘ nın Floret ‘ i bir buket ıtırşahi için mükemmel bir örnektir.

İNCİ ÇİÇEĞİ

Doğada:Bu alçak boylu bitkinin ufak beyaz , çan biçimi çiçekleri parfümerinin en tanınmış kokularından birini sağlar.
Parfümde:
İnci çiçeğinin kokusu uçucu çözücüler ile özüt veya saf halde elde edilir ve enfes bir kokuya sahiptir.Bu koku müget olarakta bilinir.Diorissimo(C.Dior) klasik bir inci çiçeği kokusudur.

JOJOBA YAĞI

Doğada:Jojoba yağı, daima yeşil kalan bir çöl bitkisinin çekirdeklerinin preslenmesi ile elde edilen altın rengi, sıvı halde bir mumdur.Jojoba yağındaki E vitamini ve mineralller cildi yumuşatır, ipeksi bir his verir.
Parfümde:Jojoba yağı koku işinde taşıyıcı bir yağ olarak kulanılır.Tek başına iltihaplı deri veya beslenmeye ihtiyacı olan olgun deri için iyidir.Parfüm için mükemmel taşıyıcı bir yağdır ve asla küflenmez.

KABE SAMANI

Doğada:Bu esans yağı Hindistan’ da yetişen bitkinin kök gövdesinden damıtılır.Kabe samanı toprağımsı, odunsu bir aromaya sahiptir ve bilinen en saf sabitleyicilerden biridir.Estee Lauder ‘ in Knowing ‘ i bir chypre parfümü olmasına rağmen Kabe samanı baz nota olarak kullanılır.Aslında pek çok chypre parfümü kabe samanını kullanır.Yasemin ve sandal ağacını tamamlar.

KADİFE ÇİÇEĞİ

Doğada:Tagetes sınıfının gösterişli kırmızı , turuncu ve kestane rengi çiçekleri elma benzeri üst tonlara sahip meyvemsi kokulu bir yağ üretirler.
Parfümde:Kadife çiçeği, Boucheron ve Realm (Erox) ‘ da ana nota olarak bulunur.

KAKULE

Doğada:Bu baharatlı esans yağı, zencefil ailesine ait, Doğu Hindistan’ a özgü bir bitkinin tohumlarından elde edilir.
Parfümde:Kullanımı eski Mısır’ a kadar uzanır ve genellikle çiçek ve turunçgil parfümlerinde kullanılır.Kakuleli parfümlere örnekler,orta nota olarak kullanıldığı Lauder ‘ in Aramis for Men ‘ i ve üst nota olarak kullanıldığı Rochas ‘ ın Byzance ‘ dır.

KARABİBER

Doğada:Esans yağı damıtılmadan önce kara biber taneleri kurutulur.
Parfümde:Karabiberin ateşli ve baharatlı notaları sandal ağacı ve günlük ile iyi harman olurlar.Guerlain ‘ in erkekler için olan Heritage kolonyası baharatlı bir ana notaya sahiptir.

KARANFİL

Doğada:Bu çok tanınmış çiçek Fransa’ nın güneyinde yetiştirilir.
Parfümde:
Karanfilin baharatlı , karanfil (baharat) benzeri kokusu bir koku harmanına sıcak ve duygusal notalar katar.Beyaz karanfiller, kokuları en kuvvetli olduğu için tercih edilirler.Karanfil kokulu parfümlerin en belirgini L’Air du Temps (Ricci) ‘ dir.

KARANFİL YAĞI

Doğada:Bu esans yağı karanfil ağacının kurutulmuş tomurcuklarından damıtılır.
Parfümde:Karanfil tomurcuğu yağı çiçek ve baharatlı kokuların her ikisinede tatlı bir baharatlı nota katar.Chanel ‘ ın Coco ‘ sunda üst nota olarak kullanılır.

KASNI OTU SAKIZI

Dogada:Bu aromatik ,acı sakız reçinesi pek çok Asya bitkisinden elde edilir.
Parfümde:Sakız taze , yeşillik , yaprak benzeri bir koku yayar ve baz nota olarak kullanılır.Tütsülerde de kullanılır.

KAVUN

Doğada:Parfümlerde kullanmak için karpuz, şamama kavunu, kantalop kavununun kokuları ya buhar damıtımı ya da sentetik üretim yolu ile sağlanır.
Parfümde:Kavun, 360 (Perry Ellis) , Calyx (Presciptives) , Elysium(Clarins) , Eden(Cacharel) ve J’ adore (C. Dior) ‘ un notalarında kullanılmıştır.

KAYISI

Doğada:Kayısı kokusu hiçbir zaman başarı ile meyvenin kendisinden elde edilememiştir.
Parfümde:Modern parfüm için kayısı kokusu sentetik olarak üretilir ve sıklıkl meyveli notaları yaratmakta kullanılır.Lancome’ un Tresor ‘ ün da üst nota olarak görülür.

KAYISI ÇEKİRDEĞİ YAĞI

Doğada:Kayısı meyvesinin kokusu meyveden başarılı bir şekilde elde edilmezken, çekirdeklerinden elde edilen altın sarısı renkli sıvı yağ kayısının sevimli kokusunu taşır.
Parfümde:Çekirdek yağı, parfümeride kullanmaya yetecek kadar kuvvetli bir koku malzemesi olmamakla birlikte, koku üreticiliği işinde taşıyıcı yağ olarak mükemmmel bir tercihtir.Kayısı çekirdeği yağı, masaj bunu yanısıra kuru ve hassas cilt tipleri için de iyi bir baz yağıdır.

KEKİK

Doğada:Yağ bu bitkinin yapraklarından damıtılır.Parfümeri limon kekiği ve bahartlı bir türü de dahil pek çok kekik türünü kullanır.
Parfümde:Bu şifalı bitki esans yağı parfümeride, bir bitkisel yeşillik notası yaratmak için lavanta yağı ile çok iyi karışır.Safari for Men(Lauren) kekiğin bir orta notasına sahiptir.

KOSTUS

Doğada:Himalayalarda Keşmir dolaylarında yetişen bu büyük bitkinin kökleri kokulu bir yağ verir.
Parfümde:Kostus yağı bir koku harmanındaki menekşe notasını yumuşatır ve Oriental harmanlara sıcak özgün bir nota katar.

KUNDUZ YAĞI

Doğada:Kunduzların doğal bir salgıdır ve meşin ya da chypre notalarını yaratmak için kullanılır.Günümüzde bu sabitleyicinin sadece sentetik biçimleri kullanılır.
Parfümde:Kunduz yağı Gıvenchy ‘ nin Ysatis ‘ i gibi parfümlerde baz nota olarak kullanılır.

KÜÇÜK HİNDİSTAN CEVİZİ

Doğada:Küçük Hindistan cevizi Endonezya adalarına özgü yaprak dökmeyen bir ağacın meyvesidir.
Parfümde:Küçük Hindistan cevizi genellikle lavanta suyunda kullanılır.Patou’ nun Ma Liberte’ sinde önemli bir koku, Ivoire (Balmain) ‘ da bir üst nota ve Todd Oldham parfümünde bir ana notadır.

KÜÇÜK HİNDİSTAN CEVİZİ KABUĞU (MAYS)

Doğada:Mays küçük Hindistan cevizini kaplayan bir kap veya ağdır.
Parfümde:Bu keskin kokulu baharat ve esans yağı Clinique’ in Wrappings ‘ lerinde sıra dışı bir üst nota sağlar.

LADEN REÇİNESİ

Doğada:Bu sakızımsı tatlı, bal kokulu yağımsı reçine ladenden elde edilir.
Parfümde:Laden reçinesi,ispermeçet griamberine oldukça benzeyen, değerli bir sabitleyicidir.Onun ana bileşeni amberin ve sentetik amberlerin üretilmesinde kullanılır.Lagerfeld ‘ in KL ‘ si laden reçinesi bazına sahiptir.

LAVANDİN

Doğada:Bu gerçek lavanta ile başak veya büyük lavanta çiçeğinin çapraz döllenme yolu ile elde edilen bir melezidir.
Parfümde:Parfümeride genellikle kullanılır ama koku açısından gerçek lavanta ile asla kıyaslanamaz.

LAVANTA

Doğada:Bu aromatik bitkinin eflatun çiçekleri ve yaprakları parfümler ve lavanta torbaları için asırlar boyunca kullanılmıştır.Lavanta çiçeklerinin beş bin tonu tek başına Fransa’ nın güneyinden elde edilir.
Parfümde:Lavanta yağı buhar damıtımı işlemi ile elde edilir.J.P.Gaultier’in Le Male’ si gibi erkek kokularının yaygın bir bileşenidir.

LEYLAK

Doğada:Bu çok sevilen çalı Avrupa’ya özgüdür ve ful diyede bilinir.Zeytin ailesinin bir üyesidir.
Parfümde:Leylaktan elde edilen yağ miktarı kıt olduğundan üreticiler leylak kokusu elde etmek için daha çok sentetiklerini kullanma durumundadır.Sebastian ‘ ın Design ‘ ı leylağı bir ana nota olarak taşır.

LİMON OTU

Doğada:Limon otu Hindistan ve Orta Doğu’ dan gelir, yağı buhar yada su damıtımı yolu ile elde edilir.
Parfümde:Limon otu öncelikle sabunlar ve banyo tuzlarında kullanılır.

LİMON YAĞI

Doğada:Bu esansın yağı limon kabuklarının sıkılması ile elde edilir.
Parfümde:Limon yağı üst notalarda kullanılır ve tazeliyici keskin bir koku katar, Balmain ‘ in ünlü Vent Vert ‘ inde , Ralph Lauren ‘ in Polo Sport erkek parfümünde bir üst notadır.

MANDALİNA

Doğada:Bu yağ meyvenin kabuklarının sıkılması ile elde edilir.
Parfümde:Mandalina D&G, Emporio Armani Whıte ‘ ın He ve She ‘ sinde üst notalarında canlandırıcı bir portakal kokusu sağlarlar.Hugo Boss Elements erkek parfümü ise mandalinayı üst notasında kullanmıştır.

MANDARİN

Doğada:Bu dikenli, küçük ağaç güney-doğu Asya’ ya özgüdür.Yağı tatlı portakalınkine benzer ve meyvenin kabuğunun sıkılması ile elde edilir.
Parfümde:Mandarin en sık üst nota olarak görülür ve Sung(Alfred Sung), Amarige(Gıvenchy) ve Armani Mania ‘ nın erkek parfümünde üst notalarda bulunur.

MANOLYA

Doğada:Yaprak dökmeyen bu ağacın çiçekleri ilkbaharda açar.
Parfümde:Manolya çiçekleri parfüm için gerekli yağı sağlamadığından onların kuvvetli kokusu gül, yasemin,portakal çiçeği ve ylang-ylang yağlarının bir harmanı ile elde edilir.Lalique parfümü bir manolya ana notasına sahiptir.

MAYIS GÜLÜ

Doğada:Çoğunlukla has gül olarak adlandırılan bu çiçek yalnızca mayıs ayında açar, adını da burdan alır.Esas olarak güney Fransa’ da yetişir ve hoş bir kokusu vardır.Bulgaristan gülününden biraz daha hafiftir ve fiyatı da yarı yarıyadır.Mavi gül olarak ta bilinir.
Parfümde:Mayıs gülü, Bal a Versailles(jean Despres) , Safari(Ralph Lauren) , Chanel No.19(Chanel) , Oscar de la Renta ve Sentiment (Escada) parfümlerinin ana notasını oluşturur..

