Arşiv ALİ

Alkolün Zararları

Aşırı alkol kullanımı önemli bir sosyal ve tıbbi sorundur. Bir çok toplumda orta düzeyde alkol kullanımı kabul edilebilir. Ancak aşırı alkol kullanımı karaciğer,pankreas,beyin ve dolaşım sistemine büyük hasarlar verir.

Beyin ve Sinir Sistemi

Aşırı alkol kullanımının beyin ve sinir sistemi üzerine önemli etkileri vardır. Alkol geçici bir bellek kaybına da neden olabilir. Gerek yeni içmeye başlayanlarda gerekse aşırı kullananlarda içtikleri dönemin tümünü ya da bir bölümünü unutmak sık görülen bir durumdur. Aşırı alkol kullananlarda,içki bırakıldıktan sonra birkaç hafta süren geçici bellek kayıpları da görülebilir. Ancak alkolden uzak durulduğunda bellek sorunları ortadan kalkabilir.

Aşırı alkol kullanımı uyku bozukluklarına ve bütün gece uyuduktan sonra bile sabah bit-km kalkmaya neden olabilir. Beynimizin etkinliğiyle hafif veya orta uyku derinliği dönemlerinden,rüya gördüğümüz uyku dönemine geçeriz. Bu döneme hızlı göz hareketleri (REM) dönemi denir ki fiziksel ve ruhsal sağlığımız bu döneme bağlıdır. Ne yazık ki alkolün anestezik (narkoz benzeri) etkisi beynin yeterince REM uyku dönemi oluşturma yeteneğini etkiler ve bu durum aşırı alkol kullananlarda görülen sabah yorgunluğunun sebebidir.

Bazı kronik alkoliklerde Wernicke-Korsakoff Sendromu denen bir nörolojik bozukluk bulunabilir. Bu bozukluk özellikle kötü beslenen (özellikle yetersiz tiamin[B1 vitamini] )alkoliklerde görülür.

Hastalığın ilk belirtisi göz kaslarında ani güçsüzlük ve felce bağlı çift görmedir. Zamanla hasta yardımsız ayakta duramaz veya yürüyemez. Wernicke-Korsakoff Sendromu nda hasta özellikle yakın geçmişe ait olayları unutur,ayrıca çok ileri derecede bellek kayıpları da ortaya çıkabilir; dönem dönem kim olduğunu bile unutur. Ayrıca bu kişilerde kendi kendine konuşma, bulunduğu yerin ve zamanın farkında olmama ve halüsinasyonlar (gerçek olduğu düşünülen hayaller) görülebilir.

Wernicke-Korsakoff Sendromunun tedavisi bellidir:alkolden uzak durmak ve vitamin yetersizliği belirtilerini geriletmek için tiamin (B1 vitamini) kullanmak. Ancak bu bozukluğun yol açtığı şikayetler genellikle tam olarak ortadan kalkmaz.

Sindirim Sistemi

Alkol midenizin iç yüzeyini örten tabakayı tahriş ederek gastrite, kusmaya yol açarak midenin üst bölümü ve yemek borusunun alt bölümünde küçük yırtıklara neden olabilir; Mallory-Weiss Yırtıkları denen bu küçük yırtıklardan kanama olabilir. Uzun süre alkol kullanımı özellikle B vitaminlerinin (özellikle folik asit ve tiamin) ve diğer besinlerin emilimini engelleyebilir. Alkol kullanımını kestiğinizde bu sorunların çoğu ortadan kalkacaktır. Bununla birlikte, yağlanmış veya büyümüş karaciğer, alkol hepatiti veya yemek borusu varisleri gibi sorunlar acil tıbbi müdahale gerektirir.

Dolaşıma katılan alkol karaciğere gelir ve orada enzimler tarafından parçalanır. Sağlıklı bir karaciğer alkolü saatte 50 kalori oluşturacak bir hızla parçalar. Bu 30ml. viskiye eşittir. Eğer karaciğere gelen alkol bu miktardan fazla olursa, parçalanana kadar kanda kalacaktır.

Alkol kullanımından sonraki gün ortaya çıkan baş ağrısı ve ağız kuruluğunun nedeni pek belli değildir. Olası bir neden, alkolün idrar söktürücü etkisi nedeniyle oluşan su kaybıdır. Bu, dehidratasyona (vücuttaki sıvının azalması) neden olabilir. Bu şikayetlerin ortadan kalkması için dinlenmek, bol miktarda sıvı ve bir ağrı kesici almak gerekir (mide sorunu olanlar ağrı kesici kullanırken dikkatli olmalıdır).

Alkoliklerde akut veya kronik pankreas iltihabı da görülebilir.

Dolaşım Sistemi

Alkol geçici olarak kan basıncını düşürebilir. Ancak sürekli kullanıldığında kan basıncını yükseltebilir.

Sürekli ve aşırı alkol kullananlarda kardiyomiyopati denilen, kalp kasını harabeden ve aritmiden (kalp atışları ritminde düzensizlik) kalp yetmezliğine kadar çeşitli önemli sorunlara yol açan bir hastalık da sık olarak görülür. Az miktarda alkol kullanımı da kalp hastalığı olasılığını artırır.

