Arşiv ask

Evlilik aşkı öldürür mü?


Evliliklerde yaşanan en büyük tehlikenin aşkın bitmesi olduğu söyleniyor. Peki sizin aşkınız bitti mi?

Aşık olduğumuz için evleniriz. Ama nedense evlenince aşk bir rafa kaldırılır. Evlenince aşk biter. Aşk gerçekten biter mi? Yoksa psikolojik olarak aşkın bittiğine biz mi inanırız. Evli olup da aşkı bir ömür boyu süren insanlarda var. Peki bu insanlar nasıl aşkı canlı tutmayı başarıyorlar?

Aşk o insana ulaşamadığın zaman mı güzel sadece? Evlenerek o insana bir ömür adıyoruz da aşkı niye bitiriyoruz? Aşık olmak sadece bekarlara özgü bir olay mı? İkisini bir arada tutmanın nedeni biz değil miyiz? Evlilik aşkı öldürüyor sözü bu kadar etkili mi? Evlendik barklandık aşk bizden geçti diye düşünenler sayesinde aşk ve evlilik iki ayrı kavram halini alıyor. Aslında iç içe yaşanan ve ayrılmaz bir bütün olan aşk ve evlilik bizim sayemizde birbirinden kopuyor. Ardından da evlilik içi sorunlar başlıyor. Evliliği sadece bir kurum haline dönüştürmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Aslında ilk aşık olduğumuz zamanları bir düşünelim. O insan bizim için dünyanın en değerli kişisi haline gelir. Yaşam onun çevresinde döner. Onu mutlu etmek için ne gerekirse yaparız. Birlikte aşkın en güzelini yaşarız. Onunla geçen her dakika değerlidir. Zaman su gibi akıp geçer. Gözümüz ondan başkasını görmez. Aklımızda hep yarınlar vardır. Yaşanacak güzel bir ömür ve bitmeyen aşkımız olacaktır. O zamanlar aşkımızın kanıtı olarak evliliği görürüz. Evlilik aşkımızı resmiyete dökmek, tüm dünyaya birlikteliğimizi duyurmanın yoludur.

Evlendiğimiz zaman nedense hepsi son bulur. Tüm dünyaya duyurduğumuz aşkımız sanki önemini yitirmiştir. Evlenmeden önce dünyayı görmeyen gözlerimiz bir anda açılıverir. Evlilikle birlikte önemsiz olan diğer yargılar önem kazanır. Yaşadığımız çevre, aileler birden aşkın önüne geçer. Belki de yetiştiriliş tarzımız nedeniyle evliliğin ağırlığı kaplar hayatımızı. Evli insanlar ağır olurmuş ya. Bir bakarsınız ki evlilik ile birlikte yaşlanmışsınız. Hayattan beklentileriniz bu kadarmış gibi hayata devam edersiniz.

Evlenmeden önce aşık olduğunuz insanı kaybetme korkusuyla yaşarsınız. Evlilik ile bu korkunuz son bulur. Nasılsa artık evlisiniz. Onu kaybetme ihtimaliniz yoktur artık. Aslında bu düşünce o kadar yanlıştır ki… Evli insanlar boşanmıyor mu? Boşanmanın sebeplerini hiç düşündünüz mü? Aşkı ikinci plana atmak boşanmanın başlıca sebepleri arasındadır.

Aşkı bir kenara bırakınca eşinize olan ilginiz azalır. O eski özeni nedense eşimize göstermeyiz. Duygularını, neler hissettiğini hesaplamayız. Nasılsa evlendik ve istediğimiz herşeye kavuştuk. Aynı evi paylaşıyoruz. Hayatı birlikte yaşıyoruz. Bu yeterli mi?
Evliliğin içinde aşkı yaşamak çok daha güzel. İkisini bir arada tutmak hayatımızı mutluluk içinde geçirmemizi sağlar. Aşık insan günün her saatini mutlu geçirir. Yaşadığı olumsuzlukları büyütmez. Evine daha bir keyifle gelir. Evi onun aşk yuvasıdır. Tüm yorgunluklardan, sıkıntılardan kurtulduğu sakin bir limandır.

Aşk ve evliliğin bir arada yürüten çiftlere bir bakın. Gülen gözlerle ve umutlu yarınları görürsünüz. Peki sizde böyle bir hayat istemez misiniz? Öyleyse evlilik ile aşkınızı bir yana bırakmayın. Eşiniz sizin hayatınız aşkı değil miydi?