MENEKŞE

Doğada:Bu yüksek oranda kokulu esans yağı Parma ve Victoria menekşelerinin çiçeklerinden yağda eritme yöntemi ile elde edilir.Kraliçe Victoria zamanının gözde bir kokusuydu.Menekşe yaprağından elde edilen ikinci bir koku parfümlere toprağımsı , bitkisel bir nota ilave katar.
Parfümde:Menekşe özü çok pahalı olduğundan , bu koku çoğunlukla doğal menekşe özütü ilavesi ile iyonon bir baz temelinde sentetik olarak hazırlanır.Menekşe kokulu notalara , Eden(Cacharel) , Fleurs de Rocaille(Caron) , Apres L’Ondee(Guerlain) , L’Interdit(Gıvenchy) ‘ de rastlamak mümkündür.

MEŞE YOSUNU

Doğada:Meşe yosunu aslında ; meşe ağaçları üzerinde yaşayan pek çok değişik yosunun reçinesidir.
Parfümde:Bu koku genellikle Chypre ve Fougere koku aialesine ait parfümlerde kullanılır.Kullanıldığı parfüme topraksı ve odunsu notaları katan mükemmel bir sabitleyicidir ve bütün erkek ve kadın kokularının üçte birinin an bileşenidir.Cheap & Chic (Moschino) ‘ da baz notalarında meşe yosununa rastlarız.

MİMOZA
Doğada:
Bu sıcağı seven ağacın küçük sarı çiçekleri hoş, mumlu alt tonları ile çok kokuludurlar.
Parfümde:Bu çiçek özü,çiçeklerden uçucu çözücüler yardımı ile çıkartılır.Ralph Lauren ‘ in Lauren ‘ i , Chanel ‘ in Coco ‘ su ve Lancome ‘ un Poeme ‘ i mimoza içerirler.

MİNE ÇİÇEĞİ
Doğada:
Esans yağı limon mine çiçeğinin yapraklarından damıtılır.
Parfümde:Bu taze, temiz limon kokusu sabunlarda ve bazen parfümeride özellikle turunçgil formüllerinde kullanılır.Daliflor (Salvador Dali) ‘ un orta notasında kullanılmıştır.

MİSK

Doğada:Bu nüfus edici aromatik madde erkek misk geyiğinin karnındaki bir keseden elde edilir ve parfümeride kullanılan en etkili yağlardan biridir.Kıt ve pahalı oluşu nedeni ile sentetik olarak üretilir.
Parfümde:Misk mükemmel ve yaygın olarak kullanılan bir sabitleyicidir.Romance (Ralph Lauren) erkek , She(Emporıo Armani) ve Must de Cartier misk baz notasına sahiptir.

MİSKET LİMONU YAĞI

Doğada:Batı Hint Adaları misket limonu ağaçları kabuklarının sıkma veya damıtım yolu ile yağ elde edilmesini sağlayan meyveleri verirler.
Parfümde:Misket limonu yağı gözde bir üst notadır ve Eau de Rochas ‘ ın üst notasında misket limonu yağına rastlarız.

MİSK (KEDİ)

Doğada:Etopya misk kedisinden elde edilir.
Parfümde:Bu kuvvetli bir sabitleyicidir.Ana kaynak Afrika’ dır ama sentetik bir benzeri mevcuttur.Laura Biagiotti ‘ nin Venezia ‘ sının baskın baz notası kedi miskidir.

MUM AĞACI

Doğada:İlk Avrupalı yerleşimciler New England’ da Cape Cod Körfezi boyunca yetişen kokulu yaprak dökmeyen Mycica Cerifera ‘yı keşfettiler ama o aslında Bahamalar, Bermuda ve Batı Hint Adalarında yetişir.Kaynatıldığında yemişler ve yapraklardan mum yapımında kullanılan bir yağ elde edilir.
Parfümde:Günümüzde parfümeride sentetik olarak mum ağacı kullanılır.

MÜRSAFİ

Doğada:Bu keskin kokulu aromatik Kuzey Afrika ve Arabistanda ‘ ki ağaçların kabuklarından bir reçine olarak ortaya çıkar.
Parfümde:Mürsafi Bijan ‘ ın DNA ‘ sı ve YSL ‘ in Opıum parfümlerinde sabitleyici baz notalar olrak kullanılmıştır.

NERGİS

Doğada.Bu çiçeklerin yağı, uçucu çözücüler veya katı yağda emdirme yolu ile çıkartılır.Sarı ve Beyaz çiçekler pahalı ve parfümcüler tarafından çok değer verilen çarpıcı bir koku yayarlar.
Parfümde:Nergis en sık an nota olarak kullanılır ve Chloe(Lagerfeld) ve Delicious(Gale Haymen) parfümlerinde kullanılmıştır.

NİLÜFER

Doğada:Bu çiçek bir esans yağı verir.
Parfümde:Perry Ellis ‘ in çiçek kokusu 360, bir nilüfer ana kokusuna sahiptir.

OSMANDUS

Doğada:Erik ve kuru üzüm notalrı ile belirlenmiş olan bu yasemin benzeri koku, Çin ve Japonya’ da yetişen ve yaprak dökmeyen bir ağacın çiçeklerinden elde edilir.
Parfümde:Osmandus , 1000 de Jean Patou ve Laura Biagiotti ‘ nin Venezia adlı parfümlerinde bulunur ve ayrıca Escape (Calvin Klein) ‘ in orta notasında görülür.

PAÇULİ

Doğada:Bu esans yağı Hindistan ‘ a özgü çalımsı bir naneden buhar damıtımı yolu ile elde edilir.
Parfümde:Paçuli güçlü sabitleyici işlevleri yerine getirir.Onun ağır topraksı kokusu kadın kokularının üçte biri ve erkek kokularının yarısının bir baz notasını oluşturur.Romance (Ralph Lauren) bayan , Eden(Cacharel) ve Antilope(Weil) parfümlerinde bir baz nota olarak kullanılmıştır.

PALMA GÜL AĞACI

Doğada:Bu koku bileşeni gül kokulu sardunyanın yapraklarından buhar damıtımı yolu ile elde edilir.
Parfümde:Parfümeride yaygın olarak kullanılan palma gül yağı , gül kokusu harmanlarında her zaman sevimli bir katkı maddesi olmuştur.

PERU BALZAMI

Doğada:Peru balzamı günümüzde El Salvador ‘da yetiştirlmekte olan ağaçların reçineli maddelerinden elde edilmektedir.
Parfümde:Çok çeşitli balzamlar vardır.Hepsinin vanilyalı-odunsu bir aroması vardır ve parfümde sabitleyici olarak kullanılırlar.V’E Versace balzamsı baz notalara sahiptir ve Drakkar Noir(Laroche) balzam bir baza sahiptir.

PETİGRAN

Doğada:Güney Fransa ‘ nın acı portakal ağaçları üç koku bileşenin kaynağıdır.Portagal çiçeği yağı , yan ürün olarak portakal çiçeği suyu ile birlikte , ağacın çiçeklerinden elde edilir ve bu arada petigranda ağacın yaprakları ve filizlerinden elde edilir.
Parfümde:Petigran parfüme bir kavun kokusu katar ve genellikle limon veya portakal ile eşlenir ve çoğunlukla üst nota olarak kullanılmasına rağmen , Eau d’Hermes baz nota olarak petigrana sahiptir.

PORTAKAL ÇİÇEĞİ SUYU

Doğada:Portakal çiçeği esansı hazırlamak için damıtılan portakal çiçeklerinden arta kalan su, harika bir aromaya sahiptir.Portakal çiçeği suyu bir zamanlar tatlı su olarak bilinirdi.
Parfümde:Doğruyu söylemek gerekirse , Portakal çiçeği suyu parfümeride kullanılmaz fakat sürüldüğünde harika bir sonuç verir.

PORTAKAL ÇİÇEĞİ YAĞI

Doğada:Bu soluk sarı esans yağı , portakal çiçeklerinde buhar damıtımı yolu ile elde edilir.900 gr. portakal çiçeği yağı elde etmek için bir ton çiçeğe gereksinim vardır.
Parfümde:Portakal çiçeği yağı üst ve ort notalarda da kullanılır.Örneğin;Paloma Picasso parfümünde bir üst nota , Grey Flannel(Geoffery Beene) ‘ de ve Touch Of Pink (Lacoste) ‘ te ise bir orta notadır. Anais Anais (Cacharel) ‘in de üst notasında rastlamak mümkündür.

PORTAKAL TOMURCUĞU

Doğada:Bu zarif tomurcukları çiçeklenen bir çalı üretir.
Parfümde:Portakal tomurcukları genelde ana notlar olarak kullanılır ve Bagatelle (Guerlain) parfümünde bir ana nota bileşenidir.

REÇİNE

Doğada:Ağaçlardan özellikle çam ve diğer yaprak dökmeyenlerden elde edilen sakızlara parfümeride reçine adı verilir.
Parfümde:Reçineler genellikle sabitleyiciler olarak kullanılmaktadır.

REÇİNEMSİLER

Doğada:Bu maddeler reçinemsi maddeler içeren sakızlar, balzamlar süsen köklerinden çıkartılan maddelerdir.
Parfümde:Reçinemsiler parfümeride sabitleyici olarak kulanılır.

RONDELETYA

Doğada:Rondeletya çalısı Küba ve Meksika ‘ya özgüdür.
Parfümde:Bu koku doğrudan doğal bir kaynaktan elde edilemez.Parfümeride , rondeletya lavanta ve karanfilin (baharat) bir karışımı olarak hazırlanır.

SAKIZ

Doğada:Pek çok aromatik kabuk , filiz ve yaprak parfüm endüstrisinde kullanılan reçinemsi maddeler salgılar.Sakızlar genellikle reçineler ve balzamlar olarak kabul edilirler.Parfümlerde kullanılan sakızların özel örnekleri aselbent benzoini ve sakız benzoinidir.
Parfümde:Sakızlar parfümeride baz notalarda kullanılan sabitleyicilerdir.

SANDAL AĞACI

Doğada:En iyi sandal ağacı Mysore , Hindistan ‘ da yetişenlerden elde edilir ve çoşkulu odunsu bir aromaya sahiptir.
Parfümde:Sandal ağacı mükemmel sabitleyicidir.Kadın kokularının yarısında ve erkek kokularının üçte birinde bir baz nota olarak kullanılmaktadır.Samsara (Guerlain) ‘ okadar büyük miktarlarda kullanılmaktadır ki , şirket Hindistan ‘ da kendi ekim alanları satın almıştır.Caswell-Massey ve Crabtree & Evelyn ‘ in her ikiside harika bir tek sandal ağacı baz notasına sahiptir.Glamourous (Ralph Lauren) ‘ da baz notalarını sandal ağacı ile harmanlamıştır.

SARDUNYA

Doğada:Pek çok değişik kokulu sardunya bulunmasına rağmen , parfümeride en sık kullanılan gül sardunya ve palma gülü sardunyasıdır fakat nane , limon , küçük Hindastan cevizi , elma , kayısı , zencefil , ve ananas gibi diğerleri de parfümcülerin renk paletinde yerlerini alırlar.İyi kururlar ve parfüm işinde yaygın olarak kullanılırlar.
Parfümde:Kokulu sardunyaların esans yağları , bitkiden buhar damıtımı yolu ile elde edilirler ve Casmir (Chopard) ‘ de orta nota olarak görülür.

SEDİR AĞACI YAĞI
Doğada:
Bu esans yağı , Amerikan ve Fas ardıç sediri ağacından damıtım yolu ile elde edilir.
Parfümde:Sedir ağacı yağı parfüm ve erkek kolonyası için bir baz nota olarak kullanılır.Eski zamanlarda filizi ve kabuğu tütsülerde kullanılırdı.Magie Noir (Lancome) ve Kenzo pour Homme zengin bir sedir ağacı esansı baz notalarına sahiptir.