Cinsel İşlevler

Alkol alışkanlığı erkeklerde empotansa (sertleşme kaybı) neden olabilir. Kadınlarda ise adet düzeni bozulabilir. Ayrıca anne karnındaki bebeğin sağlığını ve gelişimini bozacağı için, hamile kadınların kesinlikle alkol almamaları gerekir.

Kanser

Alkoliklerde kalp-damar hastalıklarından sonra en sık ölüm nedeni kanserdir. Alkol kullanmayanlara göre kansere yakalanma olasılıkları oldukça yüksektir (özellikle gırtlak, yemek borusu, mide ve pankreas kanserleri).

Yorum Yapın

Çikolata Kisti

Rahim (uterus) içerisinde yer alan; her ay gebeliğe ev sahipliği yapacak şekilde hazırlanan ve gebelik olmadığı zaman yeterli hormon desteğinden yoksun kalması nedeniyle adet (menstruasyon) kanaması halinde dökülen özel hücre tabakası “endometrium” olarak adlandırılmaktadır. Bu hücre tabakası vücutta sadece rahim içerisinde yer almaktadır. Bu hücrelerin vücutta rahim dışında başka bir alanda yer alması “endometriozis” hastalığı olarak adlandırılır. Bu durum en sık olarak yumurtalıklarda, rahim arkası boşlukta (Douglas boşluğu), vajen ile barsağın son bölümü arasında, barsakların yüzeyinde, tüplerin üzerinde veya çevresinde, rahmi tutan bağların ve mesanenin üzerinde veya karın zarı yüzeylerinde, cerrahi yaralarda, dikişli doğum esnasında açılan kesilerde, çok nadir olarak da göbek deliği ,burun zarı gibi uzak organlarda görülür. En sık görüldüğü yer %75 oranıyla yumurtalıklardır.

Rahim iç tabakası adet döngüsünün seyrinde her ay kalınlaşan ve belli bir süre sonucunda kanamasıyla vücut dışına atılan bir dokudur. Rahim iç tabakası rahim yüzeyi dışında bir yere yerleştiğinde yine adet döngüsüyle birlikte kalınlaşma gerçekleşir ve yine kanamayla bu doku uzaklaştırılmaya çalışılır. Endometriozis hastalığının yerleştiği dokular vajinayla dış ortama açılan rahimin aksine kapalı sistemlerdir ve kanama bu kapalı sitemin içine (genellikle karın boşluğuna olur veya yumurtalık dokusu içine olur ki bu ilerleyen süre içinde burada endometrioma diğer adıyla çikolata kisti adı verilen yumurtalık kistlerine neden olur.) olur. Bu oluşan iç kanamalar iç bölgelerde yapışıklıklara neden olur ve buna bağlı belirtiler meydana gelir. Bu iç kanama miktarı çok az miktarda oluştuğundan hayati tehlike taşımaz.

Kimlerde sık görülür?

Endometriozis üreme çağındaki kadınların hastalığı olarak kabul edilir. Hiç şikayeti olmayan ve başka bir nedenle değerlendirilen bir kadında saptanabilir. Tüm kadınların %3-5′inde, çocuk sahibi olmakta güçlük çeken çiftlerin %40′ında saptanmaktadır. Birinci derece akrabalarından birinde endometriozis saptanmış bir kadında hastalığın görülme olasılığı yaklaşık 7 kat daha fazladır. Endometriozis çok nadir olarak menopozdaki kadınlardan ve çok geç hastalarında görülmektedir. Hatta literatürde erkelerde de görülebildiği bildirilmiştir.

Neden oluşur?

Hangi faktörlere sebep olduğu tam olarak bilinmemektedir. Nedeni açıklamaya yönelik çeşitli teoriler öne sürülmektedir. En fazla kabul gören iki görüş genetik olarak yatkınlığı bulunan kadınlarda, karın içerisinde yer alan belirli yüzeylerde veya dokularda hücrelerin yapısal değişikliği uğraması ve rahim iç tabakası gibi davranmasıdır; diğer ise rahim iç tabakasının (endometrium) fallop tüplerinden karın içine taşınmasıyla oluşur ki bu teoriye retrograd mesturasyon teorisi denir. (olabilmesi daha mümkün ve mantıklı olan teoridir.)

Nasıl belirti verir?

Endometriozis hastalarında en sık karşılaşılan şikayet adetlerin aşırı derecede ağrılı olmasıdır. Ağrının şiddetinde giderek artan bir düzen izlenir. Ağrının nedeni endometriozis odaklarında salgılanan prostoglandin adı verilen bazı maddelerin etkisiyle rahimde ortaya çıkan kasılmalardır. Ancak ağrının şiddeti ile hastalığın derecesi arasında bir ilişki yoktur. Hafif derecede bir endometriozis şiddeti ağrılara neden olabileceği gibi ileri derecede bir endometriozis olgusunda çok hafif adet sancısı görülebilir hatta hiç bir ağrı olmayabilir. Bununla beraber sancıların daha erken başlaması ve daha uzun sürmesi hastalığın evresinin ilerlediğine işaret edebilir. Ağrı tipik olarak adetten birkaç gün önce başlar ve adet kanaması ile birlikte en üst düzeye ulaşır ve kanama boyunca devam eder. Hatta zaman zaman bu ağrılar ağrı kesici ilaçlara cevap vermeyebilir. Adet sancısı dışında endometriozisde kronik kasık ağrıları ve bel ağrıları da olabilir. Bu ağrılar bacaklara doğru da yayılım gösterebilir.