Aşkınıza ve evliliğinize sahip çıkın. Aşkınız bir ömür boyu sürsün. Evlendiğiniz için yaşam tarzınızı değiştirmeyin. Önce nasılsa yaşamınız aynen devam edin. Evli de olsanız eşinizi kaybedebilirsiniz. Kaybetmemek için aşkınızı canlı tutun. Sizlerde ikisini bir arada tutarak çevrenize evliliğin aşkı öldürmediğini gösterin.

Yorum Yapın

yangın

Picasa SlideshowPicasa Web AlbumsFullscreen

Yorum Yapın

Bütün Duyularınızla Sevişin!

Duyularımız, dışardan gelen uyarıları beyinde bulunan limbik sisteme ulaştırır. Bu uyarılar da lokal hormonların yardımıyla vücutta değişik etkiler yaratır. Örneğin, sevgilinize dokunduğunuz veya onu öptüğünüz an, bu hormonlar harekete geçerek içinizde cinsel istek uyandırır. Bütün bunlar kontrolünüz dışında gelişir. Eğer sevişme sırasında tüm duyularınızı harekete geçirirseniz, aldığınız zevk daha da artar.

Görerek sevişin
Eşlerin karşılıklı vücutlarını incelemeleri oldukça erotik bir oyundur. Özellikle erkekler en çok görme duyularıyla uyarılırlar. Bu nedenle partnerinizin sizi izlemesine izin verin. Eğer partneriniz özel iç giysilerden etkileniyorsa, kendinize değişik şeyler alabilirsiniz. Ancak bunların rahat olmalarına da özen gösterin. Kadının bazen bokser tarzı iç çamaşırı giymesi de erkeği baştan çıkarabilir. Bu nedenle arada bir ilginçlikler yapabilirsiniz. Vücudunuzu partnerinize utanmadan sergileyin. Eğer varsa, takıntılarınızı bir kenara atın. Çünkü, size değer veren partneriniz, sahip olduğunuz ufak tefek kusurları görmeyecektir bile. Cinsel birliktelik esnasında eğer partneriniz farklı pozisyonlar denemek isterse, buna karşı gelmeyin. Çünkü bu tip tepkiler erkekleri yaşadıklarına karşı soğutur. Çoğu erkek, sevişmenin patronunun kendisi olmak ister. Tabii bu, sizin tamamen pasif kalacağınız anlamına gelmiyor. Partnerini izlemek kadınların da hoşuna gider. Bazı erkekler izlenmekten rahatsız olabilir. Böyle bir durum söz konusuysa, onu övücü sözcükler söyleyerek, kendine güvenmesini sağlayabilirsiniz.

Kokusunu hissedin
Koku alma duyumuz, bizi en çok uyaranlar arasında yer alıyor. Kokunun, vücut kimyasını harekete geçirme yönünden etkisi oldukça büyük. Buradan hareket ederksek, günümüzde pafüm çeşitlerinin sürekli artmasına şaşırmamak gerekir. Parfümler, vücudun doğal kokusuyla birleşerek çok değişik ve hoş bir etki yaratabiliyor. Ancak, vücudun doğal kokusunun hiçbir parfümle kıyaslanmayacak güçte bir etkiye sahip olduğunu da unutmamak gerekir. Bu nedenle partnerinizle mümkün olduğunca suni kokular kullanmadan birlikte olmayı deneyin. Göreceksiniz, vücudunuzun salgıladığı doğal kokular her ikinizi de baştan çıkaracak. Tabii burada vücut kimyanızın birbirine uyması büyük önem taşıyor. Eğer partnerinizin doğal kokusu sizi hiç etkilemiyor, hatta itiyorsa, bu, vücut kimyalarınızın birbirine uymadığı anlamına gelir. Çoğu kadın, çeşitli önyargılar nedeniyle, kendi vücut kokularını beğenmezler. Oysa şunu bilmek gerekir; kadın kokusunun kimyasını östrojen hormonu etkiliyor ve bu da genellikle erkeğin beyninde uyarıcı bir etki bırakıyor. Aynı şekilde erkeğin ter kokusunu beğenen kadınlar da var. Normal zamanda insanın hoşuna gitmeyen bir ten kokusu, yatağa girildiğinde baş döndürücü olabiliyor. Partner yokken, onun yattığı yatağı veya üzerinden yeni çıkardığı giysiyi koklamak kimin hoşuna gitmez ki?