SİBİRYA KÖKNARI

Doğada:Bu yağ Sibirya köknarının taze yapraklarından damıtılır.
Parfümde.Bu yağ odunsu harmnlarda kullanılır.

SİKLAMEN

Doğada:Çuha çiçeğinin yakın kuzeni olan bu çiçek Alplere özgüdür.
Parfümde:Siklamen Laura Ashley no.1 ‘ de bir baz nota olarak kullanılır.Cheap & Chic (Moschino) ‘da siklameni orta notasında kullanmıştır.

SİTRONEL

Doğada:Bu keskin limon kokulu yağ Seylan ‘ da yetişen çimenlerden elde edilir.
Parfümde:Sitronel genellikle mumlarda sivri sinek kovucu olarak kullanılır.Kokulu sabunlarda bir üst nota ve seyrek olarak parfümlerde kullanılır.

SİYAH FRENK ÜZÜMÜ TOMURCUĞU

Doğada:Bu kokulu yağ siyah Frenk üzümü çalısının çiçek tomurcuklarından elde edilir.
Parfümde:Siyah Frenk üzümü tomurcuğu pek çok parfüm için yaygın bir katkıdır ve Delicious (Gale Haymen) ‘ da bir üst nota ve Eau de Charlotte (Annick Goutal) ‘ da bir ana nota olarak görülür. Flower By Kenzo ‘ da bu bileşeni üst notasında kullanmıştır.

STEFANODİS

Doğada:Yasemin ve sümbülteber kokusuna sahip bu güçlü kokulu çiçeklenen asma , Avrupa ‘ nın tropikal kısımlarına özgüdür.Düğün buketleri için yaygın bir katkı maddesidir.Caswell-Massey koku işi için harika bir stefanodis yağı taşır.
Parfümde:Nocturnes (Caron) stefanodisin bir ana notasını taşır.

SÜMBÜLTEBER

Doğada:Sümbülteber , zambak ailesinin bir üyesidir ve zengin duygusal bir notaya sahiptir. Birkaç çiçek bütün bir odayı kokutur.
Parfümde:Sümbülteber en pahalı kokulardan biridir ve katı yağ emdirmesi yöntemi ile elde edilir.Gardenya , nergis , sümbül ve fulya sümbülteber ilavesi ile çoğaltılırlar. Blond (Versace) ve Chloe (Lagerfeld) sümbülteberli parfümlerin güzel örneklerindendir.

SÜSEN

Doğada:Süsen pek çok süsen türünün kök ve gövdelerinin kurutulması ile hazırlanırlar.
Parfümde:Süsen menekşe kokusu ile muhteşem bir sabitleyicidir. Chance (Chanel) , Samsara (Guerlain) , Nu (Y.S.L) parfümleri süsen yağı içerir.

ŞEBBOY

Doğada:Gece açan bu pembe ve eflatun çiçekler tatlı ve nüfus edici bir yağ üretirler.
Parfümde:Bu çiçek parfümeride bir orta nota olarak kullanılır.

ŞEFTALİ

Doğada:Şeftali esansı bu meyvenin özsuyundan damıtılabilir , fakat parfümcüler genellikle daha kuvvetli olduğunda sentetik şeftali bileşenini kullanırlar.
Parfümde:Mitsouko (Guerlain) parfümü yumuşak ve tatlı bir üst nota olarak şeftaliyi kullanan ilk parfümdü.Sun-flowers (Arden) ve Angel (Thierry Mugler) parfümlerinin notalarında da şeftaliyi görebiliriz.

TARÇIN

Doğada:Bu tanıdık pasta baharatı Seylan ‘ da yetişen bir ağaç veya çalının kurutulmuş kabuk , filiz ve tomurcuklarından elde edilir.
Parfümde:Pek çok baharatlı koku bileşenleri gibi , tarçın da üst , orta ve baz nota olarak kullanılabilir.Örneğin Ma Liberte (Jean Patou) ‘ de tarçın bir baz notayken , Chaos (Karan) ‘ da ve Feminite du Bois (Shiseido) ‘ da bir üst nota olarak kullanılmıştır.

TATLI BADEM YAĞI

Doğada:Bu renksizden açık sarıya , kokusuz taşıyıcı yağ , tatlı badem tohumlarının ezilmesi ile elde edilir.
Parfümde:Tatlı badem yağı her cilt tipi için faydalıdır ve mükemmel nüfus edici özelliklere sahiptir.Banyo ve masaj için kullanılacak koku birleşimleri için mükemmel bir taşıyıcı yağdır.

TATLI PORTAKAL

Doğada:Bu esans yağı tatlı portakal ağacının meyvelerinin kabuklarından damıtılır.
Parfümde:Tatlı portakal turunç harmanlı parfümlerde olduğu gibi , kolonyalarda da koku maddesi olarak kullanılır.Tendre Posison (C.Dior) ‘ da bir ana nota olarak görülür.

TONKA FASÜLYESİ

Doğada:Amerkan tonka fasülyeleri ,bazen vanilya yerine kullanılan bir yağ verirler.Tonka yeni biçilmiş ot kokusunu da verir çünkü kumarin içerir.
Parfümde:Bir baz nota olarak kullanılır ve bütün kokuya vanilya benzeri bir sabitleyici katmak için doğranıp potporilere ilave edilebilir.White Linen (Estee Lauder) , Panthere (Cartier) , Brit (Burberry) parfümlerinde görüldüğü gibi parfümcülerin gözdesidir.Ayrıca Addict (C. Dior) ve Relaxing Fragrance (Shisedo) parfümlerinin baz notalarında , tonka fasulyesi kullanılmıştır.

TÜRK KIRMIZISI YAĞI

Doğada:Bu yağ Hint yağı yemişlerinden elde edilir.Günümüzde Türk kırmızısı yağı bazı işlemlerle sülfonatlı hale getirilmektedir.
Parfümde:Bu bileşen , kendisini ev kokuları işinde banyo ürünlerini hazırlamakta harika bir taşıyıcı özelliği kazandıran , su ile iyi karışan ve suda iyi dağılan tek yağdır.

TÜYLÜ ADAÇAYI

Doğada:Nane ailesinin bu romatik üyesinin yağı , adaçayının tomurcuklarından damıtılır.
Parfümde:Tüylü adaçayı , kokulara yumuşak-olgun bir nota ilavesi ile , bir koku tonu sağlar ve mükemmel bir sabitleyici olarak bilinir.Yağ kolonyası için önemli bir katkıdır.

VANİLİN

Doğada:Bu kristalize aldehit vanilya tohum zarflarından veya sentetik olarak elde edilir.
Parfümde:Vanilin , parfümeride değer verilen bir sabitleyicidir ama vanilyanın bütün özelliklerine sahip değildir.

VANİLYA

Doğada:Bu tanıdık koku , Madagaskar ‘ a özgü tırmanıcı bir orkidenin meyve ve tohumlarından elde edilir.
Parfümde:Vanilya ; pek çok tatlı çiçek suları veya amber bazlara zenginlik ve derinlik katar.Güçlü vanilya kokuları , Shalimar (Guerlain) , Angel (Thierry Mugler) , Eau d ‘ ete (Jean Paul G.) , Casmir (Chopard) ‘de bulunur.

VANİLYA ÇİÇEĞİ

Doğada:Vanilya çiçeği ; hodan ailesine mensup bitki veya çalılardan elde edilir ve belirgin bir vanilya-badem kokusuna sahiptir.
Parfümde:Bu sevimli aromatik bitki , herkesin bahçesinde bulunmalı.Vanilya çiçeği , Sun (Lagerfeld) ‘ da ana nota , Chant d ‘ Aromes (Guerlain) ‘ de ise bir baz nota olarak kullanılmıştır.She (Emporıo Armanı) ‘ de ise bir üst notadır.

YASEMİN

Doğada: Parfümeride kullanılan 900 gr. yağ özü elde etmek için , Asya yasemin çalısından 6000 kg. çiçek kullanmak gerekir.İlk çiçeklenmedeki tomurcuklar Temmuz ve Ağustos ‘ ta toplanır ama Ekim ‘ deki ikinci çiçeklenme çok daha fazla kokulu tomurcuklar sağlar.Yasemin şafaktan önce toplanmalıdır yoksa verdiği kokunun % 20 ‘ sini kaybeder.
Parfümde:Yaseminin beyaz taç yapraklarından nerede ise bütün zarif parfümlerde kullanılan bir yağ üretilir. Yasemin esansı , toplandıktan sonra da koku üretmeye devam ettiklerinden katı yağda emdirme yolu ile elde edilir.Estee Lauder ‘ın Beyond Paradise adlı parfümünün orta notasında kullanılmıştır.

YENİBAHAR

Doğada:Bu tanıdık besin baharatı karanfil (baharat) , tarçın , biber ve ardıç yemişinin bir karışımıdır.
Parfümde:Yenibahar pek çok erkek ve kadın kokusuna baharatsı bir nota katar.Spellbound (Lauder) ‘da bir üst nota olarak kullanılır.

YILDIZ ANASON

Doğada:Çin ‘ de bulunan bu anason kokulu meyve , büyük ve yaprak dökmeyen bir ağaçtan elde edilir.Sarı çiçeklerini , sekiz köşeli her köşesinde kahverengi bir tohum bulunan , yıldız biçimi bir meyve takip eder.
Parfümde:Yıldız anason , Jean Paul Gaultier ‘ in parfümünde baharatsı bir üst nota ve Very Irresistible (Gıvenchy) ‘ ın da ana notasını oluşturur.

YLANG-YLANG

Doğada:İsminin anlamı ”çiçeklerin çiçeği” ‘ dir ve yağı Madagaskar ve Filipinlere özgü bir ağaçtan elde edilir.
Parfümde:Bu çiçek yağı , zengin hafifçe balzamlı ve yasemin benzeridir.Oriental koku ailesine giren parfümlere bir güç katar.Menekşe ve yasemin ile çok iyi harman olurlar.Ylang-ylang koku işinde ve tek notalı kokularda kullanılmak için harikadır.Jean Paul Gaultier , Jardins de Bagatelle (Guerlain) ve First (Van Cleef & Arpels) parfümlerinde ylang-ylang kullanılmıştır.

ZAMBAK

Doğada:Bu esans yağı , beyaz zambak veya zambaktan elde edilir ve çok eski zamanlardan beri parfümeride kullanılır.
Parfümde:Kalla zambağı dahil , pek çok zambak türü parfümeride kullanılır.Cabotine (Gres) parfümü , zambağı bir ana nota olarak kullanmıştır.

ZENCEFİL

Doğada:Bu tanıdık baharatın esans yağı , zencefil bitkisinin kök gövdesinden damıtılır.
Parfümde:
Bu çoşkulu , keskin kokulu baharat yağı , Oriental ve modern harmanlara haz katar.Bulgari , BLV ve Omnia adlı kadın parfümlerinde ve Joop! ‘ da Rococo parfümünde zencefili bir üst nota olarak kullanmıştır.

Yorum Yapın

BANYO TARİFLERİ

Banyo yapmak bir sanat, hatta ritüeldir!
Suda vücudumuz temizlenirken ruhumuza döner, huzur buluruz.
Sayfamızda sizlere banyo tariflerinden bir demet hazırladık. Günün ağırlığından arınırken içinize çekeceğiniz bitkisel aromalar sizi rahatlatacak, vücudunuz hatta aklınız canlılık ve denge kazanacak.
Haydi, vücudunuzu şımartın!