Endometriozis, cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir. Bu duruma endometriozis hastaların çoğunda kanama bozukluğuna rastlanmaz. Ancak adet öncesi görülen kahverengi lekelenme şeklinde kanamalar endometriozis için tipiktir.

Endometriozis hastaların büyük kısmı çocuk sahibi olamama nedeni ile doktora müracaat ederler. Genel olarak kısırlık şikayeti bulunan kadınların yaklaşık %10-20 sinde değişik düzeylerde endometriozis bulunmaktadır. Endometriozis ve kısırlık arasındaki ilişki tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Özellikle hafif ve orta derecede endometriozisin kısırlığa neden olup olmadığı tartışmalıdır. Bununla beraber en sık kabul gören teori endometriozisin pelvis boşluğu içinde bir tür inflamasyona neden olarak bazı maddelerin salınımına yol açtığı ve bu maddelerin ve follikül ve yumurta gelişimi üzerinde olumsuz etkilerin olduğudur. Karın zarında salgılanan bu maddelerin yumurta ve sperm bilerleşmesi, tubal fonksiyon ve hatta döllenmiş yumurtanın endometriuma implante olması üzerinde de olumsuz etkilerinin olabileceği ileri sürülmektedir. Bir başka düşünceye göre ise hafif derecede endometriozis kısırlığa neden olmamaktadır. Bu hastalarda kısırlığın ana nedeni kötü sperm kalitesi ovülasyon bozukluğu gibi bilinen başka bir patoloji ya da açıklanamayan infertilite (kısırlık) olgularında olduğu gibi bilinmeyen nedenleridir. Endometriozis sadece tabloya eşlik eden ek bir patolojidir.

Öte yandan şiddetli endometriozis kısırlığın bilinen bir nedenidir. Ortaya çıkan yapışıklıklar ve anatomik bozukluklar üreme sisteminin normal fonksiyonunu bozarak fertilizasyon problemlerine neden olurlar. Yapışıklık olmasa bile çikolata kistleri normal ovülasyonu bozarak kısırlığa yol açabilir.

Neden çikolata kisti: Birikmiş kan kalıntılarının rengi zaman geçtikçe kırmızıdan kahverengine ve siyaha doğru değişim gösterir. Endometrioma yumurtalık dokusu içinde bu eski kanın birikmesiyle oluşur ve bu kistin içinde bulunan görünüm olarak sıvın çikolatayı andırır.

Endometriozis ile birlikte görünebilen yakınma ve bulgular

- Kronik pelvik ağrı
- Adetlerin sancılı olması (dismenore)
- Kısırlık
- Dış gebelik
- Ağrılı cinsel ilişki (disparonia)
- Bel ağrısı
- Sırt ağrısı
- Bacaklarda ağrı
- Bulantı-kusma
- Karın ağrısı
- Kabızlık ya da ishal
- Makata vuran ağrı
- Kanlı dışkı
- Makadi kanama
- Kuyruk sokumuna doğru ağrı
- İdrarda kan
- İdrar yaparken yanma
- Yan ağrısı
- Sık idrara çıkma
- Adet kanamasıyla eş zamanlı burun kanamaları ya da vücudun çeşitli yerlerinde kanama ve morarmalar.

Nasıl tanı konur ?

Endometriozisin tanısı lezyonların direk olarak görülmesi ve patolojik olarak incelenmesi ile konur. Yani kesin tanı için cerrahi şarttır. Öyküde endometriozisden kuşku duyulan hastalarda kısırlık problemi de varsa mutlaka tanısal laparoskopi yapılmalıdır. Laparoskopi sırasında karın zarı, rahim, douglas boşluğu, tüpler gibi tüm pelvis içi oluşumlar gözlenerek küçük endometriozis odaklarının varlığı araştırılırken şiddetli olgularda yapışıklıklar izlenir.

Endometriozis tanısında en önemli tanısal testlerin başında ultrasonografi gelir. Ancak ultrasonografi yumurtalıklarda yerleşmiş çikolata kistlerinin tanınmasında yararlıyken pelvik endometriozis hakkında bilgi vermede yetersizdir. Yumurtalık içinde derinde yerleşmiş endometriomalar laparoskopide gözden kaçabilir ancak bu kitleler dikkatli bir ultrasonografik inceleme ile kolaylıkla fark edilebilir.

Ultrasonografi incelemesinde endometriomalardan kuşku duyulan olgularda kanda Ca-125 adı verilen bir markerın bakılması sonucu tanının desteklenmesi açısından önemlidir. Yumurtalıktan köken alan bazı kanserlerde salgılanan bu tümör belirteci endometriozis varlığında da artmaktadır ancak kan düzeyi habis hastalıklarda olduğu kadar yükselmemektedir.