Dokunmanın büyüsünü yaşayın
Dokunma, sadece cinsel ilişki sırasında değil, genel sağlık üzerinde de önemli bir etki yaratır. Birlikte olurken, partnerinizin vücudunu okşamayı asla ihmal etmemelisiniz. Bu, hem ciltte bulunan sinir uçlarını uyararak, tahrik olmayı yoğunlaştırır, hem de her iki tarafı vücut ve ruh açısından rahatlatır. Mümkünse partnerinizin vücudunun her yerini okşayın. Okşama sırasında asla hareketlerinizi ani olarak yönlendirmeyin. Eliniz, kesiksiz ve hafif dokunmalarla vücudun her yerinde dolaşmalı.

Sesleri işitin
Genel olarak bütün insanlar sevişirken konuşmaktan uyarılır. Böyle bir anda bazı insanlar tatlı sözcükler işitmek ister, bazılarıysa açık! Her ne şekilde olursa olsun, partnerinizle birlikte olurken onunla sözel bir diyalog kurmanız zevinizi artırabilir. Ayrıca bu şekilde hem karşılıklı nelerden daha fazla zevk aldığınızı anlar, hem de daha çok tahrik olursunuz. İsterseniz, açık konuşmaların afrodizyak etkisini deneyerek öğrenebilirsiniz. Böyle bir şey genelde erkeklerin daha çok hoşuna gider. Eğer partnerinize sevişme anında ilk defa açık sözcükler kullanacaksınız, bunu yavaş yavaş yapın ve partnerinizin tepkilerini inceleyin. Partneriniz şaşırmış bir tepki verir ya da bu durumdan hoşlanmazsa, bunu onunla daha sonra konuşabilirsiniz. Bu durumda belki de tatlı ve sıcak kelimeler seçmeniz daha uygun olur.

Tadına bakın
Sevgiliden tat almanın en güzel yolu, elbetteki öpüşmekle başlar. Tutkulu ve erotik öpücükler bütün sevişmelerin vageçilmez parçasıdır. Bunun dışında partnerinizin vücudunu da hafif hafif başlayarak öpebilir ve bu şekilde uyarılmasını artırabilirsiniz. Sevişme anında tat almanın afrodizyak etkisini artırmak için bazı varyasyonlar denemeniz mümkün. Örneğin, sevgilinizin vücuduna süreceğiniz balla, yatağınızı bir zevk ve ziyafet sofrasına dönüştürebilirsiniz. Bu, cinsel fanteziler arasında en yaygın olanıdır. Ayrıca tat alma dışında koklama, görme ve dokunma gibi duyuları da tatmin eder. Böyle bir deneme için çikolata da önerilebilir. Çünkü çikolatanın yiyecekler arasında afrodizyak etkisi büyüktür.

Yorum Yapın

En sık görülen seks rüyalari

Rüyalarda ünlülerle sevişmek, o ünlünün temsil ettiği niteliklere kendi hayatınızda da ulaşma arzunuzu gösterir. Bu tarz rüyalar aynı zamanda kendi hayatınızda ‘romantik bir çekiciliğe’ ihtiyaç duyduğunuzu da ortaya koyar. Eğer Brad Pitt’le jakuzide seks yaptığınızı görüyorsanız, bunun anlamı; Pitt gibi kendinize güven duymak istediğiniz veya daha yaratıcı bir işte çalışmaya ihtiyaç duyduğunuzdur. Ancak gördüğünüz rüya sadece bir fantezi de olabilir.

Açık alanda seks
Rüyanızda kamuya açık alanda seks yaptığınızı gördünüz. Bu sizin ve çevreden geçenlerin tepkilerine göre iki farklı anlam alıyor. Eğer siz kamuya açık alanda seks yapmaktan memnunsanız ve çevreden geçenler de gördüklerinden rahatsız değilse bu, öfkenizi ve cinsel arzularınızı bastırdığınız anlamına geliyor. Ancak kamuya açık alanda seks yapmaktan rahatsızlık duyuyorsanız veya çevreden geçenler de rahatsız oluyorsa bu, suçluluk hissi yaşadığınız ve cinsellik konusunda takıntılarınız olduğu anlamına geliyor. İki durumda da yapmanız gereken, hayatınıza biraz heyecan katmak.