SÜT BANYOLARI
Süt banyosu ezelden beri lüks ve klasik bir güzellik sırrı! Kleopatra sütün iyileştirici yönünü keşfettikten sonra, düzenli olarak kuğu şeklindeki banyosunu deve sütüyle doldurup zambak beyazlığındaki teninin pürüzsüz kalmasını sağlardı…

İki bin yıl sonra, sütün yararları tekrar keşfediliyor. Doğal beta hidroksi asitleri içeren süt, yaşlı cildi yenilemekle kalmaz, aynı zamanda yatıştırır. Dolayısıyla süt, cildi elimine etmek için doğal bir yöntemdir. Süt cilde bakım yaparak yumuşak ve parlak olmasını sağlar. Cilt dışında sütün saça da yararı vardır: süt proteinleri saçı da besleyerek parlaklık kazanmasını sağlar.

Süt banyosu tariflerimize göz atın. Sütün doğal faydası yanında zevkinize göre karışıma katılacak birkaç damla öz yağı sayesinde rahatlayacak, gevşeyeceksiniz!

Kokulu banyo sütü
En kolay tariflerden biri: 2 ölçü süt tozuna 1 ölçü mısır nişastası ve istediğiniz koku yoğunluğuna erişecek kadar öz yağı damlatın. Farklı öz yağları kullanarak deneyimlerinizi artırabilirsiniz!

Yulaf unlu süt banyosu
- 1 fincan mısır nişastası
- 2 fincan süt tozu
- 1/2 fincan ince çekilmiş yulaf unu
Malzemeleri mutfak robotunda iyice karıştırın. Banyo yaparken karışımı 1/2 fincan ölçüyle banyo suyunuza katın. Tarifi renklendirmek için iyice ufalanmış olması şartıyla gül yaprakları, biberiye veya lavanta da katabilirsiniz.
Bitkisel süt banyosu
- 1 fincan mısır nişastası
- 2 fincan süt tozu
- 2 tatlı kaşığı bitki
Seçeceğiniz bitki karışımı zevkinize göre tatlı (gül yaprakları, lavanta vb.), ekşi (biberiye, kekik vb.) veya bunların karışımları da olabilir.
Malzemeleri mutfak robotu veya bir karıştırıcıyla iyice karıştırın. En son bitki karışımını ekleyerek karıştırın. Sıcak banyo suyuna 1/2 fincan koyarak banyonuzun keyfini çıkarın.

Tarçın ve yulaflı süt banyosu
- 1 fincan süt tozu
- 1/2 fincan soda
- 1/2 fincan iyi çekilmiş yulaf
- 2 tatlı kaşığı mısır nişastası
- 1 tatlı kaşığı krema
- 1 tatlı kaşığı tarçın
Yine tüm malzemeyi robot veya bir karıştırıcıyla iyice karıştırarak banyonuzda kullanın.

BANYO TUZLARI
Banyo tuzları sodyum karbonat ile yapılır. Sodyum karbonat ılık suyla karıştığında popüler bir ağrı gidericidir. Bunun dışında ana etkileri sert suyu yumuşatmak ve böylece cildinizin kurumasını önlemektir.

Banyo tuzlarının son zamanlarda popülaritelerini kaybetmiş olmalarının nedeni kokusuz olmalarından ve köpürmemelerinden kaynaklanıyor. Ancak banyo raflarını ve banyo suyunu renklendirmelerinin yanı sıra yukarıda bahsedilen faydaları sebebiyle yine de bir çok kişi tarafından tercih ediliyor.

Lavantalı banyo tuzu
Muslin bir keseye birkaç kaşık magnezyum sülfat, yemek sodası ve lavanta çiçeği katın. Ilık banyo suyunda eriyinceye kadar hafifçe karıştırın.
Kolay ve kokusuz banyo tuzu
- 2 fincan magnezyum sülfat
- 1/4 fincan yemek sodası
- 1/2 fincan iyi iyi çekilmiş deniz tuzu
Tüm malzemeyi bir kapta iyice karıştırın. Eğer banyonuzu bitkisel banyo haline getirmek isterseniz karışımın içine zevkinize göre 2 kaşık kokulu bitki (daha önceden kurutulmuş ve ufalanmış olmalıdır) atın.

Yulaflı banyo tuzu
- 2 fincan deniz tuzu
- 2 fincan yemek sodası
- 1 fincan iyi çekilmiş yulaf
- 2 tatlı kaşığı kurutulmuş bitki karışımı
Malzemenin tümünü bir karıştırıcı ya da mutfak robotunda iyice karıştırıp banyo suyunuza ekleyin.

Köpüklü banyo tuzları
Birkaç damla öz yağını 1/2 fincan mısır unuyla karıştırın. 1/2 fincan sitrik asit ve 1 fincan bikarbonat soda ekleyin. Bu karışım suya atıldığında köpürecektir.

BANYO KURABİYELERİ
Banyo kurabiyelerinin hazırlanırken ve kullanılırken size yaşatacağı tatlı anların dışında, öz yağları sayesinde sizi rahatlatıcı etkileri vardır. İçeriğindeki E vitamini cildi besler. Kurabiyelerin bir diğer özelliği de banyo raflarınızı süslemesi elbette!
E vitaminli banyo kurabiyeleri
- 2 fincan iyi ezilmiş deniz tuzu
- 1/2 fincan yemek sodası
- 1/2 fincan mısır nişastası
- 2 t-light yağı
- 1 tatlı kaşığı E vitamini yağı
- 2 yumurta
- 5-6 damla zevkinize göre öz yağ
Hazırlama şekli: Fırınınızı önceden 175 derecede ısıtın. Tüm malzemeyi karıştırın. Bir tatlı kaşığı hamuru alıp yaklaşık 2.5 cm çapında toplar halinde şekillendirin. Şekil verdiğiniz hamurları yağsız pişirme kağıdına dizin. Topların üzerini kuru limon kabuğu rendesi, anason tohumu veya karanfil ile süsleyebilirsiniz. Top şeklinden farklı bir şey yapmak isterseniz hamuru fazla inceltmeden küçük kurabiye kalıpları da kullanabilirsiniz. Kurabiyelerin üzeri hafifçe kahverengi olmaya başlayıncaya kadar, yaklaşık 10 dakika pişirin. Fazla pişirmemeye özen gösterin. Tamamen soğuyuncaya kadar bekletin. 12 banyoya yetecek 24 kadar kurabiye hazırlamış olacaksınız. Kurabiyeleri banyonuzda dekoratif kavanozlarda muhafaza edin.
Kullanma şekli: Ilık suyla dolu banyonuza 1-2 kurabiye atın. İyice erimesini sağlayın. Işıkları kısın ve rahatlayın…
BANYO TOPLARI
Bu küçük topların avantajı cildinizin istek ve ihtiyacına uydurulabilmesi ve artık sabunlardan yapılabilmesidir. Bitmeye yüz tutmuş sabunlarınızı bir kapta biriktirin. Banyo toplarını yapmaya yetmezse kokusuz sabun rendesi ekleyebilirsiniz.
Mandalina süt banyosu ve banyo topları
Mandalina öz yağı hem rahatlatıcı hem de ferahlatıcıdır. Bu yağ Fransa’da bazı çocuk hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
Hazırlama şekli: Bir kaba 4 kaşık süt tozu koyun. 15 damla mandalina öz yağı ekleyip iyice karıştırın. Karışıma 12 kaşık kepek unu ekleyerek karıştırmaya devam edin. Bu miktar ince bir çorabın tek bacağını dolduracak kadardır. Yeni ve temiz bir çorap alın. Çorabı ağ kısmından ikiye kestikten sonra her bir bacağı dörde kesin. Çorabın ayak kısmına karışımdan 4 kaşık kadar doldurun. Karışımı sıkıştırıp bağlayın. Kalan çorap parçalarını da doldurup alt ve üstten sıkıca bağlayın. Topları temiz, kuru ve mümkünse vakumlu kutularda muhafaza edin.
Kullanma şekli (1): Banyoyu ılık suyla doldurun. Suya toplarınızdan birini atıp sıkın. Sütün ve ferahlatıcı kokunun keyfini çıkardıktan sonra durulanıp çıkın.
Kullanma şekli (2): Hazırlamış olduğunuz topu ve vücudunuzu duşta ıslatın. Hazırladığınız banyo topunuzla sabunlanarak yıkanın. Temizlendikçe ferahladığınızı hissedeceksiniz. Durulanıp çıkın.

Yulaf ve ballı banyo topu
Karıştırma kabınıza 1 fincan rendelenmiş veya ufalanmış sabun koyup üzerini kapatacak kadar su ekleyin ve 24 saat bekletin. Yaklaşık 1 kaşık kadar bal ekleyerek sabun eriyinceye kadar aralıklarla hafifçe karıştırın. Karışımın muhallebi kıvamından biraz daha koyu olması gerekir. İyice karıştırarak 1 kaşık gliserin ve yaklaşık 1/4 fincan ince çekilmiş yulaf ekleyin. Portakal veya vanilya gibi bir kaç damla öz yağı katın. Karışımın hamur kıvamında olması gerekir. Ellerinize yulaf unu bulayarak karışımdan toplar oluşturun. Kullanmadan önce 1 ay kadar kuru bir yerde muhafaza edin. Toplar kuruyuncaya kadar onları bezlere sararak korumak en idealidir.