Evreleri

Endometriozis hastalığının yerleştiği bölge, yayılımı, derinliği ve büyüklüğüne göre evrelendirilir. Evre 1 minimal hastalığı, evre 2 hafif, evre 3 orta ve evre 4 ise şiddetli endometriozisi ifade eder. Hastalığın evresi ile yarattığı şikayetler arasında direkt bağlantı yoktur.

Nasıl tedavi edilir?

Endometriozisin kesin kalıcı tedavisi yoktur. Uygulanan tedavilerin amacı ağrıyı gidermek ve kısırlığı ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla tıbbi ve cerrahi tedaviler uygulanabilir. Tıbbi tedaviler endometriozisin östrojene bağımlı bir hastalık olması prensibine dayanır. Hamilelik ve menopoz endometriozis oluşumunu engelleyen iki doğal durumdur. Hormonal tedavilerde amaç bu iki doğal durumu taklit etmektir. Her iki durumda da endometrium üzerindeki östrojen etkisi ortadan kalkacağından yanlış yerde yerleşmiş olan endometrial dokunun da baskılanması beklenir.

Gebelikte görülen hormonal durumu taklit etmek için doğum kontrol hapları kullanılırken, menepozu taklit etmek amacıyla danazol ya da GnRH analoğu adı verilen ilaçlar kullanılmaktadır. 3-6 ay süren bu tedavide kan östrojen düzeyi doğal menopozda olduğu gibi düşük seviyelere inmektedir. Genellikle ayda bir kez yapılan enjeksiyonlar şeklinde uygulanan GnRH analog tedavisi oldukça pahalı bir tedavi şeklidir. GnRH anaolgları uzun süreli kullanımda kemik erimesi, ateş basması gibi menopoz sonrası görülen yakınmalara neden olabileceğinden östrojen içeren ilaçlar ile birlikte verilebilir. Add-back tedavi adı verilen bu durun tezat gibi görülebilir. Ancak amaç kan östrojen düzeyini endometriozisi baskılayacak kadar düşük ve kemik erimesine neden olmayacak kadar yüksek bir aralıkta tutmaktır.

Yapılan çalışmalar endometriozisde uygulanan tıbbi tedavilerin ağrıyı gidermede etkili olduğu ancak infertilite üzerinde olumlu bir etkisinin olmadığının göstermektedir. Bu nedenle kısırlık nedeni ile başvuran hastalarda tıbbi tedavi önerilmez.

Şiddetli endometriozis olgularında tercih edilmesi gereken tedavi yaklaşımı cerrahidir. Özellikle laparoskopik cerrahi tekniklerde yaşanan gelişmeler bu hastaların etkili bir şeklide tedavi edilmelerine olanak sağlamaktadır. Örneğin; çikolata kisti çıkartılan hastaların %50’si 6 ay içinde tedaviye gerek kalmadan hamile kalmaktadır. Anatomik düzenin yeniden sağlanması hem ağrının giderilmesinde hem de üreme potansiyelinin arttırılmasında son derece önemlidir.

Yardımcı üreme teknikleri:

Kısırlık nedeniyle tedavi edilen bir kadın cerrahi sonrası 6 ay içinde kendiliğinde hamile kalamamış ise bir sonraki seçenek yardımcı üreme teknikleridir. Eğer tüpler açık ise aşılama denenebilir. Aşılamanın da başarısız olduğu durumlarda ise son alternatif tüp bebek uygulanmadır. Bu grup hastalarda özellikle büyük çikolata kisti çıkarılmış ise yumurtalıkların rezervinde bir azalma beklenebilir. Ayrıca bilinmeyen bazı nedenlerden dolayı bu endometriozis olgularında döllenme oranlarında düşüklük görülebilmektedir.

Yorum Yapın

Adet Bozuklukları

Ortalama olarak kadınlar her dört haftada bir adet görürler ve kanama 3-5 gün sürer. Ancak her kadın bu ortalamaya girmez. Bazı kadınlarda kanama 3 haftada bir ve bazı kadınlarda da 35 günde bir meydana gelir. Bunlar da normaldir.

Adet kanaması nedir ?

kadın rahmi her ay sanki gebe kalacakmış gibi hazırlığa girişir. Rahimin içi bir yavrunun büyümesini sağlayacak biçimde kan ve dokularla astarlanır. Ancak gebelik meydana gelmez ise rahim artık bir işe yaramayacak olan bu astarı dışarı atar. Adet kanaması işte bu dışarı atim olayıdır.

Adet kanaması her zaman sancılı mı olur ?

Adet kanaması sırasında bir miktar sancı ve kramp normal olabilir, ancak aşırı sancı normal değildir. Yataktan çıkamayacak, okula veya işe gidemeyecek kadar sancınız varsa doktora gidin. Sancılı ve ağır kanamalı adet gören, cinsel ilişki sırasında veya büyük aptes yaparken sancılanan kadınlarda çok yaygın bir hastalık olan endometriosis olabilir. Bu; rahim zari veya adet kanından gelen parçaların karin boşluğuna kaçarak başka organlar üzerinde bulunmasıdır. hastalık genç kızlarda veya her yaştaki bayanlarda görülebilir. Bu hastalık ayrıca kısırlığın da yaygın bir nedenidir.