Kankanın sevgilisiyle
Merak etmeyin, rüyanızda en yakın arkadaşınızın sevgilisi ile seks yaptığınızı görmeniz, aldatma arzusu içinde olduğunuzu göstermiyor. Bu, tatmin olmayan ihtiyaçlarınız olduğunu gösteriyor. Bu durumda kendinize şunu sorun: “Rüyamda gördüğüm kişinin yaptığı ama sevgilimin yapmadığı şeyler neler?” Rüyadan alacağınız ipuçlarını ilişkinizi geliştirmek için kullanabilirsiniz. Arkadaşınızı gördüğünüzde suçluluk hissedersiniz, unutmayın ki seks çoğunlukla semboliktir.

Kadın kadına seks
Kadınlar arasında lezbiyen seks rüyaları görmek oldukça sık rastlanan bir durum. Bu, kişinin lezbiyen olduğu anlamına gelmez. Bunun yerine “kadınsı yönlerinizin” okşanmasına ihtiyaç duyduğunuzu gösterir. Bunun için kendinizi şımartmayı öğrenin. Gecelerinizi sizi pohpohlayan kişilerle geçirin. Vücudunuzun ve ruhunuzun verdiği sinyalleri iyi okuyun. Seksi davranmak yerine seksi olun.

Çirkin patronla seks
Kadınların sık sık gördükleri rüyaların arasında çirkin, şişman ve şovenist patronlarıyla seks yapmak da yer alır. Bu patronunuza karşı gizli arzular duyduğunuz anlamına gelmez. İş hayatınızda kendinizi yetersiz hissettiğiniz veya teşvike ihtiyacınız olduğunu gösterir. Rüyanızda, iş yerindeki iktidar ilişkisini tersine çevirmiş olursunuz. Rüyanızda itici bulduğunuz biriyle seks yapmayı görüyor olmanız, aynı zamanda kendi bedeninizi de yeniden forma sokmayı arzuladığınızı gösterir.

En heyecanlı 15 fantezi
1. Öpüşmek
2. Çorap ve jartiyerler
3. Kirli sakal
4. Çikolata
5. Hemşireler
6. Komşunun kızı
7. Aşk
8. Ne kadar iyi seks yaptığını duymak
9. SMS mesajıyla flört
10. Polisler ve itfaiyeciler
11. Ucu gözüken iç çamaşırı
12. Kremşanti
13. Bacakların içi
14. Motosiklet
15. Sutyen askıları

Yorumlar (7)

KÜÇÜK ÇOCUKLARIN ASK KONUSUNDAKU YORUMLARI, …

” Bazi yabancilar bana asik olurlar. Iclerinden bu ne guzel kiz derler. Ben de onlarin cok yakisiklilarina, cok yakisikli derim.” (I.E. 5 yas.Kiz)
” Birine sevgili olmaktir. Bir erkek bir kadina bir gul getiriyor. Kadi= n da ona asik oluyor. Dudaktan opusurler. Evlenirler.Ayni odada yatarlar= . Bir cocuk ya da iki cocuk dogururlar.” ( A.K. 6 yas Erkek)
” Bir erkekle bir kadinin birbirini sevmesidir. Birini gorursun; yuzu guzeldir, tarzi guzeldir, borcsuzdur. Guzel bir isi vardirHer seyi borclanmadan alabilir. Iste o zaman asik olursun. Birlikte olursun. Evlenirsin. Guzel bir evin olur, bahcesi buyuk. Bence cocuklar kucuk yaslarda asik olamazlar, evlenemezler. ” ( O.I.Ilkokul 3. sinif Erkek)
” Gul diye bir kiz var. Ona asigim ama asik oldugumu soylemek istemiyorum.O da bana asik ama, o da soylemek istemiyor. Bu durum gece= n yildan beri duruyor. Ilk once ben ona asik degildim. Onun bana asik oldugunu duyunca ben de ona asik oldum.Bazilari birbirine askini soyl= er; gezintiye cikarlar. Bazilari da opusur,sevisirlerBizim askimiz normal gidiyor. Normal evlilik gibi….” ( T.G. 2 .sinif Erkek )
” Aski filmlerden biliyorum. Birine ya da bir seye karsi duyulan guclu sevgi. Bizim sinifta O.U. diye biri var. Hep kizlar=A9n etegini aciyor.= Etegini acip bakiyor. Bu da ask gibi bir sey…. ( D.H. Ilkokul 2 . sinif Erkek )
” Cocuklar asik olmaz. Ama yine de asik oldugunu soyleyenler var.Ben kimseye asik degilim. Ustelik kizlara sinir oluyorum.Cunku hepsi simari= k. (O.E. Erkek)
” Bir tur sevgi. Bizim ailede hic kimse kullanmaz bu sozcugu. Bir tek= evlilik yildonumu gelince kullanirlar. Birbirlerine seni seviyorum derler.” ( D.K. Erkek )
” Ask evlenmek icindir. Cocuklar degil, buyukler asik olur.Bazi cocukl= ar seksi filmleri severler. Ben opusme sahnelerinde masanin altina girer,gozlerimi kaparim. Bunlar utanc verici seyler.Ayip, ayip..” ( O.T. Erkek )
” Bizim okuldan S’ye asigim. Ama o bunu bilmiyor. Ben de soylememCesare= t edemem. Onu gorunce heyecanlaniyorum. Yuzune bakamiyorum.Sanki benim sevgimi biliyormus gibime geliyor. Kendisi sarisin.Yuzune bakamadigim icin goz rengini bilmiyorum..” ( D.K. Kiz )