Yulaf ve papatyalı banyo topu

Yukarıda anlatılan tarifi uygulayın ancak su yerine papatya suyu ile demlendirme yapın. Papatya çiçeklerini de kurutarak ufalayın. Yulafı katarken 1/4 fincan ölçünün içine bu ufalanmış papatya yapraklarını da karıştırın.
Bitkisel banyo topu
2-3 kaşık kurutulmuş bitkiyi çok iyi ufalayın. 1 fincan rendelenmiş ya da ufalanmış sabunla beraber seramik bir kaba koyun. Bu kabı kaynayan su dolu bir tencereye oturtun. Erime sürecine yardımcı olmak için biraz kaynar su ekleyin ve sabun, jel halini alıncaya kadar kısık ateşte bırakın. Kuru bitki karışımını yavaşça karıştırarak ekleyin. Şekillendirilebilecek kadar soğumaya bırakın veya kalıplara dökün. İyice katılaşması için bir kaç hafta geçmesini bekleyin. Zaman geçtikçe bitkilerin kokusu da kuvvetlenecektir. Karışıma birkaç damla öz yağı da ekleyebilirsiniz.
Bu sabuna uyabilecek bitkiler:
Papatya
Ihlamur
Gül yaprakları (yumuşaması için gül suyu da kullanılabilir)
Nane
Kekik
DİĞER TARİFLER
Banyo sadece temizlenmek için değil, aynı zamanda vücudumuza hak ettiği değeri göstermek, iç dünyamıza bir huzur tattırmak için ideal bir ortamdır. Banyo yaparken yorgunluğunuzu atar, kaslarınızı gevşetir, kurumuş teninize can verirsiniz. Unutmayın: zamanınız kadar siz de değerlisiniz!Lavantalı güllü banyo kesesi
Aynı miktarda gül yaprağı, papatya ve lavantayı karıştırıp muslin bir keseye koyun. Banyo suyunuzu doldururken akan çeşmenin ucuna koyup ılık suyun keseden geçmesini sağlayın. Bu tarif çok kolay olduğu gibi bir çok varyasyon denemek de mümkündür. Güzel kokulu banyonun keyfi çok az şeye değişilebilir!
Rahatlatıcı banyo karışımı
En kolay tariflerden biridir. Birkaç papatya hazır çay poşetini gazlı beze sararak çeşmeden akan ılık suya tutun. Bir portakalı ince dilimler halinde kesin ve banyo suyunuzda yüzdürün. Papatyanın kokusu ve portakaldan vücudunuza teneffüs eden C vitamini inanılmaz bir rahatlama hissetmenize neden olacak.
Banyo jeli
- 1/2 fincan yumuşak su
- 1 paket tatsız jelatin
- 1/2 fincan bebe şampuanı
Suyu kaynama noktasına kadar ısıtıp jelatini suyun içinde eritin. Şampuanı ekleyerek köpürmeden karışacak kadar hafifçe karıştırın. Karışımı temiz bir kavanoza koyarak buzdolabında muhafaza edin. Banyolarınıza 1-2 kaşık ilave edin.
Nane banyosu
- 1 fincan ince doğranmış taze nane
- 1 fincan ince doğranmış defne yaprağı
- 1 tatlı kaşığı hindistancevizi yağı
- 1 tatlı kaşığı badem özü
Cildiniz yağlıysa hindistancevizi yağı ve badem özünü kullanmayın. Bunların yerine 1 tatlı kaşığı limon suyu ekleyin.
Tüm malzemeyi bir kapta iyice karıştırın. Karışımı bir peynir kumaşına döküp bağlayın. Banyo suyunuzu hazırlarken bu keseyi çok sıcak suyun altında tutup bitkilerin demlenmesini sağlayın. Su ılındıktan sonra banyoya girip en az 30 dakika suda durun. Her kese bir kullanımlıktır.
BANYO YAPARKEN…
Banyonuzda kullanmak için hazırladığınız bu tariflerin bazıları cildinizi nemlendirecek, bazıları kokuları ve içerikleriyle sizi rahatlatacak, bazıları da sadece banyonuza keyif ve renk katacak. Bu arada su sıcaklığını ve cildinizi ölü hücrelerden arındırmayı da ihmal etmeyin.Su sıcaklık ayarı
- 20°C ve altı: Kan dolaşımını hareketlendirir. Banyo sırasında bu sıcaklıktaki su ile bacak ve göğüslerinize duş tutarak masaj yapın. Soğuk su dokuları sıkılaştırır ve dolaşımı hızlandırır.
- 25°C: Dokulara dirilik, esneklik kazandırıcı ve tutulmaları giderici ideal sıcaklıktır.
- 37°C: Vücut ısısıyla aynı sıcaklıkta olduğu için gevşetir ve yatıştırır. Bu sıcaklıktaki suyun içinde 15 dakikadan fazla kalmamaya özen gösterin ve çıkmadan önce bacaklarınıza soğuk duş tutun.

Arındırma (Gommage)
Banyo derinlemesine bir cilt temizliği için en uygun zamandır. Cilt yüzeyindeki ölü hücreler cildin iyi nefes almasını engeller. Arındırıcı kremlerle yapabileceğiniz bu bakım cildi ölü hücrelerden temizler ve daha fazla oksijen almasını sağlar. Ayrıca, arındırma sırasında kan dolaşımı da hızlanır, bu da vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
Arındırma işleminin etkili olabilmesi için:
- Haftada 1 ya da 2 kez düzenli olarak yapın
- Bacaklardan başlayın
- Yumuşak ve dairesel hareketlerle uygulayın
- Dirsekler, dizler ve omuz başları gibi pütürlü bölgelerde ısrarcı olun
- Sert kıllı lifler kullanmayın. Hem cildinizi incitebilirsiniz hem de çok hijyenik değillerdir
- Arındırmadan sonra iyice durulanın

Yorum Yapın

Kadınların arzularını kamçılayanlar

Fıkır fıkır bir Latin müziği eşliğinde yapılan dans, lüks ve ihtişam içinde yaşanan bir hayat, erkeksi kalın bir ses tonu kadını çıldırtan etkenlerin sadece birkaçı… Uzmanlara göre, bir kadını baştan çıkaran, cinsellik güdülerini harekete geçiren uyarıcılar şöyle sıralanıyor:

İlle de tango

Dans etmek, zaten erotizmi çağrıştıran bir aktivitedir. Özellikle de Güney Amerika dansları, kadın ve erkekten oluşan çiftin kıvrak hareketlerinden oluştuğu için cinsel sinyaller yayar. Fakat bu dansların içinde tango çok özel bir yere sahip. O, Arjantin’in dünyaya en güzel armağanı. Soylu, duygusal, ateşli, tutku dolu, vahşi ve kıpkırmızı… Tam bir afrodizyak.

Lüks hayat

Kadınlar hangi yaşta olurlarsa olsunlar lüksü severler. Altınlar, pırlantalar, kristaller, mücevherler, pahalı arabalar, kürkler, görkemli evler ve yüzme havuzları onları her zaman etkiler. Bunlar bakma, dokunma ve kendini kaybetme isteği uyandıran detaylardır. Onlara sahip olsalar da olmasalar da.

Parfümü azımsamayın

Parfümler, uyarıcılar arasında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Çiçeksi olanlar masumiyetin erotizmini, baharatlı ve keskin olanlar şehveti ve vahşi seksi, kadınsı olanlar ise dişi bedeninin o kendine özgü cinselliğini yansıtırlar. Kadının kendini seksi hissetmesi için seksi bir koku sürmesi yeter de artar bile. Üstelik kokusuyla yarattığı hava yalnızca kendisinde değil, erkeklerde de cinsel çağrışımlar uyandırır.

Yorum Yapın

Bütün Duyularınızla Sevişin!

Duyularımız, dışardan gelen uyarıları beyinde bulunan limbik sisteme ulaştırır. Bu uyarılar da lokal hormonların yardımıyla vücutta değişik etkiler yaratır. Örneğin, sevgilinize dokunduğunuz veya onu öptüğünüz an, bu hormonlar harekete geçerek içinizde cinsel istek uyandırır. Bütün bunlar kontrolünüz dışında gelişir. Eğer sevişme sırasında tüm duyularınızı harekete geçirirseniz, aldığınız zevk daha da artar.

Görerek sevişin
Eşlerin karşılıklı vücutlarını incelemeleri oldukça erotik bir oyundur. Özellikle erkekler en çok görme duyularıyla uyarılırlar. Bu nedenle partnerinizin sizi izlemesine izin verin. Eğer partneriniz özel iç giysilerden etkileniyorsa, kendinize değişik şeyler alabilirsiniz. Ancak bunların rahat olmalarına da özen gösterin. Kadının bazen bokser tarzı iç çamaşırı giymesi de erkeği baştan çıkarabilir. Bu nedenle arada bir ilginçlikler yapabilirsiniz. Vücudunuzu partnerinize utanmadan sergileyin. Eğer varsa, takıntılarınızı bir kenara atın. Çünkü, size değer veren partneriniz, sahip olduğunuz ufak tefek kusurları görmeyecektir bile. Cinsel birliktelik esnasında eğer partneriniz farklı pozisyonlar denemek isterse, buna karşı gelmeyin. Çünkü bu tip tepkiler erkekleri yaşadıklarına karşı soğutur. Çoğu erkek, sevişmenin patronunun kendisi olmak ister. Tabii bu, sizin tamamen pasif kalacağınız anlamına gelmiyor. Partnerini izlemek kadınların da hoşuna gider. Bazı erkekler izlenmekten rahatsız olabilir. Böyle bir durum söz konusuysa, onu övücü sözcükler söyleyerek, kendine güvenmesini sağlayabilirsiniz.

Kokusunu hissedin
Koku alma duyumuz, bizi en çok uyaranlar arasında yer alıyor. Kokunun, vücut kimyasını harekete geçirme yönünden etkisi oldukça büyük. Buradan hareket ederksek, günümüzde pafüm çeşitlerinin sürekli artmasına şaşırmamak gerekir. Parfümler, vücudun doğal kokusuyla birleşerek çok değişik ve hoş bir etki yaratabiliyor. Ancak, vücudun doğal kokusunun hiçbir parfümle kıyaslanmayacak güçte bir etkiye sahip olduğunu da unutmamak gerekir. Bu nedenle partnerinizle mümkün olduğunca suni kokular kullanmadan birlikte olmayı deneyin. Göreceksiniz, vücudunuzun salgıladığı doğal kokular her ikinizi de baştan çıkaracak. Tabii burada vücut kimyanızın birbirine uyması büyük önem taşıyor. Eğer partnerinizin doğal kokusu sizi hiç etkilemiyor, hatta itiyorsa, bu, vücut kimyalarınızın birbirine uymadığı anlamına gelir. Çoğu kadın, çeşitli önyargılar nedeniyle, kendi vücut kokularını beğenmezler. Oysa şunu bilmek gerekir; kadın kokusunun kimyasını östrojen hormonu etkiliyor ve bu da genellikle erkeğin beyninde uyarıcı bir etki bırakıyor. Aynı şekilde erkeğin ter kokusunu beğenen kadınlar da var. Normal zamanda insanın hoşuna gitmeyen bir ten kokusu, yatağa girildiğinde baş döndürücü olabiliyor. Partner yokken, onun yattığı yatağı veya üzerinden yeni çıkardığı giysiyi koklamak kimin hoşuna gitmez ki?

Dokunmanın büyüsünü yaşayın
Dokunma, sadece cinsel ilişki sırasında değil, genel sağlık üzerinde de önemli bir etki yaratır. Birlikte olurken, partnerinizin vücudunu okşamayı asla ihmal etmemelisiniz. Bu, hem ciltte bulunan sinir uçlarını uyararak, tahrik olmayı yoğunlaştırır, hem de her iki tarafı vücut ve ruh açısından rahatlatır. Mümkünse partnerinizin vücudunun her yerini okşayın. Okşama sırasında asla hareketlerinizi ani olarak yönlendirmeyin. Eliniz, kesiksiz ve hafif dokunmalarla vücudun her yerinde dolaşmalı.

Sesleri işitin
Genel olarak bütün insanlar sevişirken konuşmaktan uyarılır. Böyle bir anda bazı insanlar tatlı sözcükler işitmek ister, bazılarıysa açık! Her ne şekilde olursa olsun, partnerinizle birlikte olurken onunla sözel bir diyalog kurmanız zevinizi artırabilir. Ayrıca bu şekilde hem karşılıklı nelerden daha fazla zevk aldığınızı anlar, hem de daha çok tahrik olursunuz. İsterseniz, açık konuşmaların afrodizyak etkisini deneyerek öğrenebilirsiniz. Böyle bir şey genelde erkeklerin daha çok hoşuna gider. Eğer partnerinize sevişme anında ilk defa açık sözcükler kullanacaksınız, bunu yavaş yavaş yapın ve partnerinizin tepkilerini inceleyin. Partneriniz şaşırmış bir tepki verir ya da bu durumdan hoşlanmazsa, bunu onunla daha sonra konuşabilirsiniz. Bu durumda belki de tatlı ve sıcak kelimeler seçmeniz daha uygun olur.

Tadına bakın
Sevgiliden tat almanın en güzel yolu, elbetteki öpüşmekle başlar. Tutkulu ve erotik öpücükler bütün sevişmelerin vageçilmez parçasıdır. Bunun dışında partnerinizin vücudunu da hafif hafif başlayarak öpebilir ve bu şekilde uyarılmasını artırabilirsiniz. Sevişme anında tat almanın afrodizyak etkisini artırmak için bazı varyasyonlar denemeniz mümkün. Örneğin, sevgilinizin vücuduna süreceğiniz balla, yatağınızı bir zevk ve ziyafet sofrasına dönüştürebilirsiniz. Bu, cinsel fanteziler arasında en yaygın olanıdır. Ayrıca tat alma dışında koklama, görme ve dokunma gibi duyuları da tatmin eder. Böyle bir deneme için çikolata da önerilebilir. Çünkü çikolatanın yiyecekler arasında afrodizyak etkisi büyüktür.