Adet görmemek ne demektir ?

Gebelik ilk akla gelen nedendir, ancak başka nedenler de olabilir. Yeni adet görmeye başlayan ergenlik çağındaki kızların adetleri düzensiz olabilir. Bazen stres veya seyahat nedeni ile meydana gelen hormonal dengesizlik normal adet devresini geçici olarak etkiler. Doğum kontrol hapını bırakmak da 1-2 ay adet görmemeye neden olabilir. 3-5 ay adet görmeyen kadınlarda yumurta üretimi durmuş demektir ve kısırlık sorunları olabilir. Tanı için doktora gidin.

Kanama neden normalden daha fazla olur ?

Tampon veya pedinizi her iki saatte bir değiştirmek zorunda kalıyorsanız, ağır kanamalı bir adet görüyorsunuz demektir. Nedeler arasında endometriosis, kanser olmayan tümörler veya doğum kontrol için takılan rahim içi araç sayılabilir. Gününden geç gelen ağır kanamalı bir adet, çocuk düşürme belirtisi olabilir. aşırı kanama verdiği sıkıntı yanında kansızlığa da neden olabilir.

Tampon kullanmak Toksik Şok Sendromuna (TSS) neden olabilir mi ?

TSS çok nadir görülen bir hastalıktır (100.000 de 1), ancak ciddi bir enfeksiyondur ve gerekli önlemler bilinmelidir. TSS ye tampon kullanmak neden olmaz, ancak kullanılan tamponda bulunabilen bir mikrop neden olur. Tampon kullanıyorsanız uzun sure kullanmayın ve 3-4 saatte bir değiştirin ve geceleri kullanmayın. TSS riski süper veya kuvvetli emici tamponları kullanmakla artar. En az emici yani normal reguler veya mini tamponlar yeterlidir. TSS belirtileri arasında ani ateşlenme, kas ağrısı, baş ağrısı gibi grip benzeri belirtilerin yani sıra baş dönmesi, kusma ve ishal bulunmaktadır. Bu belirtileri görür görmez hemen tamponu çıkarın ve doktora baş vurun. Bunların dışında her iki (2) yılda bir PAP Testi yaptırarak rahim ağzı kanserine karşı kendinizi koruyun.

Yorum Yapın

Seviştikten sonra nasıl davranırsınız?


Dean Martin’e sormuşlar, seviştikten sonra eşinizle konuşur musunuz diye… Martin “Telefon yanımdaysa konuşurum” demiş! Tabii herkes Dean Martin kadar hain ve aynı derecede “cool” değil! Peki hakikaten cinsel birleşme sonrası uyunur mu? Sigara mı içilir, yoksa sohbet mi etmek gerek?

Ateşli bir cinsel birleşmeden sonra yaşanacak romantik
dakikalara “Ayaklarım nihayet ısındı” gibi sözlerle
bir giriş yapmak, pek de olumlu sonuçlar getirmez.
Karşı cinsin sevgi dolu bakışları bir anda öfkeye
dönüşür ve yaşanan o güzel anlar, yerini kavgaya
bırakabilir. Az önce hakim olan şefkatin yerinde soğuk
rüzgarlar esmeye başlar… Aşkı çağrıştıran mimik ve
sözler çok önemlidir.

Ama yine de dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır.
Cinsel birleşmeden sonra ortaya çıkan, uyuma, sigara
içme arzusu gibi alışkanlıklar, eksilen bir eğilimin
işareti değildir. Doruk noktasına vardıktan sonra,
karşı cins kendini birden geri çekerse, bu çok ağrı
verici olabilir.

Fakat çoğu zaman, bu ani hareketin biyolojik nedenleri
vardır: Cinsel birleşmenin getirdiği yorgunluk sonucu
erkek, dinlenme devresine girer. Bu yüzden de cinsel
uyarımlara hep geç tepki verir veya hiç tepki vermez.

İki kişinin birlikte olmalarının, yani bir ilişkiye
girmelerinin iki sebebi vardır. Ya birbirlerini çok
sevdikleri için birliktedirler ya da ilişkileri
tamamen cinselliğe dayalıdır. Cinselliğe dayalı
ilişkilerde aşka pek yer yoktur. Bu ilişkilerde
özellikle kadınlar sevişmeden sonra “kullanılmışlık”
hissine kapılırlar. Sevişmeye yol açan o güzel sözler,
sadece amaca ulaşmak için başvurulan bir araç gibidir.
İster hareketlerle belli edilen, ister söylenmiş olan
o sevgi sözcükleri, sevişmeden sonra büyük bir
tutkuyla arzulanır. Kadın, eşinin gerçek duygularını
şimdi gösterdiğini zanneder. Çoğu erkek yakınlıktan
korkar. Cinsel birleşmeden sonra duruma hakim olmak
ister. Sevişme sonrası, “İyiydi…” gibi sözler, bu
tip erkekler için çok normaldir.