Yorumlar (19)

ESKi BiR TAPINAK YAZITI



Gürültü, patırtının ortasında sükunetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış.Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun.

Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma, içten ol; telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü dünyada herkesin anlatacak bir öyküsü vardır.

Yanlız planların değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların, bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacabileceğin en iyi miras dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme; geçliğine yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir. Arasıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.

Hatırlarmısın doğduğun zamanları: Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.

Yorumlar (4)

Harika Canlılar

Dünyada var olan milyonlarca bitki ve hayvan çeşiti, Yaratan’ın varlığını ve gücünü ispatlayan birer delil olarak karşımıza çıkar.

Burada sadece kısıtlı birkaç örneğini vereceğimiz bu canlıların aslında her biri ayrı ayrı incelenmeye değecek niteliktedir. Hepsinin farklı bir vücut sistemi, değişik savunma taktikleri, apayrı beslenme şekilleri, ilgi çekici üreme metodları vardır. Kuşkusuz tüm canlıları bu özellikleriyle, tek bir kitapta anlatmak mümkün değildir. Böyle bir şey yapabilmek için ciltler dolusu ansiklopedi yazmak gerekir.

Ancak burada vereceğimiz sayılı bir kaç örnek dahi dünya üzerindeki yaşamı tesadüfle açıklamanın mümkün olmadığını kanıtlayacaktır.

Sizin 450-500 kadar yumurtanız olsa ve bunları dışarıda muhafaza etmeniz gerekse ne yapardınız? Onların, rüzgar gibi doğa şartlarının etkisiyle saçılıp dağılmalarını önleyecek bir tedbir almanız kuşkusuz ki en akılcı olandır. İşte dünyanın tek seferde en fazla yumurta yumurtlayan canlılarından biri olan ipek böcekleri (450-500), yumurtalarını muhafaza etmek için çok akılcı bir yönteme başvururlar: Yumurtaları salgıladıkları yapışkan bir maddeyle (iplikle) birbirlerine bağlayarak, etrafa saçılıp, dağılmalarını engellerler.

Yumurtadan çıkan tırtıllar, ilk iş olarak kendilerine uygun bir dal bulur ve daha sonra da aynı iplikle oraya bağlanırlar. Ardından gelişebilmeleri için salgıladıkları bu iplikle kendilerine koza örmeye başlarlar. Hayata gözlerini yeni açmış bir tırtılın bu işlemi yapması, durup dinlenmeksizin 3-4 gün sürer. Bu süre içerisinde tırtıl, binlerce kez dönerek, ortalama 900-1500 m. uzunluğunda bir iplik çıkarır. Bu işlem bitince de hiç dinlenmeden yeni bir işe başlar ve güzel bir kelebek olmak üzere değişim geçirmeye başlar.