Yorumlar (1)

Seks Yogası

Cinsel enerji, en yaratıcı enerjidir. Eğer derinliklerine bakarsanız, büyük ve yaratıcı olanaklarını görebilirsiniz. Seksin sadece küçük bir yanı çocuklarınızı size sağlamış olmasıdır. Öteki, yani daha yüksek yanı, sizin sonsuzlukta yaşayabilmenize imkan oluşturmasıdır. Cinsel enerji, yaşam enerjisidir. Bedenin gerçeğini kavrayan kişi, evrenin gerçeğini de kavrayacaktır.” Uzakdoğu kökenli “seks yogası” olan “tantra”nın felsefesini özetleyen bu cümleler Uzakdoğulu bilge Bhagwan Shree Rajneesh’e, takipçileri tarafından kullanılan adıyla Osho’ya ait, “Okşanırken tatlı prenses, sevişmeye ebedi yaşam gibi katıl”, “Öteki yalnızca bir kapıdır. Bir erkekle sevişirken aslında varoluşun kendisiyle sevişiyorsun”, “Seks yalnızca başlangıçtır, son değildir. Ama başlangıcı kaçırırsan, sonu da kaçırırsın”. Bu cümleler de seksi temel enerji olarak alıp, onu dönüştürme ve yaşamı daha doyumlu bir hale getirme yöntemlerini içeren seks yogasının özünü anlatıyor.

Zamanımızda cinselliğimizle yüz yüze gelmek konusunda önceki dönemlere kıyasla daha çok ilerleme kaydediyoruz. Sigmund Freud ve takipçilerinin çalışmaları, “cinsel tabu”cular ve toplumsal hayatın “gönüllü ahlak polisleri” gibi, insanların seks yaşamlarının karanlık köşelerde, utanç içinde yerine getirilmesi gereken müstehcen, onur kırıcı ve önemsiz bir şey olarak tanımlama eğiliminde olanları, yollarından döndürdü. Batı’da seks ancak Freud’dan sonra daha rahat bir şekilde açığa çıkabildi. Oysa binlerce yıl önce Uzakdoğu, seks konusundaki kompleksleri aşmış ve onu yaşamın bir parçası olarak kabullenmişti.

Seks yogasında, kadın ve erkeğin cinsel ilişkisi, insan yaşamının tamamlayıcı bir parçası ve daha gelişmiş bir insan ırkına doğru evrimsel gelişmenin bir parçası olarak algılanıyor. Sevgi, şefkat, saygı, onur ve kutsallık, insanın daha göze görünür olan diğer fiziksel nitelikleri kadar, onun bir parçası olarak görülüyor. Seks yogasmda dişi, erkekten daha aşağı değil, biri diğerine zıt değiller; fakat her ikisi de yaşamın daha yüksek, daha tam ve daha derin zevklerini yansıtan bir birliği arıyor ve buna ulaşıyorlar. Seks yogası, bu birliğe hazırlanmak için eğitim ve disiplin sağlıyor. Bu bilgi, kadim tantra bilgeliğine’ dayanıyor. “Tantra yoga”, insan cinselliğiyle ilgilenen tek yoga türü. Karmaşanın yerine zevk, çaresizliğin yerine umut sunuyor. Hem de izlediği yöntemler ve öğrettiği adımlarla sadece yatakta değil; hayatın her alanında.

Seks ayininden utanmayalım

20 yıldan uzun bir süre jinekoloji ve psikosomatik tıp konusunda çalışmalar yapan, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık gibi pek çok konuda araştırmaları bulunan Omar Carrisun, “Tantrik düşünce ve yöntemler, doğru eşle, doğru zamanda ve doğru bir zihin durumunda yapılan cinsel birleşme, yaşamda yeni bir boyuta giden kapıyı açmanızı sağlar” diyor ve şöyle devam ediyor: “Günümüzde çok fazla erkek ve kadın kendilerini aslında hoşlanmadıkları kişilerle cinsel birleşme yaşamak zorunda hissediyorlar. Bu deneyimi, asgari bir zevk, azami bir yetersizlik ve hüsran duygusu hissederek aynı kişiyle ya da farklı eşlerle tekrarlıyorlar. Oysa seksin bir zorunluluk değil de seçim olduğunu, eşlerin de utanç verici, yavan bir süreçteki bir piyondan daha değerli ve arzulanabilir olduğunu düşünselerdi, ıstırapları sona ererdi.”

Seks yogası öğrencileri olan guruların söylediklerine göre, tantranın cinsel prensiplerini içten bir şekilde inceleyip uygularsanız, cinsel birleşmenin tacı olan kendinden geçme anını, şimdi bildiğiniz gibi kısacık birkaç saniyeden bir saat ya da daha fazla bir zamana yayabilirsiniz. Bu aslında uzatmadan da öte. “Tantrik seks”, yorgunluk ye tükenmeyle değil, tam gevşeme ve yeniden canlanmayla sona eriyor.

Osho, seks yogasının temelleri olan “sutra”ları şöyle sıralıyor: “Birinci sutraya göre, cinsel birleşme süresince, başlangıçtaki ateşi korumaya özen gösterin ve ateşi sonlandıran közleri önleyin, ikinci sutra’ya göre kucaklaşma anı duyularınızı yapraklar gibi sarsıyorsa, kiminle kucaklaştığınıza bakmadan kendinizi bu sarsıntıya bırakın. Üçüncü sutraya göre hiç bir dokunuş olmadan, sadece birleşmeyi hissetmenin bile bir dönüşüm olduğunun farkına varın.”

Osho, tantra felsefesini gündelik hayatın bir parçası yapmanız için başka birkaç öneride daha bulunuyor: “Uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşını görüp sevindiğinizde, bu sevinci her yanınıza sindirin. Bunu, hoş hissettiğiniz pek çok farklı anda yapabilirsiniz. Öfkelendiğiniz zaman sizde bu öfkeyi uyandıran insana odaklanmayın; öfkenize odaklanın. O kişiye içinizde yatan bu gizli gücü açığa çıkardığı için minnet duyun. O sizde bir yere çarptı ve o çarptığı yerde aslında gizli bir yara vardı. Sadece bunun farkına varın. Sonra olumlu ve olumsuz duygularınızla ilgili farkındalıklarınızı kendiniz için kullanın. Farkına varmanız, bir şeyi derinleştiriyorsa bu iyi bir şeydir. Bir şey, farkına varmanız sayesinde yavaş yavaş yok oluyorsa bu kötüdür.”

Seksin sekiz yönü

Tantrik Hindu metinlerinde cinsel birleşmenin sekiz yönü olduğu anlatılıyor: “Smarnanam” yani düşüncenin sekse odaklanmasına izin vermek, “kirtanam” yani bir başkasıyla seks konuşmak, “keli” yani karşı cinse eşlik etmek, “prekshenam” yani flört etmek, “guhyabhashanam” yani karşı cinsle samimi konuşma yapmak, “sarrtkalpa” yani cinsel ilişki arzusu, “adhyavasayam” yani kendini ona vermek için kesin karar ve “kriyanishpatti” yani fiziksel birleşme.

İşte seks yogası, tüm bu aşamaların farkına varmayı, orada gizlenen gücü açığa çıkarmayı ve bedeninizi kullanmayı öğretiyor. Omurganın seks yogasında büyük önemi var. Çünkü omurga, varlığın merkezi ekseni. Her biri farklı sinir sistemlerine bağlı olan omurlar da, omurilikten kuyruksokumuna kadar uzanan merkezi omurilik kanalı da seks yogası için yaşamsal. Çünkü tantra uygulamaları, bu geçit boyunca “kundalini” denilen, uyuyan gizemli gücü, omurganın tabanından başa doğru yükseltiyor. Kundalini, yükselirken beyne doğru giden yoldaki, adlarına “çakra” denilen, yedi güç merkezini harekete geçiriyor. Çakralar Uzakdoğu bilimlerine göre insanların yaşam enerjilerini aldığı ve beden içinde döndürürek dağıttığı yerler.

Eğer seks yogası yapmak istiyorsanız, nefes alma tekniklerini öğrenmelisiniz. Gün içinde çok kısa aralar dışında nefes her iki burun deliğinden eşit olarak akmıyor. Bunun yerine yaklaşık 24 dakika boyunca sol burun deliğinden çıkıyor, sonra bu kadar süre için sağ burun deliğine geçiyor. Omurgadaki sağ ve sol oluklarda yer alan enerji kanalları, burun deliklerine kozmik enerji taşıyorlar. Sağ burun deliğinden akan akım eril, elektrikli, sıcak ve astral görüşe göre ateş kırmızısı renginde. Gurular bunu “güneş nefesi” diye adlandırıyorlar. Sol burun deliğinden akan yaşamsal hava ise dişi, manyetik, serin ve astral görüşe göre soluk beyaz renkte. Buna “ay nefesi” deniyor. Seks yogası konusunda deneyimli olanlar, nefeslerinin sağ ya da sol burun deliğinden akışını kontrol ederek günlük hayatlarındaki pek çok konuya hükmedebiliyorlar. Örneğin genel olarak fiziksel çaba, tutku, kuvvet ya da mücadele içeren tüm eylemler, seks, aktif sporlar, kumar ve hile ya da yarışmalar, nefes sağ burun deliğinden akarken kişiye başarı vaad ediyor. Müzik yapmak, dans, ibadet, herhangi bir konuda kursa başlamak, bilimsel çalışmalar, tohum ekmek, düğün törenleri gibi aktivitelerse, nefes sol burun deliğinden akarken daha doyurucu oluyor. Tantrayı ileri düzeyde uygulayanlar nefes akışını sadece irade ile kontrol edebiliyorlar. Tantrik metinlerde, gün doğumundan gün batımına kadar sadece sol burun deliğinden, gün batımından gün doğumuna kadar da sağ burun deliğinden nefes alınmasının hastalıkları uzak tuttuğu. Ömrü uzattığı ve bilgelik bahşedeceği de iddia ediliyor.

Nefes akışına hakim olmak, tüm tantra uygulamalarında işlevsel bir devamlılık
sağlıyor. Hindistan ve Tibet’te neredeyse guru sayısı kadar farklı nefes alma tekniği var. Ama tüm seks yogası yöntemlerinin üç soluma aşamasıyla ilişkisi bulunuyor: Nefes alma, tutma ve nefesi verme. Temel nokta, bu soluma döngüsünün üç anı arasında doğru oran kurarak ahenk sağlamak. Çünkü nefes almak, insanın bioritminin formunu da belirliyor. Solunum oranını yavaşlatıp hızlandırırsanız hem fiziksel, hem de” zihinsel değişiklikler ortaya çıkıyor.

Tantracılar, düşüncelerini kontrol etmek istedikleri kişinin solunum oranına dikkat ederek, istedikleri herhangi biriyle telepatik iletişim kurabiliyorlar. Hatta bu şekilde diğer kişinin soluma hızını artırabiliyor ya da yavaşla tabiliyorlar.