Yorumlar (1)

"Vecdi Gönül’ü uçuracaklardı!"

İzmir’de otoyoldaki köprü altına uzaktan kumandalı bomba yerleştiren üniversite öğrencisi iki kişi yakalandı. Saldırganların Bakan Gönül’ün konvoyunu hedef seçtiği öğrenildi.

İzmir’de Buca-Balçova arasındaki otoyolda bulunan köprü altına uzaktan kumandayla patlatılmak üzere bomba yerleştiren üniversite öğrencileri Burak D. (21) ve İleri K. (21) yakalandı. Zanlıların bomba düzeneğini önceki akşam AKP seçim bürosunun açılışına katılacak olan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün bulunduğu konvoyu havaya uçurmak için kurduğu belirlendi.

KABLO ÇEKMİŞLER

Önceki gece normal uygulama yapan Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı asayiş ekipleri, otoyola bağlantı yolu üzerindeki köprüye yaklaştıkları sırada şüpheli iki kişiyi fark etti. Polislerin araçlarından inmesi üzerine kaçan zanlılar, kısa bir takibin sonunda yakalandı. Zanlılarla olay yerine giden polis, bir poşetin içinden köprünün çıkış bölümüne kadar kablo uzatıldığını fark etti. Bomba imha uzmanları, ilk incelemede uzaktan kumandalı bomba düzeneği tespit etti. Etkisiz hale getirilen bombanın konserve kutu içerisinde bulunduğu ve el yapımı parça tesirli olduğu belirlendi. Gözaltına alınan ve DHKP-C üyesi olduğu belirlenen zanlılardan Burak D.’nin Dokuz Eylül Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü, İleri K.’nin ise Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi oldukları öğrenildi. Polis, daha önce yaptıkları eylemlerden dolayı sabıkalı oldukları belirlenen zanlıların iş birliği içerisinde bulunduğu Bornova Gençlik Derneği ile Buca Temel Hak ve Özgürlükler Derneği’ne baskın düzenledi. Baskınlarda 2 kilo el yapımı patlayıcı ve bomba yapımında kullanılan malzeme ele geçirildi.

Akşam

Kayalık yorun

Yorum Yapın

Rusya: İran’ı öfkelendirmeyin

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’ın tavrının gözardı edilmemesini söylüyor. / Edin de görelim :)

İran'ı öfkelendirmeyin

Rusya, ABD’nin Avrupa’ya bir füze savunma sistemi konuşlandırma planının; İran’ın nükleer programı konusunda çözüm sağlama girişimlerine olumsuz yansıyacağı uyarısında bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Washington yönetiminin niyeti, kendilerinin ifade ettiği gibi, Amerika ve Avrupa’yı Tahran’dan gelebilecek olası bir tehdide karşı korumaksa, bu tavrın İran’ı öfkelendirebileceğini söyledi.

Lavrov ayrıca, Moskova’nın Azerbaycan’da bir radar üssünün ortak kullanımı konusundaki önerisi müzakere edilene dek, Washington’un Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne bu sistemi konuşlandırma planını askıya almasını istedi.

ABD ve Rusya’nın ilişkileri, bu sistem dolayısıyla bir süredir gergin seyrediyor.

Moskova bu sistemin Avrupa’da yeni bir silahlanma yarışı başlatabileceğini savunuyor.

ABD, eski doğu bloku üyelerine yerleştirmek istediği sistemin Moskova’yı hedef almadığını; amacının ‘haydut devletler’ olarak ifade ettiği ülkelerin önünü kesmek olduğunu savunuyor.

Bu ülkelerin başında İran ve Kuzey Kore geliyor.

Moskova ise bu ülkelerin elinde zaten bölgeye uzanabilecek menzilde silah olmadığını savunarak açıklamayı tatmin edici bulmuyor.

İran ise nükleer faaliyetlerini sınırlamadığı için zaten halihazırda Birleşmiş Milletler yaptırımlarına tabi durumda. Rusya’nın da aralarında bulunduğu Güvenlik Konseyi üyelerinin yakında bu yaptırımları gözden geçirmesi gerekecek.

Dün de Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan’daki bir radar üssünün Amerika Birleşik Devletleri’yle ortak füze savunma sisteminin parçası olarak kullanılmasını önerisini dile getirmişti.

Putin, böylece Amerika’nın Polonya’ya roket imha eden füzeler; Çek Cumhuriyeti’ne de radar üssü kurmasına gerek kalmayacağını belirtti.

Putin Amerikalıların füzeleri havada imha edecek savunma sistemlerini de Türkiye ya da Irak’a yerleştirebileceklerini sözlerine ekledi.

Washington, daha önce Azerbaycan’da üs önerisini değerlendireceğini açıklamış, NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer ise buraya kurulacak ve Amerika’nın karşı savunma amacıyla geliştirdiğini söylediği bir savunma sisteminin, İran ve Kuzey Kore’ye çok yakın olacağı görüşünü dile getirmişti.