Ne anne ipek böceğinin yavrusunu muhafaza edebilmek için aldığı tedbir, ne de herşeyden habersiz, henüz hiçbir eğitime, bilgiye sahip olmayan küçücük bir tırtılın gösterdiği davranışlar evrimle izah edebilecek olaylar değildir. Herşeyden önce annenin, yumurtaları yapıştırmak için kullandığı ipliği üretebilmesi mucizevidir. Yumurtadan yeni çıkan bir tırtılın kendisi için gerekli ortamı tanıyıp ona uygun koza örmesi, ardından değişim geçirmeye başlaması ve bu değişimi problemsiz olarak geçirebilmesi ise insan aklının anlayış sınırlarını zorlamaktadır. Bu durumda her tırtılın dünyaya ne yapması gerektiğini bilir bir şekilde geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu da, tüm bunların henüz dünyaya gelmeden “öğretilmiş” olduğu anlamına gelecektir.

Bunu bir örnekle açıklayalım. Eğer yeni doğmuş bir bebeğin, doğumundan sadece bir kaç saat sonra ayağa kalktığını, dahası kendisine bir yatak yapmak için malzeme (yorgan, yastık, minder vs.) topladığını ve bunları düzgün bir biçimde birleştirip bir yatak yapıp içine yattığını görürseniz, ne düşünürsünüz? Olayın şaşkınlığını üzerinizden attığınızda, varacağınız en mantıklı sonuç, bu bebeğin böyle bir işlemi yapması için henüz anne karnında olağanüstü bir yolla bir şekilde “eğitilmiş” olduğunu düşünmektir. Tırtılların durumu, bu örnekteki bebeklerden farksızdır.

O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, ‘şekil ve suret’ verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O’nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. Haşr Suresi, 24

Bu da bizi yine aynı sonuca ulaştırır: Bu canlılar, kendilerini yaratan Allah’ın belirlediği biçimde doğmakta, davranmakta ve yaşamaktadırlar. Kuran, Allah’ın balarısına vahyettiğini ve ona bal yapmayı emrettiğini haber vermekle (Nahl Suresi, 68-69), aslında canlılar dünyasındaki büyük sırrın bir örneğini bildirmiş olur. Bu sır, tüm canlıların Allah’ın iradesine boyun eğmiş olarak, O’nun belirlediği kaderi izledikleri gerçeğidir. Arı bu nedenle bal yapar, ipek böceği bu nedenle ipek üretir.

Kanatlardaki Simetri

Kelebeklerin kanatlarına dikkatle baktığımızda kusursuz bir simetrinin hakim olduğunu görürüz. Bu tül görünümlü kanatlar, şekillerle, beneklerle ve renklerle süslenmiş olarak yaratılmış ve sonuçta her biri birer sanat harikası olan görüntüler meydana gelmiştir.

Kelebeklerin kanatlarında, ne kadar karmaşık olursa olsun, her iki taraftaki desenin ve renklerin tıpatıp birbirleriyle aynı olduğunu fark edebilirsiniz. En ufak bir nokta dahi her iki kanatta birden yer alır, dolayısıyla ortaya kusursuz bir düzen ve simetri çıkar.

Aynı zamanda o incecik kanatlardaki bir renk, diğerine hiçbir şekilde karışmaz ve var olan renkler keskin çizgilerle birbirlerinden ayrılır. Oysa bu renkler üst üste dizilen pulcukların bir araya gelmesiyle oluşur. Elinizi dokunduğunuz an dağılıveren bu pulcuklar nasıl oluyor da sıralarını hiç şaşırmadan aynı deseni tutturacak şekilde iki kanatta da dizilebiliyorlar? Tek bir pulun bile yer değiştirmesi kanatlardaki simetrinin bozulmasına ve estetiğin kaybolmasına neden olabilir. Oysa yeryüzündeki hiçbir kelebeğin kanadında bir düzensizlik göremezsiniz. Sanki her biri bir ressamın elinden çıkmış gibi düzgün ve estetik görünümlüdür. Çünkü gerçekten de üstün bir Yaratıcı tarafından var edilmişlerdir.

Kelebeklerin her iki kanatlarının da aynı desende ve simetrik olması başlı başına birer yaratılış harikasıdır

Kelebeklerin her iki kanatlarının da aynı desende ve simetrik olması başlı başına birer yaratılış harikasıdır.

Tüm kainatın Sahibi olan Allah, “örneksiz yaratan” sıfatını kelebek kanatlarında da bizlere göstermektedir.

“Yaratan hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?” Nahl Suresi, 17

Yorum Yapın

Önceki Yazılar»