Renklerin sekse etkisi

Hindistan ve İran’daki ilk gizemcilik okullarından bazılarında müritler yıllar boyunca tek bir rengin doğasını ve etkisini incelerlermiş. Örneğin mor ışık, dişi hormonların faaliyetini artırıyor, kırmızı ışık erkek üreme organlarını harekete geçiriyor. Seks yogasının asıl odak noktasını oluşturan gizli cinsel birleşme ayinine hazırlananlar, arınma safhasında renkleri kullanıyorlar. İnsan bedenindeki yedi enerji merkezi yani çakra, yedi renge karşılık geliyor. Kuyruk sokumunun olduğu kök çakra kırmızı, göbeğin iki parmak altındaki çakra sarı, göğüs kafesinin altındaki güneş çakrası sarı, kalbimizin olduğu yerdeki çakra yeşil, boğazımızın bulunduğu yerdeki çakra mavi, alnımızın ortasındaki çakra çivit ve kafamızın tepesindeki çakra mor renge sahip.

Nefes ve renkler kadar sesin de tantrada büyük önemi var. Yapılan araştırmalar bir araba kornasından çıkan 90 desibellik bir gürültünün bile kalbe pompalanan kan miktarını iki katına çıkardığını ortaya koymuş. Tantraya göre alfabenin her harfin çıkarmamızı sağladığı sesin, bir enerji titreşim gücü bulunuyor. Örneğin tantra metinlerine göre “Om” sesi tüm yaradılışı kapsıyor. Güç sözlerinin en büyüğü olarak kabul edilen bu söz, doğru bir şekilde söylendiği zaman bedende ve zihinde ahenk ve denge yaratıyor. Sesler üzerinde deneyimler yaşamak, tantrayı öğrenen kisiye kendi iç sesini duyma ve farklı iç seslerin ne anlama geldiğini ayırt edebilme yeteneği kazandırıyor.

Koku eğitimi de tantranın önemli adımlarından biri. Her yaşamın kendine özgü bir kokusu bulunuyor. Kötü bir yaşam da tıpkı azizlerin yaşamı gibi belli bir koku yayıyor. Bir keresinde ünlü Fransız dedektifi Vidocq şöyle demiş: “Beni bin kişilik bir kalabalığın ortasına koyun. Sadece koku duyusuyla ahlak yasalarını ihlal edenleri ayırt edeyim.” Vidocq, suç içeren her mesleğin kendine özgü bir kokusu olduğunu ve kendisinin bunları ayırt edebildiğini söylüyordu. Mesleğindeki sürekli başarısı belki de bunun bir kanıtıydı.

En afrodizyak kokular

Tantraya göre koku, insanın en eski içgüdüleri olan seksi ve dini güdüleri etkilemenin en kadim yolu. Güzel kokuların gizli gücünü bilen eski uygarlıklardaki rahipler ve büyücüler bedene sürülen yağları ve değerli merhemleri öyle güçlü bir şekilde hazırlamışlar ki, bunların bir kısmının kokusu binlerce yıl dayanmış. Kokunun gücünün en büyük ispatı ünlü fahişelerin ve büyüleyici kadınların tarihlerinde yer alıyor. Hem kutsal, hem de din dışı edebiyat, erkekler üstündeki tuhaf güçlerini çoğunlukla sihirli parfüm sanatına borçlu olan İsrail kralı Ahab’ın karısı İzabel, Samson’un Delilah’sı, Kleopatra, Kraliçe Josephine gibi kadınların hikayeleriyle dolu. Shakespeare, “Antomus ve Cleopatra” adlı oyununda Nil kraliçesinden şöyle bahsediyor; “O kadar parfüm sürmüştü ki, rüzgarlar sevdalanmıştı”.

Örneğin seks açısından en ünlü kokulardan ve afrodizyak yönü çok güçlü olan tek bir misk tanesi bile, hacminde dikkate değer hiçbir eksiklik olmadan birkaç milyon küp havayı kokutabiliyor. Ama tek damlası bir odayı uzun süre kokutan miskin yarım kilosu 40 bin dolara satılıyor. Her zaman misk kokusuyla dolu dantel bir mendil taşıyan Kraliçe Josephine’in de en sevdiği kokuymuş bu. Söylentilere göre Napolyon’un tutkusunu alevlendirmek için bunu o kadar çok kullanırmış ki, dairesinin duvarlarından yıllar sonra bile bu koku yayılıyormuş.

Sesk yogası uzmanlarının da özellikle kullandığı kokular var. Onlar kokulardan, kundalini enerjisinin çöreklendiği kuyruk sokumunu uyarmak için yararlanıyorlar. Seks ayinlerinde daha çok misk, yasemin, paçuli, hint sümbülü, sandal ağacı ve safran kullanıyorlar. Bazı tantracılar cinsel ritüeller sırasında partnerlerinin bedenlerinin farklı bölümlerini farklı parfümlerle sıvıyorlar. Eller için yasemin yağı, yanak ve göğüsler için paçuli, kasıklar için misk, uyluklar için sandal ağacı ve ayaklar için de safran. Siz de bunu sevişirken deneyin; ancak sentetik kokulardan kaçının.

Bu yöntemleri iyi bilmenin ötesinde iyi bir seks yogası uygulayıcısı olmak istiyorsanız, tutkuları, tembelliği, asılsız bilgiyi ve öfkeyi de aşmış olmanız gerekiyor. Benzer şekilde zeki, duyularını kontrol edebilen, tüm varlıkları incitmekten kaçınan, her zaman ve herkese karşı iyi olan, saf ve inançlı olanlar tantra eğitimine kabul ediliyorlar. Obur, aşırı derecede sekse düşkün, arsız, açgözlü, cahil, ikiyüzlü, zevk düşkünü ve ayyaşlar özel olarak reddediliyorlar. Cinsel birleşme yani seks ayini, ancak uygun bir hazırlanma döneminden ve yeterliliğin ispatlanmasından sonra gerçekleşiyor. Bu süreç genellikle bir yıl alıyor.

Seks yogasının cinsel birleşme aşamasına ancak bundan sonra geliniyor. Bu noktada, eğer bu aşamayı birlikte kat ettiğiniz bir eşiniz yoksa kendinize sizin gibi tantrayı öğrenmiş bir partner seçmeniz gerekiyor. Değişik sevişme pozisyonları, orgazm olmamak için kendini tutma yöntemleri ve saatler sürebilen bir teslimiyet, yani asıl eğlence ve gelişim ise bundan sonra başlıyor. Çünkü bu noktadan sonraki birkaç yıl süren deneyim süresince kuyruk sokumundaki kundalininin yılankavi gücü, doğal bir şekilde yukarıya doğru hareket etmeye başlıyor. Bu durum astral bedendeki tüm çakralarınızı harekete geçirse de, en güçlü etki cinsel organlarda yoğunlaşıyor ve bir dereceden sonra tamamen sizi sarmalayan güç ve eylem alanınız olan auranıza boşalıyor.

Bu konuyla ilgileniyorsanız Osho’nun Okyanus Yayınları’ndan çıkan “Tantra Öğretisi” ve Omega Yayınları’ndan çıkan “Tantra, Spritüellik ve Cinsellik” isimli kitaplarıyla, Omar Garrison’un Okyanus Yayınları’ndan çıkan “Tantra/Seks Yogası” adlı kitabına göz atabilirsiniz.

Yorumlar (1)

Okşama El ile uyarma

Cinsellikte asıl olan sevgi ve saygıya dayanan, sınırları her zaman değişip genişleyebilen bir ilişkiyi düşünmek gereklidir. Cinselliği, cinsel ilişki olarak görmek çok yanlış olur. Vücudumuzun yüzeyinde mm2 de bile binlerce dokunmaya ve basınca hassas algılayıcı yapılar (reseptorler) vardır. Sahip olduğumuz sinir sistemi vücudumuza yapılan dokunmanın bütün özelliklerini beynin ilgili bölümlerine taşıyacak şekilde oluşturulmuştur. Sevgi ile yapılan bir dokunuş, kişiyi cinsellik açısından uyarır, hoşlanmasına neden olur. Bu dokunuşların özelleşmesi, vücudun cinsellik açısından daha duyarlı bölgelerine kaydırılması ve sevgiyle sürdürülmesi orgazm yaşanmasını sağlayacak kadar güçlü beyinde duygular yaratır.

Cinsel organların belirli bölgeleri aşırı duyarlı alanlardır. Eşlerin bu bölgelere dokunmaları, eşlerine büyük zevk verecektir. Ülkemizde cinsel eğitim olgusu çok yeni bir kavram olması nedeniyle ve kültürel yapımız gereğince bu tür dokunmalardan kaçınılmaktadır. Kadınlarda, erkeklerde cinsellik olarak sadece cinsel birleşmeyi düşündüklerinden cinsel yaşamları renksiz ve tatminden yoksun olarak geçmektedir.

Eşlerin cinsel ilişkilerinden orgazm yaşamaları için ön sevişme adı altında eşlerin birbirlerini uyardıkları dönemin zenginleştirilmesi önerilmektedir. Cinsel etki sağlayan uyarılar, sadece kadında klitoristen, erkekte de penis başından üretilmemektedir. Kadında özellikle kulak arkası, kulak kepçesi, boyun, göğüsler, göğüs uçları, anüs bölgesi, bacakların üst iç bölgeleri çok uyarıcıdır. Erkeklerde de özellikle meme uçları, bacakların üst iç kısımları, yumurtalıkların bulunduğu torba (skrotum) çok uyarı çıkaran merkezlerdir.

Cinsellik sırasında bütün bu uyarı merkezlerinin uyarılması cinselliğe büyük bir renk ve zevk katacaktır. Orgazm oluşmasında en büyük uyarıları oluşturan merkezler olan kadında klitoris, erkekte penis başı çevresi alanlar, cinsel ilişki sırasındada elle veya dille de uyarılarak uyarının büyümesi sağlanabilir. Yada yarım kalmış bir uyarı tamamlanarak eşinde orgazm yaşaması başlanabilir.

Cinsel ilişki sırasında eşlerin aynı anda orgazm olmaları ideal bir durum olsa da sık yaşanmaz. Erkeğin erken boşaldığı bir durumda eşi aşırı derecede uyarılmış ancak orgazm yaşıyamamış olarak, istenmeyen bir durumda kalabilir. Böyle bir anda eşinin elle klitorisi uyarması ve bunu diğer hassas noktaları da eli ve dili ile uyarması eşinin yarım kalan orgazmı yaşamasını sağlar. Böyle bir yaklaşım hiç şüphesiz eşler arasında paylaşım ve sevginin büyümesine de neden olur. Bu örneği kadın içinde verebiliriz. eğer kadın, eşinden erken orgazma ulaşırsa ya sessiz kalıp eşinin boşalmasını bekleyecektir, yada eşini el ile uyararak orgazma ulaştıracaktır. Toplumumuzda kadın genelde sessiz kalmakta ve acıda çekse eşinin boşalmasını beklemektedir. Bunun alternatifi kadının eşinin cinsel organını ve cinsel uyarı çıkartan bölgelerini elleri ve dili ile uyarması ile zenginlik katmasıdır.

Bir toplumda yada bir ailede bu tür davranışların gelişmesi zaman ve bilgi gerektirmektedir. Eşlerin bir birlerini sevmelerini ve eşimi nasıl daha mutlu edebilirim? sorularının daha sık sorulmasını gerektirmektedir. Kültürel olarak bu cinsellik konusunda oluşmuş bir çok tabular yavaş yavaş kaybolmaktadır.