Kaynak: BBC

Offff Cok değişik nu bir makar. Ben bilmiyorum ne olacağın ı. Irak uzmanları gibi olmaz bu feryatlar. Şahsen amerika bir yanlış yapmalı diyenlerdenim. Rusya da cok torlak. Gelsin ler görsünler tavrını alırsanız. Daha kolay hallederiz biz onları. Bu arada beri gelin azık. Türk rus ortaklığı şirketler kuralım. Brezilyalara gidelim bir, Yapılacak güzel işler var. Amerikayı becermemiz lazım .Olut ya belki gelip domalmazlar :) )) . İadei ziyaretlerimiz olmalı

Yorumlar (3)

Cüzdanınızı iyi yoklayın! / Offfff yoklamam lazım birilerini

Ekonomi aşırı değerli YTL ve yüksek faizi taşımıyor! Nedeni ise yabancı fonların spekülasyonları. Üstelik ‘yerli-yabancı’ herkes aynı şeyi söylüyor. Ortak son cümle ise şu; ‘çökersiniz’! Bakın spekülasyon nasıl ve hangi kılıfa sokularak yapılıyor?iyibilgi özel
/ Cok sikicem birilerini , neyse alltta var devamı , ..na koduğumu yerinde ihracat ve ithalat oranları inceleniyor. Her bir kalem yetiştiriliyor. Hangi ithalatımız fazla ve hangi alanda öncelikle¿ YERLİ sermayeyle bu ithalat dizginlenir , ve tabiki sermaye kar eder. Hadi yerlisini bulamadınız ben çıkarım, hangi yabancı geliyor gelmezlerse canınız nereye isterse oraya gidin. Defolun öküzler. Biz bir yol buluruz kısa sürede. Hanigi alanda ihracat var ve nasıl artar zaten bakılıyordur umarım. Belki de bakılmaz ya. Bu ithalat İhracattan zaten fazla olur ya . Borçları da faiz dışı fazla denen bir parametleri var onun 6,5 cıkmasıyla birititler. Olm bana bakın. Oraları bir toparlatın , Hangi akılla kim yönetiyor bu toprakları. Zokayım aklınıza dedittiriyonuz illaki. Hadi ihtiyacın ithalattan fazla oldu bir şekilde büyümeni %30 yapta borcun kücülsün gsmh nin yanında. Deve misiniz nesiniz , onca iktisatcı ne yapıyorsunuz. Siyasi bilmiyor Laf! Bileceksiniz kardeşim biribirinize laf yetiştirmek kolay. İhracat itlaattan fazla olacak büyük güç olacan. Büyük büyüyecen. Osmanlıya yayılacan. Ya olacak . Ya da olduracan. Olmaması icin bir sebep var. Kesecen kıcını başını. Kim neyi engelliyor. Devlet millet , iktidar sözkonusu. Karanlığı olana karanlığım. Katil olana psikolojik bir manyağım. Tutamazsnız olm bizi . Keseceğim kafanızı . Kurtulusunuz yok bir care . Eski ibneler zaten olayı anlarlar nasıl kriz cıkarılır. dolar nasıl düzşmez , faizle milletin bir kısmı nasıl zengin olur. Diğer kısım nasıl süründülür bilirler onlar. Ahirete bırakmam karşılığını. Kolay kolay öleyim diye bakın. Onun bunun çocukları. /

Cüzdanınızı iyi yoklayın!

İyi midir kötü müdür tartışması hemen hergün süren ‘Türkiye yabancı sermayenin ve olası spekülasyonlarla” ilgili çekişme bitecek gibi değil. Piyasanın yüzde 70’inin, finansın da yüzde 30-35 aralığının yabancıların elinde olmasını, başarının şartı olarak görenler de mevcut, “çok riskli” olarak analiz edenler de. / Şart falan değil tabiki , riski onlar gavur, gavurdan emir alırlar. Tedbrini alıcan. Serbest piyasa kazanmak icin çalışırlar. İmkan verme . Bu yolla zengin olanlar , isimleri bir yerde yazsın . Ameliyat olsun nickini değiştirsin. :( Ben bulurum onu hangi delikte olursa olar. / Kısaca sikeceğim götünüzü. Benim milletimi tanımıyanı ben nesiyle tanıyacağım. Keserim varsa , iberti alem görünür.

Ancak özellikle gelişmekte olan ve Türkiye gibi ülkelerde son derece hassas politik ve ekonomik çizgi ‘spekülasyonlar’ eliyle yönlendirilebiliyor / Hassa dengeler, Böyle ince konulardan da bu tür değerlendirmelerde hoşlanmıyorum. Sizlere kalın lazım diye düşünüyorum . Hassa ince kalıyor. Kalın var bende. Sezdin sen onu /. Esasen bu pek bilinmedik bir durum da değil, örneğin seçimlere 2-3 ay kala, Türkiye’deki “oyuncular” sıcak parayı geri çekseler, bunun kamuoyu yansımaları iktidarı oldukça güç durumda bırakırdı. / O oyuncuları bulayım ben / Benimle de oynasınlar alsınlar ellerine boruyu

Peki ama bu nasıl oluyor? Elbette dışarıdan gelen ekonomik her adımı bu çerçevede değerlendirmek doğru değil. Ama dikkatli olmak gereği doğru. / Aferim lan bi cümle doğru algılanıyor /

İşte günlük haberlerin içinden çıkan “birleştirilmiş” bir haber…John Hopkins Uygulamalı Ekonomi Profesörü Steve Hanke Türkiye için şunları söylüyor; “Şu anki faiz oranları yüzde 18’lerde. Türkiye’nin ekonomik büyüme potansiyeli ise yüzde 7. Enflasyonla mücadele için reel faiz oranları, bu rakamdan daha yüksek olmalı / Ben bunu anlamasam , faiz yüksek olmalı mı deviş çeviren mi yanlış cevirmiş/Borcumuzu da amerika mı ödeyecekmiş./. Yoksa ekonomi açısından bu sürdürülemez./ Enflasyon icin öncelikli maliyet düşüklüğü gerekir diye düşünüyorum . YErli ürün le olursa da en iyisi. Terli sermaye olması lazım yani. Hammaddeler yerli olunca pek dövize de bakmamıza ihtiyaç kalmazBu adam reel faziler yüksek olsun. Yatırım olmasın- Para olmasın. Enflasyonda ortadan kalksın diye mi düşünüyor. Biri beni cimdiklesin diyen var :) / YErli teknoloji yerli ar-ge , yerli tasarım. YErli argeli tasarımlı verimli tarım, gibi birçok yapılacak var. Dürteleyin şunları, Ben dürtüyorum onları /. Bunun anlamı da hayal kırıklığı yaşayacaksınız. / Yaşamayız biz sen devam et amcık ağızlı / Buna karşılamanın tek yolu da daha yüksek faiz oranlarına ve daha değerli YTL’ye sahip olmak. Ama o zaman ekonomi üzerinde büyük baskı yaratılır ve henşey çöker!” / Aferim lan birşeyleri anladın ama yanlış cümleler. Bi de hassa dengeler falan varken dimi yani. Sikerim ananızı bak. Bu kulağına kime emin verdiysen küpe olsun. O küpeyi alır kulağınıza sokarım bir dahaki sefer. ! Çeviri manyak . Yoksa bu cümleler hic bir işe yaramıyor mu . Biri acıklasın. Bu kadar açık kasıt olmaz. Aranırım ben america da . Cok güzel kriz cıkartırımda .Bir cin bir japon bulup asya amerika savaşlarını görüşmem gerek. Olması Muhtemel yani. Biz hazırlatırız dünyayı. Bir nokia olamz yani. Hallediriz. Gelişmekte olan ülkelerin yolu acılır orta vadede ve daha sağlıklı bir dünya ekonomisi olr diye düşünüyorum . Amerikalılar bosclarına karşılık . Birkaç düzine ada verirler artık asyalılara . Batan geminin malları bınlar :) /

Hürriyet Gazetesi’nin ekonomi sayfalarının manşetinden seslenen Prof. Hanke böyle söylüyor. Anlamak için ekonomi uzmanı olmaya gerek yok.!

Şimdi bir başka gazete ve haber… Sabah Gazetesi’nin yine ekonomi sayfalarında ama bu sefer çok daha mütavazi bir köşeden Türkiye Bankalar Birliği Genel Müdürü Ersin Özince, tesadüf olarak aynı konuda açıklama getiriyor. Başlık şu; “Liranın değer kazanmasında spekülatif fonlar etkili!” / Yakalayın iplerini ben hak’ larım onları :)

“Ne yazık ki YTL’nin değerlenmesinin arkasında bazı spekülatif ve spekülatif addedilebilecek çok büyük fonların liraya yatırım yapma arzusu etkili oluyor.” Özince ayın haberde yabancıların ekonomideki etkisi ve ele geçirmeler üzerine aynı doğrultuda şeyler de söylüyor. / Bu arada facia bir M B Yönetimi sezinleniyor. Ne yarağımı yemişler deyince. Karanlık ilişlikler ve emir almalar söz konusu imkansız. Şimdi ne yarağı yiyolar. kimile cebelleşiyorlar acaba. Varmı acı oralarda. Doğrultalımmı birilerini. Faiz düşmesin Herkez istiyor ama özerliz demeye meraklı ibneler / Yaraklı ibneler lazım. Sizin gibi iberler le olmuyor bu iş . İbneysen bile yürekli olki kafanı kestiğimize duyulsun yani / Bn yöneticem mb yi .mına koyayım siz devam edin .

Ama özde anlaşılan şu; 1) “Uygulamalı ve saygın” bir yabancı üniversitenin uzmanı YTL’yi değerlendirirseniz, çökersiniz diyor. 2) TBB gibi piyasaya hakim bir kurumun yöneticisi ise, “YTL’yi yükselten yabancı spekülatörler” diyor.

Böylece basit biçimde sözün bittiği yere geliniyor! İşte Türk ekonomisinde spekülasyon tezgahlarının nasıl işlediği basitçe böyle ortaya çıkıyor. / Çok bsitmiş teşekkür ederiz. siz de gazetecilik yaptım deyin. Her Şeyden önce ilim. Okuyun kitap okuyun. !

Yorumlar (1)

Önceki Yazılar»