Oral seks yapmak, yaptırmak…

İşte asıl utangaçlık yaratan durumlardan biri… Eğer partnerinizin size oral seks yapmasından hoşlanmıyorsanız, aslında çok şey kaçırdığınız ortada! Bu konudaki utangaçlığınızı ortadan kaldırmak için seksten önce ılık bir duş alın. İlişki sırasında partneriniz kendiliğinden “aşağı” doğru iniyorsa, itiraz etmeden kendinizi rahat bırakın…
Ona oral seks yapmaya gelince… Yazık ki tüm erkekler kendilerine oral seks yapılmasını severler. Eğer onun ısrarlarına utangaç “hayır”larla yanıt veriyorsanız, bir de zifiri karanlıkta bunu yapmayı deneyin… Biraz da alkollü olursanız, daha keyifli olabilir.

SIK SORULAN SORULAR !!

Prezervatif ağızla takılabilir mi?
Bunu yapabilmek için biraz deneyimden başka bir şeye ihtiyacınız yok!
Acemiler için işte öneriler: Sprem öldürücü içermeyen bir prezervatif seçmelisiniz. Çünkü sprem öldürücü maddelerin tadı kötü gelebilir. Kayganlaştırıcı kremler içeren veya çeşitli tadları olanları seçebilirsiniz. Prezervatifi baş tarafı içerde kalacak şekilde dişlerinizin arasına alın. Çok sıkı tutmamaya özen gösterin. Yoksa dişleriniz onu patlatabilir. Partnerizin cinsel organına yerleştirdikten sonra prezervatifi dudaklarınıza yuvarlayın ve takın. Dudaklarınız yerine dilinizi de kullanabilirsiniz.

Daha geleneksel takılanlar için elle takma yöntemini hatırlatmakta fayda var. Paketi yavaşça açınki prezervatif zarar görmesin. Prezervatifin başındaki havayı sıkarak dışarı atın ve prezervatifi takarak yuvarlamaya başlayın. İçindeki spermleri akıtmaması için ilişki biter bitmez prezervatifi çıkartın.

Vajina kokusu sevilmediği zaman ne yapılabilir?
Her kadının vajinası hafif asitli bir koku salgılar, bu son derece normaldir. Bu kokunun erkekler için baş döndürücü ve uyarıcı olduğunu ekleyelim. Tabii bu bölgenin hijyeni çok
önemli. Vajinanızı her gün, isterseniz seksten önce de yıkayın. Kokusuz bir sabun kullanmanız yeterli, böylece doğal kokunuz kaybolmaz. Çünkü uzmanlar çeşitli kokulu sabunlardan ve kozmetik ürünlerden uzak durmanızı tavsiye ediyor. Çünkü bu ürünler bu bölgede yaşayan bakterilerin doğal dengesini bozup rahatsızlıklara yol açabilir.

Öpüşmekle AIDS kapılır mı?
Ara sıra bununla ilgili bazı söylentiler çıkmasına rağmen, HIV virüsünün öpüşmekle hiçbir şekilde insandan insana geçmeyeceği tesbit edildi. Tükürükte virüs bulunabilir, ancak konstrasyonu o kadar düşüktür ki, risk taşımaktan uzak kalır.

Virüsün en çok bulunduğu sıvılar kan, sperm ve vajinal akıntıdır. HIV’den korunmanın en iyi yolu prezervatif kullanmaktır. Bazı uzmanlar oral seks sırasında bile prezervatif önerir. Bunun nedeni de şudur: Ağızda ufak yara ve çizikler varsa, virüs taşıyan spermin oraya girmesiyle birlikte enfeksiyon kapılabilir.

Yorumlar (24)

CİNSEL BİRLEŞMEDE ORTAM

Bir kadınla erkeğin erotik ilişkilerinde dış koşullar oldukça büyük önem taşır. Uygun bir ortamın, özellikle süreklilik içinde yaşanan cinsel ilişkide vazgeçilmez bir rolü vardır. Cinsel birleşmeyi dramatik bir olay olarak ele almak, bu bağlam içinde dekor öğesine ve bunun yaratacağı dramatik atmosfere gereken değeri vermek, eşler arasındaki cinsel uyuma büyük katkıda bulunacaktır. Ne var ki evlilikte bu konu kolaylıkla gözardı edilebilir. Çağımızda bu gibi ayrıntılar üzerinde durmak, boş yere vakit harcamak gibi gelebilir. Bazıları hatta bu konular üzerinde hiç mi hiç kafa yormamayı seçerler. Dekor ve benzeri ayrıntıları cinsellik konusunda çağımızın önderlik ettiği pek çok olumlu yeniliğin yanısıra eskiye göre yitirdiğimiz değerler arasında düşünebiliriz. Her şeyin çok hızlı bir tempoda gerçekleştiği, insanların günlük yaşamlarını “stress” olarak adlandırılan zorlayıcı bir baskı altında geçirdikleri sanayi toplumlarında cinsellik de kolayca bu hızlı temponun bir parçası haline dönüşebilmektedir. Oysa bir iki kuşak öncesine kadar, her ne kadar üzerinde fazla söz edilmese bile cinsel birleşme, kadın ve erkeğin yaşamında bugüne göre daha özel bir yer tutmaktaydı. Romantik duygularla belli bir törensellik anlayışı eşler arasındaki cinsel ilişkiye renk ve çeşni katmaktaydı. Büyükannelerimizin yatak odalarını süsleyiş düzeninde, bu ortamı; satenler, ipek fırfırlar, dantel örtülerle bezemelerinde, bu konuya verilen özen gözlenebilirdi. Yatak odası giysileri de çağımıza göre çok daha göz okşayıcı, atmosfer yaratıcı giysilerdi. İpek ve dantel karışımı yumuşak gecelikler, dokunması bile insana erotik heyecan yaşatan ipekten erkek robdöşambrları, erotik alışverişe uyumlu bir ortam yaratmakta son derece başarılı öğelerdi. Cinsel birleşme öncesi yaklaşımlarda gerçekten sevecenlik ve duyumsallık karışımı bir hazırlık evresi gerekir. Oysa evlilik içinde bu hazırlıklar çiftlere fazla dolambaçlı geldiğinden, yatağa daha kestirme bir yoldan girilir. Hatta sevişme, belli günlerde yatmak üzere yatağa girildikten sonrasının bir alışkanlığı haline dönüştürülür. Öte yandan eski zamanlara kıyasla çağdaş insan, çok daha fazla miktarda erotik değinmelerin çok daha yoğun olduğu bir dünyada yaşamaktadır. Reklamlarda, eğlence programlarında, günlük basında, sohbet ve konuşmalarda her iki cinsten kişiler pek çok sayıda cinsel uyarımla bombardıman edilmektedir. Bunun cinsel yaşam açısından fazla olumlu bir durum olduğu düşünülemez. Cinsellik, ayrıcalığı olan bir konu olduğu zaman daha çok değer kazanır. Gündelik yaşamın ötesine çıkan bir büyüye sahip olmalıdır. Bunu reklam, basın, ticari yönelimlerden ötürü yitirmemelidir. Böylesine bir erotik bombardıman kişilerin bu konudaki doğallıklarına, içtenliklerine zarar verebilir. Çiftler, bilinçli bir tutumla çevreden gelen bu gibi olumsuz etkilere karşı koymasını bilmelidir. Amerikalı bir uzman bu konuda şöyle demektedir: “Amerika’daki cinsel devrimin zehirli meyveleri arasında iştahlı fakat duygusuz cinsellik ile içten olmayan erotizm görülmektedir”. Günümüzün sevdalı çiftleri eskiden olduğu gibi toplumsal baskının dışında, sevişme için pek çok zamana sahip olmasalar bile yine aynı bedensel veriler ve benzer estetik kaygılarla donatılmışlardır. Bugünün insanı birçok bakımdan cinsel yaşamında daha bir avantajlı konumdadır. Kadının eski zamanlara göre çok daha eğitimli, bilgili ve eşiyle eşit varlık sürdürmesi, eşinin yatakta olduğu kadar yaşam kavgasında da yanında yer alması, çiftlerin cinsel uyumu açısından mutlaka olumlu bir gelişmedir. Eski uygarlıklarda, örneğin Eski Yunan’da cinsel yaklaşımın başarısı için önemli etmenler sayılan lezzetli yemek, şarap, dans, müzik, şiir, güzel kokular, temizlik ve uygun zihinsel durum, günümüzün evli çiftleri için de kolaylıkla yerine getirilebilecek ortam koşullarıdır. Cinsel isteğe sahip eşlerin cinsel uyumun doruğuna ulaşmaları için bu donanımları bir ölçüde gerçekleştirmeleri harika sonuçlar verecektir.
Cinsel isteğin kendini göstermesi için kişilerin günlük sıkıntı ve gerilimlerden sıyrılmaları ve özellikle de çocukların ortadan çekilmiş olmaları gerekir. Eşler arasındaki konular ciddi işlerden daha çok kişiselliğe kaymalıdır. Romantik çağ sevdalıları birbirlerinin güzelliğini, örneğin erkek kadının göğüslerini, kalçalarını, kadın ise erkeğin gücünü, yürekliliğini överek birbirlerine yaklaşmaya başlarmış. Günümüzde de kadınla erkeğin yalnız kaldıklarında konuşacakları bundan çok farklı olmayabilir. Gözler, aşk anlatımında çok önemli bir yer tutar. Eski Yunanlılar, gözleri, aşk mikrobunun bedene girdiği yer olarak düşünürlerdi. Herhangi bir bedensel temas olmaksızın sadece göz göze bakışmayla orgazma varan kadınlardan söz edilir. Yemek ve içkinin cinsel ilişkiye klasik bir öncü oldukları ise her yerde bilinir. Bunlar, oyunun değişmez kuralı olmuştur.
Kadın ve erkeğin kışkırtıcı beden kokuları, parfüm, müzik, dans ya da dansı seyretmek, erotik uyarımlara yol açan etmenlerdir. Eşlerin birbirlerini cinsel birleşmeye çağırmaları da incelik isteyen bir konudur. Kadın isterse yatmak için hazırlanırken aynı zamanda bu cinsel daveti gerçekleştirebilir. Aslında kadının çağrısı bilinçli olmaktan çok bilinçaltında davranışlarına yansır. Yatağa girerken süratle giysi değiştiren bir kadının aklında uyumaktan başka bir şey yok demektir. Oysa soyunmaktan adeta zevk alıyormuşçasına ağır ağır hareketlerle gecelik kılığına girerken kadın, farkında olmadan bir çağrıda bulunmaktadır. Bir erkeğin karşısında kışkırtıcı biçimde yarı giyinik duruma geçmek, erkeğin erotik yaklaşımını kırbaçlamanın en etkili yoludur. İçi görünen ince kumaşlar, danteller, omuzları açık bırakan gevşek askılar, Eros’un okları kadar etkilidir.
Eşlerin birbirlerini erotik açıdan uyarmak için gereksinim duyacakları her türlü malzeme modern evlerde bulundurulmaktadır. Banyolar, hoş kokular, güzel dokulu çarşaf ve giysiler, büyük boy aynalar, baştan çıkartıcı ışıklar bunlardan bazılarıdır. Çağdaş evlerde erotik atmosfer yaratmak için yepyeni tasarımlar geliştiren birçok geniş hayal gücüne sahip mimar vardır. Aslında evler, sadece içinde yaşanan değil, aynı zamanda aşk yapılan bir mekan olarak da düşünülmelidir. Bu bağlamda ışık, büyük önem kazanır. En önemlisi de yatak odasının bir köşesinden gelen tatlı ışığın yaratabildiği romantik ve erotik ortamdır. Çiftler, cinsel yetilerinin tam anlamıyla tadına varabilmek için elden geldiğince ve tüm olanakları seferber etmeli ve cinsel birleşmeye uygun ortam yaratma konusu üzerinde özenle durmalıdırlar

Yorum Yapın

Older Posts »
